Ekim 2017

Açık Gazete
-
Aa
+
a
a
a

2017 yılının Ekim ayında dünya gündemi, halkların kendi kaderlerini tayin etmek için gittikleri seçimler ve o kararlara engel olmak için harekete geçen iktidarların güç kullanımı örnekleriyle şekillenir gibiydi.

“İki seçeneğimiz var. Ya karamsarlığa kapılır, pes eder, en kötünün başa gelmesinin kesinleşmesini kolaylaştırırız. Ya da, iyimser olur, kesin mevcut fırsatları yakalar, dünyanın daha iyi bir yer olmasına belki yardımcı oluruz. Bir seçme bile sayılmaz aslında bu.”

Noam Chomsky, Optimism over Despair, 2017

 

2017 yılının Ekim ayında dünya gündemi, halkların kendi kaderlerini tayin etmek için gittikleri seçimler ve o kararlara engel olmak için harekete geçen iktidarların güç kullanımı örnekleriyle şekillenir gibiydi. Kuzey Irak'taki referandumun ardından gerilim her geçen gün yükselirken, İspanya'nın özerk Katalonya bölgesinde insanlar bağımsızlık için sandığa gitti.

Barcelona, İspnaya, 1 Ekim 2017 (Yves Herman / Reuters)

Madrid'ten gelen polislerin sokaklarda terör estirip, güç kullanarak sandıklara el koyduğu  referandumda 2,3 milyon geçerli oy kullanıldığı ve halkın yüzde 90,09'unun bağımsızlığa destek verdiği açıklandı.

Barcelona, İspanya, 2 Ekim 2017 (CNN)

Katalonya Özerk Yönetimi Başkanı Carles Puigdemont, yaralı sayısının 800'ün üzerinde olduğu şiddet olaylarının damga vurduğu referandumun ardından bağımsız bir devlet kurma hakkı elde ettiklerini açıkladı.

İspanya'da merkezî hükümetin "yasa dışı" ilan ettiği referandum AB tarafından da destek bulmadı. Merkezdeki Başbakan Mariano Rajoj Puigdemont yönetimini görevden alıp, özerk bölgede altı ay içinde seçim düzenlemeye karar verdi. Puigdemont ve bazı eski yöneticiler, Belçika'nın başkenti Brüksel'e giderken, görevden alınan bakanlardan sekizi tutuklandı.

Ardından, güçlü protesto grevleri ve Madrid hükümetini destekleyen, Franco posterlerinin de açıldığı kalabalık yürüyüşler geldi. Barcelona’da kriz artık hukuki bir boyut kazanmıştı.

Başbakan Yıldırım, Katalonya referandumuyla ilgili soruyu "Biz komşumuz için tepkiyi verdik. AB de kendi komşuları için tepki versin, görelim" diye cevaplarken, komşu Irak’ta referandum tartışmaları sonunda ortaya çıkan gerilim, savaş boyutunu almak üzereydi.

Trump taraf  tutmadıklarını söylemişti ama ABD'nin Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi ‘nde yapılan bağımsızlık referandumunu tanımadığını açıklaması üzere Barzani yönetimi İsrail'in verdiği üstü kapalı destek haricinde dünyada yapayalnız kalmış oldu.

Irak'ta merkezi yönetim Kerkük vilayetinde başlattığı operasyonda bir bir stratejik noktaları ele geçirirken, kentte sokağa çıkma yasağı ilan edildi. TC hükümeti Türk hava sahasını IKBY’ye kapatırken, İran da Bölgesel Yönetimle olan sınır kapılarını kapattığını duyuruyordu.

Kerkük önlerine gelen Irak ordusu karşısında Peşmergeler birbirilerini suçlayarak183 bin sivil ile birlikte ricat etti.  Barzani, "Artık Peşmerge Mesud Olarak Hizmet Edeceğim" diyerek 12 Yıllık Başkanlığı bıraktı. Peşmerge birlikleri, Irak ordusunun başlattığı operasyon sonrası Haziran 2014 sınırlarına çekildi.

