Araştırma: "Hava kirliliği bedenin yanı sıra akıl sağlığını da olumsuz yönde etkiliyor"

30 Aralık 2019
Fotoğraf: Yeşil Gazete

Hava kirliliğinin insan sağlığına etkilerini araştıran bir çalışma kirlilik seviyesinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini ortaya koydu. 

Gezegenin Geleceği podcast servisi: iTunes / RSS

Araştırmaya göre, kirlilik bedensel zararların yanında akıl sağlığını da olumsuz yönde etkiliyor. Araştırma, University College London’dan bir ekibin 16 ülkeden elde ettikleri verilere dayanıyor. Çalışmanın bulguları, hava kirliliğine maruz kalmanın depresyon riskini artırdığını ortaya koyuyor ve depresyonun tedavisinde temiz hava almanın önemine dikkat çekiyor. Araştırmacılardan Dr. Isobel Braithwaite, kirli havanın insan sağlığını kötü etkilediğinin, kalp ve solunum yolu hastalıklarına davetiye çıkardığının uzun zamandır bilindiğini hatırlatarak, “Burada hava kirliliğinin ruh sağlığımız üzerinde de aynı şekilde ciddi zararları olduğunu gösteriyoruz ve bu da soluduğumuz havanın acilen temizlenmesi gerektiği anlamına geliyor” açıklamasını yaptı. Dünya Sağlık Örgütü, toz ve duman gibi hava kirliliğine yol açan ince partiküllerin metreküp başı 10 mikrogramın altında tutulmasını öneriyor. Araştırmacılarsa küresel kirliliğin metreküp başı 44 mikrogramdan 25’e düşürülmesi halinde dünya çapında depresyona yakalanma riskinin %15 oranında azalabileceğini savunuyor. Çevre Sağlığı Perspektifleri dergisinde yayımlanan başka bir çalışma da benzer şekilde, hava kirliliğiyle intihar arasındaki bağlantıyı ortaya koymuştu. Araştırma, intihar oranlarının hava kirliliğinin yüksek olduğu günlerde ölçülebilir şekilde arttığını ileri sürüyordu.

Kanal İstanbul'a 2 Ocak'a kadar itiraz edilebilir

Kanal İstanbul Projesi’nin ÇED raporu nihai halini almak üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından halkın görüş ve önerilerinin alınması üzerine askıya çıkarıldı. Türkiye Mimar Mühendis Odaları Birliği İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, projeye ilişkin görüş ve itirazlar için örnek itiraz dilekçesi ve yönerge hazırladı. Projeye ilişkin görüş ve itirazlar 2 Ocak 2020 tarihine kadar İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ya da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne dilekçe ile iletebilecek. TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu projeye ilişkin itirazın ya da görüş bildiriminin nasıl yapılacağına dair örnek itiraz dilekçesi ve yönerge hazırladı. Dilekçe örneğine TMMOB internet sitesi üzerinden ulaşılabiliyor. Yurttaşlar, dilekçelerini İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün Beşiktaş ve Ataşehir’de bulunan binalarına elden, fax veya mail yoluyla ve CİMER vasıtasıyla doğrudan Cumhurbaşkanlığına iletebilecek. ÇED raporuna itirazlarını sunanlar arasında “Ya kanal ya Karadeniz” Artvin, Rize, Trabzon, Ordu, Samsun, Sinop, Bartın ve Zonguldak illeri de vardı.  Rapora itiraz eden kişiler Kanal İstanbul’un sadece İstanbul için değil Karadeniz ekosistemi için de bir yıkım projesi olduğunu söyledi. Yeşil Artvin Derneği ve Karadeniz İsyandaplatformlarının çağrısıyla itiraz dilekçeleri hazırlayan Artvinliler, İstanbul’da olduğu gibi uzun kuyruklar oluşturdu. Ankara’da projeye karşı çıkanlar ise Anıtparkforum’un çağrısıyla dilekçelerini elden teslim etmek için bir araya geldi.  Dilekçeler toplu halde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na teslim edildi. Bursa Çevre Platformu‘ndan yapılan açıklamada ise “Bursa’da yaşayanlar (Bursa’ya etkilerini de kapsayacak biçimde) Kanal İstanbul projesi ÇED raporuna itiraz dilekçelerini Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü’ne elden iletecek” denildi. Projeye ilişkin görüş ve itirazlar 2 Ocak 2020 tarihine kadar İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ya da Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü’ne dilekçe ile iletebilecek. Hafta sonu ve yarım gün sayılan 31 Aralık ve tatil günü olan 1 Ocak’ta itiraz dilekçeleri teslim edilemeyecek. Kanal İstanbul Projesi’ne tepki gösteren kişilerin kullanabileceği bir yol da Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden görüş bildirmek. Ancak internet üzerinden yapılan başvurular itiraz değil, görüş bildirme olarak değerlendirilecek. Change.org/kanalistanbul üzerinden kanala karşı Prof. Dr. Cemal Saydam’ın başlattığı kampanyada ise imzalar 214 bini geçti.

Termik santral atıkları için yeni muafiyetler getirildi

Düzenleme çevre mevzuatı yükümlülüklerini yerine getirmemiş olan santralları ilgilendiriyor.  Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 26 Aralık 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeşil Ekonomi’nin haberine göre, yönetmelik ile EÜAŞ’a ait veya özelleştirilmiş termik santrallere ilişkin yönetmelikte bir hüküm yer aldı. Düzenlemeye 22’inci madde olarak eklenen hüküm ile özelleştirilmiş termik santrallerin 26 Mart 2010 tarihli Resmî Gazete’de yayınlanan aynı yönetmelik kapsamında depolamaları gereken atıklar için uymak zorunda oldukları sınır değerleri belirten madde değiştirildi. Ayrıca değişiklik ile bu tesislerin kurumsal akademik rapor aldıkları takdirde düzenli depolama tesisi onay belgesi ve il müdürlüğü onayı gerekmeden “Düzenli Depolama” konulu çevre izin lisans başvurusu yapabileceği hükmü getirildi.

Gazeteci Zülal Kalkandelen'den suç duyurusu

Cumhuriyet gazetesi yazarı ve hayvan özgürlüğü aktivisti Zülal Kalkandelen, Adalar’da görevini yerine getirmedikleri ve atlı fayton uygulamasını sürdürerek at katliamına neden oldukları iddiasıyla çok sayıda devlet görevlisi hakkında Adalar Cumhuriyet Savcılığı‘na suç duyurusunda bulundu.  Kalkandelen’in suç duyurusunda, şu an görevde olan Adalar Kaymakamı Dr. Mustafa Ayhan ve geçmişte kaymakamlık görevini sürdüren Hikmet Dengeşik ve Ahmet Arabacı, Adalar İlçe Tarım ve Orman Müdürü Feramiş Çiftçi, İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürü Ahmet Yavuz Karaca, Adalar İlçe Sağlık Müdürü Güliz Ülkü’nün isimleri yer alıyor.