'İklim için okul grevi': Atlas Sarrafoğlu'yla söyleşi

'İklim için okul grevi': Atlas Sarrafoğlu'yla söyleşi

10 Mart 2019
Fotoğraf: Açık Radyo

Açık Gazete'nin konuğu iklim değişikliği ve küresel ısınmaya karşı 15 Mart'a Bebek Parkı'na 'İklim için okul grevi' çağrısı yapan Atlas Sarrafoğlu.

Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

Ömer Madra: Şimdi bir konuğumuz var. Merhaba!

Atlas Sarrafoğlu: Merhaba!

Can Tonbil: Merhaba, hoş geldiniz!

AS: Hoş bulduk!

ÖM: Kiminle konuşuyoruz?

AS: Ben Atlas Sarrafoğlu, 11 yaşındayım, Bahçeköy Bilnet okullarındanım, futbol oynuyorum, bir de bilgisayar oyunlarını çok seviyorum, arada bir çizgi roman çizmeyi seviyorum, kocaman bir arşivim var.

ÖM: Çizim de yapıyorsun yani, resim?

AS: Evet.

CT: Ömer Madra da çizgi roman severmiş zamanında, hâlâ seviyor galiba?

ÖM: 'Pecos Bill' ama benim favori çizgi romanım, siz bilmezsiniz Pecos Bill’i.

CT: Duydun mu daha önce?

AS: Yok duymadım.

ÖM: Böyle hayvanlarla konuşabilirdi, hiç silah kullanmazdı, öyle bir beyaz kovboy ama Kızılderililerin, yerlilerin dostuydu. Neyse gösteririm, anlatırım sonra sana.

CT: İlginç bir karaktermiş! Kızılderililerin dostu. Neyse Atlas’ı bugün ‘İklimin Resmi’ kampanyası dolayısıyla yaptığı çizgi roman projesinden ötürü ağırlamak istedik. Bugün itibariyle de gelmeye başladı, daha doğrusu çağrı yaptığımız Salı günü itibariyle gelmeye başladı resimler. Bu resimleri de bugün internet sitemizde göstereceğiz, güzel resimler var elimizde. Hazır Atlas’ı da bulmuşken hem çizgi roman projesinden hem de aynı zamanda kendi kafasında olan diğer projelerden bahseder diye düşündük.

ÖM: Çizgi roman projen var öyle mi?

AS: Evet.

ÖM: Bayağı ilginç! Peki bir de bu Greta Thunberg hikâyesi var, duydun mu onu?

AS: Evet.

ÖM: Öyle mi, nereden duydun peki?

AS: Galiba Ekim ayında ilk başta annem Açık Radyo’da dinledi, sonra gelip bana anlattı. Greta Thunberg bildiğim kadarıyla 16 yaşında İsveçli bir kız, Aralık ayından beri grev yapıp, yani Cuma günleri okula gitmiyor, onun yerine parlamentonun önünde oturuyor.

ÖM: Ta geçen seneden beri aslında, Ağustos’ta başladı, ilk fark edenlerden biri olduk.

CT: Seçimlerden önce.

ÖM: Seçimler vardı o zaman İsveç’te, “Hiçbir şey yapmıyor bu milletvekilleri” filan diye kendisi tek başına çıktı, sonra öğretmenlerinden biri bile katıldı yalnız bu ‘okul kırma’ işine, o günden bugüne de devam ediyor ve katılım muazzam artıyor. Şimdi 15 Mart’ta gelelim – önümüzdeki hafta sonu, yani bu 15 Mart’ta ne oluyor?

AS: Bebek Parkı'nda bir protesto yapmayı düşünüyoruz. Saat 12 ile 2 arasında. Biz pankart hazırladık ama gelecekler de hazırlarlarsa çok güzel olur. Gelmek isteyen varsa, bana bununla yardım etmek isteyen varsa gelsin.

ÖM: Ne yapacaksınız orada?

AS: İklim değişikliği, öncelikle sera gazlarının salımını azaltmak istediğimizi söyleyeceğiz ve Türkiye’nin Paris Anlaşması'nı imzalamasını isteyeceğiz.

CT: Atlas bu konulardan haberdar tabii.

