Depresyon

27 Şubat 2018

Açık Bilinç’te bu hafta konumuz depresyon. Türkiye Psikiyatri Derneği başkanı Prof. Timuçin Oral ve Maastricht Üniversitesi'nden Dr. Sinan Gülöksüz ile depresyonun türleri, teşhisi ve tedavisi, beyin kimyası hakkında konuştuk. 

27 Şubat 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

Programda ele aldığımız başlıklar şöyle:

• Depresyon nedir, türleri nelerdir? 
• Depresyonun teşhisi, tedavisi? 
• Psikiyatri bir bilim midir? 
• Beyin kimyası depresyonda ne rol oynar? 
• Psikoterapi mi, ilaç tedavisi mi? 
 
Bir kaç hafta önce dünya basını, Fidel Castro'nun oğlunun Havana'da intihar ettiğini duyurdu. Habere göre, başarılı bir bilimci olan Fidel Angel Castro Diaz-Balart, bir süredir depresyon tedavisi görüyordu: Küba medyası: Fidel Castro'nun oğlu intihar etti

Bir kaç yıl önce de, pek çok ödül sahibi aktör Robin Williams'ın intihar haberi herkesi şaşırtmıştı. Williams'ın da klinik depresyondan muzdarip olduğu yazıldı: ABD'li aktör Robin Williams hayatını kaybetti

The Guardian gazetesinde yer alan bir yazı, klinik depresyonun hafife alınmaması gereken gerçek bir hastalık olduğunu, depresyona bağlı intihar vak'alarında düz mantıkla hareket ederek intiharı bencillik olarak nitelememek gerektiğini yazıyor: Robin Williams's death: A reminder that suicide and depression are not selfish (Dean Burnett)

Geçici bir mutsuzluk haliyle klinik veya majör depresyon nasıl ayırt edilir? Hangi durumlarda profesyonel tedavi gerekir? Hangi tedavi yöntemileri hangi durumlarda daha etkilidir? Psikiyatrist hekim konuklarımız Timuçin Oral ve Sinan Gülöksüz bu zor konuyu değerlendirdiler.

Klinik depresyonda ilaç tedavisi, bozulan beyin kimyası dengesinin yeniden sağlanması amacıyla uygulanıyor. Öte yandan, ülkemizde reçetesiz bile satılan antidepresan ilaçların gereksiz durumlarda ve yanlış kullanıldığı da görülüyor.

Depresyon için ilaç tedavisinin TV dizilerinde, filmlerde genellikle yanlış temsil edildiğini görüyoruz. Baş ağrısına karşı ağrı kesici alınır gibi, mutsuzluk arttıkça bir avuç antidepresan daha almak, antidepresanların çalışma mekanizmasının anlaşılmamasından kaynaklanıyor.
 
Peki, tıbbın bir kolu olan Psikiyatri bir bilim mi? Psikiyatrik teşhiste karşılaşılan zorluklar neler? Prof. Timuçin Oral, Psikiyatri'nin, kimya ve nöroloji gibi bilimsel alanlara dayanan bir tür tedavi sanatı gibi görülebileceğini söylüyor.
 
Depresyon için, kimi durumlarda psikoterapinin, kimi durumlarda ilaç tedavisin, bazen de ikisinin birlikte daha etkili olduğuna dair kapsamlı bilimsel çalışmalar ve meta-analizler var.

"Depression & Anxiety" dergisinde 2009'da yayımlanmış kapsamlı bir meta-analiz, bazı durumlarda, birlikte uygulanan psikoterapi ve ilaç tedavisinin, tek başına psikoterapiden daha etkili olduğunu bulmuş. Kaynak: Cuijpers 2009
 
Amerikan Tıp Birliği Dergisi JAMA'da 2010'da yayımlanan bir analize göre de, hafif depresif durumlarda antidepresan tedavisi plasebo'dan daha etkili değil. Ancak ağır depresyon vak'alarında ilaç tedavisi plaseboya göre çok daha etkili sonuç veriyor Kaynak: Fournier 2010
 
Henüz geçen hafta (21 Şubat 2018) Lancet dergisinde yayımlanan kapsamlı ve sistematik bir meta-analiz de, benzer sonuçlar bulmuş.. 6 yıl süresince 116.477 kişi ve 21 antidepresan içeren 522 çalışma incelenmiş. İlaç tedavisi, depresyon ağırlaştıkça daha etkili sonuçlar veriyor  Kaynak: Cipriani 2018

Beyin kimyası çok önemli, fakat mekanizmaları tam anlaşılamamış bir alan. İstenmedik yan etkiler de gösterebilen antidepresan ilaçların çalışma prensipleri konusundaki bilimsel araştırmaların, ancak başlangıç aşamasında olduğunun altını çizmek gerek.

