İtalya’da protestolar eşliğinde Cumhuriyet Bayramı

-
Aa
+
a
a
a

Cumhuriyet Bayramı, İtalya’nın tarihinde ilk kez protestolarla geçti. Sağ partilerin liderliğinde yapılan protestolarda, hükümetin istifası talep edildi. Protestocular Roma’da 500 metrelik bir bayrak eşliğinde yürüdüler.

Bu hafta Avrupa Ne Konuşuyor’a İtalya’dan başlayalım. Geçen salı günü, yani 2 Haziran İtalya’da Cumhuriyet Bayramı’ydı. Cumhuriyet Bayramı, İtalya’nın tarihinde ilk kez protestolarla geçti. Sağ partilerin liderliğinde yapılan protestolarda, hükümetin istifası talep edildi. Protestocular Roma’da 500 metrelik bir bayrak eşliğinde yürüdüler. Eski içişleri bakanı, aşırı sağcı ve göçmen karşıtı Salvini de protesto gösterilerinde yer aldı. Protestocular kimlerdi diyecek olursanız, Avrupa’daki diğer protestolarda gördüğümüz gibi heterojen bir grup olarak; içinde aşı karşıtları, komplo teorilerini benimseyenler ve Koronavirüs’ten ekonomik olarak etkilenenler vardı.

Turuncu Yelekliler

Bu arada İtalya’da yeni ortaya çıkmaya başlayan bir grup var kendilerine “Turuncu Yelekliler” diyor, Fransa’daki Sarı Yelekliler’den esinlenerek. Bu grup emekli bir asker liderliğinde hareket ediyor. Onlar da İtalya’nın ulusal bayramında sokakları dolduranlar arasında yer aldılar

La Repubblica’da yer alan bir köşe yazısında muhalefetin bu protestolarla amacına ulaşılıp ulaşamayacağı tartışılıyor:

Bir kenarda unutulmuş İtalya'ya, ekonomik kriz karşısındaki öfke ve korkuyu aktaracağı alan açmak anlamlı bir hedef. Ancak muhalefet bu huzursuzluğu ne kanalize edebiliyor ne de yönlendirebiliyor. Özellikle muhalefet, 'dışarıdan' yani Avrupa'dan önemli bir yardım alındığını itiraf etmeyi reddettikçe...

“Dışarıdan gelecek yardım,” derken kastedilen AB’nin 750 milyar avroluk yeniden inşa paketinden İtalya’ya ayrılacak pay. Bu paketten en büyük kısım 172 milyar avroyla İtalyanlara verilecek. Görünen o ki, AB’den gelecek bu destek, İtalya’daki huzursuzluğu kanalize etmeye çalışan aşırı sağcıların argümanlarını boşa düşürüyor. 

Protestolarla ilgili Süddeutsche Zeitung'un İtalya muhabiri de şöyle diyor:

Yüzlerle ifade edilen gösterici sayısının ... binlere ulaşması an meselesi. Parlamento dışı aşırı sağ da sıraya girmiş durumda. ... Bu yüzden Korona yüzünden geçim derdine düşen, işini ve gelirini kaybeden tüm İtalyanlara hızla yardım etmek çok önemli. En önemli iş, yardımın en kısa zamanda doğru insanlara ulaşması. Aksi takdirde yaşanan bu memnuniyetsizlik toplumsal patlamalara neden olacaktır.

Bu arada, başka pek çok ülkede de önceki haftalarda, bu tür heterojen grupların sokağa çıktığını hatırlamakta fayda var.  Almanya, Büyük Britanya, Polonya, İspanya ve İsviçre'de önceki haftalarda protestolar düzenlenmişti. Bu protestolarla ilgili Romanya’dan Adevarul gazetesinden bir yorum şöyle:

Her şey yeni başlıyor. Pandemi kriziyle kesişen ve birbirlerini karşılıklı güçlendiren bir dizi kriz daha yaşayacağız. Ekonomik durgunluğun yaratacağı tahmin edilen sosyal patlamalar sıcak bir yaza işaret ediyor.

Fransa’da otomotive 8 milyar euro

Hatırlarsanız, önceki haftalarda size, Fransa’da bisikletle ilgili kapsamlı düzenlemelerden, bu iş için 200 milyon euro ayrıldığından “Pandemi Fransa’da bisiklet için dönüm noktası olacak” şeklindeki açıklamalardan bahsetmiştim. 

Ömer Bey, siz de “Bakalım otomobil sektörü ne diyecek?” minvalinde bir karşılık vermiştiniz. Fransa’da otomotiv sektörüyle ilgili kurtarma paketi geçen hafta açıklandı. 

Macron, bunun için 8 milyar dolar ayırdıklarını söyledi. Paketin içinde otomobili daha çevreci bir araç haline getirmek için bazı planlar da var, şahıslara ve şirketlere elektrikli otomobil alımlarında teşvik verilecek. Macron Fransa’yı elektrikli otomobilde lider yapmayı hedefliyor. 

Bazı gazeteler bunu olumlu karşılarken, sol eğilimli haber portalı Mediapart’ta çıkan bir köşe yazısına göre bu aslında yüzü geriye dönük bir plan. 

Otomobil artık cazip bir nesne olmaktan çıktı. Birçok aile mümkün olduğunca otomobil sahibi olmaktan kaçınıyor.

Hal böyleyken benzin ya da dizel motor yerine elektrik ya da hidrojenle çalışan motor kullanmanın, sorunları çözeceğini düşünenler sadece gerçeklikten kaçıyor. Otomobil kullanımının baştan aşağı gözden geçirilmesi gerekiyor. Ancak hükümet, sübvansiyonlar ve kamu kredileriyle otomobil üreticilerini mevcut durumu sürdürmeye teşvik ediyor. 

Turizm: Çaresizce oynanan kumar

Son olarak da Avrupa’da sınırların açılmasından bahsetmek istiyorum. Britanya, ülkeye gelen herkesin iki hafta karantinada kalmasını istiyor, ancak pek çok başka ülkede böyle kısıtlamalar yok, özellikle ana gelir kaynağı olan turizm olanlar hızla turizm sezonunu başlatmak istiyor. Avrupa genelinde turizm istihdamın yüzde 11’ini oluşturuyor. Hırvatistan’da bu oran yüzde 23. Kıbrıs’ta yüzde 22.

Kıbrıs’ta Philelefthoros gazetesi, turizm sezonunun başlatılmasını çaresizce oynanan bir kumara benzetmiş: 

Almamız gereken bir risk bu. Evet, turistler geldiğinde tüm çabaların boşa gitmesi riski büyük. Hatta koruyucu önlem ve kısıtlamaları mümkün olduğunca düşük tutarak onları çekmeye çalışacağız. En büyük gelir kapımız turizm sektörü olduğu için, ruletin dönüşünü beklemek ve topun, üzerine oynadığımız sayıya gelmesini ummak dışında yapabileceğimiz bir şey yok.

Bu haftalık Avrupa Ne Konuşuyor’dan bu kadar. İnternet sitemizde çok daha fazlasını bulabilir, bizi Twitter ve Facebook’tan da takip edebilirsiniz. ….