Macaristan Romanları Demokrat Partisi (Opra Roma) ülkenin en doğusunda bulunan ve Romanların ağırlıklı olarak yaşadığı 4 ilde özerk bir Çingene bölgesi oluşturulması için referandum başvurusu yaparken, İtalya'nın kuzeyindeki en zengin bölgelerinden Lombardiya ve Veneto'daki özerklik referandumlarında her iki bölgeden de yüzde 95'in üzerinde "Evet" çıktı.

Avusturya genel seçimlerini 31 yaşındaki Sebastian Kurz'un lideri olduğu Avusturya Halk Partisi ÖVP kazandı. ÖVP ile aşırı sağcı Avusturya Özgürlükçü Partisi FPÖ anlaşınca, ülkede sağın koyu renklerini barındıran bir koalisyona yelken açıldı.

"Ya şimdi ya hiç!" Kurz'un seçim öncesi kampanyası afişleri, Avusturya, Vİyana (Leonhard Foeger / Reuters)

Çekya'da ülkenin AB'den ayrılmasını (Çexit), Çeklerin camilerin etrafında domuz gezdirmelerini ve kebap yememelerini isteyen aşırı sağcı lider --baba tarafından Japon-- Tomio Okamura’nın partisinin 4. olduğu seçimlerde, birinciliği milyarder iş adamı ve eski Maliye Bakanı Andrej Babiş 'in Gayrimemnun Vatandaşlar Partisi (ANO) kazandı.

Japonya'da Başbakan Şinzo Abe, kendi çağrısıyla gidilen erken genel seçimlerde egosunu ve iktidarını tazeleyip büyük bir başarı sergilerken, İzlanda’da yapılan genel seçimlerde merkez sağ koalisyon hükümeti meclisteki çoğunluğu kaybediyordu.

2017 Ekim ayında Türkiye'de ise yerel seçimlerle iş başına gelen bazı belediye başkanlarının pek de gönüllü olmayarak istifa ettiklerine şahit olunuyordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "En kısa sürede istifalarını vereceklerine inanıyorum" sözleriyle işaret ettiği isimlerden Bursa BB Başkanı Recep Altepe, Balıkesir BB Başkanı Edip Uğur, Ankara BB Bakanı Melih Gökçek, bir bir görevlerinden istifa etti. Balıkesir BB Uğur görevinden istifa ederken partisinden de istifa etti ve tehdit edildiğini söyledi.

Meclis Genel Kurulu’nda yapılan oylamanın ardından HDP Siirt Milletvekili Besime Konca’nın milletvekilliğinin düşürüldüğü günlerde, Eski CHP Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal beyin kanaması geçiriyor ve yoğun bakımda yaşam savaşı veriyordu. Türkiye siyasetinin 87'nci partisi olan “İyi Parti”. MHP kökenli Meral Akşener liderliğinde, partinin kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na yine Ekim ayında verdi.

ABD’de Hollywood’un kudretli film yapımcısı Harvey Weinstein’ın cinsel taciz ve saldırıda bulunduğu kadınların sessizliği kırmasının ardından, Avrupa Parlamentosu’nda çalışan kadınlar da cinsel taciz hikayelerini anlatmaya başladılar ve cinsel taciz konusunun tartışıldığı oturumda, milletvekilleri “MeToo” (“BenDe”) pankartları açtılar.

#BenDe: Strasbourg, Avrupa Parlamentosu toplantısından, 25 Ekim 2017 (Patrick Seeger / EPA)

ABD’de başlayan ve cinsel saldırı kurbanı kadınlara ve bazı erkeklere de yepyeni bir güç kazandıran #BenDe hareketi dünyada bir bozkır yangını gibi hızla yayıldı ve 85 ülkeyi ânında sarıverdi. Kudret ve servet sahibi cinsel tacizcilere cezasızlığın norm olduğu günlerin sonuna doğru önemli bir adım atılmıştı.

