Açık Gazete: 17 Temmuz 2018

Açık Gazete: 17 Temmuz 2018

17 Temmuz 2018

Awumbuk, Song, Diğerkâmlık Emojileri Gerekiyor – Acilen!

17 Temmuz 2018 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Gazete podcast servisi: iTunes / RSS

Bugün insanlığımız için muazzam önem taşıyan bir haber vardı: “Dünya İfade Simgesi Günü”: Sözcü gazetesi canalıcı günün haberini, daha doğrusu “habereklam”ını Bugün Dünya Emoji Günü! Dünya İfade Simgesi Günü’nüz Kutlu Olsun!” başlığı ile veriyor ve şu heyecan verici satırlarla devam ediyordu: “Bu sabah Facebook sayfalarını açanlar Dünya Emoji Günü reklamı ile karşılaştılar. Facebook tarafından paylaşılan mesajda 'Bugün iletişim kurma şeklimizi değiştiren minik karakterleri kutluyoruz. Facebook ekibi olarak sana ve arkadaşlarına ifade simgeleriyle dolu bir gün diliyoruz!' notu yayınlandı. İletişimin farklı bir boyut ve anlam kazandığı günümüzde duygularımızı gösterirken bile farklı ifadeler içeren simgeler yani emoji’ler kullanıyoruz. Facebook emojilerin hayatımızdaki önemine binaen bugünü ölümsüzleştirmek adına Dünya İfade Simgesi Günü ilan etmiş. Haberimizde farklı emojileri indirebileceğiniz Facebook download linkini de bulabilirsiniz…”

(https://www.sozcu.com.tr/2018/gundem/bugun-dunya-emoji-gunu-dunya-ifade-simgesi-gununuz-kutlu-olsun-2524361/)

Yani, üçlü bir gelişme, üçlü bir devrim sözkonusu burada:

A) Başka insanlarla iletişim kurma şeklimiz,

B) Duygularımızı başka insanlara ifade etme şeklimiz;

C) Dünyanın en zengin birkaç kişisinin ceplerini tıka basa parayla doldurma şeklimiz... yeni gülücük emojileri kadar gelişmiş bulunuyor. Bir taşla üç kuş yani! İnsanlığın medeniyet yolunda hızla katettiği 3 merhale.

T24 internet gazetesinin bilim/teknoloji/yaşam köşesinde bu konuda bir haber yapan Derin Koçer ikircikli bir durum olduğuna işaret eden bir başlık seçmiş: “Emoji çılgınlığı: Gülen suratları, sevimli meyveleri ve kalpleri sevdik; peki beraberliğimiz ne kadar sürecek?”  Altbaşlıkta kuşku daha belirgin: “İletişim kalıpları mı kırılıyor, yoksa hepimiz salak mıyız?”

Haber şöyle devam ediyor: “Sayfalarca yazılan mektupların yerini emojiler almaya başlayalı birkaç yıl geçti bile. Gençler, ‘duygu belli eden surat resimcikleri’ ile kendilerini ifade etmeyi kelimelere tercih ediyorlar. Emojileri sevdik; peki ya onları bırakmanın da zamanı gelecek mi?

“ 2017’de dünya genelinde emoji kullanma oranı yüzde 766 arttı. ‘The Emoji Movie’de, telefonlarımızın klavyelerinde gördüğümüz insan suratları ve meyvelerin birbirleriyle dövüştüklerini sinema salonlarında izledik. ‘Dünya Emoji Günü’ diye bir tarih bile belirledik. Apple, Samsung gibi şirketler, yeni telefonlarını tanıtırken emojilere dair yeniliklerini de duyuruyorlar artık. Microsoft, kişilerin art arda kullandıkları kelimelerin ardından gelebilecek olan emojiyi tahmin edecek bir yazılım üzerinde çalıştığını da açıkladı...”

