Rahman Gök, Pazarcık'tan bildiriyor: "Güneş ne zaman doğacak?"

Açık Dergi
-
Aa
+
a
a
a

Deprem merkezlerinden Kahramanmaraş Pazarcık’a bağlanıyor ve bölgedeki son durumu gazeteci A.Rahman Gök’ten öğreniyoruz.

Kahramanmaraş
Rahman Gök, Pazarcık'tan bildiriyor: "Güneş ne zaman doğacak?"
 

Rahman Gök, Pazarcık'tan bildiriyor: "Güneş ne zaman doğacak?"

podcast servisi: iTunes / RSS

(Bu bir transkripsiyondur. Metnin son hali değildir.)

Gök, deprem günü Kahramanmaraş Pazarcık’a doğru yola çıktıklarını yol üzerinde Adıyaman’a uğramak istediklerini fakat şehir girişinde çok ciddi bir trafikle karşılaştıklarını ve bu sebeple doğrudan Pazarcık’a devam ettiklerini paylaştı. Yol üstünde bulunan Gölbaşı’da neredeyse yıkılmamış hiçbir bina bulunmadığını belirten Gök, bu manzarayı gördüklerinde Pazarcık’ta karşılaşacakları manzara ile ilgili korku duyduklarını iletti. 

Gölbaşı’ya vardıklarında merkezde yer alan meydanın ve çevresinin yarıklarla dolu olduğunu söyleyen Gök, gerçekleşen ikinci depreme burada yakalandıklarını ve ilk depremde hasar almış pek çok binanın gözlerinin önünde yıkıldığını aktardı. Gölbaşı’dan Pazarcık’a çok zor ulaştıklarını, yolun da ağır hasar aldığını ekledi. 

Gök, Pazarcık’a vardıklarında karşılaştığı manzarayı şu sözlerle aktardı:

Pazarcık’a girdiğimizde neredeyse yıkılmayan bina olmadığını fark ettik. Yeni, eski, az katlı, çok katlı fark etmeksizin pek çok bina yerle bir olmuştu. Binalar kibrit kutusu gibi birbirlerinin üstüne devrilmişti. Merkezdeki ana caddede Demiroğlu Apartmanı’nda AFAD bir çalışma yürütmekteydi. Ancak biz buraya vardığımızda AFAD ekipleri sadece bu binada çalışma yürütüyordu. AFAD gece yarısı oluşturdukları yaşam koridorundan bir çocuğu ve 43 yaşında bir vatandaşı sağ çıkarmayı başardı. Bu esnada Pazarcık’ta 2 veya 3 ekip görev başındaydı. Sonra elbette yeni ekipler geldi ama bu ekipler de ancak o esnada çalışma yaptıkları enkazlardan insanları çıkarabildi. Burada dondurucu bir soğuk var ne yazık ki artık enkazlardan insanlar canlı çıkmıyor.

Pazarcık’ta gördüğü manzaraları YouTube hesabında paylaştığını dile getiren Gök, insanların burada paylaştığı videoların altına yorum yaparak tanıdıklarına ulaşmaya çalıştığını aktardı. Bunun sebebinin bölgeden hiçbir bilgi gelmemesi olduğunu ekledi. Gök, bölgede yaşayan yakınları olan insanlara bilgi vermek amacıyla bütün gece sokakta, ayakta kalmış binaların isimlerini paylaştığı yayınlar yaptığını ifade etti.

İnsanların soğuktan titrediğini ve bu manzaranın korkunç olduğunu belirten Gök, AFAD‘ın çadırlarının bölgeye yeni yeni ulaştığını ve Pazarcık’ın büyük bir kısmının bu gece de kendi imkânlarıyla sokakta kalmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Yeni yapılan hastanede büyük bir hasar olduğunu dile getiren Gök, bu yüzden hastanenin yalnızca belli bir kısmının kullanılabildiğini paylaştı. Deprem bölgesinden hastaneye sevk edilen cenazelerin poliklinik binasının girişinde battaniyelere sarılı olarak yan yana muhafaza edildiğini söyleyen Gök, hastane ziyareti esnasında bu bölgede 60 kişinin cansız bedenini gördüğünü aktardı. Aynı zamanda hastane imkânsızlıklar nedeniyle yalnızca enkazlardan çıkarılmış depremzedelere hizmet verebiliyordu. Hastaneye gerçekleştirdikleri son ziyarette insanların yakınlarını teşhis etmek veya cenazelerini hastaneye getirip öldüklerini beyan etmek üzere orada olduğunu belirten Gök, sağlık çalışanlarının her şeye rağmen büyük bir özveriyle çalışmaya devam ettiğini de sözlerine ekledi. 

Bölgedeki dondurucu soğukların enkaz altındaki insanların yaşamını yitirmesinde büyük payı olduğunu söyleyen Gök, Pazarcık’ta korkunç manzaralarla karşılaştığını aktardı. 8 Şubat gününe kadar Pazarcık’da örgütlü ve düzenli bir yardımın olmadığını, yardım tırlarının ancak bugün bölgeye ulaştığını sözlerine ekledi. AFAD‘ın bölgede çadır kurduğunu hatırlatan Gök, vatandaşların çadırları toplu bir alanda kurulmasındansa kendilerine teslim edilmesini istediğini aktardı. Bazı vatandaşlar evleri hasar almış olsa bile karşısında çadır kurmak isteyebiliyor, bunu evlerinin yağmalanmasında korktukları için istedikleri düşünülüyor. 

OHAL sebebiyle gazetecilerin faaliyetlerinin kısıtlanıp kısıtlanmadığı sorusuna Gök şu cevabı verdi: 

İlk gün bölgeye geldiğimizde herhangi bir kısıtlamayla karşılaşmadık. Şu anda da karşılaşmıyoruz. İlk gün görev başında herhangi bir polisle de karşılaşmadık İnternet ve iletişim sıkıntısı o kadar yoğundu ki bir haberi iletebilmek için Pazarcık’ın yaklaşık 20 km dışına çıkmak durumunda kalıyorduk. Bugün polis memurlarıyla karşılaştık ancak herhangi bir engelle karşılaşmadık. Fakat bazı bölgelerde arkadaşlarımızın engellendiğini duyuyoruz. Umarız böyle bir manzarayla karşı karşıya kalmayız. Biz gördüğümüzü anlatmaya ve kamu görevi yürüttüğümüz için görevlilere de yardımcı olmaya çalışıyoruz. Yoksul Apartmanı’nın yardım çağrısını yayınlarımızda duyurduk, bundan sonra bu apartmana gelip yardım etmeye başladılar. Biz bu haberleri yaptığımızda nerede, kimin yardıma ihtiyacı olduğunu da paylaşmış oluyoruz. Herkes gidip yardım dağıtılan bölgelerden yardım alabilecek durumda değil. Cengiz Topel Mahallesi’nde sabah 05.00 civarı, ateş başında ısınmaya çalışan Fidan Fıstık adında bir teyzeyle karşılaştım. Hâlini hatırını sordugumda bana ‘Güneş ne zaman doğacak?’ diye sordu. Güneşin 2 saat sonra doğacağını söyledim. O ellerini kaldırıp ‘Allah’ım ne olur 1 saat sonra doğsun’ diye dua etti. Bu insanların kendi başlarına gidip yardım alması mümkün değil. Biz de yaptığımız yayınlarla bunu sağlamaya çalışıyoruz.