"Sen yapamazsın!" önyargısını yıkan kadınların hikayeleri: Sabiha Sertel’in çağdaş Türkiye mücadelesi

-
Aa
+
a
a
a

İki haftalık bir seride, ülkemizin yakın tarihinde ve bugün yapılamaz deneni yapan kadınların hayat hikayelerine yer vereceğiz. Bu hafta konumuz, Sabiha Sertel ile erken Cumhuriyet dönemi. Haftaya, genç kadınların günümüzdeki ilham veren hayatlarından söz edeceğiz.

Açık Bilinç
 

Açık Bilinç

podcast servisi: iTunes / RSS

Cinsiyet ayrımcılığı ve eşitsizliği, fıtrat ve yaratılış terimleriyle, insanların doğasında var olduğu iddia edilen farklar üzerinden haklı gösterilmeye çalışılıyor.

Oysa, bu eşitsizliğin hem bilimsel açıdan yanlış hem de bütünüyle haksız olduğunu göstermek mümkün.

Cinsiyet ayrımcılığına dair önceki programlarda, iki farklı yöntem izlemeye çalıştık:

1. Kadın-erkek arasında temel bilişsel farklar olmadığını gösteren Biyoloji ve Psikoloji çalışmalarını inceledik.

2. Dünyada, bilim ve sanatta, ismini tarihe yazdırmış kadınların hikayelerini ele aldık.

Bu hafta, yine ikinci yöntemi izleyerek, ama bu kez ülkemizden ilham verici kadın hikayeleri aktararak, cinsiyet ayrımcılığı iddialarının temelsizliğini vurgulayacağız.

Önce, şimdiye dek yapmış olduğumuz birkaç ilgili programın bağlantısını vereyim.

— / —

Kız ve erkek öğrenciler arasında, bir cinsiyeti diğerinden üstün kılan, daha "akıllı" olduğunu gösteren, bazı alanlarda kızların erkekler kadar başarılı olamayacağını kanıtlayan bilimsel veriler var mı?

Cevap: Hayır.

http://acikradyo.com.tr/podcast/156659

— / —

Aynı olmamak başka, eşit olmamak başka ise, cinsiyetler arası fiziksel, nörolojik ve psikolojik farklar ne gösteriyor?

"Yaratılış itibarıyla kadınlar erkeklerle aynı terazide tartılamaz" mı?

Cevap: Yine hayır.

Kadın-Erkek-Fıtrat

— / —

Bilim ve akademide kadınların önemi ve dünyanın ilk bilgisayar programcısı olarak kabul edilen Ada Lovelace'ın hikayesi. Bilgisayar bilimci Prof. Lale Akarun anlatıyor.

— / —

Şimdi, kısaca Sabiha Sertel'in (1895-1968) hikayesine geleyim.

Hayatı, çağdaş ve adaletli bir Türkiye mücadelesiyle geçmiş, önüne çıkan pek çok engele ve zorluğa rağmen hiç yılmamış ve doğru bildiği yoldan sapmamış, olağanüstü bir kadın.

— / —

Sabiha Sertel, çok genç yaşlardan itibaren, gazeteci, çevirmen ve yayımcı olarak çalışmaya başlıyor.

Bir yandan çocuklarını yetiştirirken, diğer yandan eşi Zekeriya Sertel ile birlikte, davalar, linç girişimleri ve zorunlu bir sürgüne rağmen, hak savunuculuğunu sürdürüyor.

Sabiha ve Zekeriya Sertel, İkinci Dünya Savaşı yıllarında Nazizm aleyhtarı ve savaş karşıtı görüşleriyle en önemli muhalif yayın organı olan Tan gazetesini çıkartıyorlar.

Sabiha Sertel bir yandan, kadınlara aile, evlilik ve cinsellik hakkında bilgiler verdiği köşe yazıları yazıyor.

1 Aralık 1945'te yalnızca bir kez çıkartılabilen Görüşler dergisinde, Adnan Cemgil, Behice Boran, Sabahattin Ali ve Nazım Hikmet'in yazılarını görüyoruz.