ÖM: Bu konulardan haberdar evet. Yani bizim konuştuğumuz çok sayıda insan haberdar olsun diye uğraş veriyoruz. Aslında tam da gününe geldi, berbat bir haberim var, hazır mısınız?

CT: Hoş geldin Atlas!

ÖM: Eric Holthaus var çok önemli bir meteorolog ve iklim yazarı, işte o yeni bir napor açıkladı, Grist dergisinde. Gezegendeki, atmosferdeki bu biriken karbondioksit gazları, sera gazları var ya, geçen ay Şubat’ta rekor kırmış gene ve şu anda 411,66 PPM’ye çıkmış durumda. Bu zaten bekleniyordu, sürekli artıyor ve bunu geri çevirip 350 ppm’ye indirmek ve orada tutmaktan başka çare olmadığı söyleniyordu en önemli bilim insanları tarafından. Fakat azalacağına hep artıyor. Ayrıca, 411’e çıkmasından daha da kötü olan şu: Şubat ayında ilk defa oluyormuş böyle rekor kırılması! Normalde Mart, hatta Nisan’da rekorlar kırılıyormuş. Yani bu durumda takvim öne alınıyor maalesef. Hepimiz için berbat bir haber ama bunları da söylemeden, bilmeden yapamayız, sen de onunla mücadele için uğraşıyorsun işte anladığım kadarıyla.

AS: Evet.

CT: Sen farkında mısın havaların değiştiğinin ya da bir şekilde farklılaşmaya başladığıyla alakalı olarak kendi okuduğun haberlerden ve dışarıya çıktığın zaman gördüğün şeylerden anlıyor musun? Farklılık gözüne çarpıyor mu, fark ediyor musun?

AS: Genellikle izlediğim belgesellerden, televizyondan veya okuduğum dergilerden izliyorum. Okyanuslarda deniz yükseldiği için bazı adalar ne yazık ki batıyor ve bunlardan dolayı insanlar yaşadıkları yerlerden başka topraklara göç ediyorlar. Bu beni üzdü.

CT: İklim göçmeni deniyor onlara.

AS: Evet.

CT: Aslında diğer savaşların temelinde de bu iklim değişikliğiyle alakalı olarak ortaya çıkan durum var; mesela büyük bir kuraklık oluyor, o kuraklığın arkasından işsizlik geliyor, göç geliyor, iç göç geliyor, sonra işsizlik geliyor, sonra huzursuzluk geliyor, sonra ufak çatışmalar oluyor, sonra büyük savaşlar oluyor, sonra büyük savaşlar sırasında da insanlar ülkelerini terk etmek zorunda kalıyorlar, Suriye’de, Yemen’de olduğu gibi mesela. Bunlar haberlerde görünüyor ama sebeplerinin pek fazla altı çizilmiyor neden bu savaşlar çıkıyor ve bunun arkasında neler var diye.

ÖM: Suriye’deki o korkunç durum, büyük bir kuraklığın dolaylı sonucu aslında. Bunu bayağı raporladılar yani.

CT: Peki okulda sokakta arkadaşlarının iklim değişikliğinden haberdar olduğunu söyleyebilir miyiz, farkındalar mı, ne olduğunu biliyorlar mı?

AS: Pek emin değilim çünkü arkadaşlarım ve öğretmenlerim bunun hakkında çok fazla konuşmuyorlar ama aslında onu bilseler, ne kadar önemli tehlike olduğunu da bilirlerdi, inanın bana bunu konuşurlardı.

ÖM: Sen kaçıncı sınıftasın?

AS: 7...

ÖM: Derslerde peki işleniyor mu küresel iklim konusu, coğrafyada ya da başka derslerde?

AS: Maalesef işlenmiyor.

ÖM: Bu tabii fena bir şey; çünkü hepimizin hayatını birinci derecede etkileyecek, yalnız insanların değil bütün hayvanların, bitkilerin falan da... Ama öğretmenlerinize söylüyor musunuz “Öğretmenim biraz da şu iklim değişikliğinden bahsetsek” filan diye?

AS: Genellikle sosyal öğretmenimizle konuşuyorum ama arada bir öğretmenler odasına girip protesto yapacağımı söyledim mesela iki gün önce.

ÖM: Öyle mi? Ne dediler?

AS: “Biz de gelelim mi?” dediler.

