Geçen Yılın Ardından/2018: Ocak-Şubat

24 Aralık 2018
Fotoğraf: Reuters

“Anlatılan senin hikâyendir”

Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

Doğumunun 200. Yılında, Karl Marx’ın kadim Roma şairi Horatius’tan biz insanlığa aktardığı bu veciz cümleyi, sizlere 2018’in kısa bir vakayinamesini hazırlamaya çalışan bizler, yani Vakanüvisiniz hakir Ömer Madra ve Tedrisat-ı Lisan-ı Âl-i Osmani kıraathanesinin daimi birinci sınıf talebesi bendeniz Can Tonbil, amentümüz olarak tarih dersanesi methalinin başköşesine koymak istedik.

 

Çünkü savaş, iklim felaketleri, hukuksuzluklar, isyan, çaresizce göç eden canlılar ve yaklaşmakta olan yokoluşun belirgin izleri ile dolu 2018 yılı, zengininden fakirine, insanından, bitkisine, gökyüzünden yeryüzüne her yerde herkese yakın geleceğin zorluğuna dair izleri beraberinde getiren bir yıl oldu.

 

İşte huzurlarınızda 2018 yılının önemli olaylarını kapsayan geleneksel Açık Gazete yıllık vakayinamesi.

OCAK 

Öncelikle küçük bir tashih ya da ilave ile başlayalım: 2017 yılının vakayinamesini, “Memleket, 2018’e oldukça karamsar, hatta biraz da özyıkımsal bir halet-i ruhiye içinde giriyordu, vesselam” diyerek bitirmiştik. Fakat geçen sene sadece memleket değil, bütün cihan bu halet-i ruhiye’den mustaripti desek, çok da yanılmış olmazdık.

 

Küresel gelir adaletsizliğinin bir önceki sene (2017’de) arttığını ifade ederek, yaratılan küresel servetin yüzde 82'lik bölümünün en zengin yüzde 1'lik kesimin cebine gittiğini açıklayan İngiliz yardım kuruluşu Oxfam, yeni yılın ilk raporunda, dünyanın fakir yüzde 50'lik kesiminde herhangi bir servet artışı gözlenmediğini duyurdu.

 

10 üyesinin 9'u erkek olan dolar milyarderleri kulübünün adı, vergi kaçırma, şirketlerin siyaset üzerinde artan etkisi, işçi haklarının uğradığı erozyon ve kemer sıkma politikaları gibi konular sahip oldukları medya kuruluşlarında görülmedi, gösterilmedi. Ama bazı durumlar için “Mızrak çuvala sığmaz” hale gelmişti denebilir.

 

Avustralya'nın Sydney kenti, 7 Ocak Pazar günü son 79 yılın en sıcak gününü yaşarken, aynı günlerde Güney Afrika’nin başkentlerinden Cape Town'da aylardır yağmur yağmayınca su kaynakları tükenme noktasına gelmiş, su karneye bağlanmıştı.

 

Namibya çöllerinde yılkı atları kuraklık ve sussuzluktan ötürü öbek öbek ölürken, Sahra Çölü'ne yağan karın kalınlığı 40 cm’yi geçiyordu. Japonya başkenti Tokyo’da kar, Fransa’nın başkenti Paris’te yağmur hayatı felce uğratıyor; Hollanda, Belçika, Almanya, İngiltere, Kuzey İrlanda, İskoçya ve Almanya mevsim normalleri dışında seyreden iklim olaylarından nasibini alan Avrupa ülkeleri oluyordu.

 

Nijerya'nın kuzeydoğusundaki Borno eyaletinin Rann şehrinde, hava kuvvetlerine ait bir savaş uçağı evlerinden edilen siviller ve yardım görevlilerinin bulunduğu bir kampa “yanlışlıkla” saldırarak en az 52 kişinin ölümüne neden oldu. Afganistan başkenti Kabil’de bomba yüklü ambulansla düzenlenen intihar saldırısında en az 103 kişi hayatını kaybetti, 235 kişi yaralandı. Yine Kabil'de lüks bir otelin kalabalık restoranını hedef alan silahlı saldırganların en az 19 kişiyi öldürdüğü açıklandı.

 

Afganistan'da tırmanan saldırıların ardından, basın toplantılarından gazetecileri kovmaya başlayan başkan Trump, “Kimsenin bitiremediği işi biz bitireceğiz. Taliban’la barış görüşmesi yapmak istemiyoruz” derken, BM’nin Afganistan raporuna göre, 2017 yılında ülkede ölen ve yaralananların sayısı 10 bini aşmış, intihar saldırıları ve bombalı saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı rekor seviyeye ulaşmıştı.

