Gezegenin Geleceği: 11 Eylül 2019

Gezegenin Geleceği: 11 Eylül 2019

12 Eylül 2019
Fotoğraf: Yeşil Gazete

“Mühendislik olarak çok iyi çalışılmış Yeşil Yol, ulaşımda kolaylık ve bütünlük sağladığı için aynı bölgelerden geçmiş yıllarda projesiz ve plansızca yanlış güzergâhlarda yapılmış olan ve 1800 rakım orman çizgisinin altından geçmekte olan eski yayla yollarının birçok bölümü Yeşil Yol çalışmasının bitirilmesinden dolayı atıl hale gelmiş”

Gezegenin Geleceği podcast servisi: iTunes / RSS

İklim Haber’den Gülce Demirer’in haberine göre, 16. İstanbul Bienali, Yedinci Kıta başlığıyla insanlığın neden olduğu doğal veya kültürel atıklara antropoloji ve arkeolojinin araçlarıyla bakan güncel sanat çalışmalarına odaklanıyor. Başlığını okyanuslarda yüzen devasa atık yığınına verilen isimden alan bienal, sanat ve ekoloji arasındaki ilişkiyi de tartışmaya açıyor. Şehrin üç farklı noktasına yayılacak ücretsiz sergilerin yanı sıra çeşitli buluşmalar, konuşmalar ve film programıyla farklı bakış açıları da Yedinci Kıta’ya dahil edilecek. 38 sanatçı İstanbul Bienali için yeni eser üretiyor. İçinde yaşadığımız dünyanın yeni bir jeolojik çağa girdiği konusunda pek çok bilim insanı hemfikir. Antroposen adı verilen bu yeniçağın en belirgin özelliği ise, ona jeolojik döngünün özgün işleyişinden ziyade insan faaliyetlerinin yol açmış olması. Antroposen’de gezegenin insan eli değmemiş köşeleri gitgide azalırken, yerleşim merkezleriyle diğer canlıların paylaştığı kırsal arasında var olduğuna inanılan kültür-doğa ayrımı da ortadan kalkıyor. Bienal ana başlığını, Antroposen çağının küresel ısınmayla birlikte en gözle görünür sonuçlarından biri olan, Pasifik Okyanusu’nun ortasındaki devasa atık yığınından alıyor. Popüler bilimde “Yedinci Kıta” olarak anılan bu kütle, 3,4 milyon kilometrekare genişliğinde, 7 milyon ton ağırlığındaki bir plastik birikintisinden meydana geliyor. İnsan atıklarının okyanusun ortasında yeni bir kıtanın oluşumuna neden olduğu bu olay, 16. İstanbul Bienali için ekolojik sorunlar karşısında sanatın güncel durumunu pek çok sanatçı, düşünür, antropolog ve çevreci ile birlikte araştırmak için bir çıkış noktası oluşturuyor.

 

Amerikan Ulusal Ekonomik Araştırmalar Bürosu’nun Ağustos ayında yayınladığı “İklim Değişikliğinin Uzun Vadeli Makroekonomik Etkileri” raporu 174 ülkeden alınan 1960-2014 yılları arasındaki verilere dayanarak hazırlandı. Raporda ortalama sıcaklık değişimlerinin kişi başı milli gelire olan etkileri hesaplanmış. Raporda ortaya konan en önemli nokta ise, analiz sonuçlarında, sıcaklık artışının uzun vadeli olumsuz etkilerinin küresel bir özellik sergilemesi. Yani gelir seviyesi yüksek-düşük ve sıcak-soğuk bölge ayrımı olmaksızın ısınmanın uzun vadeli etkilerinin aynı şekilde hissedildiği görülüyor. Küresel ısınmanın finansal riskleri ve ekonominin istikrarına olumsuz etkileri nedeniyle, Paris Anlaşması’na uyum kapsamında iklim değişikliğinin hızının azaltılmasının ekonomik faydalarının önemi daha da ön plana çıkıyor. Hesaplamalara göre, Paris Anlaşması’nda öngörüldüğü üzere, yıllık ortalama sıcaklık artışının 0,01 derece ile sınırlandırılması, 2100 yılına kadar küresel gelirleri %1,07 oranında azaltırken yıllık sıcaklık artışı 0,04 derece olduğunda gelirlerdeki düşüş %7,22 seviyesine çıkıyor. Raporda ayrıca makroekonomik iklim tahminlerinin, karbon vergilendirmesinde önemli bir veri olduğu belirtiliyor. Karbon vergisinin, bir ton karbondioksit salımı sonucunda ortaya çıkan zararı temsil eden karbonun sosyal bedelini yansıtması gerekiyor.

