Ebedi Yokoluş Bölüm 5: Anadolu Parsı

10 Haziran 2019
Açık Radyo / Virginia Patrone

Açık Dergi'de Ebedi Yokoluş/Forever Extinct bölümünün 5. bölümünde Virginia Patrone ve Çiğdem Fidan bu hafta yeni çıkan av yasasını kısaca değerlendirdikten sonra tehlike altındaki Anadolu Parsı'nı konuşuyor.

10 Haziran 2019 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Ebedi Yokoluş / Forever Extinct podcast servisi: iTunes / RSS

V: Ebedi Yokoluş / Forever Extinct programına hoş geldiniz.

Ç: Merhaba.

V: Bugün iki haberle başlamak istiyoruz.

Ç: Doğa Derneği’nin haberine göre, 23 Mayıs 2019’da toplanan Merkez Av Komisyonu, nesli küresel ölçekte tehlike altında olan üveyik ve elmabaş patka kuş türlerinin avlanmasına izin verdi.

Merkez Av Komisyonu’nun toplantısından önce, nesli tehlike altındaki bu kuşların avlanmasının yasaklanması için, 27 doğa koruma kuruluşu bir araya geldi. Böylece “Yaşasın Kuşlar” adı altında bir imza kampanyası başlatıldı ve 65 binin üzerinde imza toplandı. Ancak bütün bu itirazlara rağmen, komisyondan bir kere daha av kararı çıktı.

Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin verilerine göre, üveyik nüfusu son 40 senede %78, elmabaş patka nüfusu ise son 20 yılda %50 gibi çok büyük bir oranda azaldı. Her iki tür de dünya ölçeğinde korunması gereken türler arasında yer alıyor.

V: İkinci haberimiz ise Paris’ten.

Ç: 12 Mayıs 2019’da Extinction Rebellion, Yokoluş İsyanı aktivistleri, yaban hayatındaki çeşitliliğin hızla yok edilmesini protesto etmek üzere bir araya geldi.

V: Aktivistler, Paris’in Trocadero merdivenlerini kan rengi gıda boyasıyla kapladı. Aktivistlerin pankartında şu yazıyordu:

Ç: Türlerin 6. kitlesel yokoluşunu durdurun!

 

V: Şimdi gelelim bu haftaki dostumuza: https://www.youtube.com/watch?v=Zi3350uEvE8

V: Evet, bu duyduğumuz leopar sesiydi.

Ç: Ağırlığı 60-70 kiloya ulaşabilen bu iri kedinin nispeten uzun bir gövdesi, büyük bir kafatası ve kısa bacakları var. Ama kedigillerin tamamı gibi dostumuz da müthiş havalı yürüyor, yürürken her yerinden zarafet akıyor; ‘nereye gittiğini çok iyi biliyor’ sanki: Belki de bilmiyordur ama, nasıl muhteşem olunacağını gayet iyi biliyor.

Kedigillerin başka bir üyesi, kuzenleri olan Jaguarlar ile bariz biçimde ortak bir özellikleri var: bütün kürklerini benek benek kaplayan, çiçeği andıran desenler. Ne yazık ki bu yüzden kürkleri kıymetli bir meta muamelesi görmüş, leopar kürkünün dekorasyon amacıyla veya aksesuar olarak kullanımı geçmişte ciddi bir talep yaratmış – ve inanılır gibi değil belki ama bu durum günümüzde de devam etmekte.

12 Şubat 1947’de moda tasarımcısı Christian Dior podyumdaki modellere ilk kez gerçek leopar kürkünden değil de leopar baskılı kıyafetler giydirdi. O gün bugündür leopar deseni cazibesini hiç kaybetmedi, hatta aşırı bile kullanıldı belki. Baskılı kumaş iyi bir fikir, çünkü bir leopar kadar zarif olmayı isteyenlere bu arzularını tatmin etme imkânı sağlıyor – üstelik bir leoparın canına kıymadan!

V: Kedigiller asil hayvanlar, örneğin aslan ormanın kralı olarak bilinir.

Ç: Hepsi son derece iyi huylu hayvanlardır, koca bir avı hunharca yakalarken bile çekiciliklerinden bir şey yitirmezler: Zarafetleri güçle birleşince, daha hayranlık uyandırıcı bir hale bile gelebilirler.

Yine de, güzelliğini daha yakından hissetmek için bir kedinin kucağınıza oturmasından hoşlanıyorsanız bile, bir leopar için aynı şeyi hissedeceğinizi sanmıyorum. Gerçi çok çekici olduklarına şüphe yok. Disney yapımı Alaaddin animasyonundaki Prenses Yasemin’i hatırlarsınız, sarayında Raja adında muhteşem bir kaplan vardı: Onu hangimiz kıskanmamışızdır ki! (Raja kaplandı tabii, leopar değildi ama yine de büyük, korkutucu ve çok havalı bir kediydi).

V: Leoparlar da nesli tehlike altına olan türler arasında: Dünya Doğayı ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından 2016’da kırmızı listeye alındılar, hatta bazı alttürlerin neslinin tükendiği tahmin ediliyor.

Ç: Gezegenimizdeki leoparların nesillerini tehdit eden başlıca unsur, istediğiniz kadar yapay yollardan hayvan kürkü görünümlü kumaşlar üretin, halen devam etmekte olan kaçak avlanma. Bunun yanı sıra doğal yaşam alanlarının yok edilmesi ve karınlarını doyurmak için avlandıkları alanların azalması da önemli faktörler arasında sayılabilir.

