İklim değişikliğinin aydınlık tarafına bakmak: Şirketlerin bu işten ne kadar çok para kazacağını bir düşünsenize

İklim değişikliğinin aydınlık tarafına bakmak: Şirketlerin bu işten ne kadar çok para kazacağını bir düşünsenize

31 Ocak 2019
Fotoğraf: TED

Kapitalizmin nesini seviyorum biliyor musunuz? İyimserliğini. En zorlu şartlar altında bile daima bir umut ışığı bulabiliyor.

Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

Arwa Mahdawi

Guardian, 28 Ocak 2019

Yeni bir rapor, aralarında Apple’ın da bulunduğu birçok şirketin çevre krizinden doğabilecek kâr olanaklarını araştırmaya başladıklarını ortaya koyuyor. Bunu duyunca, buzlar erirken de neşe doluyor insan...

Kapitalizmin nesini seviyorum biliyor musunuz? İyimserliğini. En zorlu şartlar altında bile daima bir umut ışığı bulabiliyor.

Mesela, iklim değişikliğini ele alalım. O acayip havalar ve bundan beterinin geleceğine dair uğursuz uyarıların ardından bir çevre kıyameti geleceğinden birçoğumuzun ödü kopuyor. Gerçekten, yeni bir kamuoyu araştırması, rekor sayıda Amerikalının iklim değişikliğinden kaygı duyduğunu, geçen senenin sıcak dalgasından sonra bu konudaki kaygıların Britanya’da da ayyuka çıktığını gösteriyor.

Şimdilerde büyük şirketlerin de küresel ısınmadan aynı şekilde kaygılandıkları, ama onların geleceği soğukkanlılıkla değerlendirdikleri anlaşılıyor. Vahim durum karşısında oflayıp puflayacak ya da tüketim alışkanlarımızı kısıtlamalıyız diye düşünecek yerde şirketler, iklim değişikliğinin heyecan verici bir iş imkânı yarattığını idrak etmiş bulunuyorlar. Bunun kanıtlarını CDP adlı Birleşik Krallık menşeli bir STK’nın son zamanlarda ele geçirdiği ifşaattan görmek mümkün. CDP, değişen hava örüntüleri (pattern) karşısındaki 'riskler ve fırsatlar' açısından şirketleri değerlendiren bir kuruluş. Geçen hafta Bloomberg haber ajansının bildirdiğine göre 2018 ifşaatı, dünyanın en büyük bazı şirketlerinin –Bloomberg’in manşetini ödünç alarak söylersek– 'İklim Değişikliğini Paraya Çevirmeye Hazırlanmakta' olduklarını çarpıcı biçimde gözler önüne seriyor.

Önce ilaç endüstrisinden başlayalım – distopya halindeki geleceğimizden kâr sağlama konusunda özellikle iyi bir konuma sahip olan bu endüstriden. Merck, CDP’de yer alan ifşaatında iklim değişikliğinin 'tropik hastalıklar ve sudan geçen ve hava yoluyla bulaşan hastalıklar için üretilmiş ürünler bakımından genişleyen pazarlar'ın kapısını açabileceğini öngörüyor. AbbVie ilaç şirketi de benzer fırsatlar öngörüyor: daha aşırı şartların oluşması ile 'bağışıklık sistemine ilişkin ürünlerinin satışlarında yükseliş görülebileceği'ni belirtiyor. Büyük bir başka ilaç şirketi olan Eli Lilly de iklim değişikliğinin 'fiziksel faaliyetleri kısıtlamak, geleneksel gıda arzını sekteye uğratmak ve gıda güvensizliğini arttırmak suretiyle' diyabet hastalığı riskini artırması olasılığını öngören araştırmalardan bahsediyor. Tabii üzüntü verici filan falan, ama bu hazin durum Eli Lilly için bir avantaj sağlıyor: şirketin ürettiği diyabet ilaçları için potansiyel bir talep artışı yaratıyor.

Felaketlere gözlerinde dolar işareti ile bakanlar sadece büyük ilaç şirketlerinden ibaret değil. Honda şirketi, dünyanın altyapısı unufak olduğunda jeneratörlerinin müşterilerini güçlendirebileceği görüşünde. Şirket, 'Katrina kasırga felaketinin ardından [Honda] jeneratörlerinin birim satışlarında yüzde 27’lik bir artış olduğunu' hatırlatıyor. Öte yanda da Home Depot şirketi var: şirket “zaman içinde sıcaklık artacak olursa” en azından daha fazla tavan vantilatörü satacağı konusunda iyimser.

Teknoloji endüstrisi ise, beklenebileceği gibi, bir kıyametin kendi kâr – zarar hanesini nasıl etkileyebileceği konusunda inovasyonlara dayalı bir bakış açısı geliştirmekte. Apple şirketi 'insanlar ağır hava olaylarını daha sık aralıklarla yaşamaya başladıklarında' onların cep telefonlarına gitgide daha fazla yapışacaklarını tahmin ediyor. Şuna işaret ediyor Apple: iPhone’unuz sevdiklerinizle düzenli olarak temas halinde olmanıza yardımcı olmanın yanı sıra, 'bir el feneri' olarak da hizmet görebilir. Bu da, kötü bir durumun aydınlık yanını görme fikrini yepyeni bir düzeye çıkarıyor tabii.

Apple ayrıca, başımıza bir felaket geldiğinde cep telefonumuzu 'el manivelası' ile şarj edebileceğimizi belirtiyor. Şu anda bunu yapan çok sayıda insan yok ama mahşer gününe dayanıklı 'iManivela' markalı iPhone şarj aletlerini yakında mahallemizdeki mağazada görmemiz pek mümkün. En nihayetinde Apple 'iklim değişikliği kaygılarına bağlı olarak alışveriş alışkanlıkları değişmekte olan insanlara cazip gelecek ürünler yaratmayı başarırsa', yıllık net satışlarını 2,3 milyar dolar artırabileceği hesabında. Eh, buzlar erirken bu da bir tesellidir hiç olmazsa, öyle değil mi?

Her neyse, şirketlerin iklim değişikliği konusundaki iyimserliğine dair daha pek çok örnek varsa da, biz lafı kısa keselim ve kıssadan hisseye geçelim: İş küresel ısınmaya gelince hepimiz çokuluslu şirketler gibi davranmalıyız. Gezegenin yokolup gittiğine üzülüp kaygılanmak yerine, şu Dünyada geri kalan zamanımızı en iyi şekilde nasıl paraya tahvil ederiz, buna kafa patlatsak daha iyi olmaz mı? Siz siz olun, büyük ilaç şirketlerine yatırım yapın. Elle çalışan bir şarj aleti alın. Ve bir de, -ormanlar yok oluyor diye uykusuz kalmaktan vazgeçin – para ağaçta yetişmez çünkü.

Çeviren: Mütercim Vakanüvis ÖM