Gezegenin Geleceği: 1 Ağustos 2019

Gezegenin Geleceği: 1 Ağustos 2019

02 Ağustos 2019
Fotoğraf: Getty Images

Salda yaşayan bir göl, Salda'ya özgü endemik balık türü var ve 110 kuş türüne ev sahipliği yapıyor. 

Gezegenin Geleceği podcast servisi: iTunes / RSS

Burdur ili Yeşilova ilçesi, Salda Gölü Millet Bahçesi ve Millet Bahçesine Ait Sosyal Donatılar İnşaatları İle Altyapı ve Çevre Düzenlemesi ihalesi 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 19’uncu maddesinde belirtilen “Açık İhale Usulü” ile gerçekleştirildi. TOKİ’nin ek hizmet binasında yapılan ihaleye 7 istekli firma teklif verdi. İhale 1 hafta sonrasına ertelendi. CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Denizli milletvekili Gülizar Biçer Karaca'nın aktardığı bilgilere göre, ihaleye birden fazla firmanın katılması, tekliflerin sunulması ve dosyaların değerlendirilmek üzere incelenmesi nedeniyle bir hafta sonraya ertelendiği belirtildi. Burdur’un Yeşilova ilçesinde turkuaz suyu ve bembeyaz sahili ile Türkiye’nin Maldivleri sayılan Salda Gölü’ndeki ihaleye ilişkin önceki gün CHP Burdur İl Başkanlığı tarafından Yeşilova Salda Halk Plajı'nda “Salda’ya Dokunma” başlığıyla eylem yapılmıştı. Şubat ayında Çevre ve Şehircilik Bakanı'nın Salda'ya gelerek, "Burayı birinci derecede doğal sit alanından çıkartıp Özel Çevre Koruma Bölgesi haline getireceğiz" demişti. Ardından 'Yapılaşma yok' diye kendini savunmaya çalışan bakan, açıklamasında 'Salda Gölü'nün kenarında yaya yolları, yürüyüş yolları, bisiklet yolları, otoparklar, vatandaşların konaklayacağı bungalovlar ama bunun yanında da geniş kafeteryalar yapacağız. Salda artık festivallerin yeri olacak' dedi. Salda dünyanın en derin ikinci gölü; turkuaz renge sahip, dünyanın üçüncü gölü. Salda yaşayan bir göl, Salda'ya özgü endemik balık türü var ve 110 kuş türüne ev sahipliği yapıyor. 

Kaz Dağları son günlerde çevre katliamı ile gündemde. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilen ÇED raporuna göre 45 bin, uydu görüntülerine göre 195 bin, Tarım ve Orman Bakanlığı’na göre ise 13 bin ağacın kesildiği Kirazlı’daki altın madeni projesi için tepkiler büyüyor. Ancak Kirazlı projesi tek değil. Bölge için yüzlerce altın arama ruhsatı bulunuyor. Özel bir şirketin Çanakkale’nin Kirazlı köyünde yürüttüğü altın madeni projesi, Türkiye’de büyük bir orman katliamının daha kapısını araladı. TEMA Vakfı tarafından ortaya konan uydu görüntülerine göre 200 bine yakın ağacın kesilmesine yol açan proje, çevre halkı ve sivil toplum kuruluşlarının tepkisine neden oldu. Maden arama faaliyetine yakın bir bölgede başlatılan Su Nöbeti hala devam ediyor. Kazdağı Koruma Derneği 1 Ağustos’ta nöbete destek vermek isteyen vatandaşlarla birlikte Kirazlı’ya gidecek. Katılmak isteyen vatandaşlar, Kazdağları Koruma Derneği’nin sosyal medya hesaplarından paylaştığı iletişim numarasıyla iletişime geçebilir. Ayrıca TEMA Vakfı’nın change.org/altindaolumvar sayfası üzerinden bu katliama dur demek için başlattığı imza kampanyası devam ediyor, tekrarlayalım change.org/altindaolumvar.

Türkiye’nin en büyük güneş ve rüzgâr enerjisi kredisini alındıktan sonra 5 bölgede 377 MW gücünde 13 yerli enerji santralinin yapımına hız verildi. 530 milyon dolar değerindeki yatırımlarını ardı ardına hayata geçiriyor. Son yıllardaki yatırım atılımıyla Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yerli ve yenilenebilir alandaki enerji santrallerinin kurulumunda 13 MW gücündeki güneş santrali projesi Van’da elektrik üretimine başladı.

2018 yılı sonunda hayata geçirilen toplam 24 MW gücündeki santralleri ile birlikte aynı bölgede devreye giren üçüncü proje oldu. 66 milyon dolar yatırıma sahip 3 güneş enerji santrali projesindeki toplam güç ise 37 MW’a ulaştı. Türkiye’nin güneş enerjisi potansiyeline sahip en yüksek illerinden Van’da işletilecek olan santraller, Van Gölü’nün yanı başındaki toplam 600 dönümlük arazi üzerinde bulunuyor. Yıllık 60 GWh elektrik üretmesi beklenen santraller, 25 bin 804 ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı salımını engelleyecekler. 66 milyon dolara mal olan 3 güneş santrali sayesinde Van önemli bir ekonomik değere kavuşurken, 80 bin kişinin yıllık enerji ihtiyacı tamamen yerli ve yenilenebilir kaynaklardan karşılanacak. 

Bir iddiaya göre Türkiye, plastik ambalaj atığı geri dönüşüm hedefi konusunda AB ülkelerinin önünde yer alıyor. Türkiye’de, hali hazırda yüzde 54 olan plastik ambalaj atığı geri dönüşüm hedefi, 2020 ve sonrası için yüzde 55 olarak belirlenmiş durumda. AB’de ise yürürlükteki hedef yüzde 22,5 ve yüzde 55 hedefi ancak 2025’de, Türkiye’den 5 yıl sonra geçerli olacak. Türkiye, bu konuda Avrupa’nın en az 5 yıl ilerisinde yer alıyor. Ülkemizde de plastik atıkların önlenmesi ve azaltılması konusunda pek çok yasal düzenleme bulunduğunu ifade eden ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer, “Vakfımız, bu konudaki çabaları desteklemekte ve bu alanda aktif sorumluluk almakta. Başarı için konunun döngüsel ekonomi perspektifinden ele alınmasının, düzenlemeler arasındaki uyumun sağlanmasının ve uygulamaların tüm paydaşları kapsamasının önemine vurgu yapmak istiyoruz,” dedi.