24 Haziran Seçimlerinde Hayati Bir Konu Olan Sandık Güvenliğine Dair

08 Haziran 2018

Açık Gazete'de Oy ve Ötesi Yönetim Kurulu Başkanı Gözde Soytürk'le önümüzdeki seçimlerin önemini, bu seçimle ilgili bilmemizve dikkat etmemiz gereken önemli noktaları, Oy ve Ötesi'nin 24 Haziran seçimlerine yönelik hazırlıklarını, nasıl bir organizasyon içinde olduklarını ve hedeflerini konuştuk. 

08 Haziran 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

Oy ve Ötesi Türkiye’de katılımcı demokrasi anlayışının yerleşmesine yönelik projeler yapmayı hedefleyen bir sivil toplum kuruluşu. Bunu yaparken toplumun farklı kesimlerinden farklı inanç ve görüşlere sahip kişileri bir araya getirerek, onların birlikte tek bir amaç uğruna çalışmalarına elverişli ortam sağlayarak toplum bütünlüğüne katkıda bulunmayı amaçlıyor. Tarafsızlık ve bağımsızlık en önemli ilkeleri.

*

 

Ömer Madra: Seçimlere 2 hafta kaldı. Oy ve Ötesi’nden Gözde Soytürk’le beraberiz. Türkiye’de seçim güvenliği son derece büyük bir önem kazanmaya başladı. Oy ve Ötesi ile daha önceden yakın görüşmelerimiz de olmuştu, taa 2014 kurulmuş, kurucularından Sercan Çelebi ile de görüşmüştük. Gönüllülerden oluşan, şu anda da 50 bin civarında gönüllüsü de olduğunu bildiğimiz önemli bir şey. Misyonunu da şöyle özetliyor “Türkiye’de katılımcı demokrasi anlayışının yerleşmesine yönelik projeler yapmak, yaparken de toplumun farklı kesimlerinden farklı inanç ve görüşlere sahip kişileri biraraya getirerek tek bir amaç uğruna çalışmalarına elverişli ortam yaratarak toplumun bütününe katkıda bulunmak” diyor. Ne diyorsunuz? Okuduk da sizinle yapılmış mülakatı 2 gün devam etti Bianet’te, yararlandık da.

 

Gözde Soytürk: Öncelikle şöyle, en son seçimde 50 bin gönüllümüz vardı, en müşahitlik yaptığımız seçimde 50 bin gönüllümüz vardı. Referandumda bir mobil up yaptık ve bununla 127 bin kullanıcı, toplamda 200 bini aşkın gönüllü sayısı oldu Oy ve Ötesi olarak.

 

ÖM: Bu başlangıç meselesiydi, yani 200 bin gibi bir gönüllü tabii Türkiye’de çok sık görülen bir şey de değil. Ciddi bir rakam yani bir çeşit toplum hareketi halini almış bulunuyorsunuz.

 

GS: Aynı anda olmadı o 200 bin, böyle parça parça oldu ama farklı 200 bin kişi Oy ve Ötesi mutfağında bir şeyler yaparak bir şeylere katkıda bulundu.

 

 Can Tonbil: Özellikle bu erken seçim kararı siyasi partilerin hazırlıklı olmadığı zamanlarda gerçekleştiğine dair çeşitli haberler ve yazılar okuduk ama seçmenler de hazırlıklı değildi. Oy ve Ötesi hazırlıklı mıydı bu duruma? Nasıl bir durumla karşı karşıya kalındı?

 

GS: Yani şöyle referandumdan sonra biz önümüzdeki seçimde yapacağımız herşeyi aslında planlamıştık, farklı veriler elde ettik çünkü bir 20 bin sandıktan hiç veri alamadığımız yerler oldu. Buralarda kesinlikle saha çalışması yapılması gerektiğini, bunun için pilot ilçelerde organizasyon başlatmamız gerektiğini, tüm bu çalışmaları hedefe koymuştuk ama bizim için de çok erkendi tabii. Özellikle hiç olmadığımız yerlere gidiyoruz diye planladığımızda çok daha fazla zamana ihtiyaç vardı ama yine de çıktık. Şu an 81 ilde organizasyonu başlattık.

 

CT: 81 ilde? Muhteşem!

 

ÖM: Evet bu 24 Haziran seçimi için ilk 1 haftada 11 bin başvuru da olduğunu söylemiştiniz bu Çiçek Tahaoğlu’nun yaptığı mülakatta.

