'Varlığım, Küratör'ün Varlığına Armağan Olsun'

-
Aa
+
a
a
a

Haftanın Sergisi 32

 

Geçen hafta da söz etmiştik, genç arkadaşların katılımının yer aldığı sergiler birbiri peşi sıra açıldı, açılmakta ve açılacak. Geçen hafta sözünü ettiğimiz sergilerden bir tanesi Borusan Kültür Sanat Merkezi’nde açıldı. Gelenekselleştirdikleri, bu yıl da 12.sini yaptıkları “Yeni Öneriler Yeni Önermeler” adlı sergi açıldı.

 

Dün 23.sü gerçekleşen ve Türkiye’ye hakikaten bu alandaki neredeyse en uzun geleneğe sahip sergi diyebileceğimiz “Günümüz Sanatçıları” sergisinin açılışı Akbank Kültür Sanat Merkezi’nde yapıldı.

 

Şu ara bir başka açılış var, bu genç bir sanatçı grubu değil, daha doğrusu bir öğrenci ya da okul sergisi değil ama katılan sanatçıların hepsi genç. Platform Güncel Sanat Merkezi’nde “Vur ve Kaç” adlı sergi açılıyor, bu sergiden herhalde haftaya gördükten sonra söz edeceğiz. 23.sü gerçekleştirilen “Günümüz Sanatçıları” sergisi ödüllü bir sergi, bunun parasal bir ödülü yok fakat sergilenmeye değer yapıtlar oluyor, bunların arasından bir kaç sanatçının işine de onur ödülü gibi bir ödül veriyorlar. Bundan geçen hafta da söz ettim, 19 genç sanatçı katılıyor, bu kez bir jüri tarafından değil bir küratör grubu tarafından seçilmiş. Daha önce bir jüri sergilenmeye değer bulduğu eserleri seçerdi, bu kez ikisi yabancı Anton Lederer, Eyal Danon ile Başak Şenova küratör grubunun seçtiği sergide, Evrensel Belgin, Berat Işık, Bengisu Bayrak, Banu Taylan, Can Türkinan, Özgür Özlem Sulak ödül alan sanatçılar.

 

Nurcan Gündoğan: "Uzaklarda Arama"

Söz etmek istediğim ve geçen hafta 17sinde Borusan Kültür Sanat Merkezi’nde açılan “Yeni Öneriler Yeni Önermeler” adlı serginin broşüründe Ahu Antmen’in bir giriş paragrafı var, onu okumak istiyorum, bu sergi için de çok ön açıcı, fikir açıcı bir paragraf; “Bu yıl on ikincisi gerçekleştirilen ‘Yeni Öneriler, Yeni Önermeler'e ‘Yeminli Güncel Sanatçı-Bir Güncel Sanat Projesi’ başlıklı işiyle seçilen Volkan Aslan, yaşadığımız ortamın dinamiklerini sorgulayan tavrıyla sergiyi önemli bir eleştiri zeminine dönüştürecek gibi görünüyor: Mersin Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü öğrencisi olan genç sanatçı, kendi adına bastırdığı kartvizitinde ‘Konseptli sergilere iş üretilir, her nevi güncel sanat işleri itina ile hazırlanır, küratörlerden sipariş alınır’ gibi becerilerini sunarken, bir tür ironik anti-manifesto niteliğinde olan ‘Güncel Sanatçı Andı’nda da pek çok genç sanatçının içine düştüğü duruma tercüman oluyor.” Ahu Antmen’in sözünü ettiği yapıt, sergide. Duvarda yer alan bir metin, şöyle diyor:

 

"Türküm / Doğruyum / Çalışkanım / Sanatçıyım./ İlkem, / Projelerimi korumak, / Küratörümü Saymak, / Güncel Sanatı Özümden Çok Sevmektir. / Ülküm, / Yükselmek ve ileri Gitmektir. / Ey Büyük Küratör! / Açtığın Sergide, / Belirlediğin Konseptte, / Hiç Durmadan İş Üreteceğime / And İçerim. / Varlığım, Küratörün Varlığına Armağan Olsun. / Ne mutlu KÜRATÖRÜM Diyene!"...

 

Aslında şu günlerde bir çok sanatçının içinde bulunduğu ruh halini çok iyi tercüme eden bir metin.

 

Antmen’in yazısı biraz daha okumak istiyorum “Türkiye'de küratör-sanatçı-kurum-sponsor karesinde gerçekte kim en mutlu bunu kestirebilmek çok güç ama küratör'ün şimdilik sahip olduğu dar iktidar alanında sanatçının kendini giderek daha güçsüz hissetmeye başladığı söylenebilir. Piyasa galerilerinin anlayışına ve beğenisine alternatif eğilimleriyle kişisel sergi açmayan/açamayan ve zaten yerel ortamdan ziyade uluslararası sanat ortamının çekimine kapılan gençlerin çoğunun yaratma sancısı içinde artık bir de “küratör” var. Sanat ortamının bu yeni baba figürü, 2002 yılınının Yeni Öneriler, Yeni Önermeler sergisinde Yasemin Özcan Kaya'nın “Beraber ve Solo Şarkılar” başlıklı video yerleştirmesiyle de irdelenmişti. Genç sanatçıların ortama ilk çıkışları olabilecek bir sergiye kendi kararları doğrultusunda eleştirel bir duruşla katılmaları, büyük önem taşıyor: Yeni Öneriler, Yeni Önermeler sergisinin -ve bu modelde sergilerin- gerekliliğinin anlamını da burada bulabiliriz.”  Bu metni okumamın nedeni bu son cümle idi, bu genç sanatçıların katılımı ile oluşan bu sergileri, bu çerçeve, bu duruş ışığında izlemekte galiba fayda var.

 

(24 Haziran 2004 tarihinde Açık Dergi’de yayınlanmıştır.)