Gezi’nin Üçüncü Yılında Mahkeme Kararları

Diğer Program: 
Açık Dergi

Gezi’nin Üçüncü Yılında Mahkeme Kararları

27 Mayıs 2016

Gezi Direnişi'nin 3. yılında, Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği hukukçuları avukat Hakkı Birkan Işın ve avukat Arman Yılmaz'la Danıştay’ın Topçu Kışlası ile ilgili son kararını konuştuk.

27 Mayıs 2016 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Kentin Tozu podcast servisi: iTunes / RSS

27 Mayıs 2013 yani bundan tam 3 yıl önce, bu gece yarısı, sosyal medya ve kent grupları mail adresleri üzerinden Taksim Gezi Parkı’na  iş makineleri girdiği haberleri ile destek çağrıları dönmeye başladıydı.

Ve ol hikâye böyle başladı!

Bir park önce kent sonra ülke sonra dünya çapında bir demokrasi mücadelesinin mekânı eylendi.

Gezi’nin 3. yılında da Taksim'deyiz Gezi’deyiz #buradayız #biraradayız.

Kentin Tozu'nda Danıştay’ın Topçu Kışlası ile ilgili son kararını ele aldık. Böyle bir karar hukuk açısından ne anlama geliyor? Yargı üzerinde idarenin tahakkümünden söz edebilir miyiz? Hukuk mücadelesinin her alanında adım adım gerçekleşen bir ’’Reddin reddi’’ ile mi karşı karşıyayız? Hukuki süreç tıkandı mı? Mücadele nasıl devam edecek? Bunları ve ötesini konuştuk.

Konuklarımız Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği hukukçuları avukat Hakkı Birkan Işın ve avukat Arman Yılmaz.

Danıştay’ın son kararına gelmeden önce bu sürece kısaca göz atarsak, açılan davaların üç ayağı var:

Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ilgili kararı:

2 Numaralı Koruma Kurulu, 17 Ocak 2013 tarihli kararı ile Topçu Kışlası projesini "kamu yararına aykırı" buldu. Bu kararın hemen ardından, zamanın Başbakanı Tayyip Erdoğan, kamuoyuna “Reddi reddederiz” açıklamasını yaptı.

Akabinde, Şubat 2013 tarihinde, Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, 2 No’lu Koruma Kurulu’nun ‘’kamu yararına aykırı’’ bularak reddettiği projeyi, hiçbir gerekçe göstermeden onayladı

Kamu yararını gözetmesi gereken İdare, 139 sayılı kararıyla, Topçu Kışlası ihyasıyla ilgili, yani bir kentsel kamusal yeşil alanın ticari fonksiyonlu bir yapıya dönüştürülmesiyle ilgili olarak ne gibi bir kamu yararı gördüğünü açıklaması gerekirken, hiçbir gerekçe göstermeden projeyi onayladı.

Bu gelişme üzerine, Taksim Gezi Parkı Koruma ve Güzelleştirme Derneği yargıya başvurarak alanda bilirkişilerce yapılacak bir araştırma istedi ve yüksek kurul kararının iptalini ve yürütmesinin durdurulmasını istedi.

Ancak 6.İdare Mahkemesi bu talebi reddeti.

Bunun üzerine Dernek, kararı Danıştay’a temyize götürdü ancak mahkeme kararını usul ve hukuka uygun gören Danıştay, yine gerekçesiz olarak, temyiz talebini reddetti . Öte yandan, 3 sayfalık geniş kapsamlı bir muhalefet şerhi ile bir üye karara karşı çıktı.

Dernek, karar düzeltme yoluna gitti.

İBB Stratejik Plan ve İlgili Bütçe

Ekim 2014 tarihinde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, 2015-2019 yıllarını kapsayan Stratejik Plan’da Topçu Kışlası'nı "Taksim Meydanı Kentsel Tasarım ve Taksim Kışlası Restitüsyon Projesi" olarak yeniden gündemine aldı.

Oysa, aynı tarihte Mimarlar Odası'nın açtığı dava sonucunda Yayalaştırma Projesi ve Topçu Kışlası'nın yapımını öngören plan tadilatları iptal edilmiş olduğundan,  İBB bütçesine Topçu Kışlası katılamazdı. Ortada mahkeme kararı varken stratejik plana Topçı Kışlası’nın dahil edilmesi yok hükmündeydi. Stratejik plana karşı açılan davalar da sürmekte.

Plan Değişikliği Davaları

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin açtığı dava sonucunda,  İstanbul 1. İdare Mahkemesi Yaylaştırma Projesi ve Topçu Kışlası'nın yapımını öngören 17.01.2012 tarihli, 1/5000 ve 1/1000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Plan tadilatlarını 6 Haziran 2013 tarihinde iptal etti.

Danıştay 6. Dairesi de 29 Nisan 2014 tarihinde, yerel mahkemenin kararını onadı.

Bunun üzerine 6. Daire’ye başvuran İstanbul Büyükşehir Belediyesi karar düzeltme istedi. 

6.Daire, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesine dayanarak karar düzeltmeyi kabul etti. Oysa, burada,  sunulan belgenin sahte olması, davanın akışını değiştirecek yeni belge/lerin, delil/lerin bulunması gibi çok sınırlı hallerde kullanılması gereken bu hukuki araç üzerinden düzeltme kararı verilmesini gerektirecek bir durum ortada yoktu.

Oysa Danıştay, ilgili idari mahkeme kararını onadığı ilk kararında, önemli konulara vurgu yapmıştı ve bunlar hala geçerliliklerini korumakta:

"Taksim Cumhuriyet Alanının, Cumhuriyet anıtıyla vurgulanan bir prestij mekanı olduğu belirtilmiş Meydan; Cumhuriyet Anıtı, Taksim Su Maksemi ve Havuzu, Atatürk Kültür Merkezi, Gezi Parkı ile bir bütün olarak tanımlanmıştır…Bu ilkelerden sapma olarak nitelendirilebilecek bir şekilde çevresi tamamen yapılaşmış alana kentsel sit tanımlamasında yer almayan Taksim Kışlası'nın, asıl planlarda belirleme olmaksızın plan notu ile yeniden yapılaşmasının öngörülmesi, koruma ilke ve kararlarına, koruma amaçlı imar planlarının yapılış amacına aykırı olduğu gibi, plan notu ile imar planına fonksiyon getirilmesi yapı yoğunluğunun artırılması suretiyle teknik ve sosyal donatı alanlarını yetersiz kılacak olması nedenleriyle planlama esasları, şehircilik ilkeleri ve kamu yararına aykırı düşmektedir.”

Planlara açılan dava süreci hala devam etmekte.

Yukarıda özetlediğimiz mahkeme kararlarını, kararlardaki çelişkileri ve dolayısıyla kamu yararı ve hukuk açısından geldiğimiz noktayı tartışıyoruz. Hukukun siyasallaşması, yargının idarenin sultası altına girmesi, milyonların Gezi üzerindeki iradelerine karşı alınan bu kararların demokrasi açısından neler ifade ettiğini konuştuk..