Açık Gazete: 23 Temmuz 2018

Açık Gazete: 23 Temmuz 2018

23 Temmuz 2018

Vakanüvisiniz İftiharla Sunar: Huzurlarınızda Alkışlarınızla 4 Yeni “Diriliş” Dizisi

23 Temmuz 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

“Diriliş Irak”: İran’a doğru esen savaş rüzgârları.

Son birkaç aydır ABD Dışişleri Bakanı Pompeo ile Başkan Trump’ın baş güvenlik danışmanı Bolton, İran hükümetini devirme planlarını açıkça belirten konuşmalar yapmaktaydılar. Hafta sonunda uluslararası haber ajansı Reuters’da yayınlanan bir raporda, bu iki süper şahinin Amerika dış politika makinesini iyice ele geçirmesiyle bu amacın somut eyleme dönüşmekte olduğu açıkça belirtildi. Ulusal İran Amerikan Konseyi (NIAC) başkanı Trita Parsi de ABD’nin net politikasının İran’la gerginliği tırmandırmak, ekonomisini hedef almak ve İran muhalefet gruplarını destekleyerek İran’(ı baskı altına alıp istikrarsızlaştırmak üzere oluşturulduğunu belirten bir makale kaleme aldı.(https://www.commondreams.org/news/2018/07/22/warnings-iraq-war-redux-bolton-and-pompeo-are-reportedly-leading-push-foment-unrest)

Devamı, tehdit yağmuru ile sökün etti:  İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin "İran'la barış, barışların anası, savaş, savaşların anasıdır" sözlerine ABD Başkanı Donald Trump'tan cevap geldi. Twitter hesabı üzerinden "İran Cumhurbaşkanı Ruhani'ye" başlığı ile yaptığı paylaşımda Trump şu ifadelere yer verdi: "Bir daha asla ABD'yi tehdit etme yoksa tarihte çok az kişinin gördüğü sonuçlara katlanırsın. Artık şiddet ve ölüme dair kaçık ifadelerinizi sineye çekecek bir ülke değiliz. Dikkat et!"

(http://t24.com.tr/haber/trumptan-ruhaniye-yanit-abdyi-tehdit-etme-sonuclarina-katlanirsin,671639)

“Diriliş McCarthy”: Wikileaks, Assange ve basın özgürlüğüne savaş geliyor.

Son birkaç aydır gittikçe yoğunlaşan haberlere göre, Ecuador Başkanı Lenin Moreno Britanya ile “işi bağlamış”. Ecuador Dış işleri bakanı José Valencia, yakın zaman içinde Britanya’ya ziyarette bulunacak, o sırada da basın özgürlüğüne ve uluslararası hukuka tarihin en ağır darbelerinden birini indirecek. Ecuador, bağımsız internet haber ağı Wikileaks’in kurucusu Julian Assange’i Britanya’ya –ve dolaylı olarak ABD’ye– teslim edip onun casusluk, gizli belgeleri yayınlamak gibi ağır suçlardan yargılanmasına yol açma hazırlığında. Ecuador hükümeti, kendi ülkesine resmen sığınma hakkını kabul etmiş olduğu Assange’i Londra Büyükelçiliğinde 2012’den beri “kapanda” tutuyor. Mart ayından bu yana da gazetecinin internet bağlantısını, telefon bağlantısını, ziyaretçileriyle ve gazetecilerle görüşmelerini de toptan yasaklamış durumda. “İhtilattan men” yani. Bir tek avukatlarıyla görüşmesine izin veriliyor. Ecuador Dışişleri Bakanı, bir bilgisayar korsanı (“hacker”) olarak etiketlediği Assange’i “bize miras kalmış bir problem”, “ayakkabıdaki çakıl” olarak niteliyor.

Consortium News’da yazan İtalyan gazeteci Stefania Maurizi –ki yıllarca Wikileaks’in sızdırdığı  sayısız belge üzerinde çalışıp sayısız haber yapmış biri – şöyle diyor: “Yaptığı işleri beğenirsiniz beğenmezsiniz, Wikileaks bağımsız bir medya kuruluşudur ve atlatma, sızdırma haberlerini yayınlasın diye geleneksel medyaya muhtaç değildir... Wikileaks sayesinde ABD’nin Afganistan ve Irak savaşlarının gerçek yüzünü, Guantanamo mahpuslarının kimliklerini, ABD’nin diplomatik iletişim skandallarını... açığa çıkartmak mümkün olabildi ancak”

(https://www.commondreams.org/news/2018/07/21/profound-threat-press-freedom-looms-ecuador-prepares-hand-assange-over-ukhttps://www.truthdig.com/articles/the-war-on-assange-is-a-war-on-press-freedom/https://consortiumnews.com/2018/07/19/inside-wikileaks-working-with-the-publisher-that-changed-the-world/ )

“Diriliş Solomon veya Diriliş Holokost”: Ortadoğu’da yeni savaş rüzgârları.

