Canan Atay

Merhaba
Programınızı dinledim ve ben de bu iş çıktığından beri deneyimlerim ve Ada'ya iş için sık sık gidip gelmemden dolayı değişimi de görmemden dolayı sizin gibi düşünüyorum ve bu konuda derdimi her bu konu gündeme geldiğinde anlatmaya çalıştım.

Dediğiniz gibi Ada'da trafik artacak ki şu anda bile ciddi bir artış ve gürültü kirliliği var ve yapılaşma hızlanacak malzeme taşıma kolaylaşmış olacak ve en öenmelisi de adanın bu bakıma ihtiyaç duyan canlılarının sorumluluğu büyükşehir de ve bunu kimse bilmiyor. Eğer bir bakımsızlık ve konrtolsüzlük varsa Ada belediyesinden biliniyor. At yerlerinin bakımsızlığı gerçek bilinmeden Adalar belediyesine mal ediliyor ve belediye bunun açıklamasını yapmıyor.

Hayvanseverlik ve çevre severlik maalesef kapitalist yayılmacı kafalarca çok güzel kullanılıyor. Her konuya artık çok bileşenli bakmak gerekiyor ve kontroller denetlemeler bu işin çözümüdür ve dediğiniz gibi işi ehillere yaptırmak ki ben faytoncularla konuşan da biriyim gerçi herkes ile konuşan biriyim kısa sürede önerim onlara; kendi içinizde atına kötü davrananları eleyin, atlarınıza sahip çıkındı.

Ada atsız ve diğer çözümle daha yoğun kullanılan ve peşinde yeni imar değişiklikleri ile yapılaşmaya daha çok açılıp tüm sakinliğini ve ormanlarını kaybedecektir.

Bunu öngörmek çok da zor değil...
Canan Atay

Merhaba Canan hanım,
Öncelikle yorum ve katkınız için teşekkür ederiz.
Faytonlar, atlar, atçılık konularını işlerken, eleştirel bir perspektiften bakmaya çalışıyoruz. Derinlemesine düşünmeyi, araştırmayı, ön yargılardan arınık, nesnel olmaya ve sorgulamaya çalışıyoruz.
Esasen, her konuyu farklı bir perspektiften bize aktaran, birlikte öğrenmemize katkı sağlayan konuklarımıza ve dinleyicilerimize şükran borçluyuz.
Bildiğiniz gibi Açık Radyo'nun  mottosu; Kâinatın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine açık olması. Açık Radyo'nun bir çok programında çok farklı sesler var. Biz de bunlardan biriyiz. Bu vesile ile Açık Radyo ekibine de tekrar şükranlarımızı sunarız.
Saygılar, Sevgiler.
Dünya Mirası Adalar Girişimi

Merhaba Derya Hanım,

Geçen gün olan programı dinledim, umut doldum ama çıkarı olanların neler yapabileceğini bildiğim için henüz sevinemiyorum. Her şey her yer için aynı ölçüde değerlendirilmeli. Bunu anlayamadı hala ne dünya ne bizler. Dünya (şu sözü hep geçip de görünmeyenler) her yerde aynı modeli dayatmakta (şu tek dünya meselesi, kültürler ve devletlerin işlevinin bittiği meselesi )bir yandan da o modele ters aman diller yok olmasın kültürler yok olmasın diye kendince birşeyleri koruduğunu iddia ederek yeni küçük devletler oluşumuna ön ayak olmakta.
Yani ben olanları anlamaya çalışmaktan yoruldum,hele saçmalıkları görmekten bıktım...ama şu bir gerçek;bu coğrafya ve de her coğrafya kendi içinde çözümlerle ilerlemeli...ama bu kesinlikle şimdi borusunu öttüren iş bilmezlerle asla olmamalı...bu kesin...
umarım her taraf için hüzün kokmayan iyi bir çözüm gerçekleşse ve atlar ada'da dert çekmeden eski düzenin iyileştirilmiş hali ile var olmaya devam etse....ada'da asıl terör bisiklet ve elektrikli arabalarla var maalesef...ölçü yok...para için her şey yapılıyor...
Kolaylıklar diliyorum  
Canan