Kızılderili Masalları

05 Şubat 2019
Fotoğraf: Getty Images

Eğer bu masalları da aforizmaları okuduğumuz gibi okursak, her bir masalın merkezinde yalnızca 'cesaret'in yer aldığını zannedebiliriz örneğin; aslında cesaretin sabır, kararlılık, neşe, akıl ve bilgelikle kol kola hareket ettiğini görmezden gelebiliriz!

Okuma alışkanlıklarının değiştiğine, nispeten uzun, görselsiz yazılara gösterilen 'sabrın' giderek daha da kısaldığına dair araştırmalar yayımlanmaya devam ediyor. Diğer bir deyişle, sosyal medyanın da ezici etkisiyle, artık aforizmalardan kurtuluşumuz yok gibi görünüyor! Aslında aforizmalarla, özdeyişlerle yeni yeni karşılaşmıyoruz tabii ama artık içlerini doldurduğumuz pek söylenemez sanırım. Öyle olsaydı, bir şekilde aklımızın bir köşesine yerleştirdiğimiz o meşhur Kızılderili sözünü dinler, ona göre hareket ederdik dünya üzerinde!

KaraKarga Yayınevi’nin 'Dünya Masalları Serisi' yeni yayımlanan 'Kızılderili Masalları’yla devam ediyor. Eğer bu masalları da aforizmaları okuduğumuz gibi okursak, her bir masalın merkezinde yalnızca 'cesaret'in yer aldığını zannedebiliriz örneğin; aslında cesaretin sabır, kararlılık, neşe, akıl ve bilgelikle kol kola hareket ettiğini görmezden gelebiliriz!

KIZILDERİLİ MASALLARI

der. William Trowbridge Larned

çev. Servin Sarıyer

KaraKarga, 2018, 162 s.

 

Dipnot: İsmail Gezgin, 'Masalların Şifresi' (Sel Yayıncılık, 2007) isimli çalışmasında, “Masallar toplumların bilinçdışındaki sembolik dille ifade bulurlar; yani masalları tam olarak anlamak için mutlaka bu sembolik dili çözümlemek gerekir,” diyordu ve 'Kırmızı Başlıklı Kız''Pinokyo' ve 'Külkedisi' örnekleri üzerinden masalların dilini çözümlemeye girişiyordu: “Toplumsal kuralların reddettiği yalanın açığa çıkmasını vurgulayan bu sembol [burnun uzaması ve yalan arasındaki ilişki], yalanın uzun burunla herkes tarafından görülebilecek ve fark edilebilecek bir suç olarak algılanması gerektiğini ifade eder. Kimsenin fark etmediğini düşündüğü anda aslında herkesin çocuğun yalan söylediğini anlayabileceğini, fark edebileceğini anlatır,”. Pinokyo’ya ilişkin bu cümleler şaşırtıcı gelmeyecektir belki ama Külkedisi’ndeki kabakların aslında 'sabır'ı temsil ettiklerini öğrenmek biraz durup düşünmeyi gerektirebilir! Gezgin’in 'Masalların Şifresi' adlı çalışmasını bir giriş kitabı olarak değerlendirmek mümkün; ne de olsa masallar yalnızca bu üç bilindik masalla sınırlı değil. İşte benzeri bir bakış açısıyla, bir anlamda 'ileri' okuma yapmak isteyenler için yakın bir zaman önce –neredeyse eşzamanlı olarak– iki kitap yayımlandı: Jack Zipes’ın 'Dayanılmaz Peri Masalı' ile 'Peri Masalları' ve 'Yıkma Sanatı' isimli çalışmaları... Bir taraftan çocuklar için klasik masal türünü ve uygarlık sürecini, diğer taraftan da türün kültürel ve toplumsal tarihini irdelediği bu iki çalışmasıyla Zipes, peri masallarının veya aslında hiçbir masalın göründüğü gibi olmadığını, sadece masal olmadıklarını anlatmaya çalışıyor. İçinde yaşadığımız toplumda var olan gerçekler ve yalanlar arasındaki uçurumun, en iyi, masallar tarafından yansıtıldığı görüşünü savunuyor.