CT: İyi, şanslıymışsın gene!

ÖM: Harika!

AS: Müdür yardımcımız “Ben gelmek istiyorum” dedi. Okuldan da birkaç arkadaşım bana katılmak istedi.

CT: Çok güzel. Hatta Atlas bu çağrıyı yaptıktan sonra – daha önce de konuştuk stüdyoya girmeden önce – Atlas çağrı yaptıktan sonra farklı illerden de kendisine katılmak isteyen arkadaşlar olacakmış.

ÖM: Öyle mi?

AS: Evet.

CT: İstanbul’a gelenler de olacakmış, farklı bölgelerde de aynı zamanda iklim değişikliğiyle alakalı protesto gösterileri yapacak olan çocukların da olacağı haberleri geliyor haritaya baktığımızda.

ÖM: Bir kez daha hatırlatalım, bu olay, İsveçli 16 yaşındaki öğrenci Greta’nın başını çektiği, önce tek başına yaptığı, sonra da bütün dünyada çocuklara ve gençlere yayılan büyük hikâyenin devamı, yani grev hikâyesinin en büyük gövde gösterisi, önümüzdeki Cuma, 15 Mart’ta pek çok ülkede yapılacak dev grev. İşte senin de Bebek parkında katıldığın. Bütün dünyada son durumu gösteren haritaya baktık mı?

CT: Bakalım hemen.

ÖM: Yani, her kıtadan 70’in üzerinde ülkede çeşitli şehirlerde ve kasabalarda yürüyüşe geçiyorlar. Biz de senin gibi böyle çocuk muhabirler kullanmaya çalışıyoruz onların haberlerini verecek. 15 Mart’a biz de hazırlanıyoruz yani.

CT: Mesela hazır bu vesileyle bu konuyu konuşurken Kyoto’da bir dinleyicimiz varsa onu arıyoruz, Japonya’da Kyoto’da da varmış eylemler, nasıl takip edebileceğimizi merak ettiğimiz için Kyoto’da bizi dinleyen dinleyicilerimiz olursa bize sosyal medya üzerinden ya da mail üzerinden ulaşabilirler.

ÖM: Türkiye’ye dönersek: Öğretmenlerinden bazıları da öyle dediler demek!

AS: Evet.

ÖM: Bu önemli bir gelişme aslında; çünkü normalde "Sen ne yapıyorsun, derslerine bak!" filan demeleri beklenebilirdi mesela. Hangi okul bu?

AS: Özel Bilnet okulları Bahçeköy. Aslında benim öğretmenlerim anlayışlı oldukları için ve dünyayı artık bu iklim değişikliği çok fazla etkilemeye başladığı için de onlar da büyük ihtimalle bunu fark ediyor, o yüzden bana katılmak istediler.

ÖM: Bu bayağı çarpıcı ve önemli bir gelişme gibi gözüküyor değil mi?

CT: Evet.

ÖM: Kimler katılıyormuş dünya çapında?

CT: Çok ülke var Ömer bey nasıl sayayım şimdi?

ÖM: Sayıyı söyle.

CT: Ama Türkiye’deki öğrenciler de bir şekilde harekete geçmeye çalışıyorlar, birbirinden haberdar olmaya çalışıyorlar. Sana mail atanlar var mı, haber verenler var mı bu etkinlikle alakalı olarak? Seninle iletişime geçmeye çalışan insanlar, gençler var mı? Büyükleri ve gazetecileri geçiyorum.

AS: Bana mail atanlar oldu, ben de onlara geri cevap verdim, Bebek parkındaki eyleme katılmak isteyenler. Onlara da cevaplarım gitti.

CT: Bir de sesli çağrısı var, istiyorsanız Atlas’ın o çağrısını da dinleyebiliriz.

ÖM: Dinleyelim tabii.

“Ben Atlas Sarrafoğlu, 11 yaşındayım, İstanbul’da yaşıyorum, Greta Thunberg ismini ilk defa Ekim ayında duydum ve onunla ilgili videolar seyrettim. Greta geleceğimizi tehlikeye atan iklim değişikliğini durdurmak için Ağustos’tan bu yana her Cuma okula gitmek yerine parlamentonun önünde oturarak dikkati çeken 16 yaşında bir öğrenci. Tüm dünya gençlerini 15 Mart Cuma günü iklim değişikliği hareketine katılmaya davet ediyorum. Beraberce Greta’ya destek vermek ve iklim değişikliğine dur demek için seni 15 Mart’ta saat 12:00’de Bebek Parkı'nda bekliyorum.”

