Mayıs 2016

Bağlı olduğu dosyalar: 
2016'nın Ardından

Mayıs 2016

28 Aralık 2016

İsviçre’nin mutlu, mesut ve zengin kasabası Oberwil-Lieli’ın 10 kişilik sığınmacı kotasını kabul etmektense 300 bin dolar ceza ödemeyi seçtiği 2016 yılının Mayıs ayında, Yunanistan'da aylardır Makedonya sınırının açılmasını bekleyen mülteciler, medya ve uluslararası kurumların ilgisizliğinden şikâyetçi olduklarını, kartondan kameralarıyla kendi röportaj çekimlerini yaparak duyuruyorlardı. Buna rağmen İdomeni Kampı dağıtıldı, Fransa’nın Calais bölgesindeki kampın etrafındaki duvarın da 300 metre daha uzatılması isteniyordu.

Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

"Öldürülür de bu kadar mı öldürülür?"

Diyarbakır'da PKK'lılara ait 15 ton patlayıcı yüklü kamyonun infilak etmesi sonucu hayatını kaybeden, DNA testi ile kimlikleri tesbit edilen 13 köylünün cenazesinde feryat eden bir kayıp yakını soruyor. (BBCTürkçe)

*

İsviçre’nin mutlu, mesut ve zengin kasabası Oberwil-Lieli’ın 10 kişilik sığınmacı kotasını kabul etmektense 300 bin dolar ceza ödemeyi seçtiği 2016 yılının Mayıs ayında, Yunanistan'da aylardır Makedonya sınırının açılmasını bekleyen mülteciler, medya ve uluslararası kurumların ilgisizliğinden şikâyetçi olduklarını, kartondan kameralarıyla kendi röportaj çekimlerini yaparak duyuruyorlardı. Buna rağmen İdomeni kampı dağıtıldı, Fransa’nın Calais bölgesindeki kampın etrafındaki duvarın da 300 metre daha uzatılması isteniyordu.

Karayip adalarından yüzlerce göçmenin, 10 bin kilometreye yakın yol yapıp geldikleri ülke olan Türkiye’nin Nizip ilçesinde mültecilerin kaldığı çadırkentte cinsel tecavüze uğrayan üç çocuk aranıyor fakat bulunamıyordu.

Göçmenler için bir diğer geçiş noktasında yaşananlar ise her geçen gün daha trajik hale geliyordu. Libya açıklarında bir teknelerinin batması sonucunda bir gün içinde 900 civarında göçmen Akdeniz’in sularında boğularak öldü.

Solomon Adaları’na bağlı beş adanın sular altında kalıp sonsuza kadar yok olmasının sebebi ise küresel iklim değişikliğiydi.

Alberta, Fort McMurray, Mayıs 2016, Jason Franson / The Canadian Press

Yine bu günlerde Kanada'nın Alberta eyaletindeki Fort McMurray petrol kentinin 80 bin kişilik nüfusunun tamamı dev bir yangın nedeniyle tahliye edildi. 590 bin hektarlık alan cayır cayır yandı, insanlar canlarını zor kurtardı. Kanada tarihinin bu en büyük yangın facialarından birini Açık Radyo, dünya medyasının çoğundan önce farketmiş ve gelişmeleri Türkiye’ye yaklaşık 10 bin kilometre mesafeden, Fort McMurray’de kendi evi de yanan dinleyicisinin sesinden canlı olarak naklen aktarmıştı.

Almanya, Bangladeş, Fransa, Teksas, Afganistan, Tacikistan ve Kırgızistan’da onlarca kişi sel sularında hayatını kaybetti. Paris Anlaşması'na taraf olmasına karşın, kömüre dayalı termik santralleri arttırma kararı alan Türkiye hükümetinin iklim değişikliğine duyarsız politikalarına karşı binlerce kişi İzmir Aliağa’da biraraya geldi ve büyük bir yürüyüş gerçekleştirdi.

Protesto gösterileri aslında dünyanın dört bir yanında görülmekteydi. Yunanistan meclisinde kemer sıkma önlemlerine karşı meclis önünde, Polonya’da muhafazakâr hükümete karşı Başkent Varşova’da, Irak'ta hükümete karşı Sadr destekçileri Yeşil Bölge'de, Kazakistan'da toprak refomu karşıtları Almatı ve Astana meydanlarında, Fransa'da çalışma yasası protestocuları bütün ülkede... Kısacası, insanlar sokaklardaydı!

