Ekim 2012

-
Aa
+
a
a
a

Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık

Ekim 2012

Dinlemek için:

İndirmek için: mp3, 16.4 Mb. 

Ekim ayı Şanlıurfa 'nın Akçakale ilçesine Suriye tarafından fırlatılan havan mermisi haberi ile başladı. Merminin üstlerine düşmesi sebebiyle 39 yaşındaki Zeliha Timuçin ile çocukları Hatice (14), Zeynep (8) ve Ayşegül (12) ile komşuları Gülşen Özer öldüler.

Suriye’nin Rakka kentine bağlı Telebyad ilçesi'ndeki çatışmalarda kullanılan bombalar kentin hemen karşısında bulunan Akçakale’ye düşüyor ve Türkiye ile Suriye’yi bir kere daha savaş noktasına getirecek bir durum ortaya çıkıyordu. Akçakale’de yaşananlardan sonra Başbakanlık emriyle Suriye'ye topçu atışı yapıldı. Angajman kuralları ve uluslararası hukuk normları çerçevesinde yapıldığı söylenen bu atışlarda ne kadar kişinin ne kadar zarar gördüğü ise hiç açıklanmadı.

Artık Suriye’den gelen her top mermisine aynı şekilde karşılık veriliyor, sınıra askerî sevkiyat yapılıyor, sınır ötesi harekât tezkeresi TBMM’de kabul ediliyor, Türkiye tarafından yapılan atışların sonuçları hakkında gene hiç kimseye hiçbir bilgi verilmiyordu. 2012 yılının tarihe bir “muammalar yılı” olarak geçmesi mukadder görünüyordu sanki.

Tüm bu gelişmeler yaşanırken, toplumsal muhalefet de sokaklarda “Savaşa hayır” eylemleri yapıyordu.

Suriye’deki çatışmalar ülkenin kuzeyinde şiddetlendiği gibi, Şam, Halep, Humus, Hama, Lazkiye, Der el Zor'da ve Dera kentlerinde Esad kentleri bombalamaya devam ediyordu. Kargosunda silah bulunmasından şüphelenilen, Moskova-Şam seferini yapan Suriye Havayolları'na ait bir yolcu uçağının Türkiye hava sahası üzerindeyken Ankara Havalimanı'na zorunlu indirilmesiyle bu ikili gerilime Rusya da dahil oldu. Kargonun niteliği konusunda Türkiye ve Rusya’nın birbirini tutmayan açıklamalarıysa, muammalar yılı sıfatını pekiştirmek içindi sanki.

Kurban bayramında BM ve Arap Birliği'nin Suriye özel temsilcisi Lakhdar Brahimi’nin yoğun çabaları sonucunda geçici bir ateşkes ilan edilmesine rağmen, Suriye’de bayram boyunca çıkan çatışma ve hava bombardımanlarında 400’ü aşkın kişinin öldüğü açıklandı. Bu, en kanlı bayramlardan biri olmalıydı.

Ekim ayında insanlık tam anlamıyla sokaklara döküldü. İran’dan ABD’ye, İspanya’dan Pakistan’a kadar on binlerce insan sokaklarda protesto gösterileri yaptı.

Bu yılın Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen Avrupa Birliği ülkelerinden İspanya, İngiltere ve Portekiz’de binlerce kişi bütçe kesintilerine karşı barışçı protesto gösterileri düzenleniyor, Yunanlılar Merkel’in Atina ziyaretini ellerinde tencere ve tavalarla lanetliyordu.

 Atina. Binlerce kişi parlamentonun önünde Merkel'in ziyaretini protesto ediyor.

İtalya’da kemer sıkma politikalarına karşı öğrenciler birçok şehirde alanlara inerken, dünyanın bir başka köşesinde, Güney Amerika ülkesi Şili’de öğrenciler bir kere daha sokaklara dökülüp eğitimde köklü reform istiyorlardı.

ABD’de yapılan anti-kapitalist ve anti-kolonyalist yürüyüşe polis müdahale ederek 22 kişiyi gözaltına aldı.

Bir başka gözaltına alınan isim de, ünlü oyuncu Darryl Hannah oldu. Hannah’nın da aralarında bulunduğu ABD vatandaşları Kanada’dan Meksika körfezine çekilmesi planlanan zift petrolü boru hattını protesto ediyorlardı. Darryl Hannah Ekim ayında hayır diyen protestocu birçok kadından sadece biriydi.

 Eleanor Fairchild ve Daryl Hannah, 5 Ekim 2012

Mesela, onun yanıbaşında Eleanor Fairchild adlı 73 yaşında bir kadın, özel arazisinden geçirilecek boru hattını döşeyecek iş makinesine vücudunu siper ederken, “kendi arazisine izinsiz girmek”ten tutuklanacaktı. Aralarında Code Pink örgütü kurucusu Medea Benjamin’in bulunduğu bir avuç cesur kadın CIA’in drone (iha) saldırılarını protesto etmek için Pakistan’ın Güney Veziristan bölgesine gidiyor ve Pakistan’dan da on binlerce kişinin katıldığı dev bir protesto gösterisine katılıyordu.

ABD’li bir başka cesur kadın, ünlü pop şarkıcısı Lady Gaga da, Ekim ayında, 3.5 aydır Ekvador'un Londra Büyükelçiliği'nde yaşayan siyasi mülteci, Wikileaks kurucusu gazeteci Julian Assange’a bir destek ziyaretinde bulundu. Yerleşik medyada nedense magazinel bir haber olarak bile değerli bulunmayan bu önemli buluşmanın sonunda Assange, içinde bulunduğu durumu, bir uzay istasyonunda yaşamaya benzetiyordu.