 

GS: Evet, şu an 15 bine yaklaştık ama kampanyamız aslında bugün başlıyor, tüm kayıtların yerleştirilmesi, bina ve sandık oturumları bugünden itibaren açılacak. Ondan sonra çok daha hızlı bir şekilde artış bekliyoruz gönüllülerimizden.

 

ÖM: 11 bin başvuru da 1 haftada bayağı yüksek bir sayı gibi gözüküyor değil mi? Yani umut verici olduğunu düşünüyorum ben, siz ne diyorsunuz?

 

GS: Evet, geçmiş seçimlere oranla çok daha yüksek. Çünkü maalesef bizde yumurta kapıya dayanınca diyoruz, yani son 1-2 haftada çok yüksek oranda talep oluyor. Öncesinde daha kaydı ilk açtığımız haftada 11 bin kayıt bizim için çok umut verici bir rakam.

 

CT: Bu seçimle beraber gelen bazı yenilikler de oldu, bunların arasında mesela seyyar sandık uygulaması var. Bu uygulamadan daha önce de geçtiğimiz referandumda çok konuşulan mühürsüz zarfların ve pusulaların geçerliliği konusu gibi birçok tartışma vardı. Bu gibi konularda nasıl bir çalışma yapıldı?

 

GS: Bu erken seçimden hiç belli olmadan, hiç gündeme gelmeden kanun değişti, ittifak yasası değiştirildi. Bu kanun çıkar çıkmaz biliyorduk ki genelgede birçok boşluk olacak ve bunların genelgede doldurulması gerekiyor. Seçimden habersiz bir dilekçe yazdık YSK’ya ve dedik ki “şu, şu, şu maddelerde genelgede çok daha detaylı ayrıntı verilmesi gerekiyor yoksa uygulamada farklılıklar oluşabilir, bu da farklı uygulamayla uyuşmazlık sebebidir. Yani sahada yine bir gerginlik olabilir, bilgi eksikliği olabilir. O yüzden bu konulara dikkat edilmesi ve genelgede bunların doldurulması gerekir” gibi bir dilekçeyle başvurduk. Bunun üzerine bu 5 maddeye biz yöneldik, 5 önemli madde, biri dediğiniz gibi mühürsüz pusulalar, ikincisi kolluk kuvvetleri, üçüncüsü taşıma-birleştirme, dördüncüsü binaların karıştırılması ve beşinci olarak da seyyar sandık. Tüm bu 5 önemli maddeye ayrıntı istedik, daha detaylı genelgede belirtilmesini istedik. Mühürsüz pusulalarda şöyle bir algı oluştu çıkan kanunda, hiçbir pusulayı ya da zarfı mühürlemeye gerek yok, zaten geçerli sayılacak. Halbuki kanun böyle demiyor, kanun diyor ki bütün pusulalar ve zarflar mühürlenmek zorunda ama bu algı maalesef ihmalen mühürlenmeyen pusulalar geçerli sayılacak gibi bir ibareden dolayı bir anda gündeme böyle oturdu. Biz bunun netleştirilmesini talep ettik. İhmalen mühürlenmediği takdirde geçerli sayılacak, fakat 1 pusula ya da 2 pusula mühürlenmesi için ne yapılacak? Mühürlemeyen sandık kuruluna ne yapılacak? Yaptırımı nedir? Çünkü bu bir suç; yani sandık kurulunun asli görevi bunun mühürlenmesi.

 

CT: Unutkanlık deyip geçilecek bir şey değil.

 

GS: Değil, unuttum deyip geçilecek bir şey değil, geçildiği anda tutanak tutularak suç duyurusunda bulunabilecek bir şey. İhmali böyle çok hafife alıp “unuttuk” diye olmasın şeklinde. El yazısı ile beyan yazacak şu an tüm sandık kurulları, sabahleyin “ben tüm pusulaları mühürledim” diyerek güne başlarken bunu yazacak ve not düşecek. Buna rağmen mühürsüz çıkarsa eğer 1 ya da 2 tane ise ve dışarıdan getirilmediği ispatlanamadığı bir durumsa, ona da şöyle bakıyorlar, 300 tane pusula var sandıktan çıkan ve 300 kişi de imza atmış. Yani 300 seçmen oy kullanmış 300 tane de pusula var. Bunların içinde 1 ya da 2 tane bu mühürlerken üst üste yapışan pusulaların yapışmaktan dolayı mühürlenememesi gibi bir ihtimalin önüne geçmeye çalışıyorlar.