Aynı günlerde Bangladeş'in önde gelen İslamcı liderlerinden Motiur Rahman Nizami, “1971'deki bağımsızlık savaşı sırasında işlediği suçlar nedeniyle” yani 45 yıllık bir eza - cefa döneminin sonunda idam edildi. Mısır’ın seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin de yargılandığı "Katar adına casusluk" davasında 3'ü gazeteci, 6 sanık hakkında idam kararı verildi. Suudi Arabistan daha yılı yarılamamışken 92 kişiyi idam ettiğini duyurdu. Suudi Krallığı kendi idam rekorunu her yıl büyük farklarla yenilemekte bir beis görmüyordu.

Mursi’nin idam kararına 1 yıl önce sert bir şekilde tepki gösteren Recep Tayyip Erdoğan, bu sene, 27 Mayıs 1960 askerî darbesinden sonra idam edilen Menderes’i anarak başladığı konuşmasında “millet iradesini referans alan 1924 Anayasası’nı ortadan kaldırdığını” gururla açıklıyordu.

Türkiye 2016 yılının Mayıs ayında da kan gölünü andırmaya devam ediyordu.  

Çatışmaların bittiği Diyarbakır’ın Sur ilçesine giren Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International) heyeti, izlenimlerini “Bombalanmış, dümdüz edilmiş,” diye aktarmaktaydı. Mimar ve Mühendis Odaları Birliği (TMMOB) ise, Sur’da “sokakların yasak kaldırılmadan önce delil bırakılmayacak şekilde temizlendiği” yolunda ürkütücü bir tespitte bulunuyordu.

HDP’nin Cizre’deki hak ihlallerinin incelenmesi talebinin ardından, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Al-Hussein’in bu konuda dünya kamuoyuna açıklama yaptığı günlerde, Kilis Belediye Başkanı Hasan Kara, Suriye tarafından yağan roket mermilerinden dolayı sokağa çıkmaya çekinen Kilis halkına zikirmatik dağıtmakla meşguldü.

Diyarbakır'da PKK'ya ait kamyonun infilak ettirilmesi sonucu kaybolan 12 köylünün öldüğünün açıklanması için aradan 5 gün geçmesi gerekiyor, 5 tabut içinde gönderilen ceset parçaları ile köylülerden alınan kan örneklerinden elde edilen DNA’ların eşleşmesi bekleniyordu. Diyarbakır'ın  Sur ilçesinde, Sarıkamış Köyü’ne bağlı Dürümlü Mezrası’nda meydana gelen patlamada, Tanışık Köyü’nden 16 köylü hayatını kaybetmiş, sağ kalan köylüler, Türk bayrağının asılı olduğu çadırda taziyeleri kabul ederken PKK örgütünden de özür beklediklerini söylüyorlardı.

Diyarbakır'da, Van'da, Bitlis'te, Nusaybin'de güvenlik görevlilerine saldırılar devam ederken, Genelkurmay’dan yapılan açıklamada Şırnak'ta devam eden operasyonlarda 404 PKK'lı teröristin öldürüldüğü, binden fazla el yapımı patlayıcının imha edildiği bildiriliyordu.

Milletvekillerinin evlerinin özel harekâtçılar tarafından basılması haberlerinin ilk örneği de Şırnak'ta HDP Milletvekili Leyla Birlik'in evinin basılmasında görülmüştü. Bu son örnek olmayacaktı.

TBMM’de HDP başta olmak üzere çeşitli parti milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması teklifinin ilk tur oylaması sonuçlandı: 348 kabul, 155 ret, 8 çekimser. İkinci turda 373 oy ile kabul edilen değişiklik konusunda Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün de hamdolsun 376’ya çıktı." diyerek olayın yakın takipçisi olduğunu belli etti, HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ "Bizim açımızdan mücadele yeni başlıyor,” diyerek malumun ilanını yapmış oldu. Kritik eşik olan 367’nin aşıldığı 373 evet oyun 25'i de kendi partisinden çıkan CHP lideri Kılıçdaroğlu, “Her ortamda direneceğiz. Gün geri adım atma günü değildir,” diyerek bir başka malumun ilanını yapıyordu.

