Anasayfa | Site Haritası | İletişim | About Açık Radyo  
 
E-Dergi online kişiye özel yaşam kültürsanat dergisi
Haftanın Kitapları
02/11/2012

der. Vandana Shiva

Tohum ve Gıdanın Geleceği Üzerine Manifestolar

çev. Aykız Doğan

Sinek Sekiz Yayınevi, 2012, 125 s.

Tüm dünyada ekim ayı boyunca (2-16 Ekim) tohum özgürlüğüyle ilgili çeşitli etkinlikler düzenlendi. İşte, yayın programı “sürdürülebilir yaşam kitapları”nda odaklanan Sinek Sekiz Yayınevi’nden bu ay içinde yayımlanan Tohum ve Gıdanın Geleceği Üzerine Manifestolar kitabı, tam da söz konusu etkinlikler çerçevesinde dile getirilen konulara değiniyor. Yakın bir zaman önce yine Sinek Sekiz sayesinde İyilerin Yanında isimli kitabını da okuma imkânı bulduğumuz Vandana Shiva’nın derlediği kitap, kolektif bir çalışmanın ürünü.

Vandana Shiva’nın yanı sıra Slow Food hareketinin kurucusu Carlo Petrini, Türkçede Arzunun Botaniği kitabıyla (Domingo, 2011) tanıdığımız Michael Pollan, Prens Charles, Jamey Lionette gibi isimler ile Tarım ve Gıdanın Geleceğine İlişkin Uluslararası Komisyon tarafından kaleme alınan makalelerin bir araya getirildiği kitap, tohum özgürlüğü noktasında herkesi harekete geçmeye çağırıyor: “Neden tohum özgürlüğüne ihtiyacımız var? Çünkü tohumları köleleştirmeyi amaçlayan çeşitli yasal teknolojik yapılar bugün yürürlükte. Eskiden insanların insanları alıp sattığı, onlara kendi mülkleri gibi sahip oldukları kölelik sistemi vardı. Bazı insanlar bunun iğrenç ve gayri meşru olduğunu düşündüler ve durdurulması için bir hareket örgütlediler. Şimdi bizim yeni bir hareket örgütlemek için, dünya üzerindeki yaşamın tümüyle köleleştirilmesini durdurmak için, geleceğimizin, özgürlüğümüzün tohumları için birlikte eyleme geçmemiz gerekiyor. Beş büyük şirket şimdiden dünya tohum kaynaklarının yüzde 75’ini ele geçirmiş durumda. Her şeyi ele geçirmelerine izin veremeyiz. Tohumlarımızı ve tohumların özgürlüğünü geri almalıyız.”

Alex Bellos

Alex Sayılar Diyarında

çev. Köksal Gülerkaya

Pegasus Yayınları, 2012, 520 s.

Alex Bellos, Oxford Üniversitesi’nde hem matematik hem de felsefe eğitimi almış; ama hayatını gazetecilik yaparak kazanan bir isim. Alex Sayılar Diyarında kitabı, aslında tam da böyle birinin kaleme alacağı cinsten bir kitap. Matematiğe bir dış haberler muhabiri olarak yaklaşıyor Bellos; sayılar diyarı muhabiri olarak…

Sayıların nasıl ortaya çıktığını anlattığı bölüme “sıfırıncı” bölüm adının verilmesi manidar elbette; sayfalar ilerleyip sayıların ortaya çıktığı noktaya ulaştığımızda da birinci bölüme geçiyoruz. Aritmetik, cebir, geometri, istatistik ve matematik içerisinde değerlendirilebilecek birçok başka alandan konular da kitabın yaklaşık 500 sayfalık hacmine sığdırılmaya çalışılmış. Andy Riley’nin illüstrasyonlarının eşlik ettiği kitabın özellikle matematik bilgisi olmayan okuyucu hedef alınarak yazıldığı belirtilmiş; matematik bilgisi olmasa da belli bir matematik ilgisi gerektiriyor Alex Sayılar Diyarında kitabı.

Neil Gaiman, Michael Reaves

Ara Dünya

çev. Emine Ayhan

İthaki Yayınları, 2012, 214 s.

Özellikle çizgi roman serisi Sandman ile tanınan, Hugo, Nebula ve Bram Stoker ödüllü Neil Gaiman ile kaleme aldığı kitapların yanı sıra Uzay Yolu: Yeni Nesil ve Alacakaranlık Kuşağı gibi çeşitli dizilerin yazarlığını yapan, editörlüğünü, yapımcılığını üstlenen Emmy ödüllü Michael Reaves’in ortak çalışması sonucu ortaya çıkmış bir eser Ara Dünya.

