Açık Gazete: 7 Haziran 2018

Açık Gazete: 7 Haziran 2018

07 Haziran 2018

Tarihinin 18. Seçimine Giderken Ülkede “Hava” Durumu: Özgürlük, Eşitlik, Kardeşlik vesaire...

07 Haziran 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

Barış: Avustralya merkezli Ekonomi ve Barış Enstitüsü (IEP) tarafından her yıl yayınlanan Küresel Barış Endeksi’nde Türkiye 163 ülke arasında 149. sırada yer aldı. Yani sondan 15. geldi. Geçen yıla göre 3 sıra geriledi ve daha “az barışçı” oldu.  Son 7, zaten sürekli savaş ve/ya iç savaş halini yaşayan ülkelerden oluşuyor: Libya, Yemen, Somali, Irak, Güney Sudan, Afganistan ve Suriye. Komşu iki ülkeden Suriye en alt basamakta, Irak 160. sırada yer alıyor. Türkiye en kötü notu, 5 üzerinden 5 ile “komşu ülkelerle ilişkiler”den aldı. En kötü ikinci not ise 4 buçuk puan ile “siyasi terör”den geldi.

(https://bianet.org/bianet/militarizm/197910-baris-endeksi-turkiye-148-ulkeden-kotu-14-ulkeden-iyi-durumda)

Özgürlük: Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü 2018 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi'ni yayınladı. Raporda Türkiye 2 sıra daha gerileyerek 180 ülke arasında 157'nci oldu.Türkiye sıralamada "kötü" sınıfındaki ülkeler arasında sondan ikinci. Bir sıra gerisinde Kazakistan, iki sıra gerisinde ise "çok kötü" dilimindeki Burundi var. Rapor, Türkiye'de "kitlesel bir tasfiye" gerçekleştiğini, "hükümetin cadı avının 2016'daki darbe girişiminin ardından zirveye ulaştığını" ifade ediyor. Rapora göre OHAL nedeniyle çok sayıda basın kuruluşu kapatıldı, Türkiye dünyadaki en büyük gazeteci hapishanesi oldu, uzun cezaların norm haline geldi, hukukun üstünlüğü ilkesi artık "anılarda yaşıyor", internet siteleri ve sosyal medya da eşi benzeri görülmemiş şekilde sansürlendi.

(https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-43896421)

Hukuk:  Dünya Adalet Projesi (JWP) tarafından ülkelerin hukuk sistemlerini değerlendirmek amacıyla hazırlanan Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nin 2017 verileri açıklandı. Türkiye, "2017 Hukukun Üstünlüğü Endeksi"nde (Rule of Law), iki sıra daha gerileyerek 113 ülke arasında 101'inci sırada yer aldı, yani sondan 12. oldu. Endekste Türkiye, Doğu Avrupa ve Orta Asya grubundaki 13 ülke arasında sonuncu oldu. Orta üst gelir grubundaki 36 ülke arasında ise sadece Venezuela'nın önünde kendine yer bulabildi. Ayrıca, Türkiye dünyada hükümetin hukukla en az sınırlandığı 3'üncü ülke konumunda.

(http://t24.com.tr/haber/hukukun-ustunlugu-endeksinde-turkiye-113-ulke-arasinda-101inci-siraya-geriledi,549453)

Eşitlik (Cinsiyette): Dünya Ekonomik Forumu’nun 2016 Küresel Cinsiyet Uçurumu raporuna göre, Türkiye 144 ülke arasında130’uncu sırada yer aldı, yani sondan 14’üncü oldu. Rapora göre Türkiye, kadınların siyasete katılımı kategorisinde 105’incilikten 113. sıraya geriledi. Meclisteki kadın milletvekili sayısı 2015’te 85. sıradayken, 2016 raporunda 100. sıraya geriledi. 1 Kasım seçimlerinin ardından meclisteki kadın milletvekili sayısı 98'den 81'e gerilemişti. Suudi Arabistan 141.sırada, onu Suriye takip ediyor. (http://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyenin-cinsiyet-e%C5%9Fitli%C4%9Fi-karnesi/a-36162442)

2016 tarihinde BM Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi’nde ise Türkiye, 159 ülke arasında 71. sırada, Dünya Ekonomi Forumu 2017 Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu’nda ise 144 ülke içinde 128. sırada yer almakta. Önceki yıllara göre gerçek anlamda bir ilerleme kaydetmemiş. (http://www.tepav.org.tr/upload/files/1520402632 7.Karsilastirmalarla_81_Il_Icin_Toplumsal_Cinsiyet_Esitligi_Karnesi_2018.pdf)