Bu derginin yayımlanması, Serteller’e karşı bir yıldırma girişiminin ve zorunlu sürgüne gidecek acılı bir dönemin ilk adımı oluyor.

3 Aralık 1945'te Hüseyin Cahit Yalçın'ın Tanin Gazetesi'ndeki "Kalkın ey ehli vatan" yazısının kışkırtmasıyla, ertesi gün Tan Matbaası yağmalanıyor.

Sertel'ler olayı son anda haber alıp, linç girişiminden kıl payı kurtuluyorlar.

— / —

Yağmacılar yakalanıp yargılanmış olmalılar diye mi düşünüyorsunuz?

Bu topraklarda doğup büyümüş herkes gibi, hayır, öyle düşünmüyorsunuz.

Haklısınız.

Göstericilerin hiçbiri yargılanıp mahkûm olmuyor.

Tersine, Zekeriya ve Sabiha Sertel hakkında eski yazılarından ötürü "meclisin ve hükümetin manevi şahsiyetlerine hakaret" suçlamasıyla davalar açılıyor.

Sabiha ve Zekeriya Sertel tutuklanıyor.

Mahkemede Sabiha Sertel kendi savunma metinlerini kendisi yazıyor.

Sonunda beraat ediyorlar.

Fakat baskılar bitmiyor. Hayatlarından endişe etmeye başlayan Sertel'ler için 1950'de zorunlu bir sürgün hayatı başlıyor.

Sertel'ler yazarlık ve siyasi aktivistlik çabalarına ara vermiyorlar.

Fakat sürgün hayatı zor. Türkiye'yi özlüyorlar ama dönemiyorlar.

Sabiha Sertel'in büyük mücadeleler ve üzüntülerle geçen sıra dışı hayatı, 1968'de, memleketinden uzakta, Bakü'de sona eriyor.

Bu hikâyenin kalan detaylarını, konuğumuz Nur Deriş'ten dinleyeceksiniz.

— / —

Sabiha Sertel, ölümünden kısa bir süre önce tamamladığı otobiyografisi "Roman Gibi"de, hayatını anlatıyor.

Sabiha Sertel'in torunu Tia O'Brien ve ikinci dereceden yeğeni olan konuğumuz Nur Deriş tarafından "Roman Gibi"nin İngilizce çevirisi olarak hazırlanan ve 2019'da "The Struggle for Modern Turkey" başlığıyla yayımlanan bu kitapla ilgili daha fazla bilgi edinmek isterseniz: https://struggleformodernturkey.com

— / —

Tia O'Brien ve Nur Deriş'le, "The Struggle for Modern Turkey" üzerine, BBC Türkçe’de rastladığım güzel bir söyleşi de şurada: Sabiha Sertel: Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk profesyonel kadın gazetecisi

— / —

Sabiha Sertel, Türkiye'de kadın hareketi için çok önemli bir kişi. Çok eser vermiş bir yazar, yayımcı ve yılmak bilmeyen bir hak savunucusu.

Kendisini saygıyla anıyorum.

Türkiye'de ilk kez 8 Mart 1921'de kutlanmaya başlayan Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.

— / —

Haftaya, serinin ikinci programında, içinde ülkemizden 21 genç kadının hikayesinin anlatıldığı "Ben İstersem: İlham Veren Hayatlar" kitabını hazırlayan gazeteci Melis Alphan ve kitapta hikayesi anlatılan Hukuk öğrencisi Emine Yiğci konuğumuz olacaklar.

Açık Bilinç'i salı sabahları 9:30'da (http://acikradyo.com.tr/stream) dinleyebilir, podcast arşivine http://acikradyo.com.tr/program/acik-bilinc'den, Spotify'daki arşive ise https://open.spotify.com/show/300ZAm6Fr78JDl9TNRjkOl?si=REDgkOOSQs-UPKKEwGmStg adresinden ulaşabilirsiniz.