Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Programımızın 19. bölümünde, 2. canlı etkinliğimizle karşınızdayız. 24–25 Ocak tarihlerinde panel, seminer ve konserlerle dopdolu geçen etkinliğin panel serisinde, New Music Space’in ev sahipliğinde Ankara kökenli kolektif ve mekanlara yakından bakıyoruz.
Serinin bu ilk programında, New Music Space’ten Ezgi Demirel ve Noesis Kolektif’ten Cihan Akün’le; mekân ve kolektiflerinin oluşum süreçlerini kendi yolculukları üzerinden konuşuyoruz.

Topluluk ve Kolektif Olmaya Dair #1 - ANKARA: New Music Space & Noesis Kolektif
Yürütücü Direktor Denizhan, bu sene 8. yaşına girerek ilkokula başlama çağına ulaşan İstanbul Fringe Festival’in genç sanatçılar ve izleyicilerle kurduğu katılımcı yaklaşımı anlattı. Birçok festivalin katılımcı olduğunu iddia ettiği bir sektörde, gerçekten izleyicisiyle ve sanatçılarıyla sürdürülebilir bir ilişki kuran İstanbul Fringe, sadece iyi bir örnek olmakla kalmıyor, aynı zamanda sanat dünyasında öteki veya Fringe anlamına da gelen “saçak”larda kalan performans sanatına ve sanatçılarına gerçekçi bir alan açıyor. Gönüllülük ilişkilerinin festival komitesine dönüştüğü Fringe, her anlamda örnek alınması gereken bir festival. Bu sene, 19-26 Eylül’de sahnede izleyin!
Executive Director Denizhan discussed the participatory approach that the Istanbul Fringe Festival, celebrating its 8th anniversary this year, has established with young artists and audiences. In a sector where many festivals claim to be participatory, Istanbul Fringe, by truly building a sustainable relationship with its audience and artists, not only serves as a good example but also creates a realistic space for performance art and artists who remain on the fringes, or "fringe," in the art world. Fringe, where volunteer relationships have transformed into a festival committee, is a festival to be emulated in every sense. See it on stage this year, September 19-26!

#19 Denizhan Çay, İstanbul Fringe Festival’i ve performans sanatlarını anlatıyor
Konuğumuz Tuba Emiroğlu ile peyzajda iz sürmeyi, İmroz'u, politik şiddeti ve insandan ibaret olmayan tanıklığı konuşuyor; bir sahada en çok hissedilen şey “sessizlik” olduğunda, araştırmacı neyi dinler diye soruyoruz.
İnsanların sustuğu yerde yıkıntılar, yabani doğa, keçiler ya da ağaçlar politik şiddetin ve hafızanın tanığına dönüşebilir mi?

Sessizliğin Tanıkları: Peyzajda İz Sürmek

Gezegenin Geleceği: 12 Şubat 2026
Konuğumuz, feminist akademisyen Doç. Dr. İlkay Özküralpli ile “Feminizm ve Erkeklik Çalışmaları İttifakı Mümkün mü?” sorusunun peşine düşerek erkeklik çalışmalarına odaklanıyoruz.
Söyleşide, erkeklik çalışmalarının çerçevesi, bu alanın Türkiye’deki gelişimi, feminist perspektifin alana sağladığı katkılar ve “hegemonik erkeklik” kavramına yönelik eleştiriler tartışılıyor. Ayrıca, “suç ortağı erkeklik” kavramı üzerinden erkeklerin şiddetle ve ayrıcalıklı olma hâliyle kurdukları gündelik ilişkiler somut örneklerle ele alınıyor.

Feminizm ve Erkeklik Çalışmaları İttifakı Mümkün mü?
İlk bölümde konuğumuz adliye muhabiri Alican Uludağ ile Yeni Adalet ve İçişleri Bakanlarının profilleri ile bu atamaların yeni döneme dair olası etkilerini ele alırken; ikinci bölümde ise Av. Pekay Salmanoğlu’na bağlanıyoruz ve hâkimle yaşadığı tartışma sonrası adliyede gözaltına alınan ve yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakılan avukatın sürecini konuşuyoruz.

Yeni Bakanlar, Yargı İklimi ve Bir Avukatın Gözaltı Süreci
Konuklarımız Ferruh ve Işık Gençer ile Pan Yayınları'nı konuşuyoruz.

Ferruh ve Işık Gençer'le Pan Yayınları üzerine
"Işık ve Perde" isimli önerisiyle Açık Alan seçkisini giren Gülsüm Işık Doğan'ı dinliyoruz: Doğan, animasyon dünyasının başyapıtlarından biri olan Oscar ödüllü Coco filminin izinden giderek, Meksika’nın kadim "Ölüler Günü" (Día de los Muertos) geleneğini anlatıyor.
Okulunun radyosunda da yayın yapan genç radyocunun sizden ricası, kendi neslinin perspektifinden anlattığı bu hikâyenin önceki nesillerin kulağında nasıl geldiğini duymak. Apaçık Radyo'nun ve Açık Alan'ın Instagram hesabındaki gönderinin altında, yorumlarınızı bekliyor.

Işık ve Perde
Mimarlıkta Rahatsız Edici Sorular ekibi bir yıldır her haftanın ikinci perşembesi Açık Mimarlık'ı devralıyor. Bu haftanın programında Nihal Evirgen, Eylül İnce ve Batuhan Yaşa ekibe öğrencilerin nasıl dahil olduklarını ve şimdiye kadar neler yaptıklarını, Mimarlıkta Rahatsız Edici Sorular'ın nasıl bir alternatif öğrenme ve paylaşım alanı kurduğunu, niçin bu tür alanlara ihtiyaç duyduklarını, toplumsal hareketlere dair öğrencilerin düşüncelerini konuşuyorlar.

Mimarlık öğrencileri gözünden toplumsal hareketler
Konuğumuz nam-ı diğer 'Yalnız Kovboy' Dağhan Baydur ile The Young Beatles’dan Müzikotek’e uzanan, geçmişte kalmış müzik ve mekân anılarını konuşuyoruz.

'Yalnız Kovboy' Dağhan Baydur
