Tarım mı Kömür mü?

Tarım mı Kömür mü?

02 Ağustos 2018

Kömür santrallerinin tarıma etkileri nedir? Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör anlatıyor. Güngör, son 5 yılda Bakanlıklar ve çeşitli kurumlara açtıkları iptal davaları sayısının 200'ü bulduğunu belirtiyor ve "Artık bir hukuk bürosu gibi çalışır hale geldik" diyor. 

 

02 Ağustos 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Yeşil Bülten podcast servisi: iTunes / RSS

TMMOB'a bağlı Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden Güngör ile yağtığımız bu haftanın Yeşil Bülten'inden canlı yayında atılan tweetlerle notlar şöyle; 

* * Çanakkale-Kazdağları bölgesinde termik santrallar nedeniyle korkunç bir senaryo var. Çiftçiler, kurum temsilcileri bu “müthiş saldırıya” karşı direniyorlar. Türkiye yeni sistemine girmişken, nasıl bir sonuç doğuracağını görmeye başladık bile.

* ÇED Olumlu kararları peşpeşe gelmeye başladı fakat öte yandan bir Danıştay kararı da toprak koruma kurulu’nun yapısını değiştirmeyin derdi ve böylece Eskişehir’e yapılması planlanan termik santral süreci belki de durdu. Şimdi bütün bunların tarıma etkisine bakacağız

* Özden Güngör yayınımızda; Bir meslek odasıyız ve bir oda kendi oda üyelerinin hakkını savunur, istihdam konusunu araştırır, tarımla ilgili çalışır. Hem meslek odası hem de STK’yız. Ama İnanın biz bunların yanında artık bir hukuk bürosu gibi çalışıyoruz. Son 5 yılda 200 dava açtık

* Güngör: Çanakkale’ye baştan aşağı termik santral yapılıyor. Şu an Çanakkale, Biga ve Çan ilçesindekilerin yanına bir de Çırpılar’da yapılması planlanıyor. 140 futbol sahası büyüklüğünde bir alanı külle kaplayacak. 29 Haziran’da yayınlanan ÇED Olumlu Kararına karşı dava açtık.

* Güngör: Eğer bu da yapılırsa, meralarımız YÖK olacak ve tarım topraklarımız külle dolacak.

* Güngör: Toprak Koruma Kurulu 9 kişiden oluşuyor ve 6’sı bakanlık çalışanları, içinde bir de Ziraat Mühendisleri Odası var, zaman zaman TEMA vardı. Tartışma olabiliyordu, şimdi o kurul da iptal edildi ve 6’ya düştü. Neyse ki Danıştay bu kararı iptal etti ve 9 kişi olacak dedi.

* Güngör: Danıştay 10. Dairesi zaman zaman olumlu kararlar veriyor. İleride neler olur bilmiyoruz. Bizlerin işi sadece hukuk bürosu olmak değil, araştırmalı, işimizi yapmalıyız.

* Artık Türkiye’de alınan kararların uygulanmadığı ya da 2-3 sene sonra yeniden aynı kararın uygulandığını görüyoruz. Bu hafta imar barışının meraları tehdit ettiğini belirten bir açıklama yaptınız.

* Güngör açıklıyor: Bunun için tabii ki dava açtık. Bu imar hakkı kapsamında birçok yapı yapıldı bile. Karadeniz yaylalarında 4 bini aşkın yapı İçin yıkım kararı var. Bu İmar Barışından faydalanarak bu alanlara yeni yapı yapılması anlamına geliyor.

* Güngör: Bizler başta Uruguay olmak üzere sığır ithalatı yapıyoruz. Tarım alanları ve meraların oranı küçülmüş. Kanatlı sektörü bana göre ayaklarının üzerinde durabilen bir yapı. Ama Rusya’dan bir ithalat kararı çıktı, görüşmeden sonra. Bu üreticiye vurulan bir darbe değil mi?

* Güngör: Avrupa’yla ilişkimiz iyi değil, bu bizden talepte bulunmayacakları anlamına geliyor. Bu da kötü değil midir? Bir tek Rusya ile 3 alıyoruz 1 veriyoruz. Bunlar Türkiye’deki sektörlerin geriye gitmesi demektir. Bana göre çanlar çalıyor.

* Türkiye’de gidişat kötü, bunu herkes kabul ediyorken, bu tablo nasıl değiştirilebilir?

* Güngör yanıtlıyor: bence çok zor, Türkiye’nin durumu şu anda bir tabut durumunda. Buradaki bakanlar da genel müdürler de bir anlam ifade etmiyor ve herkes Saray’a bağlı şu an. Büyük tarım topraklarını korumak İçin yasalar çıkarıldı, bunu Tarım Bakanlığı çıkardı.

* Güngör: Ama Çevre Bakanlığı buna uymuyor işte. Bu tarım ovalarına projeye izin veriyor. Bakanlıklar arasında bir uyum yok. Bakanlığı fikirlerini aldıkları sermaye kesimleri, bizler değiliz.Türkiye’deki termik santrallar sadece 4 kişinin elinin altında ve üstelik alım garantisiyle

* Güngör: Bir de Türkiye’nin dış borcu var, dolar artışı var ve en küçük zam yüzde 15. Yiyecek içecekler, doğalgaz, su ve her şeye zam demek bu. Umarız düzelir, gönlümüzden geçen bu. Paydaşları, bizleri çağırın bu işten nasıl çıkacağımızı tartışalım. Bizim gücümüz dava açmak oluyor

* Güngör: Bu davaların da çoğunu kaybediyoruz. Küçük bir aidat alıyoruz ve bu aidatlar da davaya gidiyor, boşa gidiyor bütün paramız.

Yeşil Bülten’den bu haftalık bu kadar. Haftaya yeniden burada olacağız. Görüşmek üzere