Kasım 2016

Bağlı olduğu dosyalar: 
2016'nın Ardından

Kasım 2016

28 Aralık 2016
AP / Jae C. Hong

ABD’nin 45’inci Başkanı olarak seçilen Donald Trump, zafer konuşmasında "Amerikan rüyası"nı yeniden kuracaklarını belirtti.

Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

"Duvarı inşa et!"

ABD başkanlık seçimi galibi Donald Trump'un Meksika sınıra inşa etmeyi vadettiği duvar, Michigan'daki Royal Oak ortaokul öğrencilerinin yemekhanede yaptıkları tezahürat ile destek buluyor. (Patch.com)

*

Uluslararası düşünce kuruluşu Freedom House, Kasım’da Türkiye’nin notunu düşürüverdi: 2015 raporuna göre Türkiye’de internet “kısmen özgür” iken, 2016 raporunda “özgür değil” kategorisine indirgenmişti. O günlerde finans kuruluşu JP Morgan, Türk lirasının dolar karşısındaki değerine ilişkin yıl sonu tahminlerini açıkladı. Buna göre Dolar, Türk lirası karşısında 2016 yılı sonunda 3.50, 2017 sonunda 3.65 seviyesinde olacaktı. Velhasıl, Türkiye’nin siyasal, sosyal, ekonomik durumu, Kasım ayında BM Düşünce ve İfade Özgürlüğü Özel Raportörü David Kaye’in de tasvir ettiği üzere, ‘vahim’ ve ‘karamsarlık verici” idi.

Cumhuriyet gazetesinin "FETÖ/PDY ve KCK/PKK terör örgütleri adına suç işlemek" suçlamasıyla gözaltına alınmış olan 9 yazar ve yöneticisi tutuklandı. Cumhuriyet’teki haberler, diğer gazetelerdeki yazılar, eski yazar ve yöneticilerinin açıklamaları, bu toplu tutuklama kararına gerekçe olarak gösterildi. İşin trajik ve tuhaf kısmı, soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Murat İnam'ın “FETÖ” davasından yargılandığının ortaya çıkmasıydı.

Tutuksuz yargılanacak olan gazeteci ve yazar Aydın Engin, serbest kaldıktan sonra “içerdeki” Cumhuriyet Gazetesi Genel yayın Yönetmeni Murat Sabuncu'nun mesajını “dışarıdakilere” iletti: "Halkımızın ve okurlarımızın önünde saygıyla eğiliriz. Başka da kimsenin önünde eğilmeyiz."

TBMM Kasım 2016 (Fotoğraf: Orhan Karslı / AA)

Derken, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'ne de kayyum atandı, bundan kısa bir süre sonra da Halkların Demokratik Partisi'nin (HDP) eş başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ dahil 10 milletvekili tutuklandı. Diyarbakır'da düzenlenen gösteride gözaltına alınan DBP (Demokratik Bölgeler Partisi) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel de tutuklandı.

Başbakan Binali Yıldırım, HDP’li 10 vekilin tutuklanmasının Anayasa’ya aykırı olduğunu savunan CHP bildirisini “kepazelik” diye niteleyerek, “Bu kafayla sittin sene iktidar olamazsınız,” diye cevap verirken,  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, her yere sürülen “kara leke”lerden bahsetmeye devam ediyordu.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Avrupa Birliği ülkelerinin Türkiye'ye karşı tavrını eleştirirken Afrika ülkesi Çad’ın Türkiye'yi Avrupa ülkelerinden daha iyi anladığını söyledi. AB Bakanı Ömer Çelik, “FETÖ'nün yanında Naziler çırak kalırlar, ilkokul öğrencisi kalırlar,” diyerek Avrupa genelinde 20 milyondan fazla insanın canına mal olmuş faşizm ile bir zamanlar beraber yürünen birliktelikleri kıyaslayacak kadar analitik düşünüyordu.

