No.43 - 'İnsan sesini kimse susturamaz' *

-
Aa
+
a
a
a

Merhaba kâinat!

Bugün kâinatın en mühim haberi Açık Radyo’nun 15 gün süreyle kapatılıyor olması değil elbette, ama bizim başka bir şey düşündüğümüz yok doğrusunu isterseniz. Kâinatın içinde bir galaksi, galaksinin içinde bir sistem, sistemin içinde bir gezegen, gezegenin üzerinde bir memleket, memleketin içinde bir şehir ve şehrin içinde bir radyo istasyonu...

Hocamız, saygıdeğer biliminsanı Aykut Barka’nın sağlık durumu ciddiyetini korurken,

Başbakan Ecevit ABD’ye yola çıkarken; ekonomik sorunlar, Irak ile ilgili çekinceler çantasını, dosyalarını, zihnini doldurururken,

Amerikan enerji devi Enron şirketinin iflası tam bir skandale dönüşürken ve şirket yöneticilerinin işler kötüye gitmeye başlayınca hisselerini çalışanlardan gizli sattıkları anlaşılmışken,

Başkan Bush’un, milli futbol ligini izlerken yediği kraker boğazına kaçarken ve vagus siniri stimüle olan Başkan kısa süreli bir baygınlık geçirirken,

Arafat, Kızıldeniz’de el konulan gemideki 50 ton silahla ilgisi olduğu yolundaki İsrail iddialarının, İsrail saldırganlığını gizleme çabasından ibaret olduğunu söylerken,

Taliban ve El-Kaide esirleri, Küba’nın Guantanama Körfezi’ne nakledilirken, esirlerin ayaklarında zincir ve kaflarında beyaz torbalar varken ve ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, onlara savaş esiri muamelesi yapılmayacağını, çünkü olmadıklarını; yasadışı savaşçılar olduklarını söylerken,

Güney Kore Devlet Başkanı Kim Dae Jung, yönetimini ele geçirmiş yolsuzluk skandallarine kendisinin de hayret ettiğini ifade eder ve bu sebeple özür dilerken,

Bakırköy Kadın ve Çocuk Tutukevi’nde bir grup tutuklu çocuk yeterli ısınamadıkları gerekçesiyle direniş yaparken; koğuşlara barikatlar kurarak camları ve çerçeveleri kırarken, bazı eşyaları yakarken ve jandarma -neyse ki- olaya kısa sürede hakim olurken,

Kâinatın içinde küçükten küçük, ama çok çok küçük bir radyo istasyonunun, kozmik zaman içinde küçükten küçük, ama çok çok küçük bir zaman dilimi için susmasının nasıl bir önemi olabilir ki?

Gene de, işte, bizim başka bir şey düşündüğümüz yok...

Devamı yarın...

Ömer Madra – Şerif Erol

* Eduardo Galeano / ‘Kucaklaşmanın Kitabı’