Profesör Ahmet Davutoğlu ne yazık ki, TBMM tarihinin dönüm noktalarından biri olarak nitelendirilebilecek bu anda başbakanlık ünvanını elinde bulundurma gururunu yaşayamayacaktı. Çünkü, Erdoğan’ın milletvekillerine "Kongreye gidelim, aday olmayacağım," önerisinin kendisinden geldiğini söylediği Ahmet Davutoğlu, “Kısa sürmesi emin olun benim tercihim değildir; ortaya çıkan, bir zaruretin gereğidir,” demiş, kongrede oylamaya tek aday olarak katılan Binali Yıldırım’a başbakanlık bayrağını devredivermişti. 

Yeni eski Başbakan'ın, AKP’nin 22 Mayıs'ta 2. Olağanüstü Büyük Kongre yapmasına karar verdiğini açıkladığı konuşması AKP’nin resmi sitesinde kısmen sansürlenmiş olsa da, kendisi için düzenlenen yaka kartında ‘geçmiş dönem milletvekili” olarak nitelendirildiğini gören Başbakan, eski Yardımcısı Bülent Arınç gibi kongreye katılmazlık edememişti.

Yaptığı ilk başbakanlık konuşmasında “Yolumuz, milletin sesi, nefesi, partimizin lideri Recep Tayyip Erdoğan’ın yoludur... İlk hedef başkanlık yolunda yeni yönetim sistemi” diyerek göreve başlayan Binali Yıldırım ilk kez bir hükümetin ilk toplantısına başbakanlık etmeyen başbakan olarak tarihe geçiyordu; Bu görevi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gerçekleştirmişti çünkü.

Ülkenin güney sınırlardan yayılmaya devam eden savaşlarda, PYD Rakka'ya, Irak ordusu Felluce'ye operasyonlar düzenliyordu. Rus savaş uçaklarının, bir gün içerisinde muhaliflerin kontrolündeki İdlib'e yönelik düzenlediği 17 hava saldırısında düpedüz iki hastane de hedef alındı. Türk Dışişleri'ne göre 10'u çocuk 60 kişi öldü, 200 kişi yaralandı. Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Rus uçaklarının İdlib'de herhangi bir hedefi bombalamadığını iddia etti. Afrika ziyaretleri öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan ise, düşürülen Rus uçağıyla ilgili yeni bir açıklama yaparak, "pilotun hatası" dedi.

New York’ta Savcı Preet Bharara’nın hazırladığı iddianamede dört ayrı suçlamadan yargılanan Reza Zarrab’ın davasının yayımlanan tutanaklarında, hayırsever işadamının duruşmada söylediği tek şeyin hakimin sözleri üzerine söylediği 'I understand (Anladım)' olduğu ortaya çıktı.

Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler, eski Avrupa Birliği Bakanı Egemen Bağış'la beraber belgelerde adı geçen bir diğer bir eski bakan olan eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, o sıralarda kameralara, kendisini sinirlendirdiği için tekme tokat dövdüğü bir özel güvenlik görevlisinin kendisinden nasıl özür dilediğini anlatmakla meşguldü.

Kuzey Marmara Otoyolu projesinin Asya kısmı (Kurtköy-Akyazı kesimi) için yapılan ihaleyi Limak-Cengiz Ortak Girişim Grubu kazandı. Cengiz Holding’in CEO’su Mehmet Cengiz'in ismi ayrıca Panama Belgeleri'nin, -200 binden fazla offshore hesabın ayrıntılarını içeren ikinci kısmındaki- Türkiye kadrosunda görünüyordu.

Panama Belgeleri'nin tamamının Mayıs’ta yayımlanmasıyla Türkiye’den 500 işadamı ve 21 aracının Panama’da offshore şirketlere sahip olduğu ya da bu şirketlerde payı olduğu ortaya çıkmıştı. Medya’dan ticarete, siyasetten spora bu kadar geniş bir skalada yer alan seçkin isimlerin kimler olduğunu anlatabilmek için Milli Piyango çekilişleri gibi tam sayfa listeler yayınlanmaya başladı.

Dünya genelinde de, krallardan devlet adamlarına, dünya futbol teşkilatının en tepedeki isimlerinden futbol sahalarının en meşhur dünya yıldızlarına, tanınmış gazetecilerden, dev gazete patronlarına kadar sayısız isim Panama Belgeleri'nin ardından inkâr yarışına çıkmış ve  inanılır olmak için büyük bir mücadele vermekteydiler.