Ruanda ve Yugoslavya'daki savaş suçlarını yargılayan kurum olan Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin artakalan düzeneğinin başkanı ve BM'nin savaş suçları alanındaki üst düzey yargıçlarından Theodor Meron, Türkiye'de tutuklu BM yargıcı Aydın Sefa Akay'ın serbest bırakılması için çağrı yaptı. Akay'ın tutuklanması nedeniyle Ruanda'daki yargılamanın felç olduğunu söyleyen üst yargıç Meron, Akay'ın diplomatik dokunulmazlığa sahip olduğunu, serbest bırakılması gerektiğini de sözlerine ilave etti.

Kadıköy, İstanbul, 20 Kasım 2016

Cinsel istismar suçunda mağdurla failin evlenmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin olarak AKP milletvekillerinin getirdiği önerge tüm ülkede ve uluslarası toplumda büyük tepkilere neden oldu. Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF’in de aralarında olduğu birçok çocuk ve kadın kuruluşu önergeye tepki gösterdi. Ne var ki, önergede imzası bulunanlardan AKP’li vekil Ramazan Can böyle eleştirileri almak pahasına, teklifin “kanayan bir yarayı çözme” amacı taşıdığını ve “kesinlikle geri çekilmeyeceğini” söyledi. Ne var ki “kesinlik” kısa sürede belirsizleşecekti. Sokağa dökülen binlerce kadın, hak savunucuları ve medya eleştirileri karşısında geri çekilen önerge, diğer partilerin de önerisine açılma gerekçesi ile ileri bir tarihe ertelenecek, Ramazan Can’ın “yarası kanamaya” devam edecekti.

Adana'nın Aladağ ilçesindeki bir kız öğrenci yurdunda çıkan yangında 12 öğrenci ve 1 eğitmenin yaşamını yitirip, 22’sinin yaralanması üzerine  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “gerçekten büyük bir acı, 11 yavrumuzu ve bir eğitmenimizi kaybettik. Bugün buraya acı paylaşmaya geldik,” diyor ama sorumluluğu paylaşmaya kimse yanaşmıyordu.

Hepsi ortaokul talebesi olan 12-14 yaşlarında kız çocuklarının binanın üst katında bulunan yangın merdivenin dibinde ölmüş olmaları, merdivenin kapısını açamadıkları için hayatlarını kaybettiklerine ilişkin kimi açıklamaların doğruluk payı olabileceğini düşündürüyordu, ama, kimi yetkililer tam saha presle savunma yaptılar. Kapının kolunun olup olmadığı, yangın merdiveni bulunup bulunmadığı, denetim yapılıp yapılmadığı, itfaiyenin neden geç geldiği ve yeterli malzemesinin olup olmadığı vb. birçok soru atıldı ortaya. Ama ne yazık ki, mesele her zamanki gibi, uzun bir kış uykusuna yatırılacak ve bir daha da o uykudan kalkmayacak gibi görünüyordu.

Siirt'in Şirvan ilçesindeki özel maden ocağında meydana  gelen heyelanda toprak altında kalan 16 işçinin cesedi, 9 ilden gelen 12 ayrı kamusal ve özel kurum görevlilerince, 213 iş makinesi ve Emniyet Genel Müdürlüğü ile Jandarma Genel Komutanlığına bağlı arama-kurtarma  köpeklerinin de kullanıldığı çalışmalar sonucunda 1 ayda çıkarılabildi. Sorumluğu üstlenen kimse çıkmadı – yine.

Boğaziçi Üniversitesi, Kasım 2016

Kasım’da akademyada da karabasanlar hakimdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü'ne yüzde 86 oyla seçilmiş Rektör Gülay Barbarosoğlu yerine, seçimlere dahi katılmamış Prof. Dr. Mehmed Özkan atandı. Barbarosoğlu Üniversite’deki görevlerini ve akademik hayatı bıraktı. Üniversitede öğrencilerin protesto eylemleri günlerce devam etti. Yeni rektör, Boğaziçi Üniversitesi’nin demokratik geleneğini sürdüreceğini garanti ediyordu, ama katılımcı demokrasinin temelini oluşturan seçime katılmamış olduğundan, öğrenciler burada bir çelişki olduğunu düşünüyorlardı.

