Dünyadaki kumsalların neredeyse yarısı iklim değişikliği nedeniyle yüzyılın sonlarında yok olabilir

Dünyadaki kumsalların neredeyse yarısı iklim değişikliği nedeniyle yüzyılın sonlarında yok olabilir

05 Mart 2020

Daha fazla sıcaklık artışının, deniz suyu seviyesinde daha fazla artışa ve bazı bölgelerde daha şiddetli fırtınalara yol açacağına, dolayısıyla daha fazla sahilin yok olmasıyla sonuçlanacağına işaret edildi. 

05 Mart 2020 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.

Yeni bir araştırma, 21. yüzyıl sonlarına kadar iklim değişikliği nedeniyle dünyadaki kumsalların neredeyse yarısının yok olabileceğini öne sürdü. Araştırmaya göre kıyı şeritlerindeki çevresel dinamikler ve deniz seviyesi yükselmesi kumsalları tehdit eden başlıca faktörler arasında. Euronews’in haberine göre İtalya’da Avrupa Birliği Ortak Araştırma Merkezi’nde görevli uzmanlar, son 30 yılda sahillerdeki değişimi gözlemlemek için uydu görüntülerinden faydalandı.  Uzmanlar, küresel ısınmanın, buraları gelecekte nasıl etkileyebileceğini ortaya koyan bir çalışma yürüttü. Sonuçları Nature Climate Change dergisinde yayımlanan çalışmada, risk altındaki sahiller, 2100 yılına kadar küresel sıcaklık artışının ortalama 2,4 derece olması tahmini doğrultusunda belirlendi. Daha fazla sıcaklık artışının, deniz suyu seviyesinde daha fazla artışa ve bazı bölgelerde daha şiddetli fırtınalara yol açacağına, dolayısıyla daha fazla sahilin yok olmasıyla sonuçlanacağına işaret edildi. 

Su kıtlığına dikkat çekildi

Dünyanın yaşanabilir bir yer olması için her alanda sürdürülebilir çalışmaların önemine vurgu yapan ve sürdürülebilirlik kavramını insan, doğa, üretim ve tüketim ekseninde bir uyum içerisinde kitlelere ulaştırma hedefindeki Mavi Gelecek Derneği, potansiyel su kıtlığına dikkat çekiyor. Tüm dünyada artan nüfus, endüstri faaliyetlerinin yoğunlaşması ve verimsiz sulama yöntemleri ile yapılan tarım faaliyetleri, erişilebilir su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan rapora göre dünyada 50’den fazla ülkede 500 kent 2050 yılında su kıtlığı  yaşayacak. Her geçen gün su arz ve talep dengesizliği oluşan “su stresi” ile bugünden 2050’nin işaretlerini veriyor. Türkiye de gelecek 30 yıl içerisinde dünya su krizinden etkilenecek ülkeler içerisinde. Birleşmiş Milletler’in kamuoyu ile paylaştığı raporda; 2016 yılından itibaren İstanbul’un kişi başına düşen su miktarının 1.700 metreküpün altına düşmesi nedeniyle “su stresi” yaşadığı belirtiliyor. Ve rapor 2030 yılından itibaren su stresini “su krizi” ne dönüşeceği uyarısıyla devam ediyor. Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda çalışmalarını sürdüren Mavi Gelecek Derneği, 10 ana hedef arasında yer alan “temiz su ve sıhhi koşullara erişim” konusunda toplumun bilinçlendirilerek gelecek nesillerin su sıkıntısı yaşamasının önüne geçilebileceğine inanıyor. Dernek öncelikle tarım faaliyetlerinde daha verimli bir sulama ve verimli tarımsal planlama ile su tasarrufu yapılması gerektiğini, şehir su altyapı çalışmalarının gözden geçirilmesini, yeni neslin de bu tasarruf anlamında daha da bilinçlendirilmesi gerektiğini söylüyor.

Amsterdam tekneler için dizeli yasaklıyor

Amsterdam’ın yeni Yeşil Parti belediye başkanı, 2025 ile birlikte şehir merkezindeki teknelerin dizel yakıtla çalışmasını yasakladı. Bunun üzerine eski tekneler elektrikle çalışmak üzere dönüştürülmeye başlandı. Şehir sözcüsü Wouter Keuning, şehir sularındaki 550 adet ticari teknenin %75’inin emisyon yaymaması için geçireceği dönüşüm için çalışmaların başladığını belirtti. 

Adalar'da elektrikli araçlar için satın almalar başladı

İstanbul’da da faytonların yasaklanmasının ardından Adalar'da elektrikli araçlar için satın almalar başladı. İki tip araç, yazdan önce devreye girecek. Belediye kaynakları, faytonların ve atların satın alma işleminde de sona gelindiğini açıkladı. Adalar Belediyesi son durumu Yeşil Gazete‘ye şöyle anlattı: “Dün itibarıyla toplam 277 fayton sahibinden 215’i sözleşmelerini imzalayıp fayton başına 300.000 TL olarak belirlenen paralarını almaya başladı. 60 civarında kişinin ise işlemleri sürüyor. Adalarda bulunan 1300 civarı attan, 1000’in üzerindeki hayvanın satın alınması işlemi bitti. Satın alınan atlar, Büyükada’daki yasal ahırlarda toplandı.” Sözkonusu ahırlarda atların rahat hareket edebilmesi için alan açıldığını söyleyen Belediye yetkilileri, “Bir süre burada tutup güvenliklerini garanti altına aldığımız aşamada hayvanları Ada dışına çıkaracağız” dedi.

Hava kirliliği insan ömrünü 3 yıl kısaltıyor

Almanya’da yapılan bir araştırmaya göre, 2015 yılında küresel olarak yaklaşık 8 milyon 800 bin ölüme yol açan hava kirliliği küresel ortalama insan ömrünün 3 yıl kısalmasına yol açtı. Araştırmanın başyazarı Thomas Munzel, “Bulgular hava kirliliğinin halk sağlığı üzerindeki etkisinin tahmin edilenden çok daha fazla ve yaygın olduğunu gösteriyor. Bir ‘küresel hava kirliliği salgınıyla’ karşı karşıya olduğumuzu söyleyebiliriz.” ifadelerini kullandı.

ABD’li firmanın ürettiği tarım zehirinin toplatılması, ruhsatının iptali, üretimi ve ithalinin yasaklanmasıyla ilgili Tarım ve Orman Bakanlığı’na açılan davada, Ankara 18. İdare Mahkemesi bakanlıktan ilacın verdiği zararlar hakkında yeni tetkik ve tahlilleri istedi. Davayı açan avukatlar; Senih Özay, Özge Işık ve Hazar Can Kıpçak, ABD’li firmanın  toprağa, havaya, suya, çocuklara olan zararını “insanlığa karşı suç olarak” olarak nitelendirdikleri dava dosyasında, hem şirketin hem de firmayı dört yıl önce satın alan Alman şirketinin bütün yöneticileri ile dünyada buna karşı önlem almayan devlet başkanlarını da şikayetlerine konu etti. Özellikle meslek kuruluşları ve üniversitelerden istenilen bilgi ve belgelerle araştırma sonuçlarının önemine dikkat çeken hukukçular, TMMOB, çiftçi sendikaları, tüketici dernekleri, üretici kooperatifleri ve barolarla, üzüm, sebze, narenciye yiyerek zarar gören yurttaşların desteğini istedi.