Yardımcı Doçentlik Ünvanı ve YÖK

Diğer Program: 
Açık Gazete

Yardımcı Doçentlik Ünvanı ve YÖK

15 Ağustos 2017

Açık Bilinç’te bu hafta, Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi, Bol Bilim sitesi ve BirGün Gazetesi yazarı Dr. İlker Birbil’le, üniversitede unvanlar, yardımcı doçentlik meselesi ve TÜBITAK’ın durumu üzerine konuştuk.

15 Ağustos 2017 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

Açık Bilinç’te geçtiğimiz yıl İlker Birbil ve Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyesi Pınar Yolum’u konuk etmiş ve birlikte hazırladıkları "Akademisyenlik Kılavuzu" sitesi “Bol Bilim” hakkında konuşmuştuk. 

Bu kez konumuz, İlker Birbil’in yazıları ışığında, akademik yapı içindeki kademeler (Yardımcı Doçent, Doçent, ve Profesör unvanları) ve TÜBİTAK (biraz da, bunlara bağlı olarak,YÖK).

Yardımcı Doçentlik konusu, geçtiğimiz haftalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasıyla gündeme geldi ve halihazırda YÖK incelemesi altında.

Programın ilk bölümünde, Türkiye ve ABD üniversitelerinde Yardımcı Doçentlikten, Doçentlik kademesine geçiş değerlendirmesini, karşılaştırmalı olarak ele aldık.

Türkiye ve ABD üniversiteleri arasındaki en büyük fark, Doçentlik değerlendirmesinin merkezi olarak (TR) veya aday öğretim üyesinin üniversitesi tarafından (ABD) yapılması.

Türkiye'deki Doçentlik değerlendirmesi sürecini Bol Bilim sitesinden iki makale okuyabilirsiniz:

1. https://bolbilim.com/2015/05/11/unvaninizi-nasil-alirsiniz/
2. https://bolbilim.com/2016/08/21/docentlik-sinavi-sizden-korksun/

Bütün ABD üniversitelerinde "yardımcı doçentlik olayı" var. Fakat, Doçentlik değerlendirmesi ABD üniversitelerinde, Türkiye'nin aksine, merkezi olmayan, üniversitelerin kendi bünyelerinde kurulmuş özerk ve bağımsız bir liyakat sistemiyle gerçekleştiriliyor. Yani, üniversiteler, Doçent adaylarının değerlendirmesini, dünyanın farklı üniversitelerinden seçilmiş bağımsız uzmanların görüşü temelinde, kendi iç kurul ve yöneticileri eliyle yapıyor.

Akademide siyasi kadrolaşmayı ve vasatlaşmayı engelleyecek en temel unsurun liyakata dayalı özerk ve bağımsız sistem olduğunu unutmayalım. Öte yandan, Türkiye'deki akademik sistemin reformunu,1980 darbesinin ürünü, halen yürürlükte olan Yükseköğretim Kurulu'ndan (YÖK) bağımsız konuşmak olanaksız.

İlker Birbil, yıllardır YÖK konusunda da yazıyor:

1. http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ilker-birbil/direnme-yok-1149689/
2. http://www.radikal.com.tr/yazarlar/ilker-birbil/yok-2-0-1150756/
3. http://www.birgun.net/haber-detay/yine-yok-yine-yok-127819.html
4. http://www.birgun.net/haber-detay/yok-insanin-kendine-yakisani-giymesidir-151580.html

Son olarak, siyasi güdümden bağımsız olması hayati öneme sahip, Türkiye'nin en önemli bilimsel destek kurumu olan TÜBİTAK'tan söz ettik. Konuğumuzun TÜBİTAK üzerine yazdığı iki yazıyla bu özeti bitirelim:

1. http://www.birgun.net/haber-detay/tubitak-i-nasil-bilirsiniz-125030.html
2. http://www.birgun.net/haber-detay/tubitak-in-bir-tuhaf-halleri-173468.html