Hakkari Valiliği'nden, il sınırları içindeki iş yerlerinin toplu olarak kepenk kapatılmasının yasaklandığı duyurulunca, katılımcı demokrasinin başka unsurlarından biri olan hür teşebbüsün geleceğinin ne olacağını kara kara düşünenler de olmadı değil.

Avrupa Parlamentosu’nun, Türkiye’nin AB ile üyelik müzakerelerinin geçici olarak dondurulmasını öngören metni kabul etmesi, AB Bakanı Ömer Çelik nezdinde “yok hükmünde” idi.  Türkiye-AB lişkileri Başbakan Yıldırım tarafından “Zaten çok sıkı fıkı değildik,” diyerek veciz şekilde özetlendi.

Almanya’da, Belçika’da ve ABD’deki 3 ayrı NATO üssünde bulunan onlarca Türk subay ve askerinin siyasi iltica talep ettiği yolunda tuhaf haberlerin dolaştığı günlerde, Avrupa Birliği ile gerilim yaşayan Türkiye’nin “Şangay Beşlisi” diye de anılan Şangay İşbirliği Örgütü ile rahatlayabileceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin üye olmadığı bu uzak savunma ve ekonomi paktının nasıl bir rahatlık getireceği konusunda ayrıntıya girmedi.

Bu hengâme sürerken, tanınmış aktivist ve müzisyen Joan Baez, üyeleri tutuklanan Grup Yorum’a destek mesajı yolluyor, “Şarkı söylerken sizin hikâyenizi de anlatacağım,” diyordu:

ABD’nin 45’inci Başkanı Donald Trump, zafer konuşmasında "Amerikan Rüyası"nı yeniden kuracaklarını belirtirken, “Bütün Amerikalıların başkanı olacağım,” diyerek balkon konuşmasını kucaklayıcı bir üslup ile tamamlıyordu. Başkanlık yarışında 3 milyona yakın oyla Trump’ın önünde olmasına rağmen, ABD’nin 18. yüzyıldan kalma antik ikinci seçmen heyetinde azınlıkta kalarak kaybeden Hillary Clinton "Çok büyük hayal kırıklığına uğradım. Milyonlarca Amerikalı da hayal kırıklığına uğradı. Acı verici bir durum," diyerek ortalıktan kaybolmayı seçiyordu.

Şam’da anaokulları, Irak’ta düğünler, Türkiye’de emniyet binaları bombalı saldırıların hedefi haline gelmeye devam ediyordu. BM Suriye’nin 300 bin sivilin 30 kilometrekare içinde sıkıştığı Halep şehrinde eldeki son yardım kumanyalarını dağıttı, Irak ordusu Musul’dan beyaz bayraklarla kaçan sivilleri Erbil ve Duhok’taki kamplara yerleştirdiğini duyurdu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’deki Türk askerî varlığının amacını "Devlet terörü estiren zalim Esed'in hükümdarlığına son vermek,” diye tanımladı. Ne var ki, başta Rusya olmak üzere çeşitli sert tepkiler gelince, Erdoğan hemen ertesi gün ilk açıklamasının çarpıtıldığını, amacın terörle mücadele olduğunu açıkladı.

Fırat Kalkanı harekâtında ise Türk askerleri, Suriye'de El Bâb bölgesinde bir hava saldırısı sonucu şehit oluyordu. TSK tarafından “Saldırının rejim güçlerince gerçekleştirildiği değerlendiriliyor," açıklamasının yapıldığı gün, Rus uçağının düşürülmesinin 1. yıldönümüydü. Dünya tuhaf tesadüflerle doluydu vesselam.

Kasım havasına gelince. Maalesef sevinilecek herhangi bir durum yoktu. İklim konusunda dünyanın önde gelen haber sitelerinden birini yöneten yazar Joe Romm, haberi şöyle patlattı: “Gene yaptık işte! Kasım, kayıtlardaki en sıcak ay”. Manşetin alt başlığı da şöyleydi: “Yalan haber meraklıları, sizin için üzgünüz.”