ÖM: Evet, kuvvetli bir çağrı.

CT: Evet kuvvetli bir çağrı ve güzel de bir videosu var, Instagram ve Facebook üzerinden de galiba bu çağrıya ulaşabiliyor insanlar.

AS: Evet.

CT: Ama sadece Instagram’da ve Facebook’ta kalacak, onları beğenip ya da aynı şekilde o çağrıyı tekrar etmekle olacak bir şey değil; çocuklara bir çağrısı var Atlas’ın, onları Bebek Park'ına bekliyor . Bebek parkı olmasa bile kendi aynı zamanda kendi okullarının etrafında, kendi etraflarında da bu desteği gösterebilirler galiba.

ÖM: Ama Bebek Parkı da iyi bir yer yani.

CT: Evet sevdiğimiz bir yer.

ÖM: Biz de orada olacağız.

CT: Dünya genelinde neler oluyor diye merak edenlere söyleyeyim şimdi. Son rakamlar şöyle: toplamda 84 ülkede 1077 etkinlik düzenlenecekmiş.

ÖM: Dün 72 idi yanlış hatırlamıyorsam, “72 milletin çocukları ayakta!” diye düşünmüştüm hatta o klasik terime göre. Her gün, günde bir defa yenileniyor değil mi bu liste ve rakamlar?

CT: Galiba.

ÖM: Benim son baktığımda dünyada 72 ülkeden çocuklar eylem ve etkinlik yazdırmışlardı. Dünyada yaklaşık 190 kadar ülke var, şimdi son baktığında katılan ülke sayısı kaç dedin Can? 84 mü?

CT: Evet, toplamda 15 Mart ve sonrası için listede 84 ülkede 1077 etkinlik gözüküyor.

ÖM: 15 Mart ve sonrası için kaydedilen etkinlik sayısı dün 900 idi; şimdi 1000’i aşmış durumda demek ki. Büyük bir hızla yayılıyor, bu çok heyecan verici bir şey. Ben ilk geçen hafta Cuma günü verdiğimizde 51 ülkeydi, daha bir hafta oldu.

CT: İzmir’de de varmış çağrı!

ÖM: Önümüzdeki Cuma’ya kadar da belki de bütün dünyayı kaplar, belli mi olur bu işler?

AS: Umarım.

CT: Evet evet. Türkiye’ye baktığımız zaman Türkiye’yi bu haritada görebilmek oldukça iyi, o da aynı şekilde çocukların bu konuyu kendilerine dert edinmesi Türkiye’de de mühim bir konu gibi duruyor.

ÖM: Bir yandan berbat haberler peş peşe geliyor, işte karbondioksit oranları acayip rekorlar kırarak, beklenenin çok ötesinde geliyor, bir yandan dünyadan bir takım hayvanların türlerinin yok olduğu haberleri geliyor. Mesela kurtlardan yeni bahsediliyordu. Bir yandan gene Grönland’da kuzey kutbundaki buz örtüsünün yağmurla erimekte olduğunu yeni keşfetmişler. Yağmur yağmaması lazım kışın şüphesiz ki ama şimdi öyle de bir haber var. Bu son derece kaygı verici bir şey; bir haber de mesela arabaların yarattığı sağlık tehlikesi üzerine. Bindiğimiz otomobillerden 10 yıl içinde falan kurtulamazsak halimiz harap diyen araştırmalar var. Çocukların sağlığı konusunda en büyük tehlikenin bu olduğu ortaya çıkmış: dizel, mazot, gazlarının ciğer, üst solunum yolları vb. hastalıklarının yüksek sayısı üzerine yepyeni, büyük bir araştırma var. Bunu da yeni okuduk.

Bir yandan bunlar var, ama bir yandan da işte senin gibi çocukların birden ayağa kalktığını görmek çok etkileyici. Yani zaten artık geleceği kurtarmanın sizin hareketinize bağlı olduğunu da rahatlıkla söyleyebiliriz.

