Bilgiye Özgür ve Eşit Erişim: Ağ Tarafsızlığı (Net Neutrality)

17 Ekim 2017

Açık Bilinç’te bu hafta Turgay Aytaç'la birlikte, bilgiye özgür erişim ve internet'in geleceğine dair çok önemli bir konuyu ele alıyoruz: Ağ Tarafsızlığı (“Net Neutrality”).
 

17 Ekim 2017 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

Bilgisayarların giderek hayatımızın merkezine girdiği dünyamızda, internetin tarafsız bir kaynak olarak korunması hayati önem kazanıyor. Ülkemizin yazılım alanında öncü girişimcilerinden Turgay Aytaç'la 'ağ tarafsızlığı'nı teknolojik, hukuki, ve siyasi yönleriyle ele aldık.

Veri madenciliği konusunda araştırmalar yapmakta olan Aytaç'la daha önce de 'büyük veri' üzerine konuşmuştuk.

Bilgiye ulaşmakta kullandığımız bütün dijital cihazlarımız için en önemli kaynak olan internet'in tarafsız olması ne demek, kısaca bakalım:

'Ağ Tarafsızlığı', internet üzerindeki tüm veriye, bütün kullanıcıların, kaynak sağlayıcıların ve hükümetlerin kısıtlaması olmadan, özgürce ve eşit şartlarda ulaşabilmesidir.

Zaman zaman bizim de şahit olduğumuz gibi, devletlerin internet üzerindeki veriye, içeriğe göre erişim engeli getirmesi, kimi mecraları yasaklaması, 'ağ tarafsızlığı'nın ihlalidir.

Fakat ağ tarafsızlığı, siyasi otoritenin yanı sıra, başka kurumlarca ve başka şekillerde de ihlal edilebilir. Örneğin, özellikle ABD'de, büyük şirketler içeriğe göre ayrımcı internet için yoğun lobi faaliyetleri yürütüyor.

Bu anlamda, kimi internet sitelerine ulaşımın hızlı, kimilerine yavaş hale getirilmesi, yine bir tür ağ tarafsızlığı ihlali sayılır. Halihazırda, her şirketin veya kurumun sitesine, veya her kişinin blog’una erişim, aynı hızda sağlanıyor. Bu, ancak ağ tarafsızlığını koruyarak mümkün.

Tam denk düşmese de, bir benzetme yapalım: Tarafsız olmayan yollarda, ancak belli araçlar hızlı şeritlerde yol alabilir, digerleri yavaş şeritlerde yol almaya zorlanabilirdi.


 

Benzer şekilde, ağ tarafsızlığı olmazsa, yandaş basın sitelerine hızlı erişim sağlanırken, muhalif basın yavaşlamış internete mahkum edilebilir.

Bu konu üzerine Democracy Now sitesinde Amy Goodman'ın yazısı güzel bir özet sunuyor (İngilizce): Net Neutrality, Back by Popular Demand

ABD'de Trump yönetimi aylardır ağ tarafsızlığını, büyük telekomünikasyon şirketleri lehine sona erdirmek için çabalıyor. Bu sebeple, Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) başına, ağ tarafsızlığını sona erdirmek üzere, dev telekom şirketi Verizon’ın eski yöneticisi Ajit Pai atandı.

İlgilenenler için, Federal İletişim Komisyonu'nun Trump öncesi 2015'de kabul edilen detaylı raporu burada. (İngilizce)

Ağ tarafsızlığının sona erdirilmesinin sakıncalarına, MIT Technology Review gibi pek çok yayın ve kuruluş dikkat çekmeye çalışıyor: Donald Trump could change the trajectory of the market for streaming video

Bu konuda komedyen John Oliver’ın ağ tarafsızlığı yorumlarını da izlemek isterseniz aşağıdaki bağlantılara tıklayabilirsiniz. (İngilizce):

https://m.youtube.com/watch?v=fpbOEoRrHyU&time_continue=1

https://m.youtube.com/watch?time_continue=16&v=92vuuZt7wak

Ağ tarafsızlığı, demokrasinin temel taşlarından olan bilgiye özgür erişim açısından Türkiye için de çok önemli bir konu olmakla birlikte, ülkemiz gündeminde pek yer almıyor. Efe Kerem Sözeri’nin “bir zamanlar Avrupa Birliği yolunda reformlar yapan Türkiye, şimdi internet özgürlüğü alanında İran, Rusya ve Çin ile aynı sınıfta yer alıyor” gözlemiyle sona eren yazısı, bir istisna: Sınırlamalar katlanarak artıyor: İnternete karşı darbe

Peki, devletler veya Google gibi dev şirketler kendi ağlarını kurabilirler mi? Birbirinden bağımsız "internetler" var olabilir mi? 

 

Turgay Aytaç programda, internet altyapısı ve yerel ağların birbirleriyle bağlı olması zorunluluğu ışığında, farklı internetler ihtimalini de değerlendirdi.