Murat Belge

26 Haziran 2018

Türk dilinin büyük ustalarından Oğuz Atay Tutunamayanlar’da dilde olmayan bir kelime icat eder: “Reis-i cumhurbaşkanı.” Bunun 24 Haziran sonrasında Tayyip Erdoğan için uygun ve yakışık alır bir unvan olduğu kanısındayım. Aynı zamanda Tayyip Erdoğan siyasi felsefesinde “kuvvetler ayrılığı” ilkesinin girdiği kılığı da özetliyor. Hattâ “Türkiye Reis-i Cumhurbaşkanı Prezidan Erdoğan” da diyebiliriz.

05 Mayıs 2018

Halk Partisi’nin aday açıklama süreci bir tuhaf oldu gibi geldi bana. Muharrem İnce de noktalanan bu süreç, insanda başka bir şey planlanmış, ama ne olmuşsa olmuş, bu plan işlememiş ve buraya varılmış izlenimi yaratıyor.

25 Nisan 2018

Cumhuriyet Halk Partisi’nin İyi Parti’yi seçime girebilir duruma getirmek için yaptığı iş iyi oldu. İyi bir iş olduğu “Cumhur İttifakı”nda hüküm süren öfkeden de anlaşılıyor.

30 Mayıs 2010
Düzenin solun önüne attığı yemlerden biridir 27 Mayıs, diye başlasak mı söze?
16 Nisan 2010
Yüz barış eylemcisinin bir yıl çalışıp üst üste koymayı başardığı tuğlaları, bir savaşsever gelir, on dakikada yıkar. Onun için akıllı olmak, cesur olmak, yaratıcı olmak zorundayız.
05 Mart 2008
'Kürt sorununa barışçı çözüm' ibaresi geçmiş yıllara kıyasla çok daha sık tekrarlanır oldu. Bazılarının dediği gibi bunun nesnel bir 'moment'i yakalandı ve onun için mi böyle; yoksa herkes bu olaydan çok bıktı da, 'nesnel moment' olsun olmasın, kendi öznel dileğini mi söylüyor?
20 Şubat 2008
Sahafları dolaştıkça, bütün dünyaya kin ve nefret kusarak 'Türk milliyetçiliği' yapan kitaplara rastlarsınız. Bunları yazanların çoğunun, ötekileri her bakımdan aşan özel bir 'düşman'ları olmakla birlikte, genel zenofobileri de yerindedir.
11 Şubat 2008
Bugünlerde aklımdan geçirdiğim bir konuyu Ahmet Altan çarşamba günü Taraf'ta yazmış. Konu, sorun çözmek için hiçbir şey yapmama alışkanlığımızdı. Bir şey yapmayarak sorunu büyütme huyumuz.
26 Ocak 2008
Şu operasyon, eğer arkası anlamlı bir şekilde gelirse, haftanın, yılın vb. değil, yüzyılın bizim açımızdan en önemli olayı haline gelebilir. Çünkü, arkası geldiğinde, Türkiye'nin artık başka bir ülke olduğunu ilan edecektir.
26 Aralık 2007
'Scientology' erbabının Türkle
12 Kasım 2007
'Türkiye' demeyeyim, ama şu 'yeni Türk milliyetçiliği', insanı her gün yeniden şaşırtmaktan geri kalmıyor. Yurtdışında birkaç gün geçirmekteydim. PKK'nın eline geçen sekiz askerin sağ salim geri geldiklerinin haberini dışarıdayken aldım. Tabii buna çok sevindim.
03 Ağustos 2007
Geçen gün Herald Tribune'da William Pfaff'ın Türkiye'deki seçimleri değerlendiren makalesini görünce, merakla hemen okumaya koyuldum.
23 Temmuz 2007
Türkiye benim değerlendirmem çerçevesinde tarihinin en önemli seçiminden geçti. Benzer bir şey 1950 için de söylenebilir.
25 Haziran 2007
'Söylenecek şey var, söylenmeyecek şey var' diye bir ölçüt edinmiş olanlar, 'ırkçılık' denince, 'Efendim, ırkçılık hem yanlış, hem de kötü bir şeydir. Zaten dünyada saf bir ırk yoktur' diye konuşurlar. Gerçekten böyle düşünmeseler de, 'söylenmesi doğru olan'ın bu olduğunu öğrenmişlerdir.
25 Mayıs 2007
Yaşı daha 30'a gelmemiş bir adam, bombalarını kuşanıp yola çıkıyor, patlatıyor, kendisiyle birlikte daha şu kadar insanın da hayatına son veriyor. Neyse kafasını kurcalayan sorunlar, kimse düşmanları, öldürdüğü insanların bunlarla hiçbir ilgisi yok.
08 Mayıs 2007
Bu ülkede (ya da dünyanın her yerinde) yalnız bu iki alternatif mi vardır? Bir yanda 'darbeci generaller', öbür yanda 'şeriat peşinde takiyeciler.' Hiçbir 'demokrasi potansiyeli' yok mudur bu ülkede? Olmadığını kabul edelim. Bu durumda yapılacak iş, oldurmak için çalışmak değil midir?
01 Mayıs 2007
Abdullah Gül'ün adaylık haberini Londra'dayken aldığımı yazmıştım. Bunun hakkında düşündüklerimi oradan yazdım. Geldim ki, gene 'gece yarısı muhtıraları' falan, olağanüstü koşullarda yaşadığımızı kanıtlayan işler olmuş. Dün de İstanbul'daki miting yapıldı.
20 Mart 2007
Geçenlerde, 301. maddeyle ilgili, Joost Lagendijk'ın mektubundan alıntılar verdiğim bir yazı yayımlamıştım.
08 Eylül 2006
Lübnan krizi başladığından beri, neredeyse, ya da 'barış gücü' konusu yeni koşullarda açıldığından beri, Lübnan'a asker göndermeli miyiz, göndermemeli miyiz, büyük bir tartışma konusu haline geldi.