"Sesimi duyan var mı?"

21 Ağustos 2019
Fotoğraf: NTV

17 Ağustos 1999 Marmara depreminin üzerinden 20 yıl geçti. Yeni bir deprem kapımızda.Felaket her geçen gün yaklaşırken deprem konusunda ne biliyoruz? Ne kadar hazırlıklıyız?
Prof. Cenk Yaltırak ile Marmara depreminin dününü ve yarınını konuşuyoruz.
 

Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

— / —

Deprem, moral bozucu bir konu. Öte yandan, yeniden kırılmaya yaklaşan fay hatları, bizim moral durumumuza göre hareket etmiyor ve Istanbul'da büyük bir felaket riski giderek artıyor.

Önümüzdeki bir kaç hafta, bilimsel, sosyal, ve psikolojik yönleriyle bu konuyu inceleyeceğiz.

Bu hafta, yaklaşmakta olan Marmara depremini, Yer Bilimi  ve mühendislik açılarından, İTÜ Jeoloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Cenk Yaltırak ile ele alacağız.

Son 1500 yılın deprem verileri bize ne anlatıyor? Bu tarihçe ışığında, gelecek Marmara depremi hakkında hangi öngörüler yapılabilir?

— / —

1999 Marmara Depremi üzerine yazılmış çok sayıda makale, hazırlanmış pek çok belgesel var.

Örneğin, bu akışın başındaki video parçasını, depremden kısa bir süre sonra yayınlanan, Mehmet Ali Birand'ın 32. Gün programından aldım: Gölcük Depremi | 17 Ağustos 1999 | 32.Gün Arşivi

Bir başka örnek, popüler bilim konusunda güzel çalışmalar yapmakta olan Evrim Ağacı ekibinin hazırladığı ayrıntılı bir makale: "Beklenen Büyük İstanbul Depremi, Nedenleri, Mekanizmaları ve Bilimin Beklentileri Üzerine…”:

Fakat bu belgesel ve makalelerde şunu görmek mümkün: 

Anadolu Fay Hattı'nın yapısı, gelecekte nereden, nasıl, ve tahminen ne zaman kırılacağı, bunun hangi şiddette bir depreme neden olacağı konusunda bilim dünyasında fikir ayrılıkları mevcut.

Kıymeti kendinden menkul, medyada fal açar gibi deprem tahminlerinde bulunan "deprem uzmanı" kişileri bir kenara koyalım ...

Bilimsel konularda fikir ayrılıkları olması çok doğal. 

Bu noktada, Prof. Cenk Yaltırak’ın yazarları arasında olduğu yeni bir makaleye dikkat çekmek istiyorum (İngilizce):


— / —

Konuğumuzun anlatacağı gibi,  makalenin yazarları, 5. yüzyıldan bu yana İstanbul civarında olagelmiş deprem verileri ışığında, gelecekte yaşanacak büyük depremler hakkında öngörülerde bulunuyorlar.

Detaylarını programda konuşacağımız, İTÜ, Boğaziçi, ve Ankara Üniversitesi işbirliğiyle yapılmış bu kapsamlı çalışmanın tam metnine, şu bağlantıdan ulaşılabilir.

Prof. Cenk Yaltırak’ın, Tectonophysics araştırmasının arkaplanını oluşturan Türkçe makalesi de, şurada:

"Marmara Denizi ve Çevresinde Tarihsel Depremlerin Yerleri ve Anlamı”(PDF) Marmara Denizi ve Çevresinde Tarihsel Depremlerin Yerleri ve Anlamı

— / —

İki soruyla bu bölümü bitireyim:

1. Deprem bir ihtimaldir, ama daha 100 sene bile olmayabilir, endişelenmeye gerek yok diyebilir miyiz?

2. 1999'da elimizde olmayan erken uyarı sistemleri sayesinde depremi önceden haber alabiliriz, kendimizi koruyabiliriz demek mümkün mü?

Bu soruların ikisine de "evet" demek ne iyi olurdu, ama görünen o ki, ikisinin de cevabı, maalesef, net olarak "hayır".

Deprem, hepimizi kaygılandırması ve hareket geçirmesi gereken bir hızla yaklaşıyor ve erken uyarı sistemlerinin bizi koruyacak zamansal öngörü imkanları yok.

Amacım gelecekteki Marmara depremi konusunda felaket tellallığı yapmak değil. Fakat çok ciddi bir durumla karşı karşıyayız.

Peki, bugüne dek neler yapıldı, neler es geçildi? Bundan sonra biz neler yapabiliriz?

Bunları tartışmak üzere deprem serisine birkaç hafta devam edeceğiz.

— / —

Bu akışı kapatırken, iki hafta önce yitirdiğimiz, müzik ve sinema yazarı ve Açık Radyo programcısı arkadaşımız Cüneyt Cebenoyan'ı anmak isterim.

1999 depremine dair beş sene önce yazdığı yazıdaki unutmamamız gereken olgular, hala geçerliliğini ve yakıcılığını koruyor. “Zaman Tedavi Etmez”.

— / —

Haftaya, 1999'dan bu yana neler öğrendik, neler yapıldı, neler yapılabilirdi ama yapılmadı, 20 sene öncesine göre ne durumdayız, ne kadar hazırlıklıyız gibi soruları ele alacağımız ikinci bölümle deprem serisine devam edeceğiz.

Açık Bilinç'i Salı sabahları 9:30'da dinleyebilir, podcast arşivine ulaşabilirsiniz. 

Kategori: