Don Kişot

09 Haziran 2017
/ Roc Riera Rojas

Sanat Uzun İlham Sonsuz'un bu bölümünde Don Kişot’tan, Cervantes’ten ve Don Kişot’un etkilediği sanatçılardan söz ettik.

09 Haziran 2017 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Sanat Uzun, İlham Sonsuz podcast servisi: iTunes / RSS

“Kısacası, asilzademiz okumaya kendini o kadar verdi ki, gecelerini baştan sona, gündüzlerini de sondan başa okuyarak geçirmeye başladı. Ve böylece, az uyuyup çok okumaktan beyni kurudu, aklını yitirdi. Hayali, kitaplarda okuduğu şeylerle, büyüler, savaşlar, düellolar, yaralar, iltifatlar, aşklar, işkenceler, inanılmaz saçmalıklarla doldu. Okuduğu hayal icadı âlemin gerçek olduğu, kafasına öyle bir yerleşti ki, onun gözünde, dünyada daha gerçek bir öykü olamazdı...” (Kitaptan) Ve İspanyol asilzade okuduğu şövalye romanlarının etkisinde kalarak dünyayı değiştirmeye, haklıyı savunup haksızı cezalandırmaya karar verir...

 

“Orta derecede iyi eserler tartışılır ama çok iyi eserler tartışmasız herkes tarafından iyi olarak kabul edilir” derler; Don Kişot da böyle, tartışmasız olarak, herkes tarafından iyi kabul edilen eserlerdendir. Edebiyat eleştirmeni Jale Parla’ya göre “Don Kişot toplumla ters düşen modern roman başkişisinin öncüsüdür. Cesareti, azmi, adalet ve eşitlik duygusu, katıksız sadakati, kimliğini kendi kendine belirleme kararı, onu bekleneceği üzere destansı bir kahraman ya da efsanevi bir yiğit yapmaz. Tersine, sürekli yenilgiye uğrayan, dışlanan, anlaşılmayan, anlaşılırsa da alay edilen, kazandığı zaferlerde bile ardında buruk ya da acı bir tat bırakan, özetle, artık toplumla bütünleşmesine olanak olmayan, yabancılaşmış bireydir o. Bir birey olarak da özgürce seçim yapabilecek konumdadır. Nitekim kendisi de her fırsatta şövalyeliğinin özgür iradesiyle yaptığı bir seçim olduğunu savunur.”

Don Kişot, birçok sanatçıyı da derinden etikemiştir. Alexandre Dumas, Mark Twain, Edmond Rostand, Jorge Luis Borges, Dostoyevski ve Joyce gibi yazarlar ile Henry Purcell, Richard Strauss ve Manuel de Falla gibi müzisyenlerden başka, Gustave Doré, Goya, Salvador Dali ve Picasso gibi ressamlar da Don Kişot’tan etkilenmişlerdir.

Salvador Dali’nin 1946’da resimlediği Don Kişot kitabını burada görebilirsiniz.

İspanyol ressam Roc Riera Rojas’ın Don Kişot resimleri de burada görülebilir.

Arjantinli yazar Jorge Luis Borges’in ‘Don Kişot'un Yazarı Pierre Menard’ adlı kısa öyküsünde, Don Kişot gibi bir metin yazma saplantısındaki kahraman, çok uğraştıktan sonra bunu başarır. Ama Pierre Menard'ın yazdığı metin, Cervantes’in metniyle noktası ve virgülüne dek aynıdır.

Kafka’nın ‘Sancho Panza Hakkındaki Gerçek’ adlı kıssasında, Sancho Panza yaratıcılık kaynağı gerçek yazardır, Don Kişot ise onun yarattığı kahramandır. Sancho Panza’nın kendi şeytanları vardır ve onlardan kurtulmaya çalışmaktadır. Bu şeytanlarıyla boğuşurken kafasında kurgu hikâyeler yaratır ve bunlarla Don Kişot’u besler, bu sayede de kendisi risk almadan, yük altına girmeden hayalinde kurguladıklarını da gerçekleştirir.

Don Kişot çok sayıda çalışmada, psikiyatrik açıdan incelenmiştir. Nörolojik (sinirbilim) açıdan da araştırmalara konu olmuştur. Örneğin bir çalışmada, Don Kişot’un titremeleri, uyku bozuklukları, demans (bunama), epilepsi (sara), felç, inme, bayılma, kafa travması, baş ağrısı gibi durum ve hastalıkları bulunabileceği belirtilmiştir. (Palma J-A. Neurology and Don Quixote. Eur Neurol 2012;68:247–257)

Ancak belki de en doğrusunu, fizyoloji ve tıp dalında Nobel ödülü alan İspanyol hekim, nörobilimci Santiago Ramon y Cajal (1852-1934) söylemiştir: “Kişot ve Kişotizmin Psikolojisi” başlıklı konuşmasında: “Don Kişot’un asaleti bir hümanizm idealidir, ihtişam ve adalettir... Ve bu değerler bir hastalık belirtisi değil, gerçek bilimsel bir ruhta bulunması zorunlu özelliklerdir.”