Rüya Aygüneş'le söyleşi: Sen iklimin resmini yapabilir misin Greta?

07 Mart 2019
Fotoğraf: Açık Radyo

Açık Gazete'nin konuğu ressam ve 'Nina ve Radyo’nun Maceraları'nın 9 yaşındaki yazarı Rüya Aygüneş.

Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

(5 Mart 2019 tarihinde Açık Radyo’da Açık Gazete programında yayınlanmıştır.)

 

Ömer Madra: Bu sabah özel bir konuğumuz var, Rüya Aygüneş. Hoş geldin Rüya!

Can Tonbil: Hoş geldin!

Rüya Aygüneş: Hoş bulduk!

ÖM: Rüya Aygüneş - dinleyicimiz, aynı zamanda yazar sayılabilir.

CT: Çizer de diyebilir miyiz?

ÖM: Diyebiliriz, hatta ressam da diyebiliriz. 'Nina ve Radyo’nun Maceraları' kitabı da Yeni İnsan Yayınevi tarafından 2017’de yayınlanmıştı. İllüstrasyonlar ve çizimler de Rüya’nın kendisine aitti. Barış işareti şeklindeki radyo çizimiyle bizi sonsuza kadar mutlu etmişti. Yani radyoyu barış sembolü olarak göstermesiyle bizi fethetmişti Rüya.

25 Mart 2018/15. Dinleyici Destek Özel Yayını

CT: Evet Rüya ile en son konuştuğumuzda 8 yaşındaydı ve ilkokul 3’e gidiyordu.

RA: İlkokulda 8 yaşındaydım, 3.sınıftaydım Nina ve Radyo’nun Maceraları’nı yazdığımda, şimdi 9 yaşında ve 4.sınıftayım.

CT: Muhteşem!

ÖM: Burada Rüya ile ilk görüştüğümüzde “Sen kaç yaşındasın, 9 mu?” dedim, “Hayır 8,5!” dedi.

CT: Ama o 9 oldu galiba?

RA: Evet. Şu anda 9,5 gibi bir şeyim!

ÖM: Her çocuk biraz büyütür yaşını, ama o normalini, gerçeğini söylemişti.

CT: Evet. Seni bu saatte konuk etmemizin sebeplerinden bir tanesi yolda okula gitmeye çalışan genç dinleyici dostlarımızın da belki senin sesini duyabileceği idi. Ve bir çağrımız da olacaktı aynı zamanda ondan bahsederiz ama çağrıdan önce son gelişmeler nedir, neler var hayatında? Yeni düşünceler, yeni fikirler, yeni projeler var mı? Onu soralım, nasıl gidiyor hayat?

RA: Var. Resim çiziyorum evde mesela, onlarla sergi yapmayı planlıyorum ve yeni kitaplar aklımda hep. Düşünceler çıkıyor, ve yeni kitaplar gelecek mi bilmiyorum ama böyle hep düşünüyorum: kitap nasıl olsun diye. Okulumuz vardı ya, okulumuzla ilgili bir kitap çıkarmak istiyorum kısa zaman içinde.

CT: Konumuzun ne olduğundan da bahsetmek ister misin, dinleyicilerimizi daha fazla sabırsızlandırmamak için?

RA: Olur.

ÖM: Bir de tablomuz var.

CT: Evet tablomuzdan da bahsederiz daha sonra.

RA: Ben konumuzun ne olduğunu açıklayayım, çevre sorunları, yani iklim krizi. Greta Thunberg diye bir kız var ve ondan da bahsedeceğiz. Ben ilk başta kendimden bahsedeyim.

CT: Lütfen.

RA: Ben küçükken Greta Thunberg bu konuları açmadan önce çok kafama takıyordum iklim krizini ve “Ben başkan olmak istiyorum” diyordum. Çünkü bu sorunları belki büyüyünce başkan olup çözebilirim diye düşünüyordum ama hiç gerek yokmuş, onu bana Greta Thunberg düşündürdü, anlattı.

ÖM: Nereden anladın başkan olmaya gerek olmadığını?

RA: Greta Thunberg şimdi başladı bile ve başkan olmama ya da büyümeme gerek yokmuş, onu da anlattı.

