3X2'nin Hikâyesi

3X2'nin Hikâyesi

24 Şubat 2018

3X2 bir aile. Bildiğimiz şarkıları- ezgileri kendi deneysel üsluplarıyla yorumlamaya çalışan, besteleri de olan; her biri çeşitli koro geleneklerinden gelen ve dolayısıyla müzikte ( ve yaşamın her alanında) çok sesliliği seven- arayan; üretmek ve ürettikleri her şeyi paylaşmak isteyen; her şeye rağmen, her yeni güne umutla uyanan ve bu umudu beraberliklerine, müziklerine katık eden bir aile. 3X2 "Babil'den Sonra"nın konuğuydu.

24 Şubat 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.

Gruptaki kardeşlerden dördü ikiz kardeşler. Ruşen ve Osmancan Acet bunun dışında kalıyorlar. Ama diğer ikizler bunu pek de dert etmiyorlar! Mesleki tercihlerinde dördü mühendisliği, ikisi de hukuku seçmişler. Onları bir araya getiren müzik tutkuları.

Selim ve Kerim Altınok kardeşler grubun ikizlerinden. Asıl meslekleri hukuk. Onları 1990’lı yılların başlarında tanıma şansını bulmuştum. Asıl meslekleri hukuk olmasına rağmen çocukluk dönemlerinden beri müziği de tutkulu bir biçimde sürdürüyorlar. Avukatlık yaptıkları dönemde bir taraftan konservatuvar eğitimlerini de başarıyla tamamlamışlar. Aynı zamanda uzun yıllardan bugüne görme engellilerin hakları için de çabalıyorlar. Görme engelli arkadaşlarıyla yıllar önce bir koro kurmuşlardı. Bu koroyu kısa bir süre önce yeniden canlandırdılar. Mart ayı içerisinde koroyu Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde bir dinletiyle yeniden sevenleriyle buluşturacaklar. Altınok kardeşler yarım yüzyılı aşan yaşam hikâyelerini “Karanlığın Rengi Beyaz” kitabında anlattılar. Kitap kısa bir süre önce 5. baskısını yaptı. Altınok kardeşlerin bir de müzik albümleri var: Yaşadıkça. On parmaklarında on marifet taşıyan kardeşlerin satrançta da önemli dereceleri bulunuyor. Kardeşlerden Selim kısa bir süre önce Yeşil Gazete’nin Hafta Sonu ekinde “Gözlem” köşesinden yazılarıyla konuk yazar olarak yer lamaya başladı. Selim’in ufuk açıcı, keyifli yazılarını Yeşil Gazete’den okumanızı öneririm. Selim grupta mandolin çalıyor. Kerim de gitar çalıyor. Her ikisi de vokal yapıyorlar.

Altınok kardeşlerin 3x2 grubunun kuruluşunda da yıllardan beri süregelen müzikal deneyimleriyle önemli bir katkıları var. Grubun ilk adımı 2016 yılının başlarında ortak arkadaşları Salih’in onları Ruşen Can Acet ile tanıştırmasıyla başlamış. Sonra Ruşen’in kardeşi Osmancan da aralarına katılmış. Gruba en son Derya ve Deniz Ulkat kardeşler dâhil olmuşlar.

Ruşen Can Acet grubun ilk üyelerinden. Asıl mesleği mühendislik. Ama müzik onun için de çocukluğundan beri tutkuyla bağlandığı bir uğraş.  Ailede anne ve babalarından başlayarak saz çalma geleneği varmış. Çocukluğu Turgutlu’da geçmiş. İlkokul öncesi yıllarda o da bağlama öğrenmeye başlamış. Amcası İbrahim de yöreden türküler derleyen bir derlemeciymiş. Ortaokul yıllarında Uşak’ta yaşayan dayısının ona aldığı Karadeniz kemençesi ile çalgı tercihini yaylı sazlardan yana kullanmış. 3x2’de kabak kemane çalıyor ve vokal yapıyor. Çaldığı kemaneyi mühendislik becerilerini de kullanarak kendisi üretiyor. Ruşen Can Acet 2014'den bugüne Ruhi Su Dostlar Korosu'nda da korist ve kemane sanatçısı olarak yer alıyor.

Osmancan Acet de sazla başlayan yolculuğunda daha sonraki yıllarda vurmalı çalgılarda karar kılmış. Lisede edindiği davulu dokuz ay içerisinde ustaca çalmayı başarmış. İlk çalışmalarını evin mutfağında yapıyormuş. Babalarını 1999 yılında kaybetmişler ve daha çok annelerinin teşvik etmesiyle müzikle olan yolculukları bugüne kadar gelebilmiş. Osmancan bu gün gurubun müzikal tınısına, çaldığı Cajun (Kahon) ve bendir ile Doğu ve Batı müziklerinin tadını taşıyor. Osmancan da ağabeyi Ruşen gibi Ruhi Su Dostlar Korosu'nda korist ve vurmalı çalgılar sanatçısı olarak yer alıyor.

Derya ve Deniz Ulkat kardeşler de grubun ikizlerinden. Meslekleri mühendislik. Onlar da çocukluklarından beri birlikte şarkı söylüyorlarmış. Şarkı söylemenin onlar için bir yaşam biçimi, ruhlarını sağaltan, güzelleştiren bir uğraş olduğunda hem fikirler. Müziği varlıklarını teyit ettiğini, onlara söz söyleme şansını verdiğini düşünüyorlar. Şarkı söylemek dışında ortaokul yıllarında klasik gitara da başlamışlar. 3x2 çalgı çalma isteklerini yeniden tetiklemiş. Deniz bir süreden beri  basgitar öğreniyor. Derya da yan flüt öğrenmeye çabalıyor. Her ikisi de Ruhi Su Dostlar Korosu'nda korist olarak yer alıyorlar.

3x2’ nin onlar için kendilerini geliştirdikleri bir okul olduğunda hem fikirler. Henüz genç bir grup olmalarına rağmen oldukça geniş bir repertuvarları var. Halk şarkılarının çağdaş yorumları denebilecek müzik tarzlarının dışında repertuvarlarında örneğin Dede Efendi’den iki eser de var. Çok daha eski, daha farklı tarz ve dönemlerden eserleri de zaman içerisinde repertuvarlarına dâhil etmeyi düşünüyorlar. Repertuvar seçimini birlikte yapıyorlar. Daha çok, dinlemekten-söylemekten hoşlandıkları,  az bilinen eserleri bulup, açığa çıkarmaya; deneysel bir çalışma içerisinde onları yeniden düzenleyerek, kendilerine özgü bir tatla yeniden yorumlamaya çalışıyorlar.

Provalar genelde Selim ve Kerim’in, asgari stüdyo koşullarına da sahip olan evinde yapılıyor. Ses kayıtlarını da orada yapıyorlar.

Henüz bir albümleri yok ama bunu da düşünmüyor değiller. Önümüzdeki yaz sonu belki bu işe de girişirler. Bulabildikleri her fırsatta terkilerinde biriken şarkıları-ezgileri dinleyenlerine ulaştırmaya çalışıyorlar, küçük çaplı konserler yapıyorlar. Bu konserlerden birini bugün Kadıköy’de Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirecekler.

Konserden önce 3x2 gurubu üyelerini cumartesi günü Açık Radyo- Babil’den Sonra programına konuk ettim. Keyifli bir muhabbet oldu. Programa A Capella söyledikleri nefis bir Ukrayna Halk şarkısıyla başladılar. Selim ve Kerim kardeşler bu şarkıyı 1980'de ilk kez Kızıl Ordu Korosu'ndan dinlemişler. Şarkıyı programda Kerim Altınok'un çok sesli düzenlemesiyle yorumladılar.  Sonra konserlerinden seçtiğimiz canlı kayıtları dinlettik. Bir de 25 Şubat 2014’de hayata veda eden Flamenko gitaristi Paco De Lucia anısına bir İtalyan halk ezgisini, “Tarantella” yı çalgılarıyla yorumladılar. Bu keyifli sohbeti kaçıranlar için programın kaydını burada paylaşıyorum.

3x2 gurubu yaptıkları müzikle ve daha da önemlisi insanı hemen kucaklayıveren samimiyetleri, sıcaklıklarıyla tanımanız ve mutlaka dinlemeniz gereken bir grup. Yolları açık olsun.