İşte tam bu sırada Panama Belgeleri diye adlandırılan verileri dünyaya yayan oyun bozan(lar), gölgeler arasından neden ve neden şimdi çıktığını bir “manifesto” ile ortaya koydu: Devrim Dijital Olacak başlıklı bu çarpıcı metinde özetle şöyle deniyordu:

"...Bankalar, finans düzenleyicileri ve denetimcileri, vergi denetleme makamları – hepsi birlikte çuvalladılar. O mercilerde zenginleri koruma altına alırken, onların yerine orta ve düşük gelirli vatandaşları dizginlemeye odaklanan kararlar verildi... Mahkemeler tamamıyla geri ve liyakatsiz olduklarından, sınıfta kaldılar... Medya da sınıfta kaldı. ... Hazin gerçek şu ki, dünyada en önde gelen, kapasitesi yüksek medya kuruluşları arasında bir teki bile bu hikâyeyi haberleştirmeye yanaşmadı. ... Ama hepsinden ziyade avukatlık mesleği çuvalladı. ... Bu çuvallamaların toplu etkisi, etik ölçü ve normların toptan aşınıp gitmesi oldu ve bu da, nihaî olarak yeni bir sisteme yol açtı: adına hâlâ kapitalizm dediğimiz, ama aslında ekonomik kölelikten farksız bir sisteme. ..."

John Doe imzasıyla, yani Ali Velioğlu gibi takma isimle yazılmış metin şu cümleyle bitiyordu:

“Dolayısıyla, şimdi artık gerçek eylem zamanıdır, o da soru sormakla başlar. ... Bundan sonraki devrim başlangıcından sonuna, doğuşundan küresel medyada dağıtımına kadar, sayısal (dijital) olacak.”

Mayıs ayı bitmeden mahkeme, mühimmat yüklü MİT TIR’ları haberleri nedeniyle açılan davada,"Gizli kalması gereken bilgileri açıklamak" suçundan Can Dündar’a 5 yıl 10 ay, Erdem Gül’e 5 yıl hapis cezası verdi. Dündar'ın cezasını kendileri kesmek isteyen "üst akılların" tuttukları maşalar da herkesin gözü önünde Can Dündar'a Avrupa’daki en büyük adliye binası diye övülen Çağlayan'daki Adalet Sarayı’nın önünde silahlı saldırıda bulundu. Yara almadan kurtulan Dündar Türkiye’de özgür medyanın nasıl büyük bir tehlike altında olduğunun en belirgin örneği olarak yurtta ve yurtdışında daha da görünür hale geldi.

Öte yandan, istatistiklere bakınca dünya aslında o kadar da kötü bir yer değildi.

Almanların yüzde 80’i, ülkelerindeki savaştan kaçan insanlara Almanya’da sığınma hakkı verilmesinin doğru olduğunu düşünüyor, Türkiye’de yapılan bir başka araştırmaya göre, halkın AB üyelik sürecine desteği yüzde 61,8’e çıkıyor, “Türkiye’nin dostu yoktur,” diyenlerin oranı ise yüzde 23,1’e geriliyordu. ABD’de son yapılan anket, Cumhuriyetçi Parti’nin muhtemel başkan adayı Donald Trump ile Demokrat Parti’nin başkan aday adaylarından Hillary Clinton’ın Amerikan halkının büyük çoğunluğu tarafından sevilmediğini de ortaya çıkaracaktı.

Londra Belediye Başkanı Sadiq Khan

Birleşik Krallığın başkenti Londra'da belediye başkanlığı seçimleri öncesinde yapılan anketler de doğru çıktı, İşçi Partisi'nin Pakistan asıllı adayı Sadiq Khan, Avrupa Birliği’nin ilk Müslüman belediye başkanı olarak tarihe geçti.

Şair Eliot’ın dediği gibi “ayların en zalimi” midir bilinmez, ama bu Nisan, ayların en sıcağı, yeryüzünde art arda kaydedilen en sıcak ayların da on ikincisi oldu. Üç büyük araştırma kuruluşu olan NASA’nın, NOAA’nın, JMA’nın verileri birbirinin aynıydı.