Peki ne yapmalı? (II)

Açık Gazete
-
Aa
+
a
a
a

Bu can alıcı soruya başta ABD olmak üzere Fransa ve Britanya’da gelişen hareketlere bakan yazar ve analistlerden küçük, kısa alıntılarla konuyu takibe devam ediyoruz:


 

Fotoğraf: Reuters
Açık Gazete: 16 Ocak 2018
 

Açık Gazete: 16 Ocak 2018

podcast servisi: iTunes / RSS

Kitle örgütleriyle hareket geçmek: Yasama organına açık mektup yazmak:

Geçen hafta ABD’nin önde gelen yeşil grupları ve taban örgütlerinden oluşan 600’ü aşkın sayıda kuruluş bir açık mektupla 'Yeşil Yeni Düzen' adı altında fosil yakıtlardan tamamen arınmış, tamamen yenilenebilir enerjiye dayalı bir yakın gelecek talebini Temsilciler Meclisi'ne iletti.

Mektupta: En geç 16 yıl içinde (2035’e kadar) yüzde100 yenilenebilir enerji üretimine geçilmesi, fosil yakıtlara çıkarma, ruhsat verme, sübvansiyon yasağı getirilmesi, yenilenebilir enerji yatırımlarına çok daha büyük yatırımlar yapılması, 2040’a kadar tüm fosil yakıtla çalışan araba, kamyon ve diğer taşıtların devre dışı bırakılması, fosil yakıtlardan en büyük zararı gören Amerikan yerli kabile üyelerine, işçilere ve yerel topluluklara bu konuda öncelikli söz hakkı tanınması gibi talepler var

Siyasetçilerin krizin ciddiyetine uygun ölçekte iklim politikalarını bastırması:

Temsilciler Meclisi’nin tarihteki en genç üyesi Alexandria Ocasio-Cortez’in 'Sunrise (Günışığı) Hareketi’ne mensup genç aktivistlerle birlikte bastırdığı bu 'Yeşil Yeni Düzen' projesi, yeni başkan adaylarının art arda “konsept” olarak benimsemesiyle birlikte, Yeryüzü’nün gelmiş geçmiş en büyük kriziyle başetmek üzere şimdiye dek görülmüş en büyük ölçekli cevabı oluşturmakta.

350.org kurucularından aktivist ve yazar Bill Mckibben, Büyük Bunalım dönemi ile kıyaslama yaparak, yönetim siyasetine ilişkin şu gözlemi yapıyor: “Siyasette büyük yönetme yeteneği, hem siyasalar açısından, hem de genel siyaset açısından önce olması gerekeni belirlemek, sonra da o ihtiyacı karşılamak için neye gerek olduğunu saptamak demektir. Açıkça görülüyor ki, Ocasio-Cortez bunları geri geri yürüyerek yapabiliyor, hem de topuklularla.” 

Gıda hareketleri için 'Yeşil Yeni Düzen’e arka çıkmaları çağrısı yapmak:

Aktivist ve yazar Ronnie Cummins iklim yıkımının başlıca müsebbiplerinden tarım ve hayvancılık endüstrisine karşı Gıda Hareketi’ni harekete geçmeye çağırıyor: “Önümüzdeki on yılda iklimi şirazesinden çıkaran hayvancılık endüstrisinden ve fosil yakıtla çalışan tarımdan adil bir çıkışı kolaylaştırmalı, aynı zamanda, mümkün olan en hızlı şekilde yüzde 100 yenilenebilir enerjiye geçişi gerçekleştirmeliyiz”. Cummins, kitlesel çağrısını şu cümleyle bitiriyor: “Yeşil Yeni Düzen (GND) Devrimi’ne katılmanın tam zamanı. 5 Şubat’ta ülke çapında topluluklar ve haneler, yapacakları partilerle Günışığı Hareketi’nin (Sunrise Movement) internet canlı yayınına bağlanacaklar ve Yeşil Yeni Düzen’in 2019 yılı stratejisini ayrıntılı olarak kararlaştıracaklar. Hareketi büyütmek için, isteyen herkes bir partiye evsahipliği yapabilir." 

İklim değişikliği konusuna mutlak öncelik vermek:

Brexit fiyaskosuyla tarumar olan ve kaosa gömülmekte olan Britanya’da, İklim âcil durumunun her şeyden önde gelmesi gerektiğini söyleyen Yeşil Parti'nin İngiltere ve Galler kampanya koordinatörü Caro New, Guardian gazetesine eleştirel bir “okur mektubu” gönderiyor: “Guardian, hızlanan iklim çöküşü sebebiyle yüzyüze olduğumuz tehdidin ciddiyetini fark etmiş olan yegâne gazete. Buna rağmen siz de, İşçi partisi gibi, iklim yıkımını “ilave bir sorun”, başlıbaşına ayrı bir mesele gibi ele alıyorsunuz; yoksa Naomi Klein’ın ifadesiyle, her şeyi değiştiren bir şey olarak değil. [...] Gelir dağılımının yeniden düzenlenmesi artık “iyi” büyüme bağlamında değil, salımların 2030’a kadar net sıfıra indirgenmesi bağlamında ele alınmalıdır. Brexit ya da diğer herhangi bir siyasa konusu bundan böyle artık merkezi hükümetin ve yerel yönetimlerin âcil durum konumuna girmesi ihtiyacı bağlamında ele alınmak zorundadır.”

İklim değişikliğiyle mücadele etmeyen hükümete kitlesel “davalar” açmak:

Sarı Yelekliler hareketinin aylardan beri devam etmesiyle çok kaotik bir ortama giren Fransa’da, Çevre bakanı Hulot’nun canlı yayında istifasını açıklamasıyla büsbütün sıkıntılı bir döneme giren Macron yönetiminin şimdi de “Yüzyılın Davası” adı verilen dev kitle kampanyasıyla iyice başı derde girmiş görünüyor. Fransa'da iklim değişikliğiyle ilgili yeterince mücadele edilmediği gerekçesiyle hükümete açılan "Yüzyılın Davası"na (Il est encore temps/hâlâ vakit var) destek verenlerin sayısı 2 milyona ulaştı.

İklim konusunda artan endişe, Fransa tarihindeki en kalabalık online imza kampanyasına sebep oldu. Notre Affaire à Tous, Fondation pour la Nature et l'Homme, Greenpeace Fransa ve Oxfam Fransa tarafından Fransız Devleti'ne açılan "Yüzyılın Davası", Youtube kullanıcıları ve bazı Fransız kanaat önderlerinin de desteğiyle, ilk ayın sonunda iki milyon kişinin desteğini aldı.

Fransa vatandaşlarının bu toplu çağrıya verdikleri yanıt, sarı yelekliler tarafından başlatılan ve akaryakıt fiyatlarının düşürülmesi için açılan imza kampanyası da dahil, daha önce kırılan rekorları da kırdı.

 

***

Belki de kâinatın en canalıcı sorusu bu. Pek farkında olmasak bile. Konuşmaya devam...

 

Vakanüvis ÖM