720 "fanatik" Yahudi,  İsrail polisi eşliğinde Doğu Kudüs'ün 'Eski Şehir' bölgesinde yer alan Mescid-i Aksa'ya girdi. Aralarında aşırı sağcı milletvekili Yehuda Glick'in de bulunduğu “Fanatik” Yahudilerin gruplar halinde İsrail polisinin korumasında Mescid-i Aksa'nın El-Meğaribe Kapısı'ndan Harem-i Şerif'in avlusuna girdiği, bir müddet Mescid-i Aksa'nın avlusunda dolaştığı açıklandı. Görgü tanıklarına göre, Aksa'nın tüm girişlerine bariyer koyan İsrail polisi, Filistinlilerin avluya girmesine kimlik kontrolünün ardından izin verdi.

Yahudilerin Süleyman Mabedi'nin yıkılışının yıl dönümü olarak kabul ettikleri ve “Tişa BeAv” adını verdikleri matem günü nedeniyle Mescid-i Aksa'ya girişlerin gün boyu devam etmesi bekleniyordu. Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa, Müslümanların ilk kıblesi olma özelliğini taşıyor.

Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı yaptığı yazılı açıklamada, Mescid-i Aksa'ya yönelik bu “ziyaret”i “Yahudi ulus devlet” yasasının ilk uygulaması, Kudüs sakinlerine ve mukaddesata yönelik saldırıların yeni döneminin başlangıcı olarak değerlendirdi. Filistin Dışişleri Bakanlığı da, yapılan yazılı açıklamada, yaşanan durumun, Eski Şehir bölgesini Yahudileştirme politikası çerçevesinde ele alındığı belirtilerek, İsrail'in bu politikasını, Mescid-i Aksa ve statüsüne zarar veren siyasi kararlarına taraftar kazanmak için uyguladığı ifade edildi. İsrail'in Mescid-i Aksa'nın yerine, iddia ettikleri tapınağı inşa planları yaptığına işaret edilen açıklamada, İslam İşbirliği Teşkilatı'na bu planların durdurulması için acilen harekete geçme çağrısında bulunuldu.

(http://t24.com.tr/haber/israil-polisi-korumasindaki-yahudilerden-mescid-i-aksaya-baskin,671614)

“Diriliş İnferno”: Dünyada yeni cehennem manzaraları.

Avrupa kıtasınıın kuzey ve merkez bölgelerinin amansız sıcak dalgalarının ve kuraklığın pençesinde kavrulmakta olduğu bildiriliyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) Kuzey Kutup Dairesi içinde 30C’yi aşan rekor sıcaklıkların iklim değişikliği trendlerine uygun olduğunu açıkladı. Avrupa Kuraklık Gözlemevi (EDO) “çok yaygın ve ağır anormal” olarak nitelediği kuraklık dalgasının İskandinavya’yı (İsveç, Norveç, Danimarka, Finlandiya),  İskoçya, İrlanda, Baltık ülkeleri (Estonya, Letonya, Litvanya), Hollanda ve Kuzey Almanya’yı pençesinde tuttuğunu belirtti. Ürünlerin “yandığı” ve buna bağlı olarak çiftçilikle uğraşanların hasat alamama ve iflas gibi tehlikelerle yüzyüze olduğu belirtildi.

Dünyanın en saygın bilimsel dergilerinden PNAS’ta yayımlanan iki ayrı bilimsel araştırmada dünyanın en büyük mısır üreticisi bölgelerinde iklim değişikliğinin büyük hasat kaybına yol açacağı, ayrıca beslenmede kritik önem taşıyan sebzelerde de yine iklim değişikliği yüzünden besin değeri kayıpları olacağı saptandı.

İsveç’teki orman yangınlarının söndürülemediği, 2 günde 8bin 500 hektarlık alanın yanıp kül olduğu, Japonya’da aşırı sıcakların can almaya devam ettiği, Türkiye’nin çeşitli kesimlerinde (Antalya’da, Muğla’da, Denizli’de, Güneydoğu’da) orman yangınlarının ardı arkasının kesilmediği haberleri peşpeşe gelmeye devam etti.

(https://www.theguardian.com/environment/2018/jul/20/crop-failure-and-bankruptcy-threaten-farmers-as-drought-grips-europehttps://truthout.org/articles/global-temperature-projections-could-double-as-the-world-burns/; gazeteler, internet siteleri)

Favori koltuğumuza oturalım şimdi, serinletici içeceğimizi yanımızdaki sehpaya koyalım, arkamıza yaslanalım bir güzel ve evet, yeni dizilerimizi ara vermeden izlemeye koyulalım artık. Hepimize iyi seyirler!...

Vakanüvis ÖM