Eksik Mecaz Kayıt Arşivi
Podcast kanalları ve üyeliği hakkında daha detaylı bilgi almak için tıklayın.
Eksik Mecaz programından Murat Gülsoy ve Zeynep Uysal, 23. Radyo Şenliği destek yayınında edebiyat, düşünce ve radyo üzerine samimi bir sohbet gerçekleştirirken; bağımsız üretimin ve dinleyiciyle kurulan bağın önemini vurguluyorlar: “Bağımsız bir ses, ancak ona kulak verenlerle birlikte var olur; bir radyo ise ona inananların dayanışmasıyla gerçekten var olur.”

Eksik Mecaz: 23. Radyo Şenliği Özel
Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Veysel Öztürk ile Servet-i Fünun Dergisi üzerinden dönemin öne çıkan şiir estetiğinde mekan sembolizminden söz ettikten sonra, Hüseyin Cahit Yalçın'ın yine dergide tefrika edilmiş romanı Hayal İçinde'yi konuşuyoruz. Roman karakterinin aşık olduğu kadının peşinde Tepebaşı Bahçesi'nden Büyükada sokaklarına uzanan gezintilerini ve yükselen modern Osmanlı bireyinin kamusal alanda biçimlenen arzuları ile ekonomik yoksunlukları arasındaki ilişkiyi ele alıyoruz.

Hayal İçinde
Konuğumuz Sabancı Üniversitesi öğretim görevlisi Deniz Aktan Küçük ile 19. yüzyıl sonunda Servet-i Fünun Dergisi'nde tefrika edilen Nabizade Nazım'ın Zehra, Recaizade Ekrem'in Araba Sevdası, Halit Ziya Uşaklıgil'in Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu, Mehmet Rauf'un Eylül ve Saffeti Ziya'nın Salon Köşelerinde romanlarında İstanbul'la, şehrin yeni kamusal alanları, sokakları, manzaraları ile kurulan ilişkiyi, karakterlerin kendilerini çevreleyen mekanı nasıl algıladıklarını konuşuyor; İstanbul'un gündelik hayatında beliren modern kamusal alanın roman karakterlerini nasıl etkilediğini tartışıyoruz.

Manzaradan Salonlara
Konuğumuz Sabancı Üniversitesi öğretim görevlisi Deniz Aktan Küçük ile 19. yüzyıl Osmanlı başkentinin dönüşümünü dönemin romanları üzerinden konuşuyor; Tanzimat dönemindeki modern kamusal alan kullanımı ile paralel bir hatta yeni modern insanı tarifleyen romanları takiben 1891'de yayın hayatına başlayan Servet-i Fünun dergisindeki şehir tasavvurunu ele alıyoruz ve Servet-i Fünun'da tefrika edilen romanlarla dergideki modernlik deneyimini yan yana tartışıyoruz.

19. yüzyıl İstanbul'unda Avrupai Olmak
Geçtiğimiz yıl genişletilmiş yeni baskısıyla okurun karşısına çıkan İstanbul Edebiyat Haritası kitabının yazarı araştırmacı, akademisyen Bahriye Çeri'yi konuk ediyor; kent ve edebiyatın ilişkisini bu kez yazar ve şairlerin yaşadıkları, buluştukları mekanlar üzerinden ele alıyoruz.
Yazarların hayatlarının geçtiği semtlerin, binaların, kahvelerin edebiyata etkisini, kamusal alanlarda kolektifleşen edebiyatı konuşuyoruz.

Edebiyat Haritası
Konuğumuz Boğaziçi Üniversitesi Türkçe Dersleri Koordinatörlüğü öğretim görevlisi Esra Dicle ile kamusal alan kavramını teatrallik ve tiyatro etrafında konuşuyor; 19. yüzyılda modern Osmanlı tiyatrosunun kamusal alanın dönüşümündeki rolünü tartışıyoruz.

Kamusal Alan ve Osmanlı Tiyatrosu
Marshall Berman'ın St. Petersburg'da yükselen Rus modernliğinin merkezi olarak işaret ettiği Nevski Bulvarı'ndan geçen Dostoyevski karakterlerini, Öteki'nin Golyadkin'ini ve Yeraltından Notlar'ın anlatıcısı yeraltı insanını konuşuyor; onurlu bir varoluşun peşinde deliren küçük adamın hikayesini modern şehrin çelişkili sinyaller veren, modern yaşamı dayatan karmaşası ile ilişkilendirerek tartışıyoruz.

Yeraltı Adamı
Modernliği "tarihin molozları"ndan, nesnelerden, parçalardan yola çıkarak okuyan Walter Benjamin'in Pasajlar kitabı ile açıyoruz. Benjamin'in Baudelaire'den yola çıkarak kavramsallaştırdığı flanör figürünün şehirdeki ayak izlerini takip ederek 19. yüzyılda modern insan olmanın anlamını sorguluyoruz.
Programın ikinci yarısında ise Paris'ten St. Petersburg'a giderek Marshall Berman'ın "azgelişmişliğin modernizmi" dediği Rus modernliğini St. Petersburg şehrinin bir bataklığı üzerinde yükselen hikayesi etrafında konuşuyoruz.

Bataklıklar Üzerindeki Şehir
Marshall Berman'ın Katı Olan Her şey Buharlaşıyor adlı kitabında ele aldığı Baudelaire'in "Yoksulların Gözleri" ve "Kaybolan hale" şiirlerini Avrupa modernliğinin merkezi Paris'in sokakları, yeni inşa edilen bulvarlar ve dönüşen kent etrafında konuşuyoruz. Modernlik ve kent ilişkisinin çarpıcı izlerini, sınıfsal karşılaşmaları, kamusal alan içindeki özel alanı tartışıyoruz.

Kaybolan Hale
Romanın mekanı olarak kenti, 19. yüzyılın yükselen modern şehrini Marshall Berman'ın 1981 tarihli Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor kitabı üzerinden konuşuyor; Berman'ın 19. yüzyıl modernliğinin önde gelen ismi "ilk modernist"i Baudelaire etrafında biçimlendirdiği modern ortam ve modern insan ilişkisini ele alıyoruz.

Katı Olan Her Şey Buharlaşıyor