 

CT: İstisnai bir durum yani?

 

GS: Çok istisnai bir durum. Bu durumda yine geçersiz de sayabilir ama ihmalen mühürlenmedi, bunlar tamamen

 

ÖM: Geçersizdir denemez?

 

CT: 300’e 300 sonuçta.

 

GS: 300’e 300 ise evet geçersiz saymıyor, geçerli kabul ediyor onu ama tüm pusulalar ve zarflar mühürlenmek zorunda.

 

ÖM: Bu önemli bir noktayı da akla getiriyor, yani burada eğitim, yani bilgi eksikliği, ondan da bahsetmiştiniz ama bir kez daha vurgulamak lazım yani Bianet’teki söyleşide. Sizinle birlikte çalışacak çok sayıda gönüllü de var, yakın çevremizde de bu seçimlerde sandık görevlisi olarak gönüllü olan çok sayıda insan var ama hepsine bu yeni değişikliklerle meydana gelen bayağı teknik önemli değişiklikler var. Bir eğitim verilmesi gerektiği aşikar değil mi? Bunu biraz açabilir miyiz?

 

GS: Tabii ki. Hem seçmene hem de müşahitlere çok daha ayrıntılı ve uzun eğitimler hazırladık. Çünkü çok fazla kanun değişikliği oldu, bunu sandık kurulları bile en az oturup 10 günü okuyup okuyup çalışması gerekiyor. Kısa bilgilendirici videolar hazırladık, bunu seçime yaklaştığımız dönemde paylaşacağız ki akılda kalsın diye.

 

ÖM: Evet onu soracaktım.

 

GS: Hem seçmenin doğru oy kullanması hem de kullanılan oyun doğru sayılmasıyla ilgili çok daha hassas olmamız gereken bir seçimdeyiz. Zaten 2 ayrı seçim oyluyoruz; hem cumhurbaşkanı hem milletvekili seçimi. Milletvekili seçiminde ilk defa bir ittifak pusulası karşımıza gelecek ki bu da bilgi ihtiyacını çok fazla doğuran bir pusula şekli.

 

CT: Neresine basacağız şeklinde değil mi?

 

GS: Evet, neresine basacağız artı bu oy ittifaka mı sayılacak, partiye mi sayılacak. İttifaka basıldığı zaman partilere nasıl dağıtılacak. Çünkü bu milletvekili dağılımı için bu ittifaka basılan oyların da paylaştırılması gerekiyor. Bu da sayım için çok hassas bir nokta, yine bilgi içeren, bilgi birikimi ihtiyacı olan bir başlık.

 

CT: Ama müşahitler bunun farkında ve bu eğitimi almışlar değil mi? Yani nerede neyin basıldığının ne şekilde görülebileceği ve not edileceği, skora yansıyabileceği bir şekilde biliniyor?

 

GS: Tabii bu kanunda gayet açık yazıyor ama seçmen bunun çok farkında değil ve müşahitler de biz ne kadar “298 sayılı kanun budur” desek de o gün sandık kurulunda 7 farklı kişi 7 ayrı şeyi de savunabiliyor. Yani bizim en çok yaşadığımız sorunlardan biri farklı bilgi. Yani eğitimlerin standardizasyonu bile çok önemli burada; YSK’nın, artı siyasi partilerin hepsinin aslında aynı şeyi anlatıyor olduğunu bilmek bile çok değerli. Biz bunun için YSK ile de görüştük, herkes aynı eğitimi mi veriyor yoksa farklı farklı şeyler mi anlatılıyor? Bunun takibini yapabilir misiniz diye. “Maalesef yapamayız ama biz kendi eğitimlerimizi siyasi partilerle paylaşıyoruz, onlar oradan kontrol edip müşahitlerini, sandık kurullarını eğitiyor” dedi.

 

ÖM: Nasıl yapıyorsunuz eğitimi? Şimdi bugünden itibaren de daha ekstra bir şeye geçtiğimizi söylediniz biraz önce, bu eğitim hakkında biraz daha bilgi verir misiniz?

 

GS: Online eğitimlerimiz olacak, onu hazırlıyoruz, bir tane barolar birliğinde tüm Türkiye’deki barolara canlı yayın veya herkese açık canlı bir eğitim yaptık. Onu da web sitemize koyduk.