Hem edebiyat dünyasında hem de sinema ve televizyon dizileri söz konusu olduğunda son zamanların popüler temalarından biri olan “paralel dünyalar” meselesini ele alıyor Ara Dünya. Tekinsizliğin ön planda olduğunu benzeri hikâyelerden de biliyoruz; Ara Dünya’da da, daha ilk sayfalarda bile kafamızı bulandırmayı başarıyor yazarlar. Şöyle bir not düşmüşler: “Elinizdeki kurmaca bir eser. Bununla birlikte, sonsuz sayıda olası dünyalar olduğu hesaba katıldığında, bu dünyalardan birinde gerçekten yaşanmış ya da yaşanıyor olması büyük bir olasılık. Hem bir hikâye sonsuz sayıdaki olası evrenlerde geçiyorsa şayet, bu evrenlerin hepsinde de gerçekten yaşanıyor olması gerekir. Öyleyse bu hikâye sandığımız kadar da kurmaca olmayabilir.”

Hikâyenin merkezinde Joey isimli bir lise öğrencisinin (ya da Joey’lerin mi demeliyiz?) yer aldığından da yola çıkarak aslen gençlere hitap eden bir roman Ara Dünyalar; ancak yazarlarının yukarıda saydığımız nitelikleri nedeniyle çok daha geniş bir okur kitlesinin ilgisini çekeceğini söyleyebiliriz.

Nicholas A. Christakis, James H. Fowler

Sosyal Ağların Şaşırtıcı Gücü

çev. Derya Yüksel

Varlık Yayınları, 2012, 383 s.

Herhangi bir çalışmanın isminde “sosyal ağ” terimi geçince, akla hemen facebook ile ilgili bir kitap mı acaba düşüncesi gelebilir ama en başta söyleyelim, değil. Aslında asıl ilk akla gelmesi gereken konuyu, insanlar arasındaki ilişkiyi, sosyal ilişkileri irdeleyen bir kitap elimizdeki. Bu konu üzerinde kafa yoran iki uzmanın bir araya gelerek ortaya çıkarttıkları bir çalışma... “İnsanların geniş sosyal ağlar içinde birbirleriyle bağlantılı oldukları fikri üzerinde birlikte düşünmeye başladığımızda, sosyal etki alanımızın tanıdığımız insanlarla sinirli olmadığını fark ettik. Eğer arkadaşlarımızı etkiliyorsak ve onlar da arkadaşlarını etkiliyorsa, hareketlerimiz potansiyel olarak hiç karşılaşmadığımız insanları da etkiliyor olabilir. Sağlık üzerindeki çeşitli etkileri inceleyerek işe başladık. (…) Sonuç olarak, sosyal ağların hem oluşumunu hem de işleyişini yöneten temel kurallar olduğunu anladık. Ağların nasıl çalıştığını inceleyeceksek, bunların nasıl bir araya getirildiğini de anlamamız gerektiği sonucuna vardık. Örneğin, kişi şüphesiz herkesle arkadaş olamaz. İnsanlar coğrafya, sosyoekonomik durum, teknoloji, hatta genler yoluyla belli türde ve belli sayıda sosyla ilişkilere sahip olacak şekilde sınırlanmıştır. İnsanları anlamanın anahtarı, aralarındaki bağları anlamaktır; bu nedenle biz de dikkatımızı bağlara yönelttik.”  

Alan Pauls

Yalınayak Yaşamak

çev. Pınar Aslan

Can Yayınları, 2012, 77 s.

Yaz havalarının bir türlü gitmek bilmediği, bir başka deyişle kışın bir türlü gelmediği zamanlara uygun bir kitap... Yaz aylarının başlangıcında hemen her kültür sanat yayınında görmekten belki de artık sıkıldığımız bir dosya konusu vardır; yaz kitapları. Artık bir gerçeklik olarak karşımızda durduğu da söylenebilir. Örneğin, nedense bazı yazarların yeni kitapları içinde bulunduğumuz herhangi bir yılın hep aynı aylarında, yaz tatili aylarında yayımlanır oldu. Kim bilir, belki de bir tesadüftür… Aranan “plaj kitabı” ise geçtiğimiz günlerde Can Yayınları tarafından yayımlandı. Alan Pauls’un Yalınayak Yaşamak isimli çalışmanın özellikle alt başlığı önemli bu noktada, çünkü bu kitap Bir Plaj Güzellemesi. “Son dönem Arjantin edebiyatının en çarpıcı isimlerinden Alan Pauls, kendine has şiirsel üslubuyla kaleme aldığı ve yaşanmışlıklarla dolu eski fotoğraf albümlerine has bir zarafetle okuyucuya sunduğu Yalınayak Yaşamak'ın aynı zamanda da başkahramanı. Ama başrolde, her birimiz için ayrı bir hikâyesi ve anlamı olan plajlar var... Hem çocuk hem de yetişkin gözüyle yazılmış bu eğlenceli, farklı kitabı, ister kumda, ister suyun içinde, ister bir otel odasında ya da herhangi ‘bir plaj pozisyonu’nda keyifle okuyacaksınız.”

Yalınayak Yaşamak Can Yayınlarının “Kırkmerak” ismini verdiği dizi kapsamında yayımlandı. Hatırlanacaktır, yayınevi bu diziden edebiyatın, edebiyatçıların, filozofların, tarihsel kişiliklerin, kentlerin, hayvanların, gündelik hayatın gözden kaçan taraflarını merak eden okurlara yönelik kitaplar yayımlanacağını açıklamıştı. Yalınayak Yaşamak dizinin yirminci kitabı, eğer adındaki gibi kırkıncı merakı dindirecek kitapla bitirilecekse bu dizi, yarılanmış demektir…

Stanley Wells

Shakespeare:

Hayatı ve Düşünceleri

çev. Ömer Karakurt

Kolektif Kitap, 2012, 120 s.

Mümkün olabilseydi de Shakespeare’le günümüzde bir söyleşi yapılabilseydi mesela, konuşmanın bir yerinde şu soruyla karşı karşıya kalırdı büyük bir ihtilmalle: “En çok hangi oyunlarınızı sevdiniz?”; “Onların hepsi benim çocuğum gibi, birbirlerinden ayıramam,” diye cevap verir miydi gerçekten! Belki de şöyle söylerdi: “Seçmesi çok zor. İnsanları güldürmekten hep hoşlandım, mesela Aşkın Çabası Boşuna ve On İkinci Gece ya da Siz Nasıl İsterseniz oyunlarındaki gizlice dinleme sahneleri gibi. Ama Kral Lear’da oyunun sonunda Cordelia’nın ölmesi ya da Hamlet’in çelişkili duygu halleri gibi izleyicinin beklentilerini aşan yeni ve farklı şeyler denemeyi de severdim. Şiirimin tüm salonu sessizliğe bürümesi ve bazı sahnelerin seyirciyi büyülemesi harikaydı. Antonius ve Kleopatra en tutkulu eserimdi – her şeye zemin yaratan mizah ve şiirle harmanlanmış, üç farklı kıtada geçen sahneler mevcuttu. Falstaff’ın ölümünü açıklamam herkesi gözyaşlarına boğardı, fakat muhtemelen içlerinde en dokunaklısı Kış Masalı’ydı. Hermione’nin sözde heykeli canlanır, 16 yıl sonra kocasını ve kızını ilk kez görür ve geçen zamanın onları nasıl değiştirdiğine tanık olur… ne diyebilirim? Eşim Anne Kış Masalı’nın en sevdiği oyun olduğunu söylerdi, o yüzden bu eserimi özellikle sever ve onunla gurur duyarım.” Sanırım bu cevabı daha usturuplu!

Stanley Wells’in kitabı, Shakespeare’le yapılmış hayali bir nehir söyleşi kitabı. “Hayali Söyleşiler” ana başlığı altında Shakespeare’le birlikte Freud, Picasso ve Einstein kitapları da okuyucuyla buluştu. Yayınevinin bu diziyle ilgili okuyucuya ilettiği not şöyle: “Hayali Söyleşiler, dünyayı değiştiren, onu anlamamızı sağlayan önemli isimlerle tanışmak veya onları yeniden keşfetmek isteyenlere keyifli bir okuma sağlamak amacıyla hazırlandı. Bu söyleşiler tamamen hayal ürünü olsa da biyografik gerçeklere dayanıyor.” Bu kitaplar aynı zamanda yeni bir yayınevi olan Kolektif Kitap’ın da ilk kitaplarından… (Yayıneviyle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz. www.kolektifkitap.com)

Işık Öğütçü

Zamana Karşı Orhan Kemal:

Eleştiriler ve Röportajlar

Everest Yayınları, 2012, 448 s.

Orhan Kemal’in oğlu Işık Öğütçü’nün kütüphanelerde yaptığı araştırmalardan ve yazarın özenle sakladığı arşivindeki “gezintilerinden” yola çıkarak hazırladığı Zamana Karşı Orhan Kemal kitabıyla ilgili aslında çok fazla söze gerek yok. Elimizdeki bu derleme, kısaca, Orhan Kemal’in yapıtları ile ilgili eleştirileri (özellikle olumsuz eleştirilerin de kitaba alındığını belirtelim), kendisiyle yapılan röportajları (ilk röportajını 1 Haziran 1951’de Yeditepe Dergisi için yapmış) ve yazıları içeriyor.

 


Yazıcı formatı Başa Dön
Aynı Kategoriden

Aynı Yazardan