Şubat 2016

Bağlı olduğu dosyalar: 
2016'nın Ardından

Şubat 2016

28 Aralık 2016
/ Andrew Wander

Şubat ortasında eşzamanlı olarak yayımlanan 2 ayrı araştırma 2016 Ocak ayının dünyada kayıtlara geçmiş en sıcak yıl olduğunu ortaya koyuyordu. Son 30 yılın en kötü kuraklığı ile karşı karşıya olan Afrika’da 4 milyondan fazla insanın doğrudan açlık tehdidi altında olduğu açıklanırken, BM verilerine göre 10 milyondan fazla insan da acil gıda yardımı bekler haldeydi.

Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

"Hiç kimse endişe etmesin."

Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Diyarbakır HDP mitingi, Suruç Amara Kültür Merkezi, Ankara Barış mitingi ve Sultanahmet'te meydana gelen katliamların ardından son olarak Ankara'da yaşanan katliam ile ilgili olarak aynı açıklamalarda bulunmaya devam ediyor. (CNNTürk)

*

Şubat ayı hararetliydi. Gazeteler, sıcaklıkların yurdun pek çok noktasında “mevsim normallerinin çok üstünde” olduğunu yazdı. Normalden kasıt, İstanbul’da 25.5 dereceyi bulan, Antalya’da 24 derece ile yerli ve yabancı turistleri denize sokan bir sıcaklıktı.

Ama asıl baş döndürücü sıcaklık yeni yılın ilk ayında yaşanmıştı. Şubat ortasında eşzamanlı olarak yayımlanan 2 ayrı araştırma 2016 Ocak ayının dünyada kayıtlara geçmiş en sıcak yıl olduğunu ortaya koymakla kalmıyor, aylar arasında ortalamadan en uzağa kayarak rekor kıran sıcaklıkta bir ay olduğunu da gösteriyordu!

Son 30 yılın en kötü kuraklığı ile karşı karşıya olan Afrika’da 4 milyondan fazla insanın doğrudan açlık tehdidi altında olduğu açıklanırken, BM verilerine göre 10 milyondan fazla insan da acil gıda yardımı bekler haldeydi.

Ama bir yandan da muazzam yağışların getirdiği seller, üç kıtada Endonezya'da, Peru’da, Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde, Karabük’te binlerce insanın evsiz kalmasına neden oldu.  2015 yılının sonunda tarihin en kötü sel felaketlerinden birini yaşayan Artvin’de ise bu sefer böylesi felaketlerin önüne geçmek için verilen önemli bir çevre mücadelesinin hikâyesi anlatılıyordu.

Artvinli yaşlı adam soruyor: "Neden?" Fotoğraf: Burcu Cansu

Artvin'de Kafkasör Yaylası bölgesinde Cengiz Holding'in bakır madenciliği faaliyetlerini protesto etmek için gerçekleştirilen eylemler ülke genelinde destek buldu. Artvin Valiliği, farklı ilçe ve kentlerden Artvin'de yapılan eyleme destek için şehir merkezine girmek isteyen gruplara izin vermedi. Halka karşı kurulan barikatların ardından, polisin göstericilere, biber gazı ve copla müdahalesi eşliğinde, maden şirketi ekipleri jandarmanın koruması altında şantiye kurma çalışmalarına başladı. Halkın dönüşümlü olarak nöbet tuttuğu kulübelere askeri birlikler konuşlandı.

Buna rağmen, jandarma ile şirket işbirliği, AKP’li Artvin Belediyesi hoparlörlerinden yapılan çağrılara ve ülkenin dört bir yanından dayanışmaya gelenlerin çabalarına engel olamadı. Tüm giriş ve çıkışların yasaklandığı Artvin’de, Yeşil Artvin Derneği yönetici ve avukatlarının Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yaptığı görüşmenin ardından, şirket faaliyetlerinin durdurulması yönünde karar alındığı bildirilince tansiyon kısa süreli de olsa düşmüş oldu.

Rusya’nın geri çevirdiği ihraç sebze ve meyve ürünlerinin ortalıkta çürüyüp çöpe gittiği, kalanın da yüzde 40 zamla piyasaya sürüldüğü günlerde, Rusya Savunma Bakanlığı, TSK'nın Suriye'de sivillerin yaşadığı yerleşim bölgelerine ateş açtığına dair “çürütülmesi mümkün olmayan” kanıtlara sahip olduklarını öne sürüyordu.