 

ÖM: İnternet üzerinden?

 

GS: Evet. İsteyen giderek web sitemizden izleyebilir ama aynı zamanda yüzyüze eğitimlerimiz başladı, 81 ilde her ilçede orgazinasyonumuzun biraz büyüdüğü özellikle 30-40 kişiye ulaştığımız ilçelerde yüzyüze eğitimlerimiz başladı. Bu hafta sonu bayağı tümTürkiye’de eğitim veriyor olacağız.

 

ÖM: Bir tek Bayburt galiba eksik?

 

GS: Evet Bayburt’ta da vereceğiz de kime vereceğiz? Önce yerli birilerini bulmamız gerekiyor Bayburt’ta. Bayburt için bayram hedefimiz var, bayramda Türkiye’deki farklı illere Oy ve Ötesi otobüsüyle gidip eğitim, buluşma gibi bir planımız var. Umarız o döneme kadar Bayburt’ta da eğitim verebileceğimiz seçmene veya müşahide ulaşmış oluruz.

 

ÖM: Bu çok önemli yani Bayburt’un özellikle Gezi’de bütün 80 ilin de gösteri olurken, protestolar, bir tek Bayburt’un o vesile ile öne çıkmıştı, orada yoktu. Bu sefer de Çiçek Tahaoğlu’nun sizinle yaptığı mülakatı gördüm, Bayburt’ta “hükümet zaten düşünüyordur bu işleri, lüzum yok!” filan diye düşündüklerini söylediniz ama galiba orada da olacak değil mi?

 

GS: 127 bin kişi mobil uygulamamızı indirdi referandumda ve 81 il diyemedik, yani o Bayburt’tan 1 kişi dahil mobil uygulamayı dahi indirmemişti. Bu seçimde ön kayıtları açtık, gayet heyecanlıyız hangi ilde, hiç olmadığımız iller var, çünkü önceden sadece 46 ildeydik, bu seçimde 81 ildeyiz. Bakalım olmadığımız illerden gönüllülerimiz ne kadar geliyor diye. İlk kontrolü yaparken ben Bayburt’ta bir kayıt gördüm ve bayağı mutlu bir şekilde heyecanla, sonra bir baktım ki avukat arkadaşlarımızdan biri yönetim kurulundan o kaydolmuş Bayburt’ta. Dedim yani çok acımasız oldu ama bekliyoruz.

 

ÖM: Evet evet bekliyoruz.

 

CT: Benim bir sorum  var mesela şimdi bizi dinleyenler bir şekilde dahil olmak isteseler hangi kısmından tutabilirler bu işin? Yapabilecekleri neler var ve nerede bu şekilde yapabilecekleri şeyleri görebilecekleri bir alan var? İnternet sitesi olabilir bu, kiminle görüşebilirler ve neler yapılabilir?

 

GS: oyveotesi.org sayfamıza girdiği zaman bir ‘önceliklendirme haritası’ ve ‘kayıt ol’ linki çıkıyor. ‘Kayıt ol’ butonuna bastığında sisteme giriyor ve ilerliyor. Birinci olarak ilçesini seçiyor görev istediği fakat o ilçeler Kadıköy ise biz ona diyoruz ki “bak Kadıköy değil ama Sancaktepe, Pendik” gibi 6 tane tavsiye ilçe çıkarıyoruz. Çünkü geçtiğimiz seçimlerde elde ettiğimiz verilerde şunu biliyoruz ki bazı ilçeler çok yoğun müşahit talebi var, fazla gönüllü görevli var, bazı ilçelerde hiç yok, hiç veri alamadığımız yerler var. “O hiç veri alamadığımız yerlere gidersen daha değerli” diye tavsiye veriyoruz. Bu 6 ilçeden herhangi birini de seçerse veya 6’sını birden de seçebilir, gönüllüsü az olan, müşahidi, görevlisi az olan ilçelere yönlendirme yapıyoruz. Bu ön kaydı alıyoruz işte 10 gündür, bugün de tüm dağıtımı yaparak gönüllülere ilçelere dağıtacağız, bunu da dağıtırken Sancaktepe’yi seçtiyse gönüllümüz, yani Kadıköy’de olmasına rağmen Sancaktepe’yi seçtiyse o Sancaktepe’de görev almış olacak. Yarından itibaren de aramalarımız başlıyor. Bu şekilde Sancaktepe’de görev aldıktan sonra ilçe sorumlusu onu arayarak yerleştirmesini yapıyor.

 

CT: Sadece sandık başında mı? Mesela sandık başında duramayacak olan insanlar da aynı şekilde var olabiliyor. Dışarıdan verilebilecek bir destek ya da bunun parçası olunabilecek bir alan var mı?

 

GS: Sayımı izleyebilir, sayım çok önemli çünkü her seçmen, her vatandaş kendi oy kullandığı sandığın sayımını izleme hakkına sahip.

 

CT: Kendi oy kullandığı sandık?

 

GS: Evet.

 

ÖM: Yani bu temel bir vatandaşlık hakkı oluyor yani müşahitlikle bir yere ait olma, bir partiye ya da gruba ait olmasıyla hiç ilgisi yok, her vatandaş bunu izleme hakkına sahip. Bu önemli bir nokta yani?

 

GS: Evet. Dışarıdan izleyebilir, yani pusulayı görebileceği mesafeden, o pusulanın üzerindeki mührün nereye basıldığını görebilecek mesafeden izleme hakkı var. Bunu izledikten sonra tutanağın fotoğrafını çekebilir. Tutanak oluşturulup imzalandıktan sonra kapıya asılmak zorunda çünkü kamuya mal olmuş bir bilgi, herkese açık olması gerekiyor o sandık sonuç tutanağının görüntüsü.

 

CT: Fotoğrafını çekmek de yasal?

 

GS: Evet yasal, bu kamusal bir bilgi çünkü. Bu tutanağın fotoğrafını çekip bize gönderdiği zaman mobul up aracılığıyla direk gönderebiliyor. Bizim bir T3 sistemimiz var, tutanak teyit sistemi, burada tüm tutanakları şeffaflaştırarak oradaki verilerin gönüllülerimiz tarafından hatta kamuoyu tarafından herkese açıyoruz çünkü bu bilgiyi, kamuoyu tarafından tutanağın üzerindeki verilerin görüntüde gördükleri verilerin data olarak girilmesini sağlıyoruz. Bu datalar eğer açıklanan sonuçlarla aynı ise, tutarlı ile sorun yok, varsa biz bunları rapor ediyoruz. Diyoruz ki “şu ilde, şu ilçede, şu numaralı sandıklarda YSK’nın açıkladığı sonuçlarla alınan sonuçlar arasında bir fark var, uyuşmazlık var, bunu gidin itiraz edin!” diye tüm siyasi partilere o gece mail atıyoruz. Bunların takibini ve itiraz sürecini takip edin diye.

 

ÖM: Burada çok önemli bir şey var, bu T3 sistemiyle beraber yani çok sayıda, bizim de radyoda da başka çevrelerde, aile toplantılarda, vb. karşımıza çıkan ‘mutlaka hile yapılacaktır, denetlenemez’ filan diye yılgınlığa sevk edecek, hatta bazı yazılarda da görüyoruz, analizlerde de “zaten kaybedeceği seçime girmezdi iktidar, uğraşmaya değmez!” tarzında anlayışlar var. Oysa sizin gerek işte Bianet’te ve başka yerlerde gördüğüm şeylerden gerekse de şimdiki konuşmadan da anladığım kadarıyla aslında oldukça güvenli ve halkın da ciddi bir katılımıyla yükselen bir hareket var. Bunu biraz daha açabilir miyiz? Güvenilir bir denetim kurmak mümkün yurttaşlar olarak yani?

 

GS: Kesinlikle mümkün ama katılım çok önemli, yani Oy ve Ötesi hiçbir zaman “biz olursak bu seçim güvenlidir” gibi bir söylemde bulunmadı. “Siz de gelirseniz, siz de dahil olursanız, hep birlikte takip edersek evet bu mümkün; çok daha güvenilir, çok daha düzgün seçimlere ilerleriz, yol alırız” diye çıktık. Umutsuzluk o kadar vahim ki, mesela sokak röportajlarına çıkıyoruz, %99’u seçimlerin sonuçlarına güvenmiyor “muhakkak benim verdiğim oy yansımıyor!” şeklinde bir algı var ama oyunu kullanıyor bu da ayrı bir ayrıntı. Yani bu güvensizliğe rağmen oyunu kullanıyor olması da çok değerli. Kendi gönüllülerimiz arasında bir anket yaptığımızda da seçimlerin geneline güveniyor musunuz diye. “Kendi bulunduğum sandıkta hiçbir sorun yok, güveniyorum ama benim olmadığım sandıkta muhakkak bir şey olmuştur” diye cevap veriyor. Biraz artık o toplumsal güvensizlik sadece seçime değil de herşeye karşı var sanırım. İnsanlar gözüyle görmeden kolay kolay bir şeylere inanamıyor artık.