 Pussy Riot mahkemede

Rusya’dan bir diğer cesur kadınlar grubu olan Pussy Riot davasında ise, Rus Ortodoks kilisesinin “aman dilesinler, affedelim!” demesine rağmen, grup üyesi üç kadından biri için tahliye kararı veriliyor, grubun diğer üyeleri ise ikişer yıl hapis cezasına çarptırılıp Rusya’nın korkunç ceza kolonilerine gönderiliyordu.

“Müslümanların masumiyeti” adlı provokasyon filmine karşı yapılan protesto gösterileri ise başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın bir çok ülkesine yayılarak devam ediyordu. Arap Baharı da dinmişe benzemiyordu. Arap coğrafyasında otokrat liderleri devirip geçen devrimci ayaklanmanın etkilerini hafif bir siyasi reformla atlatabildiği düşünülen Ürdün 15 bin kişilik protesto gösterisiyle sarsıldı. Otoriter Kral Abdullah geri adım attı, erken seçim kararı aldı ve ülke tarihinde ilk defa anayasa mahkemesi başkanı ve üyeleri atandı.

Mısır’da yeni seçilen cumhurbaşkanı Mursi’nin karşıtları da, geciktikçe geciktirilen reformları talep ederek sokaklara çıkmaya başlıyordu.

Bahreyn’de yaralı göstericilere tıbbi destek verdikleri gerekçesiyle hapis cezası alan Bahreynli doktor ve sağlık çalışanlarının açlık grevine gidecekleri haberi gelirken, Türkiye'nin birçok cezaevinde Kürt tutuklular arasında sayısı hızla artan açlık grevlerinde 30. gün geride bırakılıyordu. İHD, açlık grevlerinin ölüm orucuna dönüşmesinden endişe duyduklarını açıklıyor, TTB Adalet Bakanlığına başvuruyordu. Tutuklu ailelerinin de dönüşümsüz açlık grevine başlayacağı haberiyle beraber asıl etkisi Kasım ayında görülecek eylemlerin ilk işaretleri belli oluyordu.

Açlık grevleri Türkiye’de ekim ayında gerçekleşen eylemler dizisinden sadece biriydi. Bir diğerinde, ülkenin çeşitli yerlerinde toplanan on binlerce kişi, ölüm yasası olarak da anılan 5199 sayılı hayvan hakları yasasında yapılacak değişikliklere karşı yürüdü. Öte yandan, Alevi derneklerinin 'eşit yurttaşlık' talep ettikleri mitinge 150 bini aşkın sayıda kişi katılırken, Adana’da şoförler, İstanbul Bayrampaşa’da polisler, Taksim’in yayalaştırılması projesine karşı İstanbullular huzursuzluklarını sokağa çıkarak gösteriyordu.

İklim krizine gelince, her ay olduğu gibi sadece daha ürkütücü haberler birbirini kovalamaktaydı. Yaz aylarında orman yangınları ile mücadele eden İspanya, Ekim ayına aşırı yağışların getirdiği sel olayları ile başlıyor, ülkenin güneyinde aşırı yağışlardan 10 kişi hayatını kaybederken, Japonya’yı vuran Jelawt kasırgasında 100’den fazla insan yaralanıyordu. Pakistan muson sezonunu bilançosunu şöyle açıklıyordu: 422 can kaybı, 275 bin işyeri ve evin kısmen yada tamamen tahrip oluşu.

Ama asıl kıyamet Amerika kıtasının doğusunu vuracak olan Sandy kasırgası ile geliyordu. Atlantik Okyanusu'nda kayıtlara geçen en büyük kasırga Sandy, Jamaika, Haiti, Dominik Cumhuriyeti, Küba, Bahamalar, Kanada ve ABD'yi doğrudan etkiledi. Başta Haiti ve ABD olmak üzere 253 kişinin hayatını kaybederken, sadece ABD’de 61 milyar dolardan fazla maddi hasara neden oldu.

ABD’de Başkanlık seçimlerinden bir hafta önce meydana gelen Sandy kasırgası ABD tarihinin en fazla maddi hasara neden olan ikinci kasırgası olarak tarihe geçti.

 Sandy kasırgasından sonra NewYork, Manhattan.

Başta New York bölgesi olmak üzere yüzbinlerce evin elektriği kesildi, yakıt sıkıntısı yaşandı ve ulusal muhafızlar sokaklarda yiyecek yardımı yaptı. Seçim çalışmaları boyunca ne cumhuriyetçi aday Mitt Romney, ne de Demokrat parti adayı Barrack Obama tarafından dile getirilmeyen iklim değişikliği problemi ABD halkı tarafından tartışılmaya başlanıyordu. Occupy hareketinin canlanışına da tanık olundu: fırtınadan etkilenen yoksul kesimlerin yardımına devletten önce koşmaları ve hayli etkili örgütlenmeleriyle dayanışma ve destek hareketini ortaya koymaları uzun vadeli etkiler de yaratabilecek bir olguydu.

Tüm bu yaşananlar üzerine, dünya yerleşik medyasında her yıl geleneksel olarak tekrarlanan “iklim değişikliği yokmuş!” haberlerine bu sene en çok Ekim ayında rastlanıyor olması şaşırtıcı mıydı bilinmez, ama trajikomik olduğu muhakkaktı.

Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık