"Marmara Denizi midyelerinde ağır metal birikmesi var, piyasaya sürülmeleri halk sağlığı için tehdit oluşturuyor"

"Marmara Denizi midyelerinde ağır metal birikmesi var, piyasaya sürülmeleri halk sağlığı için tehdit oluşturuyor"

14 Ocak 2020
Fotoğraf: Yeşil Gazete

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meriç Albay, özellikle midyelerde ağır metal birikmesi olduğunu ve bunların kontrolsüz şekilde toplanıp piyasaya sürülmeleriyle halk için sağlık tehdidi oluşturduğunu ifade etti. 

14 Ocak 2020 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Gezegenin Geleceği podcast servisi: iTunes / RSS

İstanbul’un Anadolu yakasında, Caddebostan’dan Maltepe’ye kadar uzanan sahil şeridini 25 Aralık’ta şiddetli lodosla birlikte kırmızı yosunlar sardı. İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Meriç Albay bu durumun ‘Marmara’nın su kalitesinin, su sağlığı bakımından iyi olmadığını gösterdiğini’ söyledi. Albay ve İstanbul Çevre Mühendisleri Odası üyesi Sedat Durel, Marmara Denizi’ndeki genel kirliliğe dikkat çekerek, arıtma tesislerinin daha etkin kullanılması ve denetimlerin arttırılması gerektiğini ifade etti. Marmara Denizi’nin etrafında 23-24 milyon insanın yaşadığı çok büyük bir havza olduğunu kaydeden Albay, denizin sorumsuzca kirletildiğini söyledi: “Türkiye nüfusunun neredeyse yüzde 30’u bu havzada yaşıyor. Buradaki büyükşehirlerin hepsi Marmara Denizi’ni etkiliyor. Marmara Denizi’ni çok uzun zamanda çok kötü kullanmışız. Fabrikalar atıklarını denize vermişler, evsel atıklar, gemi trafiğini de katmak lazım. Yıllarca kirletmişiz ve bu etki maalesef hala devam ediyor. İstanbul’daki toplam 88 atık su arıtma tesisinde günde 5 milyon 815 bin 910 metreküp su arıtması yapılıyor. Eğer biz arıtma tesislerini etkin çalıştırırsak, gemiler etkin denetlenirse, fabrikalar atıklarını artık atmamaya başlarlarsa zaman içerisinde deniz mutlaka kendini yenileyecek. 15-20 yılda Marmara Denizi gerçekten pırıl pırıl olabilir” dedi. Fabrika ve gemi atıklarıyla oluşan kirliliğin deniz canlılarını da etkilediğini belirten Albay, özellikle midyelerde ağır metal birikmesi olduğunu ve bunların kontrolsüz şekilde toplanıp piyasaya sürülmeleriyle halk için sağlık tehdidi oluşturduğunu ifade etti. 

