Gezegenin Geleceği: 28 Ağustos 2019

Gezegenin Geleceği: 28 Ağustos 2019

29 Ağustos 2019
Fotoğraf: Sıfır Gelecek

İklim krizinin etkileri her geçen gün artıyor. Dünyada her gün yaklaşık 200 canlı türünün yok olduğu altıncı kitlesel yokoluşun ortasındayız. Son 44 yılda canlı popülasyonları yüzde 60 azaldı. Bir milyon canlı türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. İklim krizi yüzünden göçler artıyor, sadece 2018’de dünyada 17 milyon insan göç etti, 2008-2018 arasında bu sayı 265 milyonu buldu.

Gezegenin Geleceği podcast servisi: iTunes / RSS

BM İklim Zirvesi’nde veri olarak kullanması için hazırlanan “İklim Eylemi ve Destek Eğilimleri” raporu BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin başlangıcından bu yana gerçekleşen ilerlemelere dikkat çekiyor. Raporun, hükümetlerin Ulusal Katkı Beyanları olarak bilinen ulusal iklim eylem planlarını 2020’ye kadar hazırlanmalarına yardımcı olabileceği söyleniyor. UNFCCC Yönetici Sekreteri Patricia Espinosa “Önümüzdeki iki yıl bütün hükümetler - ve devlet dışı aktörler - için, mevcut çerçeveden faydalanmak ve ihtiyacımız olan değişiklikleri yapmak adına önemli bir fırsat kapısı açıyor” diyor. Ayrıca “İyi haber ise işin büyük bir kısmı başladı. İklim değişikliğinin varoluşsal tehdidini ele almanın aciliyeti göz önünde bulunduruluyor. Ayrıca eyleme geçmek için sağlam bir temel mevcut ancak eylemin hızı çok yavaş ve hızlanması gerekiyor” diye ekliyor. Rapor, kısa bir dengelenme döneminden sonra, küresel seragazı emisyonlarının artmaya devam ettiği yönünde uyarıda bulunuyor. Bazı alanlardaki ilerlemelere rağmen hükümetlerin, ulusal iklim eylem planlarının yetersiz olduğu söyleniyor. İklim değişikliğinin etkilerinin ve yarattığı tehlikelerin arttığına dair bildirimde bulunan birçok ülkede acilen harekete geçilmesi gerekiyor. Yeni BM raporu; ülkelerin iklim eylemlerini planlama, finanse etme, uygulama, izleme ve değerlendirme için kurumsal düzenlemeleri hızlandırdığını ve emisyonları azaltma ve iklim değişikliğine uyum sağlama eylemleri portföyünün genişlediğini de gösteriyor. Espinosa, “İklim Zirvesi, dünya çapındaki hükümet ve iş dünyası liderlerini konuşmaktan daha fazlasını yapmaya; seragazı emisyonlarının azaltımına nasıl katkı sağlayacaklarını ve iklim değişikliğinin etkilerine nasıl uyum sağlayacaklarını belirtmeye ve ısınmayı 1.5 derecenin altında güvenle tutmaya çağırıyor” dedi.

 

İklim krizinin etkileri her geçen gün artıyor. Dünyada her gün yaklaşık 200 canlı türünün yok olduğu altıncı kitlesel yokoluşun ortasındayız. Son 44 yılda canlı popülasyonları yüzde 60 azaldı. Bir milyon canlı türü yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. İklim krizi yüzünden göçler artıyor, sadece 2018’de dünyada 17 milyon insan göç etti, 2008-2018 arasında bu sayı 265 milyonu buldu. 2050 yılında 200 milyon insanın göç etmesi bekleniyor. Dünyadaki yoksul bölgeler karbon salımının sadece %10’unu gerçekleştirdiği hâlde iklim krizinin yükünün %75’ini sırtlayacak. 2100’e kadar deniz suyu seviyesi 2 metreye kadar yükselebilir. Bu durumda milyonlarca kişi yaşadıkları yerlerden göç etmek zorunda kalacak. İklim krizi yüzünden önümüzdeki 11 yılda 120 milyon kişi daha yoksullaşacak. İklim değişikliği nedeniyle milyonlarca kişi yaşama, beslenme, barınma ve su gibi temel insan haklarından mahrum kalacak. Haziran ayında sıcaklıklar normallerin 0,93 derece üzerinde geçti. Türkiye’nin içinde bulunduğu Akdeniz Havzası son 900 yılın en ağır kuraklığını yaşıyor. Bunlar iklim krizinin etkilerinin yalnızca birkaçı. İsveç’li 16 yaşındaki iklim aktivisti GretaThunberg, 2018 yılının Ağustos ayından itibaren her cuma günü Parlamento önünde iklim krizine dikkat çekmek için okul grevine çıkıyor. Tek başına başladığı bu greve kısa sürede dünyanın dört bir yanından çocuklar ve gençler ortak oldu. Her Cuma, kendilerine yaşanabilir bir gezegen bırakılmasını talep eden çocuklar ve gençler okullarından bir gün feda edip okul grevine çıkıyorlar. Şimdi ise 20 Eylül tarihi için geri sayım başladı. Bu sefer yetişkinler de dünya çapında iklim grevine destek veriyor. Ya Sıfır Karbon Ya Sıfır Gelecek diyerek yola çıkan Fridays For Future Turkey ekibi  ‘’Biz de Türkiye’den çocuklar tarafından başlatılan varoluş çağrısına kulak veriyor ve 20 Eylül’de hep birlikte greve” diyor. 20 Eylül’e kadar da konu ile ilgili birçok etkinlik düzenleniyor. Etkinlikler https://sifirgelecek.org/ internet sitesinde.

 

Türkiye’nin ekoloji alanındaki ilk büyük dijital kütüphanesi olma özelliğini taşıyan “Ekoloji Arşivi” erişime açıldı. Ekoloji Kolektifi Derneği tarafından hazırlanan kütüphanede 20 binin üzerinde kaynaklara telif haklarına uygun olarak açık erişimle ulaşılabiliyor. Arşivde özel koleksiyonlar içerisinde, Türkiye Çevre hukukunun önemli isimlerinden Noyan Özkan’ın koleksiyonu da yer alıyor. Özkan’ın belgeleri, arşivleri ve dosyaları da arşivde kullanıma açık. Türkiye’de kent ve çevre koruma alanında ilk büyük arşivi özelliği taşıyan online kütüphanede basılı kaynakların dijital kopyalarının yanında geçmiş yıllara ait gazete kupürleri, savcılık kararları, kartpostallar, belediye encümen kararları, haritalar, basın açıklamaları gibi pek çok kaynak da arşivde yer alıyor. Ekoloji Arşivi'ne http://arsiv.ekoloji.org.tr/ adresinden ulaşabilirsiniz.

 

Ege Orman Vakfı Genel Müdürü Metin Gençol, İzmir Menderes yangının çıktığı andan itibaren vakfa vatandaşların ulaşarak bağışta bulunmak istediklerini söylediklerini aktardı. Bunun üzerine İzmir'de faaliyet gösteren 7 sivil toplum kuruluşunun bir araya gelerek "Hedef 1 Milyon Fidan" kampanyası başlatıldı. Vakıf hesabına yatırılan bağışların tamamını Orman Genel Müdürlüğünün hesabına aktaracaklarının altını çizen Gençol, yasaya göre yanan orman alanlarının Orman Genel Müdürlüğü tarafından ağaçlandırıldığını belirtti. Kampanyaya yoğun ilgi olduğuna işaret eden Gençol, "Şu ana kadar 30 bini aşan bir bağış var. Halen çok arayanlar var." dedi.