Çamlıhemşin yaylaları arasına yeni yolların açılmasına izin veren Rize İl Özel İdaresi, büyük tahribata neden olan Yeşil Yol’u överek sadece bu yolun kullanılması için bazı yolları ormana terk ettiğini açıkladı. Avukat İbrahim Demirci, “Ayder’i düzeltmek için uğraşan bakanlıklar, Rize Valiliği neden diğer yaylaların özel idare tarafından Ayder’e çevrildiğini görmek, duymak istemiyor” dedi. Rize İl Özel İdaresi İl Genel Meclisi, 2 Temmuz’da toplandı. Kaçkar Dağları’nın kuzey yakasından geçen Yeşil Yol projesinin büyük bölümünün tamamlandığı belirtilen toplantıda, araçla ulaşımın da sağlandığı kaydedildi. İdare kararında, “Mühendislik olarak çok iyi çalışılmış Yeşil Yol, ulaşımda kolaylık ve bütünlük sağladığı için aynı bölgelerden geçmiş yıllarda projesiz ve plansızca yanlış güzergâhlarda yapılmış olan ve 1800 rakım orman çizgisinin altından geçmekte olan eski yayla yollarının birçok bölümü Yeşil Yol çalışmasının bitirilmesinden dolayı atıl hale gelmiş” ifadelerini kullandı. İdare toplamda 13 bin metre bu yolların yol ağından çıkarılarak bakım onarım işlemlerinin yapılmamasına, doğaya terk edilmesine ve bu yollara fidan dikilmesine karar verdi. Son olarak idare kararında şu ifadelere yer verdi: “Bu çalışmayla toplamda 270 kilometre uzunluğunda olan Yeşil Yol güzergâhında açılmış olan 65 kilometre yeni yol karşılığı, ilk etapta 13 kilometre eski açılmış yolun doğaya terk edilmesiyle 5’te 1 oranında doğaya verilen zararın minimize edilmesi sağlanmış oldu” ifadeleri yer aldı. Bölge sakini avukat İbrahim Demir, “Kapatılan, ormana devredilen yayla yollarını da özel idare yapmıştı. Bu karar, Yeşil Yol’a neden ihtiyaç olmadığının izahı. Özel idare, yarın öbür gün açacağı yeni dağ yolları için bugünden, peşinen gerekçe üretiyor. Mahkemelerin, ilgili bakanlıkların özel idareye acilen müdahalesini bekliyoruz” diye konuştu.

Fridays For Future isimli hareket üzerinden daha önce 15 Mart ve 24 Mayıs için küresel çağrıya çıkılmış, ilkinde 1.6 milyon, ikincisinde de 2 milyonun üzerinde çocuk ve gencin katıldığı eş zamanlı gösteriler düzenlenmişti. Şimdi ise 20 Eylül için geri sayım başladı.  Bu sefer yetişkinler de dünya çapında iklim grevine destek veriyor. Küresel İklim Grevi öncesi iklim aktivistleri Atlas Sarrafoğlu, Selin Gören ve İren Bıçakçı ile yarın 12 Eylül Perşembe, saat: 19.00-21.00 arasında Yeşil Ev’de konuşma düzenlenecek. Etkinlik herkese açık ve ücretsiz.