Yapay Zekâ: Giriş

-
Aa
+
a
a
a

Açık Bilinç'te Güven Güzeldere, yapay zekânın kısa ama sarsıcı yükselişine, "zihin simülasyonu" ile "beyin simülasyonu" arasındaki farka ve yapay zekâya dair etik, ekonomik ve toplumsal soruları sağlıklı tartışabilmek için neden önce bu sistemlerin iç işleyişini anlamamız gerektiğine dikkat çekiyor.

""
Yapay Zekâ: Giriş
 

Yapay Zekâ: Giriş

podcast servisi: iTunes / RSS

Gündemdeki konulara ancak amatörce yaklaşabiliyorum; siyaset analizcisi değilim, benim uzmanlık alanım sayılmaz. Bu yüzden onları geçip yapay zekâya giriş konusuna odaklanayım.

Yapay Zekâ hayatımıza bir girdi, pir girdi! Ama bunun uzun bir tarihçesi olmadığını hatırlıyor muyuz? 

Örneğin dört sene önce bugünlerde kimse yapay zekâdan bahsetmiyordu, gazetelerde konuyla ilgili tek bir yazı bile yoktu, "ChatGPT" platformunun adını dahi duymamıştık. Hatta bundan 10 sene önce bugün en büyük yapay zekâ şirketlerinin sahipleri olan milyarder insanların çoğu bile yapay zekânın böyle büyük bir atılım yapacağını tahmin edemiyorlardı. 

Bu biraz tuhaf bir gelişme değil mi? Peki ne oldu?

Klasik yapay zekâ paradigması, geçen yüzyılın ortalarında matematikçi Alan Turing'in izinden giderek, bir tür "zihin simülasyonu" yapmaya çalışıyordu. Bu bence mümkün ama etkileyici sonuçların çok uzağındayız. Buna kontrastla, yeni yapay zekâ paradigması daha ziyade bir tür "beyin simülasyonu" yapıyor.

Peki "zihin simülasyonu" ile "beyin simülasyonu" arasındaki fark ne? 

Zihnin ortaya çıkışı bütünüyle maddi bir beden ve sinir sistemi/beyin ile gerçekleşiyorsa - ki, bence öyle - bu aradaki  fark niçin önemli?

Bu sorunun cevabını verebilmek için, biraz yapay zekânın nereden çıktığına ve tarihçesine bakmak gerekiyor diye düşünüyorum. Bu seri içinde yapmak istediğim şeylerden birisi de bu.

Bence genel olarak yeni yapay zekâ paradigması içindeki en önemli soruları üç kategoride incelemek gerek: 

  1. Etik sorular.
  2. Mali sorular.
  3. İç yapı ("hesaplama mimarisi") ile ilgili sorular.

Etik ve Mali sorular kendi başlarına, örneğin sosyolojik veya ekonomik bir çerçevede tartışılabilir. Ama iç yapıyı yani bir yapay zekâ platformunun verdiği cevabı  nasıl ürettiğini (hesapladığını) iyi anlamadan, bu cevapların hepsinin ayakları yere basamıyor ki bu seride üzerinde önemle durmak istediğim tezlerin başında da bu geliyor.

Peki niye? Yani etik veya mali soruların en önemlilerini cevaplayabilmek için niye önce hesaplama yapısının nasıl davrandığını anlamamız gerekiyor?

Hemen bir iki örnek vereyim: 

Yapay zekâ modelleri niçin zaman zaman - halüsinasyon denilen tarzda - yanlış şeyler söylüyor? Bu hep böyle olmak zorunda mı? 

Yapay zekâ mali açıdan bir balon mu? Yapay zekânın yükselişi hep sürecek mi yoksa bir noktada düzleşen bir platoya mı ulaşacak?

Bu tür etik ve mali sorular hakkında yapay zekânın iç yapısını ve sorduğumuz sorulara hangi hesaplar sonucunda cevap verdiğini bilmeden elle tutulur bir şey söylemek zor.

Yani bana kalırsa önce her soruya dair bir şeyler söyleyebilmek için - saliseler içinde de olsa - bir tür "devri-alem" yapan ve "piyaza soğan koymalı mıyım?" tarzı çok alelade sorulara bile ancak büyük bir tarama sonucunda cevap üretebilen yapay zekâ platformarının "perde gerisinde" yaptıkları hesapları iyi anlamamız şart.

Türkiye'de de, dünya genelinde de yapay zekânın çalışma ilkelerini bilen, hesaplama mimarisini iyi anlayan insanlar elbette var ama çok sayıda değiller. Korkarım büyük çoğunluk bu konuyu bilmese de yapay zekâya dair soruları cevaplamakta kendini ehliyetli görebiliyor.

Bir başka ("meta düzey") soru: Toplumsal dönüşüme yol açan her teknolojik değişikliğe; örneğin, elektriğin keşfine veya cep telefonlarının icadına bu şekilde yaklaşmamışken, yapay zekâ konusunda bu niye gerekli? Burada fark yaratan şey tam olarak ne? Yani yapay zekâ platformlarına niçin bir tür "kara kutu" olarak bakamayız, bakmamalıyız?

Bu yapay zekâ serisinde bütün bu soruları hakkıyla ele almaya çalışacağım ki konuklarım da olacak. Ama önce yani gelecek haftaki programda Yale Üniversitesi'nde öğretim üyesi olan nörobilimci Prof. Şule Tınaz ile bir araya geleceğiz ve ardından yeniden yapay zekâ tartışmasına geri döneceğiz.