Halep, Jawad Al Rıfai / Getty Images

Aradan geçen 5 sene içerisinde 7 milyon kişinin yersiz yurtsuz kaldığı, 4,5 milyon kişinin mülteci konumuna düştüğü Suriye’de iç savaş olanca şiddetiyle devam ediyordu. Yaklaşık 1,200 cami ile 60 hastanenin yerle yeksan olduğu ülkede 5 bin okul da rejim güçlerinin saldırılarına maruz kalmıştı. Bu rakamlar 2016 boyunca daha da artacak ama çatışmalar son bulmayacaktı.

Birleşmiş Milletler, Suriye hükümetini "sivil nüfusu yok etme amaçlı" devlet politikası yürütmek ve insanlık suçu işlemekle suçluyor, Suriye'nin kuzeyindeki yardım kuruluşu çalışanları, bölgedeki mülteci kamplarında artık kimseye yer kalmadığını söylüyordu.

Esad rejimine bağlı birliklerin, Halep'in kuzeyinde muhalif güçleri Türkiye sınırına bağlayan son ikmal yolunu kestiği duyuruldu. Halep ve çevresinden kaçan binlerce Suriyeli Türkiye’ye doğru ilerliyor, BM Mülteci Örgütü, Türkiye'ye mültecilere kapıyı hemen açması için çağrı yapıyordu.

Ne var ki, mültecilere kapılar açıldıktan sonra yaşamın kolay olacağı düşüncesinin bir hüsnü kuruntu olduğuna dair pek çok belirti, Şubat ayı içinde gelen haberlerden çıkıyordu aslında.

Türk ve Alman polisinin ortak operasyonu ile çökertilen göçmen kaçakçılığı şebekesinin çocuklara yüzde 50 indirim yaptığı ortaya çıktı, Avrupa Polis Örgütü Europol, son 2 yıl içinde 10 binin üzerinde göçmen çocuğun Avrupa Birliği ülkelerine geldikten sonra “kaybolduğunu” açıkladı. Medeniyetin beşiğinde kaybedilen 10 bin “yabancı” çocuktan bahsediyorduk!

Aşırı sağcı ve göçmen karşıtı Almanya İçin Alternatif  Partisi'nin (AfD) lideri Frauke Petry, ülkeye yasadışı yollardan girmeye çalışan sığınmacıların üzerine emniyet güçlerinin gerekirse ateş açmasının yerinde olacağını söylerken, İsveç başkenti Stockholm sokaklarında Mülteci çocukları “cezalandıracaklarını” belirten grup, tren istasyonlarını basıyordu. Sosyal demokrasinin beşiği, yabancı yetimleri, yabancı ve yetim oldukları için cezalandırıyordu. 

Makedonya Yunanistan sınırı, Şubat 2016, Pierre Crom/Getty Images

O günlerde Makedonya polisi Yunanistan sınırından giriş yapmak için bekleyen binlerce mülteciye gaz bombası ve tazyikli su ile saldırırken, Fransız meslektaşları Manş Denizi kıyısındaki liman kenti Calais'de “Cengel” denen göçmen kampının dağıtılmasına girişti. Eşitlik, özgürlük, kardeşlik sloganlarını yaratanların postmodern polis torunları, İhtilal-i Kebir’den 227 yıl sonra "betonorman"da Ormanlar Kralı Tarzan gibi naralanıyordu.

Bütün bir sene boyunca AB ve Türkiye arasında top gibi oynanacak olan, AB'nin kıtaya göçmen akışını azaltması karşılığında Türkiye’ye 3 milyar euroluk bir fon tahsis edilmesi tasarısına onay da yine Şubat’ta verilecekti.  

BM Genel Sekreterliği'nin, insanlığın en büyük örgütünün, Halep ve İdlib'te 5 hastane ile 2 okula düzenlenen füze saldırılarında aralarında çocukların da bulunduğu yaklaşık 50 sivilin öldüğünü duyurmaktan başka bir şey yapamadığı günlerdi. O sırada Rusya’nın İdlib'in Eriha ilçesinde pazar yerini uçaklarla bombaladığı, Rusya’nın savaştığını söylediği düşmanı IŞİD’in de Irak'ın başkenti Bağdat'ta bombalı saldırılarla 70'in, Suriye'nin başkenti Şam'da Seyyide Zeynep türbesine giriştiği saldırılarda ise 60’ın üzerinde sivili katlettiği haberleri peş peşe geliyordu.