ÖM: Evet ilginç. Yani 15 yaşındaydı başladığı zaman – geçen Ağustos ayında, değil mi? Radyoda epey konuşmasını yaptık bunun, hâlâ da yapmaya devam ediyoruz. Greta tek başına okul kırıp gidip İsveç parlamentosunun ana kapısının önünde oturma grevi yapmaya başladı, hâlâ da yapıyor Cuma günleri. Tek kişilik grev kısa zamanda bütün dünyada büyük bir harekete dönüştü.

RA: Şaşırttı...

ÖM: Şaşırttı hakikaten, herkesi şaşırttı, belki bir tek biz en yakından takip ettiğimiz için o kadar şaşırmadık. Baştan beri kuvvetle destekliyorduk ve takip etmeye çalışıyorduk.

CT: Açıkça konuşayım ben şaşırdım, özellikle son zamanlardaki gelişmelere şaşırdım. Çünkü genç öğrenciler de artık sokaklara çıkmaya başladılar ve iklim kriziyle alakalı taleplerini dile getirir haldeler şu anda. Dünyanın dört bir tarafında, Türkiye’de de aynı zamanda bu hareketleri görebilmek mümkün yakın zaman içerisinde. Bununla alakalı olarak çeşitli öğrencilerin –o şekilde düşünmüştük– anaokullu, ilkokullu, ortaokullu, liseli arkadaşlarımızın, çocukların ve gençlerin çizimlerini, resimlerini, tasarımlarını...

RA: ... Açık Radyo’ya göndermek

CT: Aynen öyle, Açık Radyo’ya göndermelerini istiyoruz.

RA: Ben de başlangıç olarak bu resmimi getirmek istedim.

ÖM: Evet son derece ilginç bir resim var elimizde, şimdi tam radyoda anlatılması gereken bir şey, bir tablo bu...

RA: İklim krizi ve çevre sorunları...

ÖM: Sen anlatsana, anlatılabilir mi bilmiyorum bu resim ama.

RA: Ben bu resmimi iklim krizi ve çevre kirliliğinden dolayı yapmıştım, hâlâ düşünüyorum, böyle "Bu ne ya, iklim krizi neden böyle hızlıca yaptılar ki?" falan diye her gün düşünüyordum. Sonra bunu yapmak istedim. İlk başta böyle her gün güzel ağaç çizmek istiyordum ama bir türlü çizemiyordum. Sonra ben normal bir ağaç çizeyim dedim, sonra dışarıya baktım, pis ve kötü bir görünüm vardı. Bir gün sabah bu resmi yapmadan önceki gün böyle Şişli, çok kötü kokan bir hava durumu vardı ki bu hava durumuna benzemiyordu, kirlilik gibiydi. Ben de bu resmi birazcık değiştireyim dedim. İnsanlar böyle baksın, bunun ne olduğunu anlamaya çalışsın ve onlar da bir beyin fırtınası yapsınlar, bunun ne olduğunu birazcık düşündüreyim. Eğer bulursalar cevabını, o zaman düşünsünler iklim krizinin ne olduğunu diye ben de birazcık kirlilik yaptım resmime.

ÖM: Evet mavi bir gökyüzünün üzerinde...

RA: ... Böyle siyah noktalar.

ÖM: Kocaman noktalar var değil mi, kapkara?

RA: Onlar da işte çevre kirliliğinin bir şeyleri işte, çöp mesela, havada uçuşan poşetler filan...öyle düşündüm.

ÖM: Evet bayağı ilginç bir resim, yani o ağacın etrafında da var ama tabanında da yeşillik, çimen var ama o da belli ki –

RA: Bayağı kirlenmiş!

ÖM: Hava da yer de bayağı kirlenmiş durumda evet. Peki bir de kitap yazmayı düşünüyorum dedin?

RA: Evet, ilk başta şunu söyleyeyim, ben sınıfımdaki, hatta okulumdaki herkese sordum “Greta Thunberg’i tanıyor musunuz?” diye ama hiç kimse “Tanıyorum” demedi, hatta babamın arkadaşlarına da sordum, onlar da tanımıyor. Mesela babamın işyerinde olan kişilere falan da sordum, onlar da tanımıyordu ve bu beni bayağı düşündürdü. Ben de kitap yazayım, duyurular yapayım ve böylece herkes tanısın Greta Thunberg’i ve iklim krizine karşı çıkalım diye düşündüm. Böylece kitap yazmaya karar verdim.

ÖM: Nasıl bir kitap düşünüyorsun?