 

Sürgit devam eden savaşların bir diğer “sahnesi” Suriye’de durum her geçen gün daha da kötüleşiyordu. Suriye İnsan Hakları Ağı, 2017 yılında aralarında okul, cami, sağlık merkezi ve sivil yerleşim alanlarının yer aldığı 898 sivil alan ve tesisinin hedef alındığını bildirdi. Bitmek bilmeyen savaşta sürekli yeni cepheler açılıyordu.
 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'nin Suriye'de 30 bin kişilik “sınır gücü” kuracağını açıklamasına tepki göstererek “Bize düşen de bu terör ordusunu daha doğmadan boğmaktır” dedi. Ardından, 20 Ocak’ta TSK ve – Türkiye destekli –  Özgür Suriye Ordusu grupları tarafından Suriye’nin  Halep ilinin Afrin ilçesi ile Azez ilçesine bağlı Tel Rıf'at kentine yönelik yeni bir askeri harekât başladı.

Askerî taarruzun barışçı amacını vurgulamak için barış sembolü “Zeytin Dalı” adı verilen operasyona yurt içinden ve uluslararası alandan tepkiler gelirken, medya mecraları, hayatını kaybeden asker ve sivil insanların haberleri ile doluydu.

 

Türk Tabipleri Birliği’nin “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” bildirisi, yurt içinden gelen tepkilerinden biriydi. Bildiri Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “terör sevicilik”le itham edildi. İçişleri Bakanlığı TTB hakkında suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı. Açıklamalardan birkaç gün sonra, aralarında TTB Başkanı Raşit Tükel'in de bulunduğu 11 kişinin evine polis baskını düzenlendi.

Birliğin Merkez Konseyi üyeleri, “terör örgütü propagandası yapmak ve halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” iddiasıyla sabah saatlerinde gözaltına alındı.

 

Bir diğer taraftan da, akademisyemlerin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisinin ikinci yıldönümünde yargılamaların sürdüğü adliye önünde yapılan açıklamada “Barış istemek suç değildir, Barış talebi yargılanamaz diyoruz” deniyor, gerekçesiz atıldıkları işlerine iade edilmeleri talebiyle başladıkları sınırsız açlık grevinde 300 günü deviren eğitimciler Semih Özakça ve Nuriye Gülmen eylemlerine devam ediyordu.

 

Yeni yılın ilk ayında Erdoğan'ın şikâyeti üzerine, yine Erdoğan'ın, çizer Latuff'un karikatürlerini sansürletmek istediğine yönelik haberlere erişim engeli getirilmiş, 102 kişinin öldürüldüğü 10 Ekim 2015 Ankara Garı Katliamı haberi nedeniyle gazetecilere açılan davalar da yine bu ay düşürülmüştü.

 

Anayasa Mahkemesi tutuklu gazeteciler Mehmet Altan ve Şahin Alpay'ın tahliyelerine karar verirken, Cumhuriyet gazetesine açılan dava kapsamında tutuklu bulunan Murat Sabuncu, Akın Atalay ve Ahmet Şık’ın, AYM’nin Turhan Günay kararını emsal göstererek yaptığı tahliye başvurusu oyçokluğuyla reddedildi.

 

OHAL’in 6. Kez uzatılacağı Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ tarafından duyurulurken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, MHP'nin Cumhurbaşkanı adayı göstermeyeceğini, Yenikapı ruhuyla Erdoğan'ın destekleneceğini ilan ediyordu.

 

Sıcakla, savaşla, kurakla, açlıkla, adaletsizlikle, isyanla hemhal olmuş bir dünya manzarası yeni yılın ilk ayında da arkaplanı oluşturmaya devam etti.

 

ŞUBAT

Columbia Üniversitesi ve çevre örgütlerinin yaptığı yeni araştırmada, “Karbon emisyonları mevcut yörüngesinde devam ederse her yıl fazladan 660 bin göç başvurusu olacaktır” denildi. Ki halihazırda, binlerce insan göç yollarında daha iyi bir hayat için dünyanın dört bir tarafından hareket halindeydi –  Üstelik, çoğu zaman hayatları pahasına.

 

Libya açıklarında bir teknenin alabora olması sonucu, çoğunluğu Pakistanlı yaklaşık 90 göçmenin cansız bedenleri sahile vururken, Hakkâri'nin Şemdinli İlçesi'nden Türkiye'ye giriş yapmak isteyen 3’ü çocuk, 1’i kadın 5 kişi donarak ölüyor, cenazeleri geldikleri topraklara geri gönderiliyordu.

 

Dünyanın bir diğer köşesinde Kongo’da yaşanan iç karışıklık ve çatışma durumlarından ötürü binlerce insan evlerini terkerek komşu ülkelere sığınmaya devam ediyor, Dünyanın turizm cennetlerinden Maldivler de benzer bir siyasi kaosa sürükleniyordu. Ülkede yaşanan siyasi krizden dolayı hükümet 15 günlük olağanüstü hal ilan etti. Ordu, Yüksek Mahkeme'ye el koyarken, eski Başkan Maumoon Abdul Gayoom tutuklandı.

 

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Myanmar’ın Arakan bölgesindeki Rohingya köylerinin üzerinden buldozerle geçildiğine dair uydu görüntülerini paylaşınca, Myanmar yönetimi "Köyleri yeniliyoruz" dedi. İnsan Hakları İzleme Örgütü ayrıca Çin’in Şincan bölgesinde devletin bireyler hakkındaki verileri toplayıp ihbar eden bir bilgisayar programının işaret ettiği zanlıları gözaltına almaya başladığını açıkladı.