#BenDe Paris, 29 Ekim 2017 (Aurelien Morissard / IP3 Press)

Türkiye’de ise kadınların başına yeni sorunlar açılmaktaydı. Müftülere resmi nikâh kıyma yetkisi veren düzenlemeyi de içeren bir tasarı Meclis’te kabul edilmiş, başta kadınlar olmak üzere toplumun birçok kesiminden tepki yağmıştı. Antalya’da sokak ortasında iki polisin bir kadını saçından sürükleyip copla dövdüğü olaya ilişkin yayın yasağı getirilirken, Thomson Reuters Vakfı'nın yaptığı ankete göre İstanbul kadınlar için en tehlikeli mega kentler arasında 10. Sırada yer alıyordu. Bu tehlikeye 'Kadınla tokalaşmak, ateş tutmaktan daha korkunç' diyen bir rektörün, eleştirenlere karşı "Bu sözden rahatsız olanlar İslam’a karşı!" şeklindeki savunması dahil değildi.

"Bu suça ortak olmayacağız" bildirisine imza atan akademisyenler hakkında "terör propagandası" yaptıkları iddiasıyla dava açıldı.  Ankara Üniversitesi'nden insan hakları uzmanı Kerem Altıparmak'a göre dava AİHM içtihatlarına aykırıydı. Bildiriyi imzalayan akademisyenleri tehdit eden organize suç örgütü lideri Sedat Peker ise mahkemeye verildiğinde, "Benim eylemim düşünce özgürlüğü çerçevesinde değerlendirmelidir" diyerek savunma vermişti.

AA'nın haberine göre, Büyükada'da gözaltına alınarak tutuklanan hak savunucularıyla ilgili soruşturma tamamlanmış,  Taner Kılıç hakkında, "silahlı terör örgütü FETÖ üyesi olmak" suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar, diğer hak savunucuları için "silahlı terör örgütüne yardım etme" suçundan 5 yıldan 10'ar yıla kadar hapis cezası istenmişti. Ama 8'i tutuklu 11 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanıkların tümünün tahliyesine karar verildi.

Açlık grevindeki tutuklu eğitimciler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın üçüncü duruşmasında mahkeme Semih Özakça'nın elektronik kelepçe şartıyla tahliye edilmiş, Açlık grevindeki Gülmen, hayati tehlikesi olabileceğinden mahkemeye götürülmediğinden savunmasını yapamamış ve tutukluk haline devam kararı verilmişt. Açlık grevi devam ediyordu.

Selahattin Demirtaş’ın yazdığı “Seher” isimli hikâye kitabı kısa sürede satış rekorları kırarken, 'şifreli ve kontrolsüz haberleşmeye yol açabileceği' gerekçesiyle Diyarbakır Cezaevi'ne alınmadı. Gazeteci Murat Aksoy 421 gün sonra serbest kalmasının ardından Silivri Cezaevi çıkışında tek temennisinin gazetecilik yaptığı için tutuklu olan meslektaşlarının serbest bırakılması olduğunu söylüyordu.

BM Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) verilerine göre geçen 10 yılda dünyada 930 gazeteci öldürülmüş, 2016’da cinayete kurban giden gazeteci sayısı 102 olarak kaydedilmişti. Görevini yapmaya çalışan gazetecilere tehditler ise dünyada büyük bir artış göstermekteydi.

Alman Gazeteciler Birliği ve Sınır Tanımayan Gazeteciler, başta Deniz Yücel ve Meşale Tolu, mesleki faaliyetleri nedeniyle tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması çağrısını yinelerken, yüzlerce gazeteci, hapisteki gazetecilere özgürlük çağrısıyla İstanbul’da yürüyüş yaptı.

Gazeteci Ahmet Şık ise, Frankfurt Kitap Fuarı’nda Raif Bedevi Cesur Gazetecilik Ödülü’nü alması üzerine gönderdiği mesajda “Hakikati konuşanlar düşman ilan edilip yok ediliyor" dedi.

Uzun yıllardır öncülüğünü yaptığı sivil toplum çalışmalarıyla uluslararası alemde de iyi tanınan iş insanı Osman Kavala, Gaziantep’te Goethe Enstitüsü ile birlikte gerçekleştirilmesi planlanan bir projenin toplantısından İstanbul’a döndüğü sırada, daha uçağından inmeden oracıkta yapılan bir operasyonla gözaltına alındı. Polis, Kavala’nın yönetim kurulu başkanı olduğu Anadolu Kültür’e giderek Kavala'nın ve sekreterinin bilgisayarlarına da el koydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osman Kavala’nın ABD Konsolosluğu çalışanı Topuz’un tutuklandığı soruşturma kapsamında gözaltına alındığını ima ettiği konuşmasında, isim vermeden Osman Kavala için şunları söyledi: “STK temsilcisiydi, medya mensubuydu, güzel vatandaştı gibi güzellemelerle hedef saptırmaya çalışılıyor... Türkiye’nin Soros’u denilen kişinin havası çıktı meydana. Bağlantılar çıktı ortaya. Siz kime neyi yutturuyorsunuz ya?"

Osman Kavala bu açıklamadan birkaç gün sonra, Avrupa Parlamentosu’nda temsil edilen belli başlı siyasi gruplar, STK temsilcileri ve toplumun önde gelen figürlerinin yanı sıra dünyanın önde gelen entelektüellerinden, sanatçılarından ve kültür insanlarından gelen serbest bırakılma çağrılarına rağmen, iki hafta gözaltında tutulduktan sonra tutuklanıp Silivri cezaevine gönderildi.

Ankara Üniversitesi (AÜ) rektörlüğü, fakültelerdeki araştırma merkezlerini kendisine bağladı. Böylece Türkiye’nin en eski insan hakları merkezi olan SBF İnsan Hakları Merkezi de kapanırken, TBMM’nin 26’ncı dönem 3’üncü yasama yılı başladı.

Açılış konuşmasında Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye'nin AB üyeliğine ihtiyacı kalmamıştır" derken, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu Türkiye-Almanya ilişkilerinin normalleşmesi gerektiğini söyleyerek, "Siz bize bir adım atarsanız biz size iki adım atarız" diyordu.

ABD ile ilişkilerin durumu ise vahimdi ve gitgide daha kötüye gidiyordu. Washington'ın Türkiye'den vize başvurularını askıya almasına misilleme olarak Ankara'nın da ABD vatandaşlarına uyguladığı vize uygulamalarını geçici olarak durdurması, benzeri görülmemiş bir diplomatik krizi ortaya çıkardı.

Ekim’de memlekette saldırıdan geçilmiyordu: Sarıyer’in Amedspor’u ağırladığı 9. hafta maçında Sarıyerli futbolcular konuk Amedsporlu Deniz Naki, Zülküf Özer ve teknik heyet üyelerine saldırdı. Kim olduğu bilinmeyen 4-5 kişilik vandal grubu İstanbul Bienali kapsamında Üsküdar Bağlarbaşı'ndaki Abdülmecid Efendi Köşkü'nde sergilenen eserlere, yine kim olduğu bilinmeyen bir başka grup Kayseri'de kitap fuarında yazar İhsan Eliaçık'a saldırdı.

Yine Ekim’de memleketin özellikle Doğu kesiminde de trajediden geçilmiyordu. Cizre’de Mesut Yıldırım polis panzerinin evlerine çarpması sonucu, yıkılan duvarın altında ezilen iki oğlunu kaybetti. Artık o evde yaşamadıklarını,  'sokağa çıkma yasağının olduğu dönemleri özlediğini' söyleyen Yıldırım, polisin tahliye edilmesinin acılarına acı kattığını belirtirken, Muş Cezaevi’nden ailesine haber verilmeden Tarsus Cezaevi'ne sevk edilen 78 yaşındaki Sîsê Bingöl'ün (Sîsê Nine) ring aracıyla 3 gün süren yolculuk sonucu rahatsızlandığı söyleniyordu.