 

 

Beyin kimyasına bir başka açıdan da yaklaşalım: Geçen yıl yayımlanmış yeni bir antropoloji çalışması, nörokimyasal süreçlerin insan evriminde hayati bir rol oynamış olabileceğini öne sürüyor. Kaynak: Raghanti 2017
 

*

Son olarak, Ağustos-Eylül 2017'de gazeteci Metin Münir'in t24 haber sitesinde depresyon üzerine yazdığı 4 bölümlük bir diziden söz edeyim. Münir bu dizide depresyon ve Psikiyatri üzerine eleştirel gözlem ve iddialarda ve kimileri çok ciddi suçlamalarda bulunuyor.
 
Metin Münir'in 4 yazısının sonuncusunda, Türkiye Psikiyatri Derneği'ne yönelik eleştiriler de var: Türk Psikiyatri Derneği: Önce Zarar Verme

Konuklarımızla bu eleştirilerin bazılarına değinecekdik.
 
Metin Münir'in eleştirilerinde haklı olduğu yönler var. Örneğin, Metin Münir yazılarında  gereksiz antidepresan kullanımının teşvikine ve Google gibi büyük şirketlerin tamamen kâr amacıyla psikiyatri/antidepresan sektöründen pay almak üzere 'depresyon piyasası'na girmiş olduğuna dikkat çekiyor.
 
Öte yandan, Metin Münir'in görünürde tek bir tartışmalı kitaba dayandırdığı kimi diğer iddialarını bütünüyle temelsiz, hatta sorumsuzca bulduğumu söylemeliyim. Genel olarak yazılarını beğendiğim Münir'in bu derece az bilgiyle bu denli büyük iddialarda bulunması doğrusu şaşırtıcı.

Metin Münir, bir başka yazısında da psikiyatrist Dr. İzzet Çağrı Yazgan'ın mektubunu yayımlamış ve mektuba cevap vermişti. Yazının kibirli tonu bir yana, Münir, beyin kimyasıyla ilgili yanlış bir tezi, hiç bir veri göstermeden ama ısrarla yineliyor: Bir psikiyatrdan mektup ve ona cevabım

"Bu konuda sayısız araştırma yapılmasına rağmen ruhsal rahatsızlıktan şikayet eden hiç kimsenin beyninde, kimyasal veya başka bir dengesizlik bulunmamıştır." Fakat, ne hikmetse, Metin Münir'in yazısında bu sayısız araştırmalardan tek bir tanesine bile atıf yok.
 
Bir ihtimal, Metin Münir, geçici bir duygu hali olan mutsuzluk veya hafif depresyonla, majör depresyonu karıştırıyor, ya da bu farkı bilmiyor olabilir. Her halukârda, bilimsel alanda cüret bilgiyle el ele gitmediği zaman, ortaya böyle orantısız tuhaflıklar çıkabiliyor.
 
Bu tefrikayı, faydalı bulduğum bir kaç bağlantıyla noktalayayım:
 
NöroBlog sitesi yazarı Dr. Onur Arpat'tan, "Depresyon konuştuğumuz dili nasıl değiştiriyor?"
 
Milliyet Gazetesi'nde Dr. Sinan Gülöksüz'le yapılan bir söyleşi: "Depresyona çözüm antidepresanlar mı?" 

Depresyon üzerine PsikoNet grubunun hazırlamış olduğu ve Prof. Timuçin Oral'ın katıldığı bir açık oturum.
 
Prof. Timuçin Oral'dan bir yazı: "Karasevda'dan Depresyon'a Hüznün Tarihi"

İlgilenebilecekler için, depresyon ve intihar üzerine PsikeArt Dergisi için yazmış olduğum bir yazıyı da ekliyorum: "Geri dönüşü olmayan bir yolun kıyısında"