Türkiye’de Diyarbakır'da ise, çatışmaların yoğunlaştığı Şubat ayında insanlar, çok geç olmadan evlerini terketme derdine düşmüştü. Dokuz mahallenin yasak kapsamından çıkarıldığı Sur ilçesinden büyük bir göç dalgası başlamıştı. İnsanlar, kamyonet, çekçek, hatta inşaat el arabalarıyla varlarını yoklarını kurtarmaya çalışıyordu.

Şırnak’ın Cizre ve İdil ilçelerindeki öğretmenler, kendilerine gece yarısı gönderilen bir mesajla, il dışında bir haftalık seminerde görevlendirildiklerini öğreniyor, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, ilçede günlerdir bir bodrum katında mahsur kalanlarla ilgili olarak, “Ne yazık ki, üzülerek söylüyorum, vahşet bodrumundakileri kurtaramadık,” diyordu. Sadece Cizre’deki çatışmalarda 145 kişinin öldüğü açıklandı.

19 Şubat akşamı Ankara birden cehenneme döndü: Çankaya ilçesinde, Genelkurmay Başkanlığı'na 300, Meclise 500 metre mesafedeki durakta mesailerini tamamlanmış sivil ve asker görevlileri taşıyan otobüslerin arasında kendini patlatan canlı bomba ile beraber 29 kişi hayatını kaybetti, 61 kişi yaralandı. Hükümetin fail olarak YPG’yi göstermesine karşın, ismini daha önce de kanlı saldırılarla duyurmuş ve sonra duyuracak olan TAK adlı PKK bağlantılı örgüt, bu saldırıyı Cizre’de yaşananlara karşı bir intikam saldırısı olarak gerçekleştirdiğini ilan etti.

Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç, Ankara, Sultanahmet ve yine Ankara'da 234 kişinin ölmesi, bini aşkın kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan bombalı saldırılar serisinde ne yazık ki bu son saldırı olmayacak, hiçbir resmi yetkili elini taşın altına koyup istifa etmeyecekti.

Gezi Parkı protestoları sırasında Erzincan'da gösteri yapan 16 kişiden 14'üne 1 yıl 8 ay ile 17,5 yıl arasında değişen hapis cezalarının verildiği 2016 yılının Şubat ayında, Gezi Parkı eylemleri sırasında İzmir Kordon'da bir genç kızı saçından sürükleyip, yanında bulunan gençlere de copla vurdukları iddiasıyla yargılanan 2 çevik kuvvet polisi ise hiç ceza almadan beraat etti.

2016 yılının son günlerinde Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın “Adalet herkese her konuda eşit davranılmasını gerektirmez. Tersine, farklı durumdakilere eşit muamele bazen adaletsizliğe yol açabilir,” şeklindeki postmodern adalet tanımını o sıralarda henüz kimse duymamıştı.

Anayasa Mahkemesi, MİT tırlarına ilişkin haberleri nedeniyle, "casusluk"iddiasıyla tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ile Ankara Temsilcisi Erdem Gül hakkında yürütülen soruşturmada “hak ihlali” yaşandığına hükmedip tutuklu gazeteciler için tahliye kararı vermişti, ama Cumhurbaşkanı Erdoğan bu karara sert bir tepki gösterdi, "Ben karara sadece sessiz kalırım o kadar, ama onu kabul etmek durumunda değilim. Karara uymuyorum, saygı da duymuyorum" dedi.

Şubat’ın son günlerinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazısı üzerine TÜRKSAT'ın yayınını durdurduğu İMC TV, Hotbird’e geçmiş, Diyarbakır 1'inci Sulh ve Ceza Hakimliği, Evrensel gazetesi ve Dicle Haber Ajansı'nın (DİHA) da aralarında bulunduğu 120 Twitter hesabına erişimin engellenmesine karar vermişti.

Facebook hesabı 9 aydır polis takibinde olan 13 yaşındaki A.Ş’nin evine Terörle Mücadele polisleri baskın yaptı. Küçük A.Ş. “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla savcılıkta verdiği ifadesinde, “Ben bilgisayar oyunları paylaşıyorum,” dedi. Bu oyunlar arasında “Dr. Terör” adlı oyunun bulunup bulunmadığı konusunda ise kamuoyuna bir bilgi gelmedi.

Cüce Şubat, kayıtlara geçmiş en sıcak ay olma rekorunu Ocak’ın elinden almakta gecikmeyecekti tabii, ama bunu henüz o günlerde bilmiyorduk.