Alman şirketten Avustralya'da 'tartışmalı' kömür madeni projesi

Alman mühendislik grubu, Avustralya’nın taşra bölgesinde yapımı onaylanan, tartışmalı bir kömür madenciliği projesi olan Carmichael kömür madenine ilişkin sözleşme yükümlülüklerini yerine getireceğini söylemesi üzerine çevre gruplarından ağır eleştiriler aldı. Avustralya’nın kuzeyinde yer alan Queensland eyaletinde Hindistanlı şirket tarafından işletilen kömür madeni alanından kömürün taşınması için yapılan demiryolu hattına sinyal teknolojisi sağlayacak şirket, geçtiğimiz yıl bir anlaşma imzaladı. Genç iklim aktivisti Greta Thunberg, şirketinlerin projedeki rolünü gözden geçirmesi çağrısında bulundu. Proje hayata geçerse, 4.6 milyar ton karbon salımına neden olacak. Şirket CEO’su Joe Kaeser yaptığı bir açıklamada, “Güvene dayalı görevleri ihmal etmeden sözleşmeyi gevşetmenin yasal ve ekonomik olarak sorumlu bir yolu yok” dedi. Kaeser, “Çevresel meselelere anlayış göstersem de, yapılan iş yasal bir meşruiyete sahip olduğu sürece farklı paydaşların farklı çıkarlarını göz önünde bulundurmam gerekiyor. Bu proje hakkında öncesinde daha akıllıca davranmalıydık. Ancak şu an, müşteri yasal bir zeminde bulunduğu sürece, taahhütlerini yerine getiren bir tedarikçi olmalıyız. Çünkü müşterileri tarafından güven duyulamayan bir şirket olmak seçenek olamaz” dedi. Çevre aktivistleri bu kararı ağır bir şekilde eleştirirken, kömür kullanımının karbon emisyonlarını artıracağından endişe duymaları nedeniyle protestolarına devam etme konusunda kararlılar. Avustralya Koruma Kuruluşu kampanya sorumlusu Christian Slattery, şirketin duyurusunu Avustralya yangınlarla mücadele ederken, “utanç verici” olarak değerlendirdi. Slattery, “Şirket Paris Anlaşması’nı desteklediğini iddia ediyor ancak şu an dünyanın en büyük karbon emisyonuna neden olacak projelerden birine destek olma konusunda kararlı” dedi. Ayrıca ironik bir şekilde, 2030’a kadar karbon nötr olacağını ve fosil yakıt bağımlılığını kademeli olarak bitireceğini taahhüt ediyor.

Pakistan'da kar kalınlığı 1 metreyi aştı

Pakistan Meteoroloji Ofisi, eyalette bu dönemde ortalama 50 santimetre olan kar kalınlığının son günlerdeki yağışla 1,4 metre olarak ölçüldüğünü belirtti. Eyaletin başkenti Kuetta’daki havaalanında, birçok uçuş iptal edildi ya da başka havaalanlarına yönlendirildi. Birçok yolun kapandığı yerleşim yerlerinde mahsur kalan vatandaşlar ise askeri araç ve helikopterler yardımıyla kurtarıldı. Yoğun kar yağışı nedeniyle eyaletteki birçok binada da çökme meydana geldi.  Şahabzay bölgesinde üzerinde kar biriken bir kerpiç evin çatısının çökmesi sonucu üçü çocuk altı kişi hayatını kaybetti. Afganistan sınırındaki Kili Lokman‘da da nişan merasimi düzenlenen bir evin çatısının çökmesiyle yedi kişi can verdi, dört kişi yaralandı. Dolan barajların, setlerde çatlamalara ve sellere neden olabileceğine dikkati çeken Han, olağan dışı seviyede yağan kar ve yağmurun küresel ısınmanın sonuçlarından olduğunu söyledi. Tüm Ortadoğu’da aşırı yağışların görüldüğünü hatırlatan Han, Belucistan’da yoğun kar yağışının süreceğini ifade ederek, çığı ve toprak kayması riskine karşı tedbirli olunmasını istedi.

16. Yeşil Diyalog cumartesi günü başlıyor

Yeşil Düşünce Derneği ve Yeşiller Meclisi tarafından organize edilen 16. Yeşil Diyalog’da Türkiye ve Avrupa yeşil hareketinden aktivistler, bu harekete ilgi duyan herkes 18 Ocak Cumartesi günü buluşuyor. Yeşil Diyalog toplantılarının bu seneki konusu Yükselen Yeşil Hareket. Son yıllarda özellikle Avrupa’da Yeşillerin yakaladığı siyasi başarıların değerlendirileceği birinci oturumda yeşil hareketin dünya politik gündemi içindeki yeri, gittikçe ağırlaşan iklim krizi ve buna karşı gelişen hareketlerin sosyal ve siyasal etkileri, Avrupa’daki Yeşillerin yükselen iklim adaleti ve sosyal adalet taleplerine verdikleri yanıtlar ve çözümlerin politik düzlemde kazandırdığı başarılar konuşulacak. Toplantının ikinci kısmında ise Yeşillerin, bir süredir yükselişte olan sağ popülizm ile çatıştığı sosyal, ekonomik ve ekolojik alanlar ele alınacak.