RA: Gerçek şeylere hayal katarak, kahramanı da Greta Thunberg olacak, öyle birkaç macera geçecek, sonra iklim kriziyle baş edecek, öyle bir kitap yazmaya karar verdim.

ÖM: Valla çok heyecan verici! Peki buradan da –kampanya diyemeyeceğim de– bir çağrımız olacak.

CT: Bir çağrımız var, yani senin dediğin şey çok önemli; arkadaşlarına anlatıyorsun fakat arkadaşların, hatta babanın arkadaşları bile bu konuyla alakalı pek fazla birşey bilmiyorlar, ne Greta Thunberg’le alakalı, ne de şu anda dünya genelindeki öğrencilerin istekleriyle. Bu iklim kriziyle alakalı istekleriyle alakalı pek fazla bir şey bilmiyorlar. Bir diğer taraftan baktığın zaman, senin gibi düşünen birçok öğrenci de var: Türkiye içerisinde de var, bize ulaşmaya çalışan da var, bizi dinleyen ve bu konuyla alakalı kafasında soru işaretleri olan ve bir şeyler yapmak isteyen öğrenciler de var. Onlara da aynı zamanda bir çağrı yaparak kendilerinin yalnız olmadığını nasıl hissettirebiliriz, nasıl Rüya gibi, başka arkadaşların gibi düşünen genç insanlar var, bunları nasıl gösterebiliriz dediğimiz zaman da biraz yaratıcı taraftan yaklaşalım dedik olaya, bu duruma ve o yüzden de bir çağrıya çıkalım dedik. ‘İklimin Resmi’ ismini taşıyan bir çağrıyı yapıyoruz burada. Şimdi onunla alakalı bir kolay hazırladık, onu dinleyelim istiyorsan hep beraber.

Sen iklimin resmini yapabilir misin Greta?

Rüya Aygüneş

Açık Gazete gezegenimizdeki iklim krizinin resimlerini topluyor. Dünya çocukları dünya ikliminin gidişatından derinlemesine kaygılı. Yeryüzünün karşı karşıya bulunduğu en büyük tehlike olan iklim felaketine doğru dörtnala gidilen bir ortamda onlar da iklim krizi ve çareleri üzerine duyduklarını ve düşündüklerini resme döküyor. Anaokullu, ilkokullu, ortaokullu, liseli çocuklar ve gençler çizimler, resimler, tasarımlar, illüstrasyonlar ve kolajlar hazırlıyor. Açık Gazete her Perşembe ve Cuma günleri çağrısına kulak veren çocukların isimlerini duyuruyor, Açık Radyo’ya gönderilen resimleri internet sitesinde düzenli olarak sergiliyor.

Resimlerinizi gönderebilmeniz için mail adresi: [email protected]

ÖM: Böyle işte!

CT: Aynı zamanda Açık Gazete içerisinde önümüzdeki 15 Mart tarihinde dünya genelinde protesto grevine gidecek öğrencilerle görüşecek genç muhabirlere de ulaşmaya çalışıyoruz Japonya’dan Yeni Zelanda’ya, ABD’den Fransa’ya, İsveç’ten Almanya’ya kadar. Aynı zamanda Türkiye’de de bu iklim için uyarı eylemleri olacak, bu öğrencilere ulaşıp onlara da aynı şekilde bu çağrıyı yapıyoruz. Eylem öncesinde eğer katılacaksanız ya da herhangi bir şekilde böyle bir niyetiniz varsa o sizi ilgilendiren bir şey, sizin kararınız, sizin bileceğiniz bir şey ama bu yaratıcı ürünleriniz, tablolarınız, resimleriniz için de hem liselere, hem ortaokullara, hem ilkokullara yapılacak olan bir çağrı. Şimdi ilkini yaptık, bu çağrıyla beraber yaygınlaştırmaya çalışıyoruz: “Tek değilsiniz! Sizin gibi düşünen çok fazla arkadaşınız var!”

ÖM: Evet çocuk muhabir arkadaşlarımız da olacağını umut ediyoruz, her tarafa uzanmaya çalıştık, önümüzde 10 gün var, 15 Mart’ta büyük bir grev var bütün dünya çapında, 4 kıtada birden ve giderek katılan çocuklarla gençlerin sayılarının da hızla arttığını görüyoruz. Biz de Avustralya’dan, Yeni Zelanda’dan, Japonya’dan İngiltere’ye, Fransa’ya kadar uzanmaya çalışıyoruz. Hatta torunumu bile bu işle görevlendirmeye çalışıyorum, bakalım daha ikna olmadı, üniversite 1. sınıfta ama okulu kırması lazım!