CT: 15 Mart sonrasına dair planlar var mı kafanda ne yapacağına dair? Çünkü şundan örnek vereyim, iki gün önce, Salı günü Rüya Aygüneş’i konuk almıştık programa. Rüya şimdi sunumlar hazırlıyor ve okuldaki arkadaşlarına bu sunumlar üzerinden tehlikenin ne olduğunu ve Greta Thunberg’in kim olduğunu anlatmaya çalışıyor iklim değişikliğinin ne olduğunu söyleyerek. Bunu aynı zamanda başka okullarda da anlatmak için epey azimli bir şekilde çalışıyor; slaytlar hazırlıyor, fotoğraflar, görseller, bilgiler içerisinde bulunduğu çeşitli görüntüler ortaya çıkarmaya çalışıyor. Onun planlarından bahsetmiştik bu şekilde. 15 Mart sonrasında senin bu konuya dair bir şey var mı kafanda?

AS: Daha tam kafama oturmadı ama giderek büyümeyi düşünüyorum, daha çok popülasyona ulaşacağız, daha çok kişi katılacak bize ve sesimizi daha çok duyuracağız.

CT: Evet, gerekli olacak galiba, bu konuyla alakalı dert edinmiş öğrencilerin bir araya gelmesi, bu öğrencilerin anne ve babalarının bir araya gelmesi ve birbirinden haberdar olması. Aynı zamanda bu konuyla alakalı bir şeylerin talep edilmesi... Ülke genelinde de. Sen de biraz önce bahsettin, Türkiye Paris İklim Anlaşması'nı imzaladı ama parlamentosundan geçirmiyor. Diğer kurumlar da aynı şekilde bunun parlamentodan geçmesi için çabalıyorlar mı çabalamıyorlar mı bilmiyoruz ama bunu bir yandan da yapmamız gerekiyor çünkü bu doğrudan sizin jenerasyonu ve sizden sonra, sizin çocuklarınız olan jenerasyonun hayatını doğrudan etkileyecek olan bir olay.

ÖM: Greta zaten “Kimileri ‘Siz kendinizi, kendi geleceğinizi kurtarmak için çalışıyorsunuz’ diyorlar bize, ama bu doğru değil" diyor: "Biz hepimizi kurtarmaya çalışıyoruz, sizleri de” diye ekliyor. Yani Atlas, sizinki de bir kerelik değil öyle mi? Yani bir kerede 15 Mart’ta bir protesto gösterisi yapıp orada bırakmayı düşünmüyorsun anlaşılan.

AS: Bırakmayı düşünmüyorum, 15 Mart’ta başlayacağımız protesto ile birlikte daha güçlü bir şekilde giderek artacağız, sayımız artacak, sesimiz artacak, bu sayede güçleneceğiz.

CT: Bu vesileyle çağrıyı tekrarlayalım istersen sen kendin Bebek parkında yapacağın çağrıyı tekrarlayabilirsin. Aynı zamanda insanlar sana nasıl ulaşabilir, hangi yolla?

AS: Instagram’dan Atlas Sarrafoglu. Orada görebilirsiniz profil fotoğrafını, içinde o çağrı var.

CT: Bugün de galiba videoyu yayınlayacakmışsın.

AS: Evet o videoyu yayınlayacağım.

CT: Çağrı ne zaman olacak onu da tekrar edebilir miyiz? Önümüzdeki hafta Cuma günü galiba?

AS: Evet 15 Mart.

CT: 15 Mart’ta nerede?

AS: Bebek Parkı'nda saat 12 ile 2 arasında.

ÖM: 12 ile 2 arasında 2 saatlik bir şey, bütün çocukları oraya davet ediyoruz. İlginç gelişmeler oluyor, ilk biz bunları konuşmaya başladığımızda daha Türkiye’den hiç ses yoktu, şimdi başta senin sesin olmak üzere, epey çoğalmaya başladı anladığım kadarıyla.

CT: Şimdi ‘İklimin Resmi’ ile alakalı olarak çağrımızı yapmıştık geçtiğimiz Salı günü, hemen istiyorsanız onları da anlatayım ben, kimler gönderdi diye. Sizi önünüzde de mi var Ömer bey?