 

Enflasyonun yüzde 13 bine ulaştığı Venezuela'da nakit sıkıntısı ve biriken borçlar nedeniyle gıda ithalatı kesintiye uğradı; ülkede bir yanda evlerini terkedip komşu ülkelere sığınan vatandaşlar, diğer yanda yiyecek bulmak için dilenmeye başlayan insanların görüntülerine şahit olmaya başladık.

 

Uzun süredir iç savaşla ve beraberinde gelen salgın hastalıklar ve kıtlıkla mücadele eden Yemen'de 22 milyon iki yüz bin kişinin (yani ülke nüfusunun neredeyse yüzde 80’inin) acil yardıma ihtiyaç duyduğu açıklandı. Dünya gündemi de bir diğer taraftan, yardım için çeşitli kriz bölgelerinde bulunan görevlilerin karıştığı cinsel istismar olayları ile sarsıldı.

 

Florida'da 17 kişinin öldürüldüğü okul saldırısından kurtulan 18 yaşındaki Emma Gonzalez adlı lise öğrencisinin, silah denetimi düzenlemesine karşı çıkan Ulusal Tüfek Derneği’ni sert bir şekilde herkesin önünde eleştirdiği günlerde, ABD Başkanı Donald Trump, Savunma Bakanlığı Pentagon'dan Washington’da görkemli bir askeri geçit töreni düzenlemesini istiyordu.

 

Kilis ve Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde okulların yarıyıl tatili, hemen yanıbaşlarında devam eden savaş ve ilçeye düşen bombalar nedeniyle bir hafta uzatıldı. Savaş tatilde de devam ediyordu.

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı’na ilişkin, “Halkımın bu olaya yaklaşımını görüyoruz. Şehit ailelerinin yaklaşımını görüyorum. Tabanımız ‘bizi de Afrin’e gönder’ diyor. Böyle bir ruh var” derken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, dualarla ‘Cenabı Allah’ın 12’den vurdurduğunu’ söylüyordu. Savaşta kimyasal silah kullanıldığı iddiaları geliyor ve hemen reddediliyordu.

 

Suriye İnsan Hakları Ağı (SNHR), Esad rejiminin ablukasında, Doğu Guta’da Kasım 2017 - 24  Şubat 2018 arasındaki tarihlerde girişilen saldırılarda 1121 sivilin öldüğünü bildirdi. Doğu Guta için, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, "Tüm savaş faaliyetlerinin acilen askıya alınması" çağrısı yaptı ve kuşatma altında yaşayan halk için "Yeryüzünde cehennemi yaşıyorlar" dedi.

 

Savaşta bir biçimde yer alan ülkelerin pozisyonları da belirginleşiyordu. İsrail'in Suriye'deki İran hedeflerine saldırısıyla gerginlik üst düzeye tırmanmış, 2011 yılından bu yana devam eden iç savaşı uzaktan takip etmeyi tercih eden Çin, süreçte artık aktif katılım göstereceğini ilan etmişti.

 

Suriye'de rejim yanlısı grupların SDG ile aralarında çıkan çatışmaya ABD’nin de karışması ile yüzlerce milis ölmüş, Astana anlaşması çerçevesinde Suriye'de çatışmasızlık bölgesi ilan edilen İdlib'de ateşkesi denetleyecek Türk askerleri gözlem noktaları inşa etmeye devam etmişti.

 

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyelerinin, savaş karşıtı açıklamaları dolayısıyla gözaltına alınmasına tepkiler çığ gibi büyüyordu. Uluslararası beş hekim örgütünün yöneticileri gözaltıları kınamış, Barış bildirisine imza attıkları için Ankara Üniversitesinden ihraç edilen akademisyenler, TTB'ye destek ziyaretinde bulunmuş ve DİSK, KESK, TMMOB üyeleri desteklerini açıklamıştı.

 

"Brot für die Welt" (Dünyaya Ekmek) örgütünün hazırladığı Sivil Toplum Atlası'na göre dünyada baskının arttığı 34 ülkeden  biri olan Türkiye’de gözaltılar devam ediyordu. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) bileşenlerine yönelik operasyonda gözaltına alınan parti eşsözcüsü Prof. Onur Hamzaoğlu ve Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Genel Başkan Vekili Fadime Çelebi tutuklandı. CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu, MİT TIR'ları haberleri davasında “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini açıklamak” suçundan 5 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Gazeteci ve yazarlar Ahmet Altan ve Nazlı Ilıcak ile akademisyen Mehmet Altan'ın da aralarında olduğu altı sanığa "anayasayı ihlâ" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Gazeteci Deniz Yücel tahliye edildi.

 

Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel uzun bir tecrit ve tutukluğun ardından tahliye edilirken, Başbakan Binali Yıldırım, Almanya'da hükümetin kurulmasının ardından Türkiye'nin milli tank projesi Altay için bu ülkenin desteğini istiyordu.