İhtiyarlar gençlerin 'grev çağrısı'na katılıyor: Yetişkinler yetişkin gibi hareket etmeli

İhtiyarlar gençlerin 'grev çağrısı'na katılıyor: Yetişkinler yetişkin gibi hareket etmeli

03 Eylül 2019
Fotoğraf: Reuters

Başımızdaki belaları çözmeyi okul çocuklarına bırakmakta temel bir haysiyetsizlik var. Yetişkinlerin yetişkin gibi hareket etmesinin zamanı geldi artık.

İklimAcil! podcast servisi: iTunes / RSS

Basamağı tırmanıyoruz – bir günlüğüne bize katılın. 20 Eylül’de dünya çapında grev çağrısında bulunuyoruz. Geleceğimizi sağlama almanın yegâne yolu, gündelik hayatın olağan akışını bozmaktan geçiyor.

Başımızdaki belaları çözmeyi okul çocuklarına bırakmakta temel bir haysiyetsizlik var. Yetişkinlerin yetişkin gibi hareket etmesinin zamanı geldi artık.

Naomi Klein, Bill McKibben ve diğerleri

Guardian, 24 Mayıs 2019

20 Eylül'de, dünyanın dört bir yanında okul grevleri yürütmekte olan gençlerin talebi üzerine bizler de işyerlerimizden ve evlerimizden çıkıyor, hepimizin önündeki en büyük varoluş tehdidi olan iklim krizine karşı harekete geçilmesini talep etmek üzere bir günümüzü sokaklarda geçiriyoruz. Sizin anlayacağınız, bir günlük bir iklim grevi bu – sonuncusu da olmayacak. Bunu tarihte bir dönüm noktası haline getireceğimiz umudundayız.

Diğerlerinin de bize katılacağını umuyoruz: İnsanların işyerlerini, çiftlik-çubuklarını, fabrikalarını bırakacağını; adayların seçim kampanya güzergâhlarını bir günlüğüne terk edeceklerini, futbol yıldızlarının yeşil sahaları bir günlüğüne bırakacaklarını; sinema oyuncularının makyajlarını sileceklerini, öğretmenlerin tebeşirlerini bır kenara koyacaklarını; aşçıların lokantalarını kapatıp protestoculara yemek getireceklerini; emeklilerin de alışılmış gündelik programlarını bozup liderlerimizin işitmek zorunda oldukları tek mesajı, yani günden güne işler böyle gelmiş böyle gider yaklaşımının gezegenimiz üzerinde sağlıklı ve güvenli bir gelecek şansını yerle bir ettiği mesajını göndermek üzere bir araya geleceklerini umuyoruz.

Şunun gayet iyi farkındayız ki ister bu grev olsun, isterse bir haftalık uluslararası iklim eylemi olsun, tek başlarına olayların yönünü değiştirmeyecektir. İyi haber şu ki, ihtiyaç duyduğumuz teknolojilere sahibiz artık – bir güneş panelinin fiyatı son on yıl içinde % 90 düşmüş durumda. Ayrıca, onları çalıştıracak politikaları da biliyoruz; gezegenin dört bir yanında her yerde Yeşil Yeni Düzen’in [Green New Deal] bir versiyonu ortaya konmakta; fosil yakıtların yerini hızla güneş ve rüzgâr gücünün almasını, ve bununla atbaşı gidecek şekilde kaliteli işlerde istihdam sağlanmasını, güçlü yerel ekonomilerin sağlam ve istikrarlı hale getirilmesini öngören yasalar teklif edilmekte. Fosil yakıt endüstrisinin derine gömülü yerleşik muhalefetine karşı bu tedbirleri yasalaştırmak için vargüçleriyle didinen – ve çoğu gepegenç olan – o insanları saygıyla selamlıyoruz.

Eylül ayındaki küresel eylem günü bu insanlara destek vermek üzere tasarlandı. Her türlü çevre, kamu sağlığı, sosyal adalet ve kalkınma gruplarının buna katılacaklarını umuyoruz; ama en büyük umudumuz basitçe şu: Bu kriz üzerinde çalışan insanlara, çevremizin vahim durumu hakkında gittikçe artan bir kaygı duyan ama şu ana kadar çoğunlukla hiçbir şeye karışmadan öylece kenarda köşede oturmuş olan milyonlarca insanın desteğine sahip olduklarını göstermek. Böylesine yüksek sayılarda insanı sokağa çekebilmek için birkaç ayrı girişimde bulunmak gerekebilir, ama çok da fazla zamanımız kalmadı doğrusu: etkili iklim eylemleri yapabileceğimiz fırsat pencereleri hızla kapanmakta.