Cumhurbaşkanı ise evrensel adalet talebini felsefî örneklerle dile getiriyor, "Diyojen'nin gün ışığında mum ile adam araması gibi biz de dünyada adaleti arıyoruz. Maalesef yok…" diyordu.

Silahlı beyaz bir bir saldırgan ABD'nin Las Vegas kentindeki bir otelin balkonundan aşağıdaki müzik festivaline katılan kalabalığın üzerine yaylım ateşi açarak 59 kişiyi öldürdükten sonra intihar etti. Otomatik silah tutkunu katilin her yanından sayısız silah çıktı. Saldırıyı IŞİD üstlendi ama FBI arada bir bağ bulamadı. Trump ve ABD yönetimi, ülkede serbest silah satışları konusunda herhangi bir yorum gereği duymadı.

Las Vegas katliamının ardından yapılan anma töreninden, 5 Ekim 2017 (Gregory Bull / AP)

Ayrıca Kansas eyaletindeki üniversite yakınlarında düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi, Fransa'nın güneyindeki Marsilya kentinde bulunan St Charles tren istasyonunda düzenlenen bıçaklı saldırıda iki kişi hayatını kaybetti.

Ekim ayında dünya bir mezbahayı andırmaktaydı. Somali başkenti Mogadişu'daki bir otel girişinde bomba yüklü kamyonetle yapılan saldırıda en az 512 kişi öldü. Afganistan'ın Kandahar bölgesindeki bir askeri üsse düzenlenen intihar saldırısında en az 43 asker, gene Afganistan’da IŞİD'in Kabil'de bir camiye düzenlediği intihar saldırısında 56 kişi, Mısır'ın güneybatısında polis konvoyuna düzenlenen saldırıda 54 polis ölmüştü. Olaylarda yaralı sayısı ise binleri geçiyordu.

BM, Afganistan'da 2017 yılı Ocak-Eylül döneminde yaşanan sivil kayıplarının geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 6 azaldığını ama NATO ve Afgan kuvvetlerince gerçekleştirilen hava saldırılarında ölen sivil sayısının arttığını vurgularken, IŞİD örgütünün 2014 yılında Irak'ta giriştiği saldırılarla başlayan süreçte, bugüne kadar 5 milyondan fazla Iraklının yerini yurdunu terk etmek zorunda kaldığını da açıklamaktaydı.

Suriye'nin kuzeyindeki ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri SDG, IŞİD’in fiili başkenti Rakka'yı geri almak için "son taaruzun" başladığını açıklarken, gizli bir anlaşma yapıp 3 bin siville birlikte 275 Suriyeli IŞİD militanının da şehri terk etmesine izin verdiği rivayeti yaygındı.

Kısa süre sonra, ABD destekli YPG'nin (Halk Savunma Birlikleri) ana gövdesini oluşturduğu SDG, IŞİD'in Rakka'da tamamen yenilgiye uğratıldığını açıklarken, rivayet kipi kullanmayacaktı.

Genellikle korkunç haberlerin ağırlığı altında bunaltan Ekim ayının, kadın başkaldırısı dışında iki önemli gelişmesi daha vardı: Biri, Guatemala’da Başkan Jimmy Morales’in de adının karıştığı kurumsallaşmış yolsuzluklara karşı yerliler öncülüğünde önemli bir başkaldırı hareketi başladı İkincisi de Endonezya’da da Başkent Cakarta’da yurttaş gruplarının yıllardır sürdürdüğü ısrarlı kampanyalar sonuç verdi ve Yüksek Mahkeme, suyun özelleştirilmesinin insan haklarına aykırı olduğuna hükmedince Cakarta suları halkın denetiminde kaldı.