ÖM: 'İklimin Resmi' çağrısı ilk haftasında yanıt buldu tabii, yani [email protected]’a gönderirseniz diyoruz, biz de bu programda Açık Radyo’da Açık Gazete programı içinde her Perşembe ve Cuma bu çağrıya kulak veren çocukların isimlerini duyuruyoruz, internet sitesinde düzenli olarak da sergiliyoruz. İlginç resimler de gelmeye başladı gerçekten.

CT: İlginç resimlerle birlikte videolar da gelmeye başladı. Ben İklimin Resmi’ni çizen genç dostlarımızın isimlerini söyleyeyim burada, ilk bize kendi yaptığı resmi gönderen, hatta proje öncesinde de bize ilham kaynağı olan İpek Akova var. Sonra Rüya Aygüneş’in çizdiği resim vardı.

İpek Akova

ÖM: O yağlıboya bir tablo hatta.

CT: Evet yağlıboya, onu da bize hediye etti kendisi. Cana Işık Guttstadt Antalya’dan gönderdi, Giorgia Pavane İtalya’dan gönderdi, Aksel Çalışır... İki okul aynı zamanda öğrencileriyle beraber bu çağrıya cevap verdi, İbrahim Saime Zıpkın ilkokulu 3A sınıfı öğrencileri Ebrar Bozkurt, Fatih Tablağ, Dilek Çolakoğlu, Bengüsu Bölük, Esma Alatunç, Irmak Aydın ve Yunus Emre Gül bu çağrıyla beraber kendi resimlerini yapıp gönderdiler. Öğretmenleri Gülşah Çalışır vesilesiyle bize ulaştılar. Aynı zaman Özel Evrim Okulları ilköğretim okulu 3B sınıfı öğrencileri Talya Özgüven, Eren Tuna Demir, Deniz Şendilmen, Ela Kayabay, Egemen Özdemir, Elif Ece Eryılmaz, Defne Yelken, Cemre Özcan, Şirin Ölçer, Duru Yeşiltan, Ali Tanrıverdi, Cemre Ergün, Gül Ünver, Ozan Erkul, Aras Er, Sedef Tokaç, Nil Doğance, Karya Turan da gönderdi. Bunlar 3.sınıf öğrencileri, onu da tekrardan hatırlatalım, 3.sınıf öğrencilerinin toplu olarak yaptıkları fotoğraflar. Karya Turan, Pia Demir ve unuttuysam Efe Ünsever de fotoğraflarını gönderen genç dostlarımız arasındaydı. Öğretmenleri Ülküm Ülke... Bunları bugün internet sitemizde fotoğraflarıyla beraber bu listeyi de yayınlayacağız kendilerinden aldığımız izin doğrultusunda. Aynı zamanda devam ediyor bu çağrımız.

Rüya Aygüneş

ÖM: Evet devam ediyor, çok teşekkür ederiz hepsine ve artarak da devam edeceği ümidindeyiz aslında. Son olarakşunu sorayım, çizgi romandan ne haber?

AS: İklim değişikliğiyle ilgili çizgi roman hazırlıyorum dedim, ona başladım, senaryosunu yazdım ve Greta içinde olacak – Greta Thunberg. Aslında süper kahramanlarla ilgili yapıyorum dedim, o da benim bir süper kahramanım sayılır.

ÖM: Harika! Rüya Aygüneş de kitap yazıyor aynı konuda.

CT: Evet Greta Thunberg’le alakalı.

CM: Evet, resimleyecek de. Belki bir araya gelip tartışma imkânı da bulabilirsiniz bu vesileyle.

AS: Umarım.

CT: Önümüzdeki haftalarda aynı şekilde devam edeceğiz genç dostlarımızı konuk almaya ve konudan da bahsetmeyi biraz daha devam ettirmeyi, bu meseleyi gençlerle konuşmayı düşünüyoruz. Çok teşekkürler Atlas geldiğin için.

AS: Rica ederim. Son bir şey söylemek istiyorum: Başta sizin de dediğiniz gibi Dünya Kadınlar Günü’nü ben de kutlamak istiyorum.

ÖM: Atlas Sarrafoğlu çok teşekkür ederiz.

AS: Rica ederim.

ÖM: İlk radyo programındı değil mi?

AS: Evet.

ÖM: Belki ileride daha da fazla olabilir, belli mi olur? Peki çok teşekkürler.