 

ÖM: Ama bunu yıkmak için işte sizin şeyiniz çok önemli.

 

GS: Evet.

 

CT: Ben de onu diyecektim, bunun çözümü de herkesin kendi sandığına giderek bunu gördükten sonra biraraya gelebileceği bir platformda ‘ben kendi sandığıma güveniyorum’ diyebilmesi ve bunu bilginin de paylaşılması olacaktır herhalde?

 

GS: Tabii biz diyoruz ki “şikayet etme, hareket et, sen de gel, sen de dahil ol, hep birlikte görelim, daha güvenilir olsun!” O varsayımlardan da vazgeçelim artık oy saymaya bakalım diyoruz.

 

ÖM: Bunu Bianet’teki Taha Çiçekoğlu’nun sizinle yaptığı söyleşide de söylüyorsunuz, bana da çok önemli geliyor, yani insanların oylarına sahip çıkmak için gösterdikleri çabanın büyük önemini vurguluyorsunuz, biz de aynı fikirdeyiz. Mümkün olduğu kadar herkesin dahil olması, yani katılımcı demokrasi bu demek zaten “seçimlerle ilgili bir şüphesi olan varsa, onu şikayet etmek yerine, vıdı vıdı yapmak yerine harekete geçmeye teşvik etmeye çalışıyoruz” demişsiniz. Bu çok önemli ve önemli de bir caydırıcılık etkisinin fazla olduğu ortaya çıkıyor değil mi? Yani bu çabaların hile, hurdayı, vs. engelleyici bir caydırıcı etkisi de var değil mi?

 

GS: Kesinlikle öyle olduğunu düşünüyoruz, en azından izliyoruz, denetliyoruz, oradayız, her sandıkta olamasak bile bazı yerlerdeyiz ki umarım ileriki seçimlerde her sandıkta sivil toplum da yer alabilir ve kendi gözlemleyebilir, caydırıcı etkisi çok çok fazla. YSK ve siyasi partilerin sorumluluğunda şu an bu ama biz toplum olarak ne kadar bu sürece destek verir, içinde olur, dahil olursak o kadar bu umutsuz algıyı birlikte kırar ve katkı sağlarız diye düşünüyoruz.

 

CT: Tekrar hatırlatalım, oyveotesi.org sitesinden daha detaylı bilgiye sahip olabilirsiniz. Biz de önceki seçimlerde olduğu gibi aynı şekilde Oy ve Ötesi’nin çalışmalarını takip etmeye ve konuk etmeye devam ediyoruz.

ÖM: “Bir müşahit sandık başında birçok şeyi değiştirebilir” demiştiniz “şimdiye kadar gönüllü müşahitlerimiz bilgileriyle sandık başında çok şeyin düzgün işlemesine katkıda bulundu. T3 sistemimiz de birçok sistemi ortadan kaldırıyor” diyorsunuz. Yani bir teyit sistemi değil mi yani doğrulamak?

 

GS: Evet tamamen açıklanan sonuçlarla o sandığın sonucunda elde edilen ve kapıya asılan tutanakların aynı olduğunu teyit etmek. Yani bu bir düğmeyle sonuçlar değişiyor denilen algı artık yok, yani onu kontrol ediyoruz.

 

ÖM: Evet o çok önemli. Çok teşekkür ederiz.

 

GS: Biz teşekkür ederiz.

 

ÖM: Oy ve Ötesi önemli bir iş yapmakta ve hepimiz adına da yurttaş, vatandaş, demokrasi, katılımcı demokrasi için hayati bir önemi olduğunu düşünüyoruz.

 

CT: Halen dahil olabilirsiniz, geç değil. Siteyi tekrar hatırlatayım oyveotesi.org sitesinden gayet rahat ve kolay bir şekilde ya da yakınlarınızın yardımıyla beraber bu işin bir parçası olabilirsiniz.

 

GS: 22 Haziran’a kadar kayıt alıyoruz, son gün Cuma.

 

ÖM: Son güne kadar?

 

GS: Evet.