RA: Bir şey daha söyleyebilir miyim?

ÖM: Tabii.

RA: İklim kriziyle ilgili birkaç şey daha var, mesela mozaik kuyruklu fare diye bir tür var ve o iklim krizinden dolayı yok oldu diyelim ve böyle giderse bütün hayvan türleri yok olabilir ve hatta insanlar da. Şöyle bir şey var, siz yaşamışsınız, büyümüşsünüz ve hayatınızı yaşamışsınız ama bizim daha yaşayacak bayağı günlerimiz var, yıllarımız, aylarımız, hatta bayağı ömrümüz var ama biz bunları eğer iklim kriziyle baş edemezsek hiç yaşayamayacağız, yaşlanamayacağız hatta! Belki, ne bileyim – büyüyemeyeceğiz bile...

ÖM: Evet en temel haktan, yaşama hakkından yoksun bırakmış oluyor bir önceki nesil, yani bizim kuşak sizi.

RA: Bu da bizim hakkımız değil mi?

ÖM: En temel hakkınız, yani yaşamak ve yaşlanmak hakkından daha temel bir şey düşünemiyorum. Onun için de işte bu gençlerle çocuklar ayağa kalktılar. “Dönmeyeceğiz bu işi halledene kadar ve büyükler karar alıp bu iklim krizine kriz diyene, bunun için çok önemli tedbirler alana kadar” diyorlar. Bilim insanları en fazla 12 yıl var diyorlar eğer çok ciddi tedbir alınmazsa geri döndürülemez bir noktaya varırız, ondan sonra iklim kontroldan çıkar diyorlar. Sen epey zamandan beri takibindesin bunun anladığım kadarıyla, öyle değil mi?

RA: Evet.

CT: Buradan da bu çağrıyı tekrar dile getirelim. Bu broşürlerini, afişlerini, kolajlarını, resimlerini yapıp göndermek için [email protected] adresi açık. Biz buradan Perşembe ve Cuma günleri gönderen öğrencilerin isterlerse isimlerini duyuracağız. Aynı zamanda Açık Radyo’nun internet sitesi üzerinden de bu resimleri paylaşmak istiyoruz. Gönderildiği zaman da bunu diğer öğrencilerle, diğer gençlerle beraber ne olduğuna dair oturup konuşabilme fırsatı da bulacağız belki. Bu çağrımız hem öğrencilere, hem öğrencilerin büyükleri olan yakınlarına: Kendi etrafındaki öğrencilere bu duyuruyu yapabilirler, bu durumdan bahsedebilirler, bu kaygılarla düşünen ve bir şeyler paylaşmaya çalışan yakınlarında insanlar varsa onlarla. Aynı zamanda ikinci bir çağrı da yapalım, dünya genelinde 15 Mart’a katılacak olan öğrenciler varsa bu öğrencilerle Açık Radyo da temasa geçmeye çalışıyor, ne olup ne bittiğini dünya genelinde ve Türkiye’de anlatmaya çalışıyor. Bu iki çağrımızı da yapmış olalım şimdi.

ÖM: Rüya, bir de şunu sorayım, Greta’yı nasıl fark ettin sen?

RA: Açık Radyo’yu dinleyerek. Haberlerde hergün bahsediliyordu. Babamla ben düşündük, “Bu da kim?” dedik ve haberleri ve Açık Radyo’yu iyice takip etmeye başladık. Böylece Greta Thunberg’i iyice tanıdım.

ÖM: Şimdi ABD’de de böyle mesela senin yaşında filan da çocukların katıldığı bir hareket var.

RA: Evet bir tane kız varmış, adını tam olarak hatırlayamıyorum ama

ÖM: Magdalena...

RA: Hah! Magdalena da aynı şekilde abisiyle böyle iklim krizine karşı şey yapıyor, mücadele ediyor. Amerika’dan böyle bir çocuk daha vardı, yani bütün ülkelerden çocuklar artık karşı çıkmaya başlıyor iklim krizine.