Haberde önde gelen gazetelerden New York Times’ın, bir haberinin başlığında emoji kullandığını, Daily Mail’in de emoji kullanarak Facebook’ta paylaştığı haberlerinin, yalnızca metinle paylaşılanlardan iki kat fazla etkileşim aldığını gösterdiğini, bu yüzden bol bol emojili paylaşım yaptığını yazıyor.

“Bütün bunları özetlemek gerekirse, büyük bir emoji çılgınlığı içindeyiz” dendikten sonra haber, sosyal bilimlerin ve insanlığın son uçuşuna nasıl geçtiğini bizlere gösteren şu satırlara yer veriyor:

“Michigan ve Pekin üniversitelerinden araştırmacıların 212 ülkeden, 4 milyona yakın telefondan gönderilmiş 427 milyondan fazla mesajın analizini baz alarak hazırladığı rapora göre Fransızlar, açık ara farkla en çok emoji kullananlar. Türkiye de listede beşinci sırada.

“Araştırmacılardan biri ‘Emojiler her yerde; farklı kültürlerden insanları bir araya getiren bir dil gibi’ diyor. Toronto Üniversitesi'nden antropolog Marcel Danesi ‘emojilerin okur-yazarlık, edebiyat ve sanatın geleceğinde önemli rol oynayacağını’ dile getiriyor, bu dallarda radikal değişimlere sebep olabileceğini öne sürüyor. Mühendis Fred Benenson da Hermann Melville’in dünya klasiği Moby Dick romanını emojilerle yeniden yazmış. Romanın fenomen ilk cümlesi ‘’Ishmael deyin bana’’ telefon, insan suratı, yelkenli ve balina emojileriyle ifade edilmiş.”

Haberde belirtildiği üzere bir ankete göre günümüzde ABD’li gençler, kendilerini kelimelerden ziyade emojilerle daha kolay ifade edebildiklerini söylüyorlarmış. The Guardian gazetesi de bu veriden yola çıkarak “iletişim kalıplarının kırılması” iddialarına net bir cevap getiriyormuş: “Aman Tanrım! Hepimiz salağız!”

Öte yandan, Newsweek yazarı Kevin Maney, emojinin yükselişinin, ABD’deki ‘anti-entelektüel’ ve ‘anti-bilim’ akımının bir parçası olabileceğini de dile getiriyor, bu trendin Donald Trump’ı ABD Başkanı yaptığını söylüyor ve  ‘Bir kez daha seçilirse?’ senaryosunun sonucu da daha çok ‘anti-entelektüelizm’, daha çok bilim karşıtlığı ve daha çok emoji’ diyormuş: ‘’Dış politikamızı da artık Rus bayrağı, kalpler ve bir patlıcanla özetleriz.’’

(http://t24.com.tr/haber/emoji-cilginligi-gulen-suratlari-sevimli-meyveleri-ve-kalpleri-sevdik-peki-beraberligimiz-ne-kadar-surecek,670631)

Komik mi? Pek değil. TV, bilgisayar ve akıllı telefonlarımızın ekranlarındaki sabit görüntüler bunlar işte. Hangi farklı kültürler? Hangi kültür-sanat-edebiyat devrimi? Hangi duyguların hangi ifadesi, hangi ifadenin hangi simgesi?

İrrasyonalizm, akıl dışılık, entelektüel düşmanlığı, hepimizin bildiği gibi, faşizmin en önde gelen unsurlarındandır. Nazi, faşist diktatörler, bunları yıllar yılı, dünyanın yanıp yıkılması pahasına büyük başarıyla uygulamışlardır.

Nazi, Faşist, Stalinist vb bilumum totaliter rejimleri derinlemesine incelemesiyle bilinen ünlü Yale Üniversitesi tarih profesörü Timothy Snyder, Tiranlık Üzerine – Yirminci Yüzyıldan Çıkarılacak Yirmi Ders başlıklı risalesinde, görüntülerin ve ekranların tiranlarca kullanılması konusunda bizleri şöyle uyarıyor: “Olup bitenlerin biçimini, anlam ve önemini tanımlama çabası bir takım kelime ve kavramlar gerektirir; ama görsel uyaranlar karşısında mest olup kendimizden geçtiğimiz zaman bunları kaçırırız. Televizyon haberlerini seyretmek, bir görüntüye bakan birine bakmaktan pek farklı birşey değildir. Bu toplu trans [kendimizden geçme] halini normal saymaya başlarız. Usulca bu tuzağa düşmüşüzdür artık.”