Leoparlar, benekli kürklerinin sağladığı kamuflaj imkânının yanı sıra, fırsatçı avlanma davranışıyla da bilinirler. Bu etçil hayvanlar çok çeviktir, üstelik sezgileri de kuvvetlidir. Leoparlar, özellikle avlanıldıkları bölgelerde, geceleri hareketlenirler. Çoğunlukla yalnız olan leoparlar çiftleşmek için iki yılda bir kısa süreliğine bir araya gelirler. Çeşitli habitatlara da çok iyi uyum sağlayabilirler. Ayrıca çok hızlı koşarlar, saatte 58 km’ye kadar ulaşabiliyorlar.

Nerelerde rastlanıyor, rastlanmaktaydı? Sahraaltı Afrika, İran, Hindistan ve Sri Lanka, Cava Adası, Güneydoğu Asya, Rusya, Çin, Türkmenistan ve Arap yarımadasının yanı sıra Türkiye’nin güneybatısında da bir alttüre rastlanıyor ya da belki rastlanmaktaydı demek daha doğru: Panthera pardus’un alttürü, yani bir tür leopar olan Anadolu Parsı buralarda görülüyor. Ancak bölgenin leopar nüfusu taksonomik açıdan pek de iyi belgelenmiş değil: Türkiye’dekiler Anadolu Parsı, İran Parsı ya da her ikisi birden olabilir. Kimilerine göre, bu karışıklık iki alt türün coğrafi sınırının Orta Anadolu’dan geçmesinden kaynaklanıyor. Türleri tespit etmek de o kadar kolay değil, çünkü nesilleri tükenmenin eşiğinde. Türkiye'deki leoparlar, bilimsel sınıflandırma yapılmadan ve ekolojileri araştırılıp ortaya çıkarılmadan önce bile yok olabilir.

V: Leoparlar antik çağlarda çok büyük olasılıkla Avrupa'da yaşadılar. 600 bin yaşında olduğu tahmin edilen en eski leopar fosili Avrupa'da bulundu.

Ç: Aynı zamanda Anadolu'daki varlıkları da çok eski çağlara gidiyor. Yaklaşık 9 bin yıllık bir yerleşim olan Çatalhöyük'te bir hayli rağbet gördükleri, duvar resimlerine ve heykellere konu oldukları bilinir. Ayrıca, Homeros, İlyada’sında bir leopar avını anlatır.

Roma zamanında, Ortaçağ’ın başlarına kadar, Anadolu’da yüzlerce leopar, ayrıca Asya aslanları ve Hazar kaplanları yakalanmıştır. Leoparlar Romalıların “arenası”nda da çok revaçtaydı; yakalanmaları için kullanılan taş tuzakların kalıntıları Toros Dağları'nda bugün hâlâ görülebilir.

O zamanlardan beridir leoparlar sürekli avlanmakta – kâh derileri için kâh eğlence olsun diye, kâh güç gösterisi için kâh güvenlik gerekçesiyle.

Daha yakın bir geçmişten bir örnek verirsek, Mantolu Hasan olarak tanınan Hasan Bele adlı bir avcı, 1939-1950 arasında tek başına en az 15 leopar öldürmüştür.

Günümüze gelecek olursak, en son bir leopar 2013’te Kaçkar Dağları’nda fotokapana yakalanmıştır. Bununla birlikte, Doğa Derneği’ne göre, 2006 ve 2018 arasında, güneydoğu Toroslar’da leopar izlerine rastlandığına dair çeşitli kanıtlar olabilir.

V: Umarız bu doğrudur.

Ç: 2012’de, sınırlı sayıda basılan madeni 1 liraların bir yüzünde, nesli tükenmekte olan Anadolu parsının görseli yer almıştır. Ayrıca 2009’da İngiltere’de de nesli tehlike altındaki türler serisinde, 3 poundluk pullarda yer almıştır.

V: Önceki programlarımızda Hawaii, İzlanda, Madagaskar ve Avustralya’dan nesli tükenmiş ya da tükenmekte olan türlerin öykülerine yer vermiştik, bugün ise Anadolu’daydık.

Ç: Dünyanın farklı köşelerinde, bambaşka türler bugün avlanma, yaşam alanlarının daralması ve iklim krizi gibi sebeplerle insanlık eliyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Paris’teki Yokoluş İsyanı protestocuların pankartında yazılı cümleye biz de can-ı gönülden katılıyoruz: Türlerin 6. kitlesel yokoluşunu durdurun!

V: Bugünkü şarkımız Queen’den. Fredie Mercury’nin kedisi Delilah için yazdığı şarkı.

Kapatmadan önce, yorumları için Özge Çelik’e, Açık Radyo’ya ve dinlediğiniz için size teşekkür ediyoruz.

Bize Instagram ve Facebook’tan ve [email protected] adresinden ulaşabilirsiniz.

V: Ben Virginia Elena Patrone,

Ç: Ben Çiğdem Fidan.

V&Ç: Gezegendeki her şey! Çok güzelsiniz ve sizi seviyoruz!

 

Kaynaklar:

 

Playlist:
Şarkıcı / YorumcuParça AdıAlbüm AdıSüre
Queen
Delilah
Innuendo
3:43