Işık, Biyoloji ve Gece/Gündüz Ritmleri

Diğer Program: 
Açık Gazete

Işık, Biyoloji ve Gece/Gündüz Ritmleri

07 Kasım 2017

Bu hafta Açık Bilinç’te Harvard Üniversitesi’nde çalışan genç bilimcilerimizden Dr. Didem Göz Aytürk'le, 2017 Nobel Tıp ödülü konusu olan gece/gündüz ritmleri çerçevesinde, ışık algısının fizyoloji ve davranış üzerindeki etkileri ve retina dokusu üzerinde yürütülen öncü yeni araştırmaları konuştuk.
 

07 Kasım 2017 tarihinde Açık Radyo'da yayınlanmıştır.
Açık Bilinç podcast servisi: iTunes / RSS

24 saatlik günün yaklaşık yarısını doğal ışıkla, yarısını karanlıkta geçiriyoruz. Tüm canlılar bu döngüye uyum sağlamış bedenlere sahip. Programın giriş noktası, fiziksel dünyamızın en temel özelliklerinden gece/gündüz döngüsü ve biyolojik dünyanın "sirkadyen ritm"e adaptasyonu. 

Dr. Didem Göz Aytürk'ün araştırmaları, 2017 Nobel Tıp ödülüyle gündeme gelen gece/gündüz ritmlerinin, ışık algısıyla ilişkisini inceliyor.

Bu vesileyle, ülkemizde ışık algısının fizyolojik etkileri üzerine çalışan, Dr. Didem Göz Aytürk'ün de öğretmeni olan Prof. Reşit Canbeyli'yi de andık.

Prof. Reşit Canbeyli

Nobel ödülü kazanan araştırmaların kahramanı, meyve sinekleri. Fakat gece/gündüz ritmine adaptasyonu, bütün biyolojik dünyada görmek mümkün. Sirkadyen ritmlere adaptasyonun canlılar dünyasındaki genetik ortak temeli, evrim kuramının bilim için önemini bir kez daha gösteriyor.

Açık Bilinç'te canlılarda içsel zamanlama mekanizmalarının evrimini daha önce Dr. Özlem Çevik'le de  konuşmuştuk.

İnsanlarda ışık algısı için en önemli başlangıç noktası,gözün arka tarafında yer alan ve ışığa hassas hücreler içeren, çok katmanlı retina dokusu. Retinada yer alan ışığa hassas koni ve çubuk hücrelerinin beyine ilettiği sinyaller, canlıların fizyolojisini ve davranışını etkiliyor.

 

Yani ışığa ne zaman ve ne kadar süreyle maruz kaldığımızın, irademizin dışında işleyen bir mekanizmayla, fizyolojimiz üzerinde önemli etkileri oluyor.

Dr. Aytürk'ün doktora çalışması farelerde retinadaki ışığa hassas hücre tahribinin gece/gündüz ritmini ne şekilde değiştirdiğini inceliyor.

Dokuya enjekte edilen, genetik olarak modifiye edilmiş ve özel mikroskoplarla gözlenebilen virüsler, hücreler arası yeni bağlantılar kuruyor. Floresan bir protein üretebilen virüslerin kurduğu bağlantılar sayesinde, sinir hücreleri arasındaki yeni "ışıklı köprüleri" görmek mümkün.

Dr. Aytürk'ün araştırmalarını yürüttüğü laboratuvarın çalışmalarına ulaşmak için tıklayın. 

Programın sonunda, geçen hafta Dr. Betül Kacar'a olduğu gibi, Dr.Aytürk'le de genç bilimci adaylarına neler söylemek istediğini de sorduk.