Kürk hayvanları Polonya siyasetini sarstı

-
Aa
+
a
a
a

Eurotopics bültenlerinden yapılan derlemede bu hafta Polonya’daki kürk hayvanlarıyla ilgili tartışmadan ve Litvanya’da tepki çeken reklam filminden bahsediyoruz. Son olarak da İspanya’da işçileri sevindiren bir haberi aktarıyoruz.

Avrupa Ne Konuşuyor: 24 Eylül 2020
 

Avrupa Ne Konuşuyor: 24 Eylül 2020

podcast servisi: iTunes / RSS

Polonya: Kürk hayvanı çiftlikleri

Hayvan hakları örgütü Otwarte Klatki (Açık Kafesler) Polonya'nın en büyük kürk hayvanı çiftliğinde gizli olarak kaydedilmiş görüntüler yayınladı. Bu dehşet verici görüntüler Otwarte Klatki’yle işbirliği içindeki bir kişinin çiftlikte bir işçi gibi iki ay çalışması sırasında elde edildi. Kayıtlar youtube’da yayınlanınca hem toplumda hem de siyasette büyük bir sarsıntı yarattı. İktidardaki PiS lideri Jarosław Kaczyński, kürk hayvanı yetiştiriciliğinin yasaklanmasına ilişkin bir yasa tasarısını gündeme getirdi. Ve bu tasarı Meclis’teki sürecin ilk aşamasında geniş destek alarak onaylandı. Şimdi Senato’da onaylanması gerekiyor. 

Madalyonun bir de diğer yüzü var: Binlerce kürk üreticisi… Polonya kürk sanayinde dünyadaki en büyük üçüncü ülke. Birinci sırada Çin var, onu Danimarka takip ediyor… Açık Kafesler’in yaptığı açıklamaya göre ülkede 550 kürk hayvanı çiftliği var. Bu çiftliklerin çoğunluğu taşrada ve iktidardaki muhafazakâr parti PiS de oylarının çok önemli bölümünü taşradan alıyor. Kürk hayvanı çiftliğinde çalışanlar geçen hafta PiS’in genel merkezine doğru yürüyüş yapıp, yasa tasarısını protesto ettiler.  Kaczyński’ye “bize ihanet ettin” diye seslendiler. 

Gazeta Wyborcza’da yayınlanan bir yorumda kürk hayvanı yetiştiricilerinin durumuna dikkat çekiliyor:

Burada bahsedilen, hemen başka bir üretime geçirilecek bir düğme fabrikası değil. ... Bir tarafta şanssız hayvanlar var (iyi bakım görseler bile kafeslerinde mutlu olmaları son derece düşük bir ihtimal), diğer taraftaysa binlerce insanın geliri, hatta hayatta kalması. Elbette hayvanlardan yana seçim yapılabilir ama karşılığında insanlara bir şeyler verilmelidir. Ne verileceği, ne kadar verileceği ve ne zaman verileceği konusunda ciddi bir analize ihtiyaç var.

Buna karşılık Polityka dergisindeki bir yorumda ise hayvanlara bakış açımızın ne kadar sorunlu olduğuna şu sözlerle anlatılıyor: 

Hayvanlar; acılarını, sıkıntılarını dikkate almamız gerekmeyen birer eşya, birer mal gibi muamele görüyor. Bu anlayış zihniyetimizin o denli derinlerine işlemiş ki…

Litvanya: Tecavüz faili basketbolcular reklam filminde

Litvanya, ülkenin basketbol yıldızları Darjuš ve Kšyštof Lavrinovič'in yer aldığı reklam filmini tartışıyor. Telekomünikasyon şirketi Telia, ikiz kardeşlerin 1998 yılında tecavüzden hüküm giymiş olmalarına rağmen bu basketbolcuları bir reklam filminde oynattı. Kimileri bu kararı desteklerken, kimileri de kıyasıya eleştiriyor.