Eşitlik (Ekonomik): Dünya Ekonomik Forumu'nun yayınladığı Kapsayıcı Büyüme Endeksi Raporu'nda, Türkiye 77 ülke arasında 16'ıncı sırada. Raporda, güçlü büyümeye rağmen gelir ve servet eşitsizliğinin hâlâ çok yüksek olduğu belirtildi. Mutlak yoksulluk oranı düşük ve gelişmeler Türkiye'yi ilk beşte birlik gelişmekte olan ekonomiler grubuna sokuyor. Fakat daha geniş açıdan bakıldığında sorunlar görünmeye başlıyor: İstihdamın yüzde 45'e düşmesi Türkiyeyi “en kötü beşte bir”grubuna sokuyor; yaşam beklentisi 2011-2015 döneminde iki yıl azalmış durumda. Raporda, ayrıca, gelir ve servet eşitsizliğinin “şaşırtıcı biçimde hâlâ çok yüksek” olduğu vurgulanıyor.

(https://www.dunya.com/ekonomi/dunya-ekonomik-forumu-raporu-turkiyede-gelir-esitsizligi-yuksek-haberi-399858)

Yeryüzü ile İlişki: İklim Haber ve Konda Araştırma Şirketi tarafından gerçekleştirilen “Türkiye’de İklim Değişikliği Algısı ve Enerji Tercihleri Araştırması” na göre ankete katılanların 4’te 3’ü iklim değişikliği konusunda endişeli olduğunu belirtiyor. Toplumda iklim değişikliği yaşandığı konusunda, % 86 oranında konsensüs (oydaşma) görülüyor. Katılımcıların dörtte biri Türkiye’de hükümetin iklim konusunda gerekli önlemlerin alınacağına hiç ihtimal vermiyor. Neredeyse her iki kişiden biri de bu konuda Türkiye’nin harekete geçeceğine inanmıyor. Çeşitli siyasi görüşteki yurttaşlar nükleer enerjiye karşı. Türkiye’nin enerji konusunda tercihi ise büyük oranda güneş ve rüzgâr.

(https://www.iklimhaber.org/iklimarastirmasi2018/; http://acikradyo.com.tr/acik-gazete/acik-gazete-5-haziran-2018)  

Akdeniz ile İlişki: 11 Çevre STK’sı seçimler öncesi, siyasi partiler ve adaylara iklim için çağrı yaptı: “İklim değişikliğinin etkilerine en hassas bölgelerden Akdeniz Havzası'nda yer alan Türkiye, hâlihazırda iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine maruz kalıyor; düzensiz ve aşırı yağışlardan, fırtınalardan, sellerden ve kuraklıklardan önemli ölçüde etkileniyor...

Türkiye son yıllarda iklim değişikliğine neden olan sera gazı emisyonlarını en hızlı arttıran ülkelerden biri. 197 ülkeden 177'si Paris Anlaşması'nı onaylamışken, Türkiye henüz taraf değildir…İklim değişikliğini gözardı ettiği takdirde, iklimi korumanın yarattığı yan faydalardan mahrum kalacak, uluslararası süreçlerde belirleyici rol oynama şansını yitirecek…”

(https://bianet.org/bianet/ekoloji/197848-siyasi-partilere-cagri-turkiye-iklim-icin-somut-adim-atmali)

İstanbul: Çevre Mühendisleri Odası İstanbul şubesi, 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle İstanbul Çevre Durum Raporu’nu açıkladı. Raporda İstanbul’un “ekolojik yıkımın merkezi” ve “katil projelerin odağı” haline getirildiği vurgulandı. Hava kirliliği, su ve atık su, toprak kirliliği, gürültü kirliliği ve Kanal İstanbul projesi olmak üzere beş bölümden oluşan raporda ekosistemin çöküşe sürüklendiği ve âcilen radikal tedbirler alınması gereği vurgulandı.

(https://www.birgun.net/haber-detay/istanbul-un-cevre-raporu-ekolojik-yikim-yasaniyor-218438.html)

 Modern Türkiye’de çok partili rejimde 18. seçime 2 haftadan biraz fazla kalmışken, ülkenin “manzara-i umumiye”si böyle görünüyor.

Vakanüvis ÖM