(On Tyranny: Twenty Lessons from the Twentieth Century (Tiranlık Üzerine: Yirminci Yüzyıldan Çıkarılacak Yirmi Ders), Bodley Head, 2017, s. 60-61)

ABD’nin önde gelen Stand Up sanatçısı, yazar, oyuncu ve aktivist Lee Camp de içinde bulunduğumuz bu olağanüstü trans halini, son makalelerinden birinde adeta bir emoji kadar özlü bir biçimde şöyle özetliyordu: “... Şimdilerde biz insanlar da tıpkı kafeslere tıkılmış tavuklar gibi tüm varoluşumuzu bir iPad [tablet bilgisayar ekran] yüzeyinde [hapsolmuş olarak] geçirmekteyiz.”

(https://www.truthdig.com/articles/the-1-cause-of-climate-change-the-media-dont-mention/)

Vakanüvisiniz hakir, Türkçe’de taze yayımlanmış önemli bir kitaptan, Tiffany  Watt Smith’in Duygular Sözlüğü’nden hemen esinlenerek, “Duygu belli eden surat resimcikleri” paletine acilen üç yeni emoji ilavesini öneriyor:

1) Awumbuk. Papua Yeni Gine’nin Baining halkı, çok sevilen bir misafir gittiğinde eve çöken ve awumbuk adını verdikleri o derin kasvet, durgunluk ve boşluk hissini (ki bazen üç gün sürdüğü olurmuş!) gidermek için gece dışarıya bir kâse su bırakırmış. Ağır havayı içine çeksin diye. Ertesi gün erkenden kalkılır ve bu su bir seremoni eşliğinde ağaçlara dökülerek hayatın doğal akışına dönülüyor. Hepimize awumbuk emojisi gerek.

2) Song. Pasifik Okyanusu’ndaki İfaluk Adası halkının, hak edilenden daha azını alınca hissedilen öfke duygusu anlamına gelen song için de acele emoji lazım. İfaluk ada halkı arasında yardımlaşma ve dayanışma kültürü çok gelişmiş olduğu için, song da çok saygıdeğer bir duygu. Halk arasında tamamen haklı kabul edilen bir tepki, özellikle her şeyin sorunsuzca devam etmesinin önemli rol oynadığı, toplumun başarısının her şeyden çok karşılıklı bağlılığa ve dayanışmaya dayandığı bir kültürün duygusunu belirten song resimciği lazım.

3) Diğerkâmlık: Gelmiş geçmiş en önemli bilim insanlarından Charles Darwin’in, 1872’de İnsan ve Hayvanlarda Beden Dili kitabında yazdığı “canalıcı” duygular için 3 başlı tek 1 emoji gerek. “Milyonlarca yıldır devam eden evrimin sonuçları” olan duygular “solunum ve sindirim sistemleri kadar önemli” diye yazıyor Darwin. Ve, diğerkâmlık, merhamet gibi “duyguların ilişkiler geliştirip işbirliği yaparak hayatta kalmamıza yardım ettiği”ni, yani düpedüz “hayatî” rol oynadığını bildiriyor.

(NOT: Yeni 3 Emoji önerisine esin veren kitap: Tiffany Watt Smith, Duygular Sözlüğü – Acımadan Zevklenmeye, çev: Hale Şirin, Kolektif Kitap, 2018, s.18-22; 51, 247)

Dünya Emoji Gününü bunlar olmadan kutlayamayız – en azından gönül rahatlığıyla! 

Vakanüvis ÖM