ÖM: Sen de bayağı bizim gibi takip ediyorsun, bu da bayağı heyecan verici bir şey doğrusu! Bir yandan bizi sürekli olarak işte içimizi karartıyor filan diye eleştiriyorlar, kısmen de haklılar tabii ama biz her zaman da senin gibileri, Greta gibileri ve bu konudaki kendi haklarını korumak zorunda olan ve bunun için de ayağı kalkan insanları da her zaman konu ve konuk ediyoruz. Yani bu programın ilk yarım saati bittikten sonra gene yürekleri dağlayacak, fena yapacak bir sürü haberimiz var. Okyanuslarla ilgili var, ormanlarla ilgili var, yani Avrupa’daki azalan, kesilen kadim ormanlar, Avustralya’daki sıcak dalgaları filan...bu önlenemezse çok çok az vaktimiz kaldığını gösteren bir sürü haber. Artık biz bile yetişemez hale geldik yani her sabah bununla uğraştığımız halde. Onun için bizimle olmandan dolayı çok mutluyuz ve bu çağrıyı da bir kez daha tekrarlayalım.

CT: Seni de özlemiştik, aynı zamanda onu da söyleyelim. Çocuklar iklim gidişatından derinlemesine kaygılı diye çıktığımız aslında bir mesajımız var. Yeryüzünün karşı karşıya bulunduğu en büyük tehlike iklim felaketine doğru dörtnala gidilen bir ortamda onlar da iklim krizi ve çareleri üzerine duyduklarını ve düşündüklerini resme döküyorlar diye başlıyoruz.

ÖM: Evet yani anaokulundan da, hiç okula gitmese de, ilkokul, ortaokul, lise ... artık kim varsa ...

RA: ... Gelsin!

ÖM: Evet, gelsin diyoruz. Sen başlatmış oluyorsun bu şekilde yani.

CT: Buradan okullara da aynı şekilde çağrıyı yapalım, öğretmenlere aynı şekilde çağrıyı yapalım.

RA: Zaten sınıf sınıf, böyle panolar hazırlayıp sınıf sınıf gezeceğim okulumda, diğer okullara, iyice böyle haberdar edeceğim bu şekilde. Böylece belki başarabiliriz.

CT: Herkes elinden geleni yaparsa, üstüne düşeni yaparsa hem büyükler hem de küçükler olarak...

ÖM: Büyüklerden emin değilim ama!

CT: Ben de!

RA: Ben de! Çünkü onlar sorunu yaşamıyor ki!

CT: İleride de yaşamayacaklar muhtemelen!

ÖM: Onlar “Biz nasıl olsa yaşadık, boş ver, gerisi önemli değil!” diyorlar.

RA: Ama bizim hayatımız yok oluyor!

ÖM: Bunu değiştireceğiz beraber, el birliğiyle. Rüya Aygüneş çok teşekkür ederiz bizimle beraber olduğun için. ‘Sen iklimin resmini yapabilir misin Greta?’ diye başlayan bir başlıkla çağrımızı da yapıyoruz, sürekli duyuracağız. Seni de her zaman, ne zaman boş vaktin olursa burada görmek bize mutluluk verecek yani.

CT: Yeni çalışmalarını, yeni kitap projelerini duymak da aynı zamanda bizi oldukça mutlu etti. Merak eden dinleyicilerimiz de vardı. Bu arada kitap satışları iyi gidiyor mu diye böyle ticari bir soru sorayım. Nasıl gidiyor? En son fuarlarda görmüşler seni, öyle diyorlar.

RA: İyi. 300 kitap satılmıştı.

CT: Ooo!

RA: Özel birileri gelmişti, sonra 300 kitap almıştı, gitmişlerdi. Aslında iyi gidiyor.

ÖM: Nina ve Radyo’nun Maceraları bende imzalı var “Arkadaşım Ömer’e sevgilerle, Rüya Aygüneş” diye. Çok etkileyici bir kitap olduğunu söylemeliyim. Ayrıca son sayfasında bir de not var: “Yazar, bu kitaptan elde ettiği telif gelirini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fükeltesi’ndeki Kedi Kreşi’ne bağışlamıştır” diyor. Telif kedilere!... Aynı zamanda müziklerini de o QR denen özel teknikle dinlemek mümkün kitabın bazı sayfalarında. Çoğu da Açık Radyo’dan dinlenerek alınmış değil mi?

RA: Evet, sevdiğim şarkılardan aldım.

ÖM: Harika! Peki çok teşekkür ederiz.

CT: Haberlerini bekliyoruz.

ÖM: Haberlerini bekliyoruz, haberleşme içinde olacağız zaten Rüya.

RA: Tamam.