Küba Florasının Kayıp Kitabı

Küba Florasının Kayıp Kitabı

12 Mayıs 2019

Uzun zamandır izi sürülen ve tam 190 yıl sonra yeniden ortaya çıkan bir elyazmasını konuşuyoruz.  İçinde bilimsel bitki çizimlerinin olduğu, detaylı notları ve resimlemeleriyle bu ‘zarif’ kitap 1800’lerde Küba’da yaşamış Amerikalı bir kadına ait: Nancy Anne Kingsbury Wollstonecraft.

12 Mayıs 2019 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Botanitopya podcast servisi: iTunes / RSS

1817'de eşi Charles’ın ölümünden sonra Küba eyaletindeki Matanzas kentine taşınan Nancy Anne, burada adanın bitki yaşamını incelemeye başlamış. Bir süre sonra, 1820'lerin ortalarında tüm bu araştırmalarını Küba Adasının Bitki ve Meyvelerinin Örnekleri başlığıyla, oldukça etkileyici ve geniş kapsamlı bir el yazmasında bir araya getirmiş. Bu kitap, sömürge dönemi boyunca Küba'nın florasıyla ilgili en kapsamlı çalışmalardan biri olarak kabul ediliyor.

Küba florasına ait bitkilerin canlı renklerde çizimlerinin olduğu bu elyazmasının var olduğu kimi yazılardan, söylencelerden anlaşıldığı kadarıyla biliniyormuş ama kitabın kendisinin nerede olduğu, bugüne sağlam ulaşıp ulaşmadığı bilinmiyormuş.  Ve 190 yıl sonra, onun izini süren bir araştırmacı sayesinde New York'ta, Cornell Üniversitesinde olduğu ortaya çıkmış. 1828 yılında ölümünden yaklaşık iki yüzyıl sonra Anne Wollstonecraft’ın bu nadide eseri dijital hale getirilmiş. Üniversitenin Nadir Eserler ve Elyazmaları Koleksiyonlarının, Kütüphane Bölümü’nde. Hathi Trust kütüphanesinin arşivine giren araştırmacılar kitabı kolaylıkla dijital olarak indirip okuyabiliyor.

Küba tarihçisi ve yazar Emilio Cueto, Kasım 2018'de el yazmasıyla ilgili yaptığı sunumda, yıllardır varlığından şüphe duyulan bu kitabın botanik tarihi açısından çok nadir bir örnek olduğunu söylüyor. Zira, Küba'daki bitkilerin sadece 145 adedinin bilimsel çizimleri yapılmış ve bunlardan 124’ü de bu elyazmasında, Nancy Anne’a ait. 

Nancy Anne  Küba bitkileri araştırmalarıyla ilgili D’Anville takma adıyla iki mektup yayımlamış. Boston Monthly Dergisi'nde 1826 baharında yayınlanan II. Küba'dan Mektuplar başlıklı bir mektupta Anne, ziyaret ettiği mağaralarda gördüğü sarkıtları, dikitleri; kırsala yaptığı seyahatlerde gördüğü “ince, dolu, derin, yeşilliği” anlatıyor. Bir mektubunda mavi pasifloradan, yani çarkıfelek çiçeğinden de bahsetmiş. “Bu muhteşem tür bu adada oldukça yaygın” diye başlamış mektubuna, “yaprakları, çiçekleri ve meyveleriyle diğerlerinden ayrılıyor. Yapraklarının derin bir yeşili var, ama üzeri biraz pütürlü…” gibi oldukça detaylı betimlemeler var.

 

National Geographic dergisinden Czerne Reid 22 Nisan’da bu konuyla ilgili yazı yazmış. Kübalı botanikçi Miguel Esquivel, Anne’in bu incelikli kitabını “Küba botanik edebiyatın mücevheri” diye tarif etmiş ve son zamanlarda bu alanda yapılmış en büyük keşifler arasında olduğunu söylemiş. Wyoming Jackson’daki Brain Chemistry laboratuvarın yöneticisi, etnobotanikçi Paul Cox  da “Anne Wollstonecraft'ın kitabının büyük önem taşıdığını düşünüyorum” diyor,  “Çizim ve uzun yorumlarıyla profillerini çıkardığı bitkiler, genel olarak yaygın türler  olmasına rağmen, yerel kullanım biçimlerine dair eklediği ayrıntılı notlar, bitkilerin daha önceden bilmediğimiz, olası faydalarını anlamamız adına yeni bir boyut katıyor. Yeni ilaçların geliştirilmesi konusunda araştırmacıların ilham alabileceği bir kaynak olarak bugüne de ışık tutabilir.”

Örneğin Anne, soursop denen bir meyve ağacından bahsediyor. Resmin yanında uzunca bir açıklaması var: Tropik meyve ağacının köklerinin balık zehirlenmelerine karşı panzehir olarak halk tıbbında yer aldığını, yapraklarının parazitleri gidermede ya da sara hastalığını iyileştirmek için kullanıldığını yazmış… Ayrıca, "soursop" sözcüğünün adanın yerli sakinlerinin ağaç anlamına gelen suir sach sözcüğüne fonetik olarak benzediğini; insanı bayacak kadar tatlı bir meyve için -İngilizce’de ekşi anlamına geldiği için- paradoksal bir isim olduğunu söylemiş. Bunun gibi birçok değerli bilgi var kitapta.

Kendini Küba’ya dair her şeyi biriktiren bir koleksiyoncu olarak tanımlayan Emilio Cueto’nun on yıllarca süren inadı olmasaydı herhalde Wollstonecraft’ın bu eseri büyük bir olasılıkla karanlıkta kalmaya devam edecekti. Koleksiyoncu titizliğiyle bazı söylentilerin izini sürmüş Cueto. Şöyle hikayeler var: 1828'de Küba’dan sürgün edilen insan hakları savunucuları Peder Félix Varela ve José Antonio Saco, Küba'da Amerikalı bir kadının El Mansajero Semanal adlı periyodik yayınlarına Küba bitkileri çizdiğinden bahsetmiş. Bundan neredeyse yüzyıl sonra, 1912 yılında Kübalı bilim insanı  ve düşünür Carlos M. Trelles de New York Horticultural Society üyelerine daha önce hiç bilinmeyen elyazması bir kitabı gördüğünden bahsetmiş ve 1705 yılında doğa bilimci Maria Sibylla Merian'ın yazdığı, -böcek bilimi alanında saygın bir eser olarak kabul edilen- Metamorphosis insectorum Surinamensium'a benzediğini söylemiş. Kitabın izini süren koleksiyoncu Cueto “Bu karşılaştırma bunun önemli olduğuna dair inancımı tetikledi” diyor, “İnsanlar abartabiliyor bazen ama bunda bir gerçeklik payı olmalı”  diye düşünmüş ve böylece araştırmaya başlamış. Trelles’in izini takip eden Cueto, -hatta kitap henüz ortaya çıkmamışken- 2002 History Miami Müzesi sergisinde yer alan, Küba florası ve faunası üzerine yaptığı bibliyografyanın kataloğunda Wollstonecraft’ın işinden bahsetmiş.

Aslında elyazmasının kayıp olmasının da tuhaf bir gerekçesi var. Yazarın uzun ve hecelemesi zor olan soyadı. Her seferinde başka bir isimle, yazım hatalarıyla dökümante edilmiş. Anne Sauer kitap karşısına çıkınca elektonik posta mesajında yöneticilerine “Küba florasının örneklerini içeren bilinen en eski botanik belgelerden biri gibi görünüyor” diye yazmış “Ayrıca görece olarak bilinmeyen, fakat iyi eğitimli olduğu anlaşılan, bu işe kendini adamış bir kadın; amatör botanikçi tarafından yapılmış olması da çok enteresan” demiş.

Cornell üniversitesinden Anna Sauer, kitapta kullanılan teknikle ilgili şunları söylüyor. "Largerstroemia" yanı Oya ağacı çiçeği çiziminden yola çıkarak. Bu levhada sadece çiçekleri renklendirmiş, yaprakları ise sadece kurşun kalemle ana hatlarıyla belirtmiş. Tabii eksik çizmek, botanik çizimlerinde alışılmadık bir durum. “Bu tekniği, bitkinin çiçek açma mevsimiyle ilgili olduğunu, sadece gördüğü şeyi temsil etmek için böyle yaptığını düşünüyorum” diyor Sauer. "Belki de yapraklar tamamen büyümüş olmadan, yaprakların açıldığında nasıl görüneceğini göstermek için kurşun kalem kullanıyordu ve bu çizimin gerçek gözlemine dayanmadığını belirtmek istiyordu."

Anna Sauer, kimin olduğunu kestiremediği bir elyazmasıyla karşılaşmışken, diğer taraftan da Cueto, kitabı bulmak için yüzlerce çevrimiçi kütüphane kataloğunda izini sürüyor, ta ki Mart 2018'de durum anlaşılıncaya kadar… El yazmasının giriş sayfasında, biraz belirsiz olan el yazısındaki gibi “Wollstonecroft” olarak yazılmış olduğunu gördüğünde Cueto ne bulduğunu biliyormuş. Bir dizi talihsiz yazım hatası nedeniyle kataloglara giremediği için karanlıkta kalmış bir elyazması… Şimdiye makale dijital hale getirilmiş durumda ve herkesin çevrimiçi olarak deneyimlemesi için hazır. “Bu disiplinler tarafından unutulmuş yeni bir Amerikan bilim insanı ve sanatçısını ortaya çıkardık” diyen Cueto “Daha uzun yaşamış olsaydı, botanik resminde de söz sahibi olurdu” diyor.

Playlist:
Şarkıcı / YorumcuParça AdıAlbüm AdıSüre
Jansug Kakhidze Tiflis Senfoni Orkestrası
Çaykovski 6. Senfonisi
Re Majör Opus 74 Allegro con Grazia
07:35