Herkesin bize katılamayacağını biliyoruz. Fena halde eşitsiz bir gezegende kimi insanlar var ki tek bir gün bile gündelik ücretini almadan yaşayamıyor; ya da buna kalkıştıkları an onları işten atacak patronlara çalışıyorlar. Gene bazı iş kolları var ki bir an için bile durdurmaya gelmez: âcilde çalışan doktorlar daima görevlerinin başında olmak zorundalar. Bununla birlikte, birçoğumuz da gündelik olağan hayat alışkanlıklarımızı 24 saat için bir kenara bırakabilir, geri döndüğümüzde onları yerli yerinde bulacağımızdan emin olabiliriz. Umuyoruz ki kimilerimiz o günü protesto eylemleri içinde geçirecektir: yeni petrol boru hatları döşenmesine ya da onları finanse eden bankalara karşı. Umarız kimilerimiz de o günü komşularının evlerinin duvarlarına yalıtım yaparak ya da kendi bölgesinde bisiklet yolları inşa ederek geçirir. Umarız herkes o gün hiç olmazsa birkaç dakikasını şehirde bir parkta, kırda bir tarlada ya da oturduğu binanın çatısında sırf şu dünyanın güzelliğini içine çekmek için geçirir – ki bu güzelliği korumak bizim için bir ayrıcalıktır.

Belli ki, çok şey istemektir bu. Dünyanın hayatında bir gün çok büyük mesele ve hepimiz gündelik hayatın sıradan işlerine fazlasıyla alışmış haldeyiz. Ne var ki, burada bütün yükü okullu çocukların sırtına yüklemek de hiçbirimizin içine sinmiyor doğrusu – onların bizim desteğimize ihtiyaçları var. Ve gündelik hayatlarımızın olağan akışını bozmamız, burada kilit noktaymış gibi görünüyor: işte bizim işimizi bitiren de bu olağan hayat zaten – yani gözlerimizin önünde cereyan eden bir krizin tam ortalık yerinde olsak bile, her sabah kalkıp bir gün önce yaptığımız ne varsa hemen hemen hepsini gene yapmak.

Seçimlerimizin bundan onbinlerce yıl sonrasını: yani denizlerin kaç metre yükseleceğini, çöllerin ne kadar çok genişleyip yayılacağını, ormanların ne kadar hızlı yanacağını belirleyeceği bir zaman diliminde yaşamakta olan insanlarız biz. İşimizin bir bölümünü işte o geleceği korumaya ayırmalıyız.

• Margaret Atwood, Geneviève Azam, Tom Ballard, Fadel Barro, Nnimmo Bassey, May Boeve, Patrick Bond, Mike Brune, Nicola Bullard, Sharan Burrow, Valérie Cabanes, Rachel Carmona, Dr Craig Challen, Noam Chomsky, Maxime Combes, Thomas Coutrot, Cyril Dion, Tasneem Essop, Christiana Figueres, Prof Tim Flannery, Nancy Fraser, KC Golden, Tom BK Goldtooth, Maggie Gyllenhaal, Dr John Hewson, John Holloway, Prof Lesley Hughes, Tomás Insua, Satvir Kaur, Barbara Kingsolver, Winona LaDuke, Jenni Laiti, Bruno Latour, Annie Leonard, Michael Mann, Gina McCarthy, Heather McGhee, Luca Mercalli, Moema Miranda, Jennifer Morgan, Tadzio Müller, Kumi Naidoo, Mohamed Nasheed, Carlo Petrini, Dr Anne Poelina, Mark Ruffalo, Peter Sarsgaard, Dr Vandana Shiva, Rebecca Solnit, Gus Speth, Prof Will Steffen, Tom Steyer, Chris Taylor, Terry Tempest-Williams, Aurélie Trouvé, Farhana Yamin, Lennox Yearwood bu makaleyi imzalamışlardır.

 

Çeviren: Ömer Madra