Lavrinovič kardeşler, 1998 yılında yaşanan bir olayda, 17 yaşından küçük bir kıza tecavüzle ilgili olarak yargılanmış ve beşer yıl hapis cezası almışlardı. Daha önce de basketbol oynayan bu kardeşler cezaevinden çıktıktan sonra bu alanda çok iyi performans göstermeye başladılar. 2004 yılından bu yana, Litvanya’da ve Avrupa’nın başka pek çok ülkesinde; İspanya’da İtalya’da, İngiltere’de pek çok takımda oynadılar. Darjuš Lavrinovič 2010-2011 yılında Türkiye’de Fenerbahçe’de de oynadı. Bu iki kardeş halen basketbol hayatlarına Litvanya’da devam ediyorlar. 

İsveçli telekomünikasyon şirketi Telia’nın reklam filminde bu basketbolcuları oynatmasını olumlu bulanlar var. Lyrtas haber portalından bir yorumcu şöyle diyor mesela:

“İki kardeş de saygın ve dürüst bir yaşam sürüyor, iyi birer yurttaş ve sportif faaliyetlerinin yanı sıra yardımseverlik etkinlikleriyle de ülkelerine hizmet ediyor. Bu da cezalarının bir parçası. 

(…) Suç işlemiş olan gençlere sunabileceğimiz en iyi örnekler onlar: Büyük bir hata yapmış olabilirsin, ama yine de kendini toparlayıp ayağa kalkabilir, topluma geri dönebilir, hatta bir basketbol yıldızı olabilirsin.”

Öte yandan Lrt sitesinden bir yorumcu ise cezalarını çekmiş olsalar da tecavüzcülerin örnek olamayacağını yazıyor:

Bu reklam verenlerin seçimini oğluma nasıl anlatacağımı düşünüyorum. Reklamın arkasında yatan mesaj ne? Oğlum, kadınlara tecavüz etmek serbest, en kötü ihtimalle birkaç yıl kodeste yatar, çıktığındaysa bir yıldız olursun mu diyeyim?

İspanya: evden çalışanların masraflarını şirketler karşılayacak

Ve son olarak, Türkiye’de şu anda evinden çalışmakta olan pek çok insanın ilgisini çekecek bir haber...

İspanya hükümeti işveren ve sendikalar arasında haftalardır süren müzakerelerin ardından uzaktan çalışmayla ilgili bir karar aldı. Buna göre  evden çalışmak için gerekli malzeme ve mobilya işveren tarafından karşılanacak. 

Bu düzenleme, toplam mesailerinin en az yüzde 30’unu evinden yapanlar için geçerli olacak. İşverenler de bu sürede çalışanın online olarak orada olup olmadığını kontrol etme hakkına sahip olacak ancak bunun da kişinin mahremiyetine saygı göstererek yapacak. 

Bu düzenlemeyi “katı ve aşırı" bulanlar ve “işvereni yeni eleman almaktan alıkoyması tehlikesi baş gösteriyor" diyenler var ama atılan adımın genel olarak olumlu karşılanmış durumda. Örneğin El País gazetesinden bir köşe yazarı şöyle bir yorum yapmış:

İş dünyasında tarafların kolayca kafa kafaya gelmesine neden olacak bir sorunu siyaset kurumuyla etkin bir biçimde düzenliyor.

Ülkemizde pek çok şirketin pandemiden bağımsız olarak çalışanlarını evden çalışmaya zorladığını ve evden çalışmayla ilgili herhangi bir masrafı karşılamadığını da biliyoruz. İşverenler, pandemi sürecinde yapılan ve çalışanların aleyhine olan düzenlemeleri sürekli hale getiriyor. İspanya’daki sol hükümet bu sürece müdahale etmiş gibi görünüyor. 

Bu haftalık da Avrupa Ne Konuşuyor’dan bu kadar... İnternet sitemizde bu haberlerin çok daha fazlasını bulabilir, ayrıca bizi Twitter ve Facebook’tan da takip edebilirsiniz.