Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık
Eylül 2014:
İndirmek için: mp3, 21.5 Mb.
134 yılın en sıcak Ağustos ayını takip eden 134 yılın en sıcak Eylül ayı bütün bu yaşanan felaketlere rağmen dünya halklarının mücadelede kararlılığını gösteren en görünür ay olarak da tarihe geçecekti.

New York, 21 Eylül 2014
New York'ta BM Genel Sekreteri’nin âcil durum/alarm çağrısı üzerine 100'den fazla ülkenin devlet başkanları ve/ya başbakan düzeyinde katılımı ile düzenlenen 2 günlük İklim Zirvesi, iklim değişikliğine karşı mücadelede somut bir hareket inşa edememiş olsa da, tarihin en büyük iklim yürüyüşünü gerçekleştirmek için tam 400 bin insanın Manhattan’a, yüzbinlerin de aynı anda dünya sokaklarına inmesine zemin hazırladı!
New York, 21 Eylül 2014
21 Eylül 2014 ekinoks sabahı yerliler, işçiler, sanatçılar, bilimciler, kadınlar, dinî gruplar, öğretmenler, öğrenciler, hizmetçiler, hizmetliler, gençler, çocuklar, LGBTİ’ler, yani toplumun her kesiminden gelen her cins, renk ve düşünceden insanlar, başta New York olmak üzere dünyanın birçok şehrindeydi. Manhattan caddelerinde sel olup akan kalabalık, inanılmaz bir çeşitlilik ve aynı derecede şaşırtıcı bir yaratıcılık sergilemek suretiyle, gezegenin öyle kolay kolay elden bırakılmayacağını gösterir gibiydi.
Ertesi gün hem Financial Times, hem de New York Times birinci sayfadan manşetten görünce anlaşıldı ki, bu daha başlangıçtı. Yani, biraz gecikilmişti belki, ama nihayet gerçek bir küresel iklim hareketi doğmaktaydı.
Dünyanın 161 ülkesinde 2700’e yakın yerde eş zamanlı olarak düzenlenen eyleme İstanbul'da da 2 bin kişi, Taksim'de biraraya gelerek dahil olmuştu. Açık Radyo, yerel hareketle yatay olarak global harekete bağlanmış durumda, sürekli yayındaydı – yavaşça.
Ufuktaki yeni bir savaşın gölgesi altında biraraya gelen dünya liderleri dünyanın gidişâtının kaygı verici halinden habire bahsedip duruyor, hiçbir somut adım atamıyordu ama iklim değişikliğinin dehşet verici gerçekliği dünyanın dört bir tarafında her geçen gün daha da belirgin hale geliyordu.
Saatte 100 mm yağmurun düştüğü Danimarka’da bir çok ev ve iş yeri sular altında kalıyor, İsveç’in Malmö şehrinde sel suları arasında kalan bir otobüsteki yolcular cansiperane bir çabayla son anda kurtarılıyordu.
Tayland, Bulgaristan ve Hırvatistan'da benzer görüntüler vardı. Pakistan’da sellerden bir milyon kişi etkilenmişti.
Kaşmir, Eylül 2014
En ağır durum ise, Pakistan ve Hindistan arasında bölünen Keşmir'de ortaya çıkmıştı. Hindistan tarafında 277, Pakistan tarafında 280 kişiyi öldüren yağışlar 2,500 köyü yerle bir etmiş, onbinlerce kişiyi evsiz bırakmıştı. Sadece Siranagar bölgesinden çıkan enkazın 17,360 ton olduğu söyleniyordu. Yazar ve aktivist Roy, burayı bir mikrokozmos olarak tanımlarken çok haklıydı: Buzul eridikçe, altından bitmek tükenmek bilmeyen savaşın her iki tarafındaki kurbanlarından arta kalan postallar, karavana tabak çanakları, çadır bezi parçaları, ceset kalıntıları filan fışkırıyordu.
Türkiye’de ise kurak bir yaz geride bırakan Bursa, Karabük, Uşak, Afyon, Çorum, Bursa, İskenderun, Eskişehir, Muğla, Erzurum, Malatya, Kayseri, Sinop, Balıkesir, İstanbul ve Ankara illeri bu sefer de sel suları altındaydı.
Ama kuraklık tehlikesi bütün bu sellere rağmen ortadan kalmış değildi. Yalova'da mahalle bazında su kesintileri yapılıyor, dünya üretiminde ikinci sırada yer alan zeytinde kuraklık ve aşırı yağışlar nedeniyle yüzde %75'e varan rekolte kayıpları, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin temel ürünlerinden tütünde ise hem rekolte hem de kalite kayıpları görülüyordu. Türkiye ekonomisi 2014 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2.1 büyüdü. Ancak, büyüme beklentisi yüzde 2.7'ydi. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ise düşük gelen büyüme oranı üzerinde yaz aylarında yaşanan kuraklığın etkili olduğunu söylüyordu.
New York'ta biraraya gelen liderlerin düşündüğü gibi, dünya genelinde de asıl korku sebepten çok sonuç üzerindeydi. Irak, Suriye ve Ukrayna'da devam eden sonsuz çatışma hali içerisine daha fazla ülke çekilirken, birbiri ardına yayımlanan raporlar savaşın dehşetini daha görünür hale getiriyordu.
Uluslararası Af Örgütü, Irak'ın kuzeyinde IŞİD'in azınlıkları sistematik bir şekilde hedef aldığını açıkladı. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Örgütü (SNHR) tarafından yapılan açıklamada, 2011 yılının Mart ayından bu yana rejime ait tutukevi ve merkezlerde işkence gören 94'ü çocuk, 32'si kadın, 5 bin 281 kişinin yaşamını yitirdiği açıklandı. Birleşmiş Milletler raporuna göre ise, IŞİD eylemleri nedeniyle Irak'ta sadece son bir ayda 600 bin kişi evlerini terk etmek zorunda kalmış, Suriye'deki iç savaş nedeniyle komşulara ve diğer ülkelere sığınan Suriyelilerin sayısı 3 milyonu geçmişti. Bir diğer Birleşmiş Milletler raporuna göre, Ukrayna’nın doğusunda devam eden iç savaşta Nisan ortasından bu yana 2,220 kişi hayatını kaybetmiş, 6 bine yakın insan da yaralanmıştı.
İktidarların çözümü ise yeni duvarlar çekmek, yeni askeri harekâtlara girişmek, ve savaştan kaçan insanları durdurmak için yeni yollar bulmaktan geçiyor gibiydi.
Pakistan ile Afganistan arasındaki sınıra teröristlerin ve kaçakçıların geçişini önlemek için 480 kilometrelik hendek kazılıyor, IŞİD ile YPG arasındaki çatışma haline karşılık Kobani kasabası sınırına Türk Silahlı Kuvvetleri çok sayıda tank ve top konuşlandırıyordu. Avrupalılar ise sahillerinde ve karasularında hayatlarını kaybeden yüzlerce insanın cansız bedenlerini topluyordu habire.

Yeni bir ülkede, savaştan uzak yeni bir hayat umuduyla yol alan pek çok tekneden biri.
Çatışmaların iç savaş haline evrildiği Libya’da savaştan kaçarak Avrupa'ya sığınmak isteyen kadın erkek, çoluk çocuk 250 kişiyi taşırken batan tekneden sadece 36 kişi kurtarılabildi. Malta açıklarında içinde yine savaş ve çatışma hallerinden kaçan Sudanlı, Filistinli, Mısırlı ve Suriyeli 500'den fazla kişiyi taşıyan gemiden kurtarılabilen insan sayısı ise sadece 9 idi.
Ege'de 1 tek hafta içinde 673 kişi denizden kurtarılırken, IŞİD'in Kobani'ye saldırmasıyla sadece 24 saat içinde 70 bin kişi Türkiye'ye sığınıyordu.
Destekleyeni, mevcudu ve amacı tam olarak kimse tarafından idrak edilemeyen IŞİD örgütünün Irak ve Suriye'deki önlenemez ilerleyişi devam ediyordu.

Kobani, Eylül 2014
Irak ve Suriye'nin Kuzeyindeki Arap, Kürt, Şii, Hristiyan ve kendisine biat etmeyen Sünni bölgelerinin birçoğunu ele geçiren IŞİD Temmuz ayından beri saldırdığı Kürtlerin Kobani, Arapların Ayn-el Arap dedikleri sınır kasabasına saldırılarını yoğunlaştırdı. PYD ve PKK militanlarının direnişi ile karşılaşan örgütün, saldırdığı bir bölgeyi kısa bir zaman içinde istila edememesi ilk kez görülüyordu. Sivil nüfusun neredeyse tamamının Türkiye'ye sığınması ile çatışmalar yoğunlaştı.
Barzani'den Kobani’ye yardım çağrıları, HDP'den Kobani'nin düşmesinin çözüm sürecinin sonu olacağı mesajları, binlerce göçmenin gelişi ve Türkiye ile dünyanın dört bir tarafından düzenlenen destek eylemleri Kobani'deki savaşı dünyanın gündemine getirecekti.
ABD ve – Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve Ürdün’den oluşan – müttefikleri de havadan destek verince, IŞİD, Kobani'nin büyük bir bölümünü ele geçirmesine rağmen, durduruldu.
Suruç, Eylül 2014
Sınırın diğer tarafında Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'ndeki çadır önünde toplanarak, Rojava'ya geçmeye çalışan kalabalık ise Türk polisinin, biber gazı ve basınçlı suyu ile bir başka biçimde durduruldu. Ama Eylül ayının sonuna gelindiğinde, ne sınırın Suriye tarafındaki çatışmalar, ne de Türkiye tarafındaki gerginlik sona ereceğe benzemiyordu.
ABD ve müttefiklerinin saldırısı sadece Kobani'de savaşan militanlara değil, başta petrol rafinerilerinin bulunduğu bölgeler olmak üzere Suriye'nin birçok bölgesine karşı gerçekleştirildi, IŞİD'in kalesi olarak bilinen sivil yerleşimler de elbette bundan nasibini aldı.
Türkiye’de ise herkesin gözü önünde tek taraflı bir savaş yaşanıyordu. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun açıklamasına göre, sadece Eylül ayında Erkekler 28kadını öldürmüştü. Evde, işte, okulda, sokakta, tarlada kadına karşı şiddet her yerdeydi. Hatta TV ekranlarınızda da.
İstanbul’da boşanmak isteyen karısı Hasret K.’yi tornavidayla 43 yerinden yaralayan Yakup Kara’nın Songül Karlı’nın programında canlı yayına çıkarılması tepki çektiyse de, hemen ardından bu sefer de Seda Sayan iki karısını öldürüp, yeni bir evlilik için bir evlilik programına katılan Sefer Çalınak'ı konuk ediyor, acayip reyting alıyordu.
Ayın Sözü:
"Her şeyi değiştirmek için herkese ihtiyaç var demiştik ve herkes geldi!"
New York'ta 400 binden fazla insanın katıldığı, dünyada 166 ülkede 2808 ayrı eylemle desteklenen tarihî iklim yürüyüşü, örgütleyenlerin internet sitesinde böyle özetlendi. (Kaynak: Peoplesclimate.org)
Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık
