Maskeli Balo

Maskeli Balo

19 Mart 2002

İngiltere’nin olay yaratan, kışkırtıcı opera prodüksiyonlarıyla ünlü sanat kurumu İngiliz Ulusal Operası (ENO - English National Opera) yine ülkede tartışmalar yaratan bir prodüksiyona daha imza attı. Bu sefer söz konusu opera, Giuseppe Verdi’nin en ünlü yapıtlarından biri olan Maskeli Balo.

Son yıllarda operayı can çekişen bir sanat olmaktan kurtarıp -hadi daha insaflı söyleyelim-, operayı daha geniş ve özellikle

genç yaştaki müzikseverlerle buluşturabilmek amacıyla dünyanın önde gelen sanat merkezlerinde statükoyu sarsan yapımlar sahneleniyor.

İşte İngiltere’deki ENO da bu yenilikçi kurumların başında geliyor. Bundan bir süre önce W.A. Mozart’ın Don Giovanni operasına getirdiği yorumda seks, uyuşturucu ve şiddet içerikli sahnelere yer vermesi nedeniyle çokça eleştirilen İspanyol yönetmen Calixto Bieito uslanmamış olacak ki, şimdi de Maskeli Balo operasına el atmış durumda...

Bieito, Verdi’nin orijinali 18. yüzyılın sonlarında İsveç Kralı III. Gustav’ın sarayında geçen operayı, ENO için yaptığı prodüksiyonda Franco sonrası İspanya’sına taşımış.

Buraya kadar herşey normal gözüküyor ama, bitmedi. Bieito, Maskeli Balo’ya getirdiği özgün yorumda tıpkı Don Giovanni’de olduğu gibi cinsellikle dolup taşan sahneler kullanmakla suçlanıyor. Örneğin seyirciler, operanın daha ilk sahnesinde koronun bir düzine erkek elemanını pantolonları inik klozetlere oturmuş vaziyette görüyorlar. Bu yetmezmiş gibi opera içinde homoseksüel ırza geçme sahnesine de yer vermiş yönetmen Bieito. Sahnedeki travestiler ve cüceler de cabası.

Yönetmen Calixto Bieito

Böylesine aykırı, cesur bir dil kullanabilmiş bir opera prodüksiyonunun her temsilinin kapalı gişe oynaması beklenmeli, öyle değil mi? Hele bir de daha önce bir opera sahnesinde pek görülmeyen seks sahneleri içerdiğini düşünecek olursak. Öyle olmamış. Prömiyerini 2.500 kişilik salonda kapalı gişe oynamış Maskeli Balo’nun izleyici sayısı günden güne düşmüş. Kurumun yetkililerinden alınan bilgiye göre yapıt şimdilerde % 57 koltuk kapasitesiyle oynuyormuş. ENO genel müdürü Nicholas Payne, yeni prodüksiyonun pek iş yapmadığını kabul ediyor

ve şu acı sözlerle durumu özetliyor: “Evet, patlayan skandal bilet satışlarına yansımadı.”

Maskeli Balo’ya gösterilen ilgisizlik Bieito’nun başarısızlığıyla açıklanamıyor çünkü İngiltere’de Daily Telegraph gazetesinin eleştirmeni Rupert Christiansen’in sahnelemeyi yerden yere vurmasına karşın, Bieito’nun yenilikçi yorumunu beğenenler sayıca fazla. Örneğin The Times eleştirmeni Rodney Milnes ve The Guardian’dan Andrew Clements Bieito’dan yana çıkan isimler.

Bu önemli isimlerin sütunlarındaki açıklamalarından operanın Bieito yorumunun sanatsal bağlamda başarısız sayılamayacağını anlıyoruz.

Bizde olsaydı...

Bu satırların yazarı olarak Maskeli Balo haberini okur okumaz aklıma birkaç ay evvelki Dostlar Tiyatrosu “skandalı” geldi. Hatırlarsınız, Fransız TV yapımcısı Laurent Baffie'nin yazıp Umur Bugay'ın dilimize uyarladığı, televizyon dünyasına acımasız eleştiriler getiren ve bu arada oyunculardan Şebnem Özinal’ın da cüretkar bir kostümle katkıda bulunduğu “Yarışma– Seks, Dalavere, Kültür” adlı Genco Erkal’ın yönettiği oyun günlerce basınımızın yakın ilgisine mazhar olmuş, bir tiyatro oyunu –ilginçtir- birinci sayfalara taşınmıştı o günlerde. Basınımızın ve bunun sonucunda halkımızın yakın ilgisi sayesinde tiyatro oyunu günlerce kapalı gişe oynamıştı.

Şimdi düşünüyorum da, Bieito’nun Maskeli Balo prodüksiyonu Türkiye’de sahnelenseydi acaba neler olurdu? Operaya o güne değin adımını atmamış binlerce insanımız acaba bilet kuyruğuna mı girerdi, gazeteler Maskeli Balo bileti mi dağıtırlardı? Bu “skandalın” halkımızın opera kültürüne katkısı ne olurdu?

Kategori: