Rıza Türmen

17 Ekim 2017

Demokrasiyle yönetilen ülkelerde, demokrasinin temel unsurları üzerinde bir mutabakat sağlanması elbette o ülkeyi daha huzurlu, daha güçlü yapar. Buna karşılık demokrasiyle yönetilmeyen, baskının ve korkunun egemen olduğu ülkelerde, önemli olan iktidarın politikalarının onaylanması sonucunun verecek birlik ve beraberlik değil, tersine iktidarın politikalarından ayrışarak etkili bir mücadele yürütmektir.

11 Eylül 2017

OHAL rejimi Türkiye’nin üzerine bir karabasan gibi çöktü. OHAL KHK’larıyla hukuk devletine son verildi. Ortaya bir hukuk boşluğu çıktı. Bu boşluk iktidar tarafından keyfi bir biçimde dolduruluyor.

31 Temmuz 2017

Temsili demokrasinin tıkandığı bir dönemde, halkın siyasetin seyircisi olmak yerine siyasetin öznesi olduğu,kendisiyle ilgili karararları aldığı,kendi gereksinmelerini kendisinin saptadığı  bir demokrasi modeli Türkiye’deki değişimin habercisi olabilir. Bu amaçla, insanları bireyden  aktif yurttaşa dönüştüren yeni bir yurttaşlık bilincine gereksinme var.

27 Temmuz 2017

Türkiye’de demokrasiye yönelen en büyük tehlike basın özgürlüğünün, bağımsız olmayan bir yargı eliyle ortadan kaldırılması. Cumhuriyet gazetesi davasının özü budur.

17 Mart 2017

Türkiye ile Hollanda arasında meydana gelen gelişmelere gösterilen duygusal tepkiler, sorunun hukuksal boyutları üzerinde soğukkanlı bir değerlendirme yapılmasına engel olmamalı. Sorunun hukuksal boyutlarına baktığımızda şöyle bir görünüm çıkıyor:

13 Mart 2017

Türkiye’yi yönetenlerin unuttuğu bir şey var. Türkiye hâlâ demokrasiyle yönetilen devletler topluluğunun bir üyesi. Demokrasiyle yönetildiği kabul edildiği için Türkiye Avrupa Konseyi’ne, NATO’ya üye. Avrupa İnsan